İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/839 E. 2025/882 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/839
- Karar No
- 2025/882
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/839 Esas KARAR NO : 2025/882 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/11/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında patates alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğunu, davacı tarafından davalıya satılan patatese ilişkin 07/06/2024 tarihli --------- numaralı faturanın düzenlendiğini, faturada da belirtildiği üzere -------- plakalı araç ile aynı gün teslim edildiğini, faturaya süresinde itiraz da edilmediğini, ancak davalı taraf borcun vadesinin gelmesine rağmen ödemediğini, Davacı karşı taraftan borcunu ödemesi talep edilmişse de ödeme yapılmadığını, aradan çok uzun zaman geçtikten sonra kısmi iade faturasının kesildiğini, davacının bu iadeleri kabul etmediğini, süresinde itiraz edildiğini, Davalı borçlu aleyhine-------- İcra Müdürlüğü -------- E. Sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini, davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptalini, icra takibinin devamını, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Geçmişte, davalı ile davacı arasında gerçekten de birtakım gıda ürünlerinin alımı konusunda ticari ilişkinin kurulduğunu, davacı şirketin söz konusu ticari ilişki çerçevesinde edimlerini her zaman gereği gibi ifa etmediğini, davalıya ayıplı ürünlerin gönderildiğini, söz konusu ürünlerin ayıplı (bozuk) olması nedeniyle davalıya teslim edilmiş olan ayıplı ürünlerin derhal iade alınmasını, davacı şirket tarafından talep edilmiş ve bunun üzerine söz konusu ayıplı (bozuk) ürünler davacı tarafından fiilen teslim alındığını, davalı tarafından derhal yapılan ayıp bildirimi üzerine ürünleri yerinde inceleyerek ürünlerin ayıplı olduğuna kendisi de kanaat getiren davacı tarafın, söz konusu ayıplı ürünleri davalıdan geri almasına rağmen bu ürünler için düzenlediği faturayı iptal etmediğini, davalı tarafından düzenlenen ve iade edilen ürünlere isabet eden bedelde olan 23.08.2024, 28.08.2024 ve 29.08.2024 tarihinde düzenlenen 3 farklı iade faturasını kabul etmediğini, Gelinen noktada davacı taraf dava dilekçesinde belirtmiş olduğu fatura bedelinin, ürünlerin teslimine rağmen ödenmediğini iddia etmekteyse de aslında davalıya ayıplı ürünler sattığını, bu ürünlerin ayıplı olduğunu kabul ederek fiilen iade almış ancak fiilen iade aldığını, ürünlere ilişkin davalı tarafından yapılan muhasebesel işlemleri kabul etmediğini, Bu itibarla, davacının 07.06.2024 tarihli faturaya konu ürünlerin satılmış olması nedeniyle alacaklı olduğu iddiası gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, davalının izah etmiş oldukları sebeplerle davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, tüm bu hususlar, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak olan incelemeler ve davacının ayıplı ürünlerini fiilen iade aldığı hususuna dair tanıklarının dinlenmesiyle açığa ortaya çıkacağını, ispatlanamayan, haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptali davasının usulden ve esastan reddini, -------- İcra Müdürlüğü ------- E. iptalini, davacı hakkında %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, her ad altında dava, talep ve şikayet hakkı ile fazlaya dair haklarımızın saklı tutulmasını, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, --------İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, BA-BS kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davalının fatura nedeni ile -------- İcra Müdürlüğü -------- E. sayılı dosyası ile davacıya borçlu olup olmadığı, davalının icra dosyasına yaptığı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı --------- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2023 ve 2024 yıllarında fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter açılış ve kapanış onayları ile aynı yıllara ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Raporun 4.a.2. bölümünde, davalı davalı ---------- ŞTİ.’ in yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2023 yılında fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i kebir ve Envanter defterlerinin noter açılış/ kapanış onayları ile 2024 yılında elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacı -------- -------- İcra Dairesinin --------- E, sayılı takip dosyasındaki 11.988,06 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali inceleme neticesinde; davacı/alacaklının raporun 4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında 02/09/2024 takip tarihi itibariyle 11.988,06 TL tutarında alacaklı, aynı şekilde raporun 4.b.2. bölümünde incelenen davalı şirketin kendi defter kayıtlarında davacı açık hesabından davacı tarafa takip tarihi itibariyle 11.988,57 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, takip dayanağı faturanın tarafların ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak olarak kayıtlı olduğu görülmüştür. Öte yandan; raporun 4.c. bölümünde her iki tarafın BA/BS bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin 2024 yılında davacı -------- 6 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 94.890,50 TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, aynı şekilde davacının davalı --------- ŞT’ ne 2024 yılında 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 12.680,00 TL tutarında BS formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, BA/BS bildirimine konu edilen faturaların takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturalardan oluştuğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve kendi ticari defterlerinde kendi aleyhine borç olarak kaydetmeyeceğinden, işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı/ alacaklının -------- İcra Dairesinin -------- E, sayılı takip dosyasındaki 11.988,06 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin az yukarıda tespit ve izah edilen mali hususlar çerçevesinde aksi ispat edilinceye kadar davacı yönünden ispat karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, davalının savunmasında davacının sevk ettiği gıda ürünlerinin ayıplı/ çürük olduğu iddiasına ilişkin dosya kapsamında, herhangi bir tespit, ihbar, ihtar vs somut bir belgenin yer almadığı göz önünde bulundurulduğunda, nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5.bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebinin bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmamıştır. Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir, işin ticari iş olması, temerrüt faizinin taraflarca önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında yasal faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta; davacı ile davalı şirket arasında patates alım-satımından kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya satılan patatese ilişkin 07/06/2024 tarihli ---------- numaralı faturanın düzenlendiği, fatura borcunun ödenmediği iddiası ile davacı tarafça davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine, borca ve faize itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı taraf cevap dilekçesi ile davacı tarafça teslim edilen patateslerin çürük ve ayıplı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Tarafların ticari defterleri mali müşavir bilirkişisi marifeti ile incelenmiş, hazırlanan raporda; davacının incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında 02/09/2024 takip tarihi itibariyle 11.988,06 TL tutarında alacaklı, aynı şekilde raporun 4.b.2. bölümünde incelenen davalı şirketin kendi defter kayıtlarında davacı açık hesabından davacı tarafa takip tarihi itibariyle 11.988,57 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, takip dayanağı faturanın tarafların ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak olarak kayıtlı olduğu görülmüştür. Öte yandan; raporun 4.c. bölümünde her iki tarafın BA/BS bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin 2024 yılında davacı --------- 6 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 94.890,50 TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, aynı şekilde davacının davalı -------- ŞT’ ne 2024 yılında 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 12.680,00 TL tutarında BS formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, BA/BS bildirimine konu edilen faturaların takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturalardan oluştuğu görülmüştür. Davalı taraf her ne kadar teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu ileri sürmüş ise de, ürünlerin mahiyeti ve davalının savunmasından patateslerin çürük olması halinde oluşan ayıbın açık ayıp mahiyetinde olduğu, kanunu düzenleme uyarınca bildirim süreleri içerisinde davacıya herhangi bir ayıp bildirimi yapılmadığı, iade faturalarının yaklaşık iki ay kadar sonra kesildiği dikkate alınarak davalının ayıplı teslim savunmasına mahkememizce itibar edilmemiş, davacının alacaklı olduğu her iki tarafın da ticari defteri ile sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmiş, davaya konu alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının -------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, 2-Asıl alacak olan 11.988,06 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 818,90 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 391,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi gideri ile 60,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.060,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 11.988,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 19/11/2025