İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/479 E. 2025/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/479
Karar No
2025/812
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/479 Esas KARAR NO : 2025/812 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2022 KARAR TARİHİ : 11/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin davalı şirketten birtakım inşaat malzemeleri satın almak üzere anlaştığını, bu anlaşma gereği davalı yanca davacıya toplamda 101.023,02TL değerinde toplam 2 tane fatura kesildiğini, işbu faturalarda anlaşma konusu ürünlerin ad, tür ve miktarları görüldüğünü, davacı şirketçe anlaşmaya istinaden davalıya verilmiş olan 80.000 TL değerindeki çek de davalı tarafından icra dosyası ile icra takibine konulduğunu, haricen edinilen duyumlara göre bakiye miktar da cari hesap alacağı olarak icra takibine konu edildiğini, ayrıca davalı yanca davacı şirket yetkilisi aleyhine de yine kötüniyetli şekilde -------- E. sayılı dosyası ile karşılıksız çek şikayeti yapıldığını, ancak davalı her ne kadar 2 tane fatura kesmiş ve davacıdan aldığı çeki icra takibine konu etmişse de davalı, sözleşme gereği yüklendiği edimi yerine getirmediğini, yani davalı fatura kesmiş olmasına rağmen faturalarda yazılı ürünleri davacıya teslim etmediğini, o halde kendi edimini yerine getirmemiş olan davalının, davacıdan da bu faturalara istinaden ödeme yapmasını talep edemeyeceğini, dolayısıyla davalı tarafından açılan --------İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı icra takibi başta olmak üzere faturalara istinaden açılan ve açılacak olan tüm icra takiplerinin haksız ve kötüniyetli olduğunu ifade etmeleri gerektiğini, Yargıtay içtihatları gereğince de davanın ispat yükü satıcı/davalı taraf üzerinde olmakla, ispat yükünü haiz olan davalı yaptığı satışı ve teslimatı yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, bu noktada talep edilen alacağa istinaden kesilen faturaların yalnızca satıcı/davalının ticari defterlerinde bulunmuş olması da teslimatın yapıldığına karine teşkil etmeyeceğini, davacının takip alacaklısına karşı hiçbir borcunun bulunmadığını, sözleşme davalının üzerine düşen edimi yerine getirmemesi sebebiyle hükümsüz kaldığını, bu nedenle davalı tarafından davacıya kesilen ekte sunulan 2 adet faturaya da itiraz ettiklerini, davalının davacıya karşı haksız icra takiplerine girişmesi nedeniyle davacının takip alacaklısına karşı hiçbir borcunun bulunmadığını, %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, konusuz kalan çekin davacıya iadesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkilini kötüniyetli takip alacaklısı olmakla itham etmesinin yanı sıra ileri sürdüğü tüm iddialar; gerçeklere, yasaya, içtihatlara, Yargıtay Genel Kurul kararlarına ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, haksız ve mesnetsiz ve yargılamayı sürüncemede bırakmaktan başka amacı olmayan davanın reddine karar verilmesini, davacı/borçlunun ispat yükü ile ilgili beyanının yerinde olmadığını, davanın ispat yükü davacı/borçluya ait olduğunu, davacı/borçlu tarafından bu borç karşılığı müvekkil alacaklı şirkete, keşidecisi olduğu, -------- Bankası’nın 25.01.2022 tarih ve -------- hesap ,--------- çek nolu, 80.000TL tutarlı çeki 10.09.2021 tarihinde, ------- nolu tahsilat makbuzu ile teslim edildiğini, haksız ve kötüniyetli bedelsizlik talebinin reddini, alacağın tahsilini bilerek geciktiren davacı/borçlunun %20 tazminat ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı/borçluya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 72. Maddesine dayalı tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisinden dolayı davalı/ alacaklının başlattığı icra takibi kapsamında davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davalı-takip alacaklısı tarafından davacı-takip borçlusu aleyhine 25/03/2022 tarihinde 25/01/2022 günlü--------- Seri No lu çeki 80.000,00 TL dayalı olarak asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 87.204,40TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğe çıkartıldığı, icra dosyasında borca itiraz dilekçesinin bulunmadığı görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünden; davacı ---------- Şti.” nin 2021-2022 yılları yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; ticari defterlerin noter açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığının görüldüğü, davalının yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin Envanter defterlerinin noter onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davalı şirketin kendi defter ve kayıtlarının birbirlerini doğruladığının görüldüğünü, Davacının menfi tespit talebi yönünden: davalı --------şti.” nin ------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı takip konusu 25/01/2022 günlü -------- seri nolu 80.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davalının davacı adına düzenlediği 07/08/2021 ve 25/09/2021 tarihli fatura konusu malların teslim edilip edilmediği hususlarına ilişkin; her iki tarafın ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davacı şirketin kendi defterlerinde davalı açık hesabından 23.06.2022 dava tarihi itibariyle 21.023,02 TL tutarında borçlu, davalı şirketin ise kendi defterlerinde davacı açık hesabından dava tarihi itibariyle 98.353,02 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, tarafların defter kayıtları arasındaki 77.330,00 TL tutarlı uyumsuzluğun; davalı şirketin kendi defterlerinde davacı aleyhine 27.01.2022 tarihinde “---------- 25/01/2022 VAD” açıklaması ile 80.000,00 TL borç, 23.02.2022 tarihinde ise davacı lehine “MAHSUP, BANKA EVRAK ILE ADRES MAKINA” açıklaması ile 2.670,00 TL tutarında alacak kaydetmiş olduğu işlem kayıtlarından kaynaklandığı tespit edildiğini, davacı şirketin keşide ettiği --------- nolu 25.01.2022 keşide tarihli 80.000 TL tutarlı çekin raporun 4.c. bölümünde incelenen --------- Bankası müzekkere cevap yazısında karşılıksız işlem gördüğü tespit edildiğini, davacı şirketin dava dilekçesinde, davalı tarafından düzenlenen 2 adet toplamda 101.023,02 TL tutarlı faturalarda yazılı malları teslim almadığını beyan etmiş, Mahkememizin talebiyle dosyaya kazandırılan davacı şirketin BA bildirim formaları raporun 4.c.2. bölümünde detaylı olarak incelendiğinde; 2021 yılında davalı şirketin davacı ------- Ştİ” den 2021 Ağustos döneminde 1 adet fatura karşılığı KDV hariç 35.722,64 TL ve 2021 Eylül döneminde 1 adet fatura karşılığı 50.348,73 TL tutarında “alım” yaptığına ilişkin BA formu ile bildirimde bulunduğu, davacının BA bildirimine konu etmiş olduğu 2 adet faturanın davacı şirketin raporun 4.bl. bölümünde incelenen kendi defterlerinde davalı lehine alacak kaydetmiş olduğu faturalardan ibaret olduğu tespit edildiğini, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirildiğini beyan etmiştir.Davacı, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisi kapsamında davalıya ödeme amacı ile çek verdiğini, davalının ise gerekli malları kendisine teslim etmediğinden borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı ise anlaşma konusu malların teslim edildiğini iddia etmekle menfi tespit davasında alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Yargılama sırasında davacı şirket sicilden terkin olmakla işbu dava açısından yargılamanın devamına yönelik ihyası için gerekli usul işlemleri yapılmış,-------- sayılı kararı ile davacı şirketin ihyasına dair karar verilmiş tasfiye memuruna tebliğler yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davalı/takip alacaklısının davacı/takip borçlusu hakkında ticari ilişki kapsamında kıymetli evraka dayalı olarak takip başlattığı, davacı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz etmediği, eldeki menfi tespit davasının açtığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise taraflar arası anlaşma gereği düzenlenen faturaya konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıya dava tarihi itibariyle 21.023,02 TL borçlu olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise 98.353,02 TL alacaklı göründüğü, tarafların defter kayıtları arasındaki 77.330,00 TL tutarlı uyumsuzluğun; davalı şirketin kendi defterlerinde davacı aleyhine 27.01.2022 tarihinde “---------.nolu 25/01/2022 vad” açıklaması ile 80.000,00 TL borç, 23.02.2022 tarihinde ise davacı lehine “mahsup, banka evrak ıle Adres Makına” açıklaması ile 2.670,00 TL tutarında alacak kaydetmiş olduğu işlem kayıtlarından kaynaklandığı tespit edildiği, davacı şirketin keşide ettiği ---------- nolu 25.01.2022 keşide tarihli 80.000 TL tutarlı çekin --------- Bankası müzekkere cevap yazısında karşılıksız işlem gördüğünün anlaşıldığı, davacı şirketin BA bildirim formları incelendiğinde; 2021 yılında davalı şirketin davacı --------- Şti'den 2021 Ağustos döneminde 1 adet fatura karşılığı KDV hariç 35.722,64 TL ve 2021 Eylül döneminde 1 adet fatura karşılığı 50.348,73 TL tutarında alım yaptığına ilişkin BA formu ile bildirimde bulunduğu, davacının BA bildirimine konu etmiş olduğu 2 adet faturanın davacı şirketin incelenen kendi defterlerinde davalı lehine alacak kaydetmiş olduğu faturalardan ibaret olduğunun tespit edildiği, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, alım olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davacı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davacı tarafa geçtiği, davacının yazılı delil ile iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine dair karar vermek gerekmiş, davalı/ alacaklının ise kötüniyet tazminatı talebinin ise açılan takibin durmaması ve diğer yasal koşullar oluşmadığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının reddine, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.489,24 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 873,84‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının yaptığı 363,00 TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/479, K. 2025/812, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-479-e-2025-812-k-5b36496fb190