Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1961 E. 2026/1191 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1961
- Karar No
- 2026/1191
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1961 KARAR NO : 2026/1191
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2022 NUMARASI : 2021/251 E.- 2022/37 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı vekili KARAR TARİHİ : 10/09/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 10/09/2026
Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların ... Köyü'nde bulunan bahçe hissesinin satın alınması hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda davalının hesabına 200.000,00 TL ödendiğini, ancak sonradan davalının adına söz konusu taşınmazda herhangi bir hisse bulunmadığının öğrenildiğini, ödenen bedelin iade edilmemesi üzerine Ankara 30. İcra Dairesinin 2018/8453 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde dava konusu bedeli aldığını ikrar ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, görev ve zorunlu arabuluculuk dava şartına ilişkin itirazlarda bulunmuş, davacı şirket ile davalı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, iddia edilen hukuki ilişkinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini, taşınmazın dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu, davalının eşinin taşınmazda resmî olmayan hissedar bulunduğunu, davacının esasen kooperatif hissesi satın aldığını ve kararlaştırılan bir hisse yerine üç hisse talep etmesi nedeniyle uyuşmazlık çıktığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın kabulü ile Ankara 30.İcra dairesinin 2018/8453 E.sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 40.000,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf talebinde, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin taşınmaz satışından değil, kooperatif üyeliği ve hisse devrine ilişkin karma nitelikteki bir sözleşmeden kaynaklandığını, borcun ... Kooperatifine nakledilmesiyle davalının ve eşinin sorumluluğunun sona erdiğini, davacı şirket ile davalı arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca ceza mahkemesi kararının kesinleşmeden hükme esas alınmasının, kooperatif kayıtları ve savunmaların değerlendirilmemesinin, tanıkların dinlenmemesinin ve mazeret talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkâr tazminatına da hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, harici (geçersiz) taşınmaz satımı nedeniyle ödenen bedelin iadesi için davalı aleyhine yapılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2018/8453 E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı vekili tarafından, davalı borçlu aleyhine, 200.000,00 TL alacak için ilamsız takip yapıldığı, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu görülmüştür. TMK’nun 706. maddesi, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ve Tapu Kanunu’nun 26. maddesi gereğince resmi şekilde yapılmayan sözleşmeler geçersizdir. Geçersiz sözleşmede herkes verdiğini geri alır ve geçersiz sözleşme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istenemez (HGK'nun 16.03.2011 tarih ve 2011/13-744 E-195 K.). Geçersiz sözleşmeler, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar, verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Sebepsiz zenginleşme kurumunun en önemli özelliği "Şahsilik prensibi" gereğince kime karşı ödeme yapıldıysa, o kişiden talepte bulunulması gerekir. Somut olayda, davacının harici taşınmaz satışı nedeni ile davalı tarafa 200.000,00 TL ödemede bulunduğu ve tapu devrinin gerçekleşmediği dosya kapsamı ile sabittir. Davacı alıcının ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına ve şahsilik prensibi gereğince davalıdan talep etmekte haklı olduğu anlaşıldığından, mahkemece; yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf talebinin HMK'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Eksik alınan 10.246,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 10/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır