İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1034 E. 2025/1067 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1034
Karar No
2025/1067
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1034 Esas KARAR NO : 2025/1067

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 19/11/2025 KARAR TARİHİ : 21/11/2025 K. YAZIM TARİHİ : 21/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.11.2025 tarihinde müvekkili şirket paydaşlarından biri için bir işlem yapılması gerektiğini, ancak ilgili pay defteri tüm uğraşlara rağmen bulunamadığını, her türlü gerekli önlem alınarak ve dikkatli bir şekilde muhafaza ediliyor olmasına rağmen ilgili pay defterinin kaybolması hırsızlık şüphesini doğurmuş olduğundan konu ile ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına ... soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, bir ticari işletmede saklanmakla yükümlü olunan ticari defterlerin zayi olması durumunda öğrenilme tarihinden itibaren 30 gün içerisinde zayi belgesi almak için mahkemeye başvurulması gerektiğini, bu sebeple 14.11.2025 tarihinde kaybolduğu öğrenilen pay defteri için zayi belgesi taleplerinin yasal süresi içerisinde mahkemeye sunulduğu, şirketlere ait ticari defterlerden olan pay defterinin de şirket merkezinde bulundurulması hayatın olağan akışı içerisinde kalan bir durum olduğunu, ancak sürekli ihtiyaç duyulmadığından sık kullanılmayan ve yerinden çıkarılmayan, yeri belli olup tüm gerekli özenin sağlanmasına rağmen müvekkili şirkete ait pay defterinin adeta ortadan yok olması ise defterin çalındığını dolayısıyla da hırsızlık suçunun oluşmasından gayri bir durum düşündürmediğini, ilgili pay defterinin tüm uğraşlara rağmen bulunamaması ve tüm okların hırsızlığı göstermesi 14.11.2025 tarihinde öğrenildiğini beyanla müvekkilinin zayi olmuş olan pay defterinin zayi olduğuna dair müvekkili şirket adına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, TTK'nun 82/7. Md gereğince uyarınca açılan zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). "...Somut olayda davacı tarafından dava konusu belgelerin bağ evinde çıkan yangında zayi olduğunu ileri sürdüğü, Davacı ticari defter ve kayıtlarını koruyup gözetme yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş, kısacası basiretli bir tacir gibi davrandığını kanıtlayacak delil göstermemiştir. Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça şirketin pay defterinin çalındığında dair delil olmaması, davacının söz konusu defteri özenle saklama yükümlülüğü olduğu, şirket pay defterinin zayinin kabul edilebilmesi için aranan koşulların oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve peşin alınan 615,40 TL karar ve ilam harcının Hazine'ye irat kaydına,

3-a.)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, b.)Kararın kesinleşmesine kadar sarf olunan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine dair,

Davacı tarafın yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair karar- ların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 341 ila 360. madde hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1034, K. 2025/1067, T. 21.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1034-e-2025-1067-k-51ac9aaf1097