Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/186 E. 2026/891 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/186
- Karar No
- 2026/891
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/186 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/891
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2019 ESAS-KARAR NO : 2017/711 E - 2019/52 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin gübre satımı işi ile uğraştığını, bu kapsamda davalı şirket ile ticari ilişki kurulduğunu, davalı şirkete ürün satışı gerçekleştirdiğini ve faturalar düzenlendiğini, faturalara konu ürünlerin borçlu şirket tarafından teslim alındığını, ancak davalı şirketçe faturada yazılı borcun ödenmediğini, bunun üzerine faturada yer alan tutarın tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12689 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 04/02/2019 tarihli ıslah dilekçesinde ise, itirazın iptali davasının sonucunu değiştirerek ve genişleterek eldeki davayı terditli dava haline dönüştürdüklerini ve davaya feri nitelikteki eda davasını eklediklerini ifade ederek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, bunun mümkün olmaması durumunda davanın eda davası olarak görülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 70.600,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, takibe dayanak yapılan faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini ve fatura konusu ürünlerin tesliminin sağlanmadığını, davalı şirketin, davacı şirkete iki (2) kez borç para gönderdiğini, ancak davacı şirketin borcunu ödemediği gibi müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlattığını, davalı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, başlatılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporuna değinildikten sonra, davacı şirketin, davalı şirkete karşı takip dayanağı yaptığı iki (2) adet faturada yazılı ürünleri sattığını ve teslim ettiğini yazılı delil ile ispat edemediği, davalı şirket defterlerinde söz konusu faturaların kayıtlı olmadığı, ürün teslimine ilişkin davacı şirketin tanık dinletme talebine davalı yanın muvafakat etmediği, ayrıca davacı şirketin dava dilekçesinde ve süresi içerisinde bildirdiği delilleri arasında yemin delilinin bulunmadığı , davacı şirketin ürün teslimine ilişkin sunduğu sevk irsaliyesinin, dava konusu faturada yer alan taraflar ve içerik ile ilgili olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin alacağını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; satışın gerçekleştiğinin ve ürünlerin teslim edildiğinin müvekkil şirketin defterlerinde kayıtlı olduğunu, ticari defterlerin kesin delil mahiyetinde bulunduğunu, bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiğini, konuya vakıf bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılması gerektiğini, dosyada mevcut sevk irsaliyeleri ile ürünlerin teslim edildiğinin anlaşıldığını, davacı şirketin ... isimli gübre firmasının bayisi konumunda bulunduğunu ve müvekkil şirketin ismi geçen firmadan aldığı gübreyi aynı sevk irsaliyesi ile doğrudan davalı şirkete gönderdiğini, ürünü davalı şirket çalışanı ...'nın aldığını, yemin deliline dava dilekçesinde yer verilmediği gerekçesiyle yemin hakkının kullandırılmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca mahkeme kararının gerekçe ihtiva etmediğini, eldeki davanın eda davasına dönüştürülmesine karşın bu konuda bir açıklamaya yer verilmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, takibe konu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, düzenlenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12689 Esas sayılı dosyası ile; davacı tarafından, davalı aleyhine, fatura alacağına dayalı 70.600,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yer alan açıklamalara, bunun yanı sıra gerekçe kısmında mevcut değerlendirmenin aynı zamanda eda davasını içerir nitelikte bulunmasına ve bu doğrultuda davacı şirketin alacağını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."