İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/581 E. 2025/968 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/581
Karar No
2025/968
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/581 Esas KARAR NO : 2025/968 Karar

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 30/09/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; Davacının lojistik alanında faaliyet gösterdiğini, davalı için çeşitli taşıma işleri gerçekleştirdiğini, taşıma işleri için davalıya kestiği navlun faturalarını ticari defterlerine ve tuttuğu cari hesaba kaydettiğini ancak birikmiş faturaların zamanında ödenmediğinden davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ederek navlun alacaklarını kabul etmediğini ve takibin durduğunu, itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve alacak likit olduğundan davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, tüm yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalı taraf ile yürütülen hizmet ilişkisi kapsamında cari hesap alacağı gerekçesi ile icra takibinde bulunduğunu, takibe ilişkin borca itirazın yanında, HMK kapsamında davalının yerleşim yerinin genel yetki kuralları sebebiyle Bursa ili olması sebebiyle yetki itirazında bulunulduğunu, davacı tarafın cari hesap alacağı adı altında takip başlattığını, hesap mutabakatı olmaksızın bu yönde talepte bulunmasının yasaya aykırı olduğunu, davacının davalının müşterisi olan .... AŞ'ye ait bir kısım taşıma işlerinin alt taşıyıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, bu alt taşıyıcılık ilişkisi kapsamında davacının davalı adına yapmış olduğu taşıma işleri bulunduğunu, ... AŞ'ye ait taşıma işi esnasında aracın içerisindeki ürünlerin bozularak zarar gördüğünü ve davalıya karşı sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin bu olduğunu ve alacak iddiası yargılamayı gerektirdiğini, davacının taşıma edimi esnasında malın zarara uğraması sebebiyle davalıya karşı sorumlu olduğunu ve takas def'i talepleri olduğunu, davacının itirazın iptali isteminin reddine, takas def'i neticesinde borcun olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı üzerine bırakılmasına, davacının haksız ve mesnetsiz takibi nedeniyle dava değerinin %20sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle navlun faturasına dayalı başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 26/09/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 209.100,00-TL asıl alacak-cari hesap alacağı olmak üzere 05/09/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 16/09/2024 tarihinde Borca, yetkiye, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. ... Anonim Şirketi ve ....'e yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. Uyuşmazlık, Davanın, davacı ve davalı arasındaki taşıma işlemi sırasında ürünlerin zarar görüp görmediği, davacının hasardan sorumlu olup olmadığı, zayi olan ürün bedelinin ne kadar olduğu, zararın miktarı, takas talebi, davacının alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu, davalının itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından dosya üzerinde günsüz olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği görülmüştür. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Takdir sayın mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, mahkemenin tarafların ticari defterlerinin incelenmesi hususunda herhangi bir kararının olmadığı, taraflarına yerinde inceleme yetkisi verilmediği, bu nedenlerle davacı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesinin yer aldığı, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 209.100,00 TL alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık TTK. 1530. Madde temerrüt faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 06.09.2024 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 16.09.2024 tarihinde itiraz ettiği, Takibe konu davacı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ekstresinde, davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 01.01.2024 tarihli 31.200,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 07.06.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 209.100,00 TL alacaklı olduğu, 08.06.2024 tarihli 706.256,05 TL tutarlı yansıtma faturası kayıt işlemi ile davacı tarafın davalı tarafa 497.156,05 TL olarak borçlu duruma düştüğü, 28.08.2024 tarihli 706.256,05 TL tutarlı iade yansıtma faturası kayıt işlemi ile davacı tarafın davalı taraftan 209.100,00 TL tutarlı olarak yeniden alacaklı duruma geçtiği, Davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan takibe konu cari hesap ekstresine ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait 75 adet ve KDV dahil 2.865.416,05 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların tamamının tarafların yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 08.06.2024 tarihli, .... numaralı, KDV dahil 706.256,05 TL tutarlı 1 adet yansıtma faturasının olduğu, faturanın açıklama kısmına “Yansıtma Gelirleri 901 .... A.ş. 08.06.2024 .... numaralı faturaya istinaden kesilen yansıtma” diye yazıldığı, iş bu faturanın tarafların yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Davalı tarafın ayrıca kendisine ... A.Ş. tarafından düzenlenen 07.06.2024 tarihli, .... numaralı, KDV dahil 706.256,06 TL tutarlı 1 adet faturayı sunduğu, iş bu faturanın davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 28.08.2024 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 706.256,05 TL tutarlı 1 adet iade yansıtma faturasının olduğu, faturanın açıklama kısmına Mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, iş bu faturanın tarafların yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Tarafların 2024 yılı BS-BA Formu beyanlarının karşılıklı olarak birbirini adet ve tutar yönünden teyit ettiği, Davacı tarafın davalı tarafa 2024 yılında 75 adet fatura düzenlediği, 74 adet faturanın karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 1 adet ve KDV hariç 699.263,42 TL tutarlı iade yansıtma faturasının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edilmediği, Davalı tarafın davacı tarafa 2024 yılında 1 adet yansıtma faturası düzenlediği, 1 adet ve KDV hariç 699.263,42 TL tutarlı yansıtma faturasının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, Netice itibariyle, dosya muhteviyatına sunulan tüm belge ve bilgiler ışığında davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 1 adet ve KDV dahil 706.256,06 TL tutarlı yansıtma faturasının içeriğinin ispat edilmesi/kabul edilmesi halinde davalı tarafın davacı taraftan 497.156,05 TL alacaklı olduğu, aksi durumda takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 209.100,00 TL alacaklı olduğu, Hasarlı emtianın 4.350 kg ağırlıkta ve yol açtığı zararın 691,331.50 TL (-19,687.47 EUR) tutarında olduğu, Meydana gelen zararın, davacının fiili taşıyıcı, davalının akdi taşıyıcı sıfatı ile yürüttüğü taşıma organizasyonu sürecinde “soğuk zincir” kırılması kaynaklı olduğu, her iki tarafın ortak kusur iler zarara sebebiyet verdiği değerlendirmesinde bulunulabileceği, Meydana gelen zararda her iki tarafın ortak kusurlu olması veya tam kusurun davacı yana verilmesi halinde davacının taşıma bedeli alacağına karşı takas edilebilir miktarın daha yüksek olduğu için davalının taşıma bedeli ödememe yönünde savunmasının yerinde olacağı, Davacı ... kusur verilmemesi ve sorumluluk yüklenmemesi halinde ise, davacının taşıma bedeli alacak iddiasının yerinde olabileceği, Kusur ve sorumluluk değerlendirmesi bakımından nihai takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere, somut olayda yükün niteliğini bilerek ve buna göre taşıma süreci icra edildiği gözetildiğinde zararın eşit paylaşılması gerektiği değerlendirilmekle, davacının 209.100,00 TL bakiye alacak iddiasının yerinde olmayacağı, zira davalının takas edilebilir daha yüksek miktarda alacaklı olduğunun yansıtma faturası ile ileri sürüldüğünün değerlendirildiği, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları ile rapordaki tespitleri de dikkate alınarak uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından ... ve davalının Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 05/08/2025 günü inceleme yapılmasına karar verilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 17/09/2025 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; " Takdir mahkemenin olmak üzere yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, Mali açıdan kök rapordaki sonuç ve kanaatin değişmediği, Teknik yönden kök rapordaki sonuç ve kanaatin değişmediği, Davalının katlandığı zararın kendi ticari defterleri ve dava dışı iş sahibi ... ticari defterleri ile teyit edildiği, davacının filli taşıyıcı sıfatı ile süreç sorumluluğu kapsamında ödemesi gereken tazminat tutarı gözetildiğinde, davacının navlun alacak bakiyesine karşın daha yüksek bir tazminat ödeme yükümlülü; takas savunması karşısında, davacının alacak bakiyesi iddia edemeyeceğinin değerlendirildiği, KÖK rapor taşıma ve sorumluluk değerlendirmelerinin değişmediği, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkemenin takdirine ait olduğu," görüş ve kanaatini bildirir ek raporunu dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Zıya veya hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumluluk başlıklı TTK madde 875 hükmü " (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." şeklindedir. TTK madde 888 hükmü; " (1) Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiilî taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir. (2) Fiilî taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def’ileri ileri sürebilir. (3) Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar. (4) Fiilî taşıyıcının yardımcılarına başvurulursa 887 nci madde hükmü uygulanır.(5) Fiilî taşıyıcı taşıma senedinde veya diğer bir belgede kendisine teslim olunan eşyanın ne hâlde bulunduğunu tespit ettirebilir. Bu hükme uyulmadığı takdirde 858 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır." şeklindedir. Takas, Borçlar Kanunu’nun 118 vd. maddelerinde düzenlenmektedir. Buna göre, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya konuları bakımından aynı türden malı bir birine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise, taraflardan her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Davacının taşıma işlemi sırasında oluşan zararı, davalının kusuru olduğu iddiası karşısında TMK m.6 ile HMK m.190 uyarınca ispat yükü kendisi üzerindedir. Davalının takas talebi bakımından ise, TBK m.118 uyarınca takas edilecek alacağın karşılıklı, aynı nitelikte, muaccel, dava edilebilir olması şartlarının oluşması gerekmektedir. Somut olayda, davacı fiili taşıyıcı, davalının akdi taşıyıcı konumundadır. Taşıma sürecinde dava dışı ... firması için taşıma yapılmakta, davacı ile davalının birlikte yürüttüğü taşıma organizasyonunda başarısız olduğu ve bu nedenle zayiat meydana geldiği sabittir. Taşıma organizasyonundaki başarısızlığının sebebinin tespiti gerektiğinden mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup kök ve ek raporda “soğuk zincir” kırılması nedeni ile malların Bozulduğu ve zararın oluştuğu, zararın da 691.331,50 TL olduğu tespit edilmiştir. Ancak soğuk zincirin hangi aşamada, davacının alanında mu davalının alanında mı kırıldığı tarafların sunduğu delillerden net olarak anlaşılamamaktadır. Bu durumda tarafların sorumluluğu, TTK m.875/1 ve TTK m.888 gereği davacı ve davalı her ikisi de taşıyıcı sıfatı ile sorumlu olmasından kaynaklı oluşan zarardan kendi kusur durumlarına göre sorumlu olduklarının kabulü gerekmektedir. Bilirkişi raporunda, dava konusu emtiaların taşıma öncesi hangi sıcaklık derecesine sahip olduklarına dair sıcaklık ölçüm kayıtlarının tespit edilemediği, bu yönde dosya içerisinde de bilgi yer almadığı, aracın yüklemeden sonra sıcaklık ayarının taşınan emtiaya uygun hale getirildiği, sıcaklığın zamanla düşerek ayar derecesine ulaşmaya çalıştığı, feribota binmeden önceki sıcaklık ile feribota bindikten sonraki sıcaklıkta dahi 1 derece fark gözlemlendiğinin tespiti, aynı zamanda sonraki aşamalarda hangi sıcaklıkta olduklarının dosya kapsamında tespit edilemediği kök ve ek rapor ile tespit edilmiştir. Bu hali ile taşıma işlemindeki kusur hem davacının soğuk zincirin kırılmasının önüne geçilecek şekilde rutin kontrolünün sağlanması gerektiği halde bu yapılmayarak hem de davalının uhdesinde olduğu dönemde gerekli talimatların verilip kontrollerin sağlanmaması eylemlerinin birleşimi ile zararın gerçekleştiğinin kabulü gerekmiştir. Davacının fiili taşıyıcı, davalının akdi taşıyıcı olması, meydana gelen zarardan ortak kusurları ile sorumlu oldukları, taşımanın başarısız olmasında tarafların ortak kusuru (%50) olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacının taşıma nedeni ile alacaklı olduğu miktar 209.100,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Meydana gelen 691.331,50 TL zarardan %50 oranında her biri sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilecek olursa, 345.665,75 TL tutarından davacı sorumluluğu bulunmaktadır. Davalının takas define ilişkin TBK m. 118 vd maddelerindeki şartları taşıdığı anlaşılmaktadır. Neticeten, davacının bakiye taşıma bedeli olarak kök ve ek raporda 209.100 TL alacaklısı olduğu, davalının takas def'i şartlarının oluştuğu, bu hali ile takas defi kabul edildiğinde davacının bakiye alacağının kalmadığı anlaşılmakla devanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalının kötü niyet tazminat talebi bakımından ise, kötüniyet tazminatının talep edilebilmesi için davanın reddi kararının yeterli olmadığını, kötü niyetinin ispat edilmesi gerektiği ancak iş bu dosyada davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 2.525,41-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 1.910,01-TL harcın davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davanın reddine karar verilmiş olması nedeni ile davacı üzerinde bırakılmasına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına, 4-Davalı .... Lojistik kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6-Davalı tarafından yapılan 760,00-TL toplam yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... Anonim Şirketine verilmesine, 7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekilleri ile feri müdahil vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2025

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/581, K. 2025/968, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-581-e-2025-968-k-92174889929c