Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2008 E. 2024/5413 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2008
- Karar No
- 2024/5413
- Karar Tarihi
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas ... Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : FETHİYE 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 8 - ... DAVALI : 9 - ... DAVALI : 10 - ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Kazanç Kaybına İlişkin) Taraflar arasında görülen davada Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, Tazminat (Kazanç Kaybına İlişkin) istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde: "... müvekkilin durak üyeliğinin silinmesi ve sonrasında kaydedilmemesi sonucu yaşanan mağduriyet anlatılmıştır müvekkil bu süreçte durağa çalışma taleplerine dair yaptığı başvuru tarihi 04.06.2021 ve Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. ... K. Sayılı ilamının kesinleşme tarihi olan 20/07/2023 tarihleri arasında hukuka aykırı şekilde durakta çalıştırılmamıştır. Müvekkilin 03.06.2021 tarih, 04.06.2021 tebliğ tarihli İhtarı gereğince Durak kaydının yapılması ve sıra kaydı açılarak çalışma talebinin karşı taraflarca reddedilmesiyle başlayan Ticari Taksi (T PLAKA) Çalışma İzin Belgelesine rağmen durak üyelerinin UKOME ve resmi kurumlarca defalarca hukuka aykırı işlem yaptıkları ve yetkili olmadıkları konusunda ihtar edilmesine rağmen davalıların hukuka aykırı işlemleri sonucu müvekkil taksi durağı işletme hakkından mahrum kalmıştır ve uğramış olduğu kazanç kaybının tahsili için iş bu davanın açılması hasıl olmuştur. Müvekkilin hukuka aykırı şekilde çalışmasının engellenmesi sonucu yaşamış olduğu kazanç kaybı tazminatının tespiti ancak bilirkişi incelemesi sonucunda mümkün olduğundan fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde kapsamında şimdilik 30.000-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ederiz. Tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile; Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; müvekkilin hukuka aykırı şekilde çalışmasının engellenmesi sebebiyle yaşamış olduğu kazanç kaybı tazminatının; HMK 107. Madde kapsamında bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 30.0000 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsil şekilde alınarak ihtarname davalılara tebliği olan 04.06.2021'den itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelenip değerlendirildiğinde; dava dosyasının 18/10/2024 tarihinde mahkememize tevzi edilen dava dosyasının Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla görülmesi gerektiği anlaşılmıştır. HSKnın 07/07/2021 tarih 608 sayılı kararı doğrultusunda 01/09/2021 tarihinde Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin kurulup faaliyete geçirilmesi hususu dikkate alınarak ilgili karar uyarınca mahkememizce görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile; "Somut olayda, davaya konu uyuşmazlık taraflar arasındaki ticari taksi tahsis devir belgesi temini nedeniyle tazminat talebinden kaynaklanmakta olup, mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Mahkememizce Fethiye Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen belgelerden taraflardan bir kısmının kazançları basit usulde tespit olunan mükellefler oldukları ve kazançlarının gelir vergisinden istisna olduğu ve beyanname vermedikleri; bir kısım tarafların ise işletme esasına göre defter tutan ikinci sınıf tacir olduğu ve dava tarihi itibariyle 213 sayılı VUK'nın 178. maddesinde gösterilen esnaf haddini aşmadığı, bu bağlamda tarafların tacir sayılamayacağı anlaşılmaktadır. Bu haliyle eldeki dava nispi ticari dava niteliğinde de değildir. O halde davaya bakmakla görevli mahkemenin davanın ilk açıldığı Mahkeme olan Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin "Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi"ne ilişkin 2024/2008 E., 2024/5413 K. Sayılı ve 01.07.2024 tarihli ilamında "Asliye ticaret mahkemeleri, yargı çevresinde bulunan tüm ilçeleri kapsayan ihtisas mahkemesi olup, görevsizlik kararı ile yargı çevresinde bulunan asliye hukuk mahkemeleri yada diğer hukuk mahkemelerine dosyanın gönderilmesi, mahkemece aynı zamanda yetkisizlik kararı verildiği şeklinde yorumlanmamalıdır. ... 6. Bununla birlikte 6100 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde ve T.C. Anayasası'nın 141 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da ifade edildiği üzere, usul ekonomisi ilkesi gereği, hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Bu durumda, aynı yargı çevresinde yer alan ve Alanya ilçesi/ İzmir/ Muğla ili dışında bulunan diğer ilçe mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesinin mümkün olmadığı yönündeki görüş usul ekonomisiyle bağdaşmamaktadır. ... Ticari dava olduğu düşünülen Alanya, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi veya Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan bir davanın ticari dava olmadığı anlaşıldığında, usul ekonomisi de gözetilerek; mahkemece, ilgisine göre Alanya, İzmir veya Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresindeki başka bir bir mahkemeye görevsizlik kararı verilebileceğine..." şeklinde karar verildiği, tarafların adreslerinin bulundukları yer ve usul ekonomisi göz önüne alınarak, Mahkememizin karşı görevsizliği ve davaya bakmakla görevli Mahkemenin Fethiye 5.Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair" şeklinde karar verilmiştir. Ayrıca karşılıklı olarak görevsizlik kararları verilmesi üzerine dosyanın yargı yeri belirlenmesi amacıyla dairemize gönderildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER: HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede; Dava Tazminat (Kazanç Kaybından Kaynaklanan) davası niteliğindedir. Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın ticaret mahkemesince görülmesi gerektiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı üzerine Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilirken görevsizlik kararının aynı zamanda yetkisizlik yetkisizlik kararı olarak yorumlanamayacağının belirtildiği görülmektedir. Bu konuda Yargıtay 11. HD 2024/2008 E., 2024/5413 K. Sayılı ve 01/07/2024 günlü kararı dikkate alındığında Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince kendi yargı çevresi dahilinde görevsizlik kararı vermesinin aynı zamanda yetkisizlik kararı olarak yorumlanamayacağından Fethiye 6.AHM tarafından verilen kararın karşı görevsizlik olarak değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın bu doğrultuda çözülmesi gerekmektedir. Zira görevsizlik kararının yanı sıra aynı zamanda yetkisizlik kararı verilmiş gibi gözükmekte ise de, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 608 numaralı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi il bazında belirlenmiş olmakla illerde bulunan Asliye Ticaret Mahkemelerinin kendi yargı çevresinde bulunan diğer ilçeler ile ilgili hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna kanaat getirirse görevsizlik kararı verebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/4810-6744 E-K; 2024/2008-5413 E-K sayılı ilamlarına göre) 6100 sayılı HMK'nun 2.maddesinin 1.fıkrası gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Yine 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca HMK'da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Göreve ilişkin genel düzenlemeler yanında bazı kanunlarda belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuş özel olarak görevli mahkemeler de belirlenmiştir. Bu anlamda uyuşmazlıkla ilgili olması bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiği düzenlenmiştir. Ticari davalar TTK'nun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. Maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. Maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nun 4/1. Bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. Maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nun 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olanca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Somut olayda; davanın taksi durağı kaydının silinmesinden dolayı kazanç kaybından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, tarafların tacir olmadığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince uyuşmazlığın Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/04/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...