İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/53 E. 2025/823 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/53
Karar No
2025/823
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/53 Esas KARAR NO : 2025/823

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/01/2016 KARAR TARİHİ : 04/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; ...'in kullandığı ... plakalı aracın 16/08/2008 tarihinde ..'da trafikte seyir halinde iken tekerinin patlaması sonucu şoförün ve davcıların kızı ...'in vefat ettiğini, şoföründe ölmesi nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma dosyasında KYOK kararı verdiğini, davalının aracın yeşil kart sigortacısı olduğunu, ...'in vefat etmesi nedeniyle anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldıklarını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davacıların her biri için ayrı ayrı 3.750,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; kusur oranlarının ve kazaya neyin yol açtığının tespitinin gerektiğini, ...'in evli ve 3 çocuklu olduğunu, bu mirasçılara hasar dosyasında destekten yoksun kalma tazminatının hasar dosyasında ödendiğini, ölenin anne ve babasına destek olduğu hususunun ispatının gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faizin istenemeyeceğini davanın reddini talep etmiştir. Davacılar vekili cevaba cevap dilekçesinde; ölen ...'in davacıların desteği olduğunu beyan etmiştir. Davacılar vekili 09/03/2023 tarihli dilekçesi ile davacılardan ... için 376.066,95 TL ... için 376.066,95 TL tazminat talep edildiğine ilişkin bedel artırım dilekçesi sunduğu, bu dilekçeye karşın davalı vekilinin cevap dilekçesinde poliçe limitinin toplam 125.000,00 TL olduğunu, bunun da bir kısmının ödendiğini, davanın reddini talep etmiştir. Davacılar vekili sunmuş olduğu 07/11/2022 tarihli dilekçesi ile ...'in asgari ücret üzerinden gelirinin hesaplanmasını istediğinden taleple bağlılık ilkesi gereği ve bu kişinin gelirinin asgari ücretten düşük olmayacağı değerlendirildiğinden hesaplamanın ...'daki asgari ücrete göre yapılması gerektiğinden bu kişinin ayrıca ...'daki gelirinin araştırılmasına ihtiyaç görülmemiştir. Dosyada alınan iki ayrı kusur raporunda da davacıların desteği Ölen ...'in kusursuz olduğu tespiti yapılmıştır. ...'ndan hasar dosya celbedilmiş, yapılan incelemede davacılardan ...'un davalıdan 10.000,00 TL manevi tazminat alıp 05/11/2013 tarihinde davalıyı ibra ettiği, davacı ...'un 10.000,00 TL manevi tazminat alıp davalıya ibraname dilekçesi verdiği anlaşılmıştır. Yine aynı hasar dosyası içeresinde aynı kazadan dolayı başka ödemelerin ve ibranamelerin olduğu celbedilen hasar dosyasından anlaşılmıştır. Dava tarihinden önce yapılan ibranameler makbuz niteliğinde olduğundan yapılan ödemeler ve ibranameler davacıların hak ettikleri tazminat miktarı ve poliçe limiti hesabında mahsupta dikkate alınmıştır. Yargıtay içtihatları gereği ibranameler dava açılmasına engel değildir. Kaza yapan araç şoförü de vefat ettiğinden ceza soruşturmasında KYOK kararı verilmiştir. Davacıların nüfus aile tabloları celp edilmiş davacıların ölenin anne ve babası olduğu, ölenin eş ve çocuğu var ise de Yargıtay içtihatları gereğince davacıların da ölenin desteğinden faydalandıkları değerlendirilmiştir. Davacıların 23/05/2013 tarihinde sigortaya başvurdukları dolayısıyla temerrüt tarihinin 8 iş günü eklenerek bulunacağı, bu tarihin de 3 Haziran 2013 olacağı tespiti yapılmıştır. Davalının temerrüt tarihi 03/06/2013 tarihidir. Dava devam ederken her ki davacı da vefat etmiş HMK 60. maddesi gereğince veraset ilamları alınarak mecburi dava arkadaşları olan mirasçılarına tebligatlar yapılmış bir kısım davacılar vekil ile davayı sürdürmüşlerdir. Taraf teşkili sağlanmış mirası reddeden davacı mirasçısı çıkmamıştır. Poliçe limiti sınırlı olduğundan (125.000,00 TL) asgari ücret değişse bile yeni veya ek rapor alınmasına ihtiyaç olmaksızın hüküm kurmaya elverişli 15/01/2023 tarihli rapora göre karar vermek gerekmiştir. 15/01/2023 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler; "Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 1- Kusur; 1-) ... plaka numaralı otomobilde nedeni bilinmeyen sol ön lastiğin ani ve beklenmedik şekilde patlaması şeklinde belirginleşen teknik arızanın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen etkili olduğu, 2-) ... plaka numaralı otomobil sürücüsü müteveffa ...’e atfı kabil kusur bulunmadığı, 3-) ... plaka numaralı otomobil yolcusu müteveffa ...’e atfı kabil kusur veya müterafik kusur bulunmadığı, 4-) Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır. 2- Maddi Zarar; Destek davacıların ortak kızları ...’ in ... da ailesi ile birlikte ikamet ettikleri ve orada yaşadığı, ...’da çalışarak gelir elde ettiği dosyada mübrez belgelerden anlaşılmaktadır. Türkiye’de bulundukları süre içinde ülkemizde kaza geçirip vefat etmesi sonrası oluşan destek zararı hesaplamasında; desteğin gerçek gelirinin bir başka değişle Hollanda’da çalıştığı sürede almış olduğu gelirinin tespiti ile tazminat hesaplamasının işbu tutar üzerinden yapılması gerektiği Sayın Mahkemenin malumudur. Müteveffa şayet ölmese idi; ... ‘da gelir elde etmeye devam edeceği ve elde ettiği gelirden karine olarak kabul edildiği üzere anne ve babasına pay ayıracağı kabulü ile hesaplama yapılması gerektiği yüksek Yargı kararlarında görülmektedir. Davacı anne ve babanın Türkiye’de yaşıyor olmaları – ... da çalışıp gelir elde eden ve elde ettiği bu gelirden anne ve babasına pay ayırmasında bir farklılık yaratmayacağı açıktır. Bir başka değişle davacıların- desteğinden yoksun kalan kişilerin hangi ülkede yaşadıkları – müteveffanın gerçek gelirinin tespitinde ve tazminat hesaplamasında bir etkisinin olmayacağının kabulü ile zarar hesaplaması ... asgari ücretleri üzerinden – müteveffanın vefat tarihinde elde etmiş olduğu gerçek kazançları üzerinden yapılmıştır. Takdir yüce Mahkemenindir. Rapor/ hesap tarihi dikkate alındığında; 16/08/2008 tarihinde destekçi ...’ in vefatı sonrasında; Annesi ...’ un; toplam DYK zararının, müteveffanın kazanın oluşumunda kusura katılımının bulunmadığı- yolcu konumunda olduğunun kabulü ile 376.066,95 TL olduğu, davalı sigort şirketinin toplam teminat limiti 125.000,00 TL dahilinde değerlendirildiğinde ise talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 10.396,05 TL olabileceği babası ...’ un; toplam DYK zararının, müteveffanın kazanın oluşumunda kusura katılımının bulunmadığı- yolcu konumunda olduğunun kabulü ile 376.066,95 TL olduğu, davalı sigort şirketinin toplam teminat limiti 125.000,00 TL dahilinde değerlendirildiğinde ise talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 10.396,05 TL olabileceği (yukarıda yapılan ayrıntılı hesaplamada görüleceği üzere dava dışı eş ve 3 çocuğunda zararları hesaplandığında toplam zararın 4.523.057,47 TL olduğu, ancak 125.000 TL sınırlı sorumluluk dahilinde garameten hesaplaması yapılarak, davalı kurumdan talep edebilecekleri maddi zararları tespit edilmiştir. Elbette dava dışı eş ve çocuklara herhangi bir destek zararı ödemesi mevcut ise – tek tek kuruşlandırılarak- tek tek kime ne kadar ödeme yapıldığına istinaden belge ve ödeme dekontları sunulması durumunda hesaplamanın tekrar yapılmasının uygun olacağının Hukuki takdiri elbette Yüce Mahkemeye aittir. Ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK ’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimi saygılarımızla arz ederiz. " demiştir. Davanın konusu ölen anne ve babası olan davacıların açtığı destekten yoksun kalma tazminatıdır. Poliçe limiti 125.000,00 TL olup bu limitin bir kısmı daha önce yapılan ödemelerle tüketilmiştir. Her ne kadar davacıların poliçe limitinin çok üzerinde tazminat değerleri var ise de poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan talepte bulunabilirler. Davacılar daha önce manevi tazminatları davadan önce (10.000,00 TL ayrı ayrı) davalıdan alıp ibra etmiş iseler de bu ibraname ve ödeme belgesi makbuz niteliğindedir. Bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplamalara göre her bir davacının diğer hakkı olanlarla birlikte garameten yapılan hesaplamada 10.396,05 TL alacakları vardır. Çünkü zarara uğrayanların hepsinin hakkı hesaplanıp oranlama yapıldığında davacıların her birine garamaten 10.396,05 TL destekten yoksun kalma tazminatı düşmektedir. Davacıların daha önce aldıkları 10.000,00 TL manevi tazminat mahsup edildiğinde çıkan sonuç bu kadardır. Bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile her bir davacıya 10.396,05 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine karar verilmiştir. Davacıların başvurusu dikkate alındığında yukarıda izah edildiği üzere temerrüt tarihi 03/06/2013 olduğundan bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Davacı bedel artırım dilekçesi le her bir davacı için 376.066,95 TL talep etmiş ise de 10.396,05 TL'nin üstünde olan fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda yazılı nedenlerle; 1-Davacı ...'un davasının kısmen kabulü ile 10.396,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin (365.670,90 TL ) Reddine, 2-Davacı ...'un davasının kısmen kabulü ile 10.396,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davcı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin (365.670,90 TL) Reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.420,30TL harcın peşin alınan 29,20 TL, ıslah harcı 2.544,00 TL olmak üzere toplam yatan 2.573,20 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 1.152,90-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 4-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.396,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 5-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.396,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ...'un davası yönünden; A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 10.396,05-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ...'un davası yönünden; A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 10.396,05-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacılar tarafından yatırılan toplam 2.573,20 TL harcın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 9-Davacılar tarafından yapılan; 3.250,00-TL bilirkişi ücreti, 566,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.816,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 105,49-TL'lik kısmanın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafın yapılan 10,00-TL tebligat/ posta ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 9,72-TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/12/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/53, K. 2025/823, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-53-e-2025-823-k-0274f4f6fdfa