Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/537 E. 2026/887 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/537
Karar No
2026/887
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/537 - 2026/887

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/537 ( ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/887

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/687 E - 2023/318 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin hazır beton ve kum satışı işi ile uğraştığını, bu kapsamda davalı taraf ile ticari ilişki kurulduğunu ve davalı adi ortaklığın Trabzon İli Maçka İlçesinde TOKİ'den almış olduğu 180 konutluk ihale inşaatında kullanılmak üzere, hazır beton ve kum satışı gerçekleştirdiğini ve faturalar düzenlendiğini, faturalara konu ürünlerin borçlu şirket tarafından teslim alındığını, ancak davalı şirketçe faturada yazılı borcun ödenmediğini, keşide edilen ihtarnameye karşın borcun yine yatırılmadığını, bunun üzerine faturada yer alan tutarın tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8395 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25/02/2023 tarihli ıslah dilekçesinde ise, bilirkişi raporunda icra takibine dayanak faturalar ile sevk irsaliyelerine konu ürünlerin uyum sağlamadığının, C25 beton ile ilgili fatura olmadığının belirlendiğini, söz konusu rapor dikkate alınarak müvekkilin dilekçe ekinde sunulan faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu beyanla, itirazın iptali davasını alacak davasına dönüştürdüğünü ifade etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı ... Grup Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkil şirket hakkında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/628 Esas sayılı dosyası ile konkordato kararı verildiğini ve 22/01/2019 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle kesin mühlet uygulandığını, dolayısıyla davalı şirket aleyhine icra takibi yapılamayacağını, ihtarnamenin ve ekli faturanın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, icra takibine konu üç adet faturanın 11/02/2019 tarihli olduğunu, işin geçici kabulünün ise 21/12/2018 tarihinde gerçekleştirildiğini, fatura tarihleri itibariyle inşaatın tamamlandığını, dolayısıyla biten bir iş için hazır beton ve kum alınmasının imkansız olduğunu, diğer yandan müvekkil ...'ın herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, başlatılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... adına usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmış olup, tebligat parçasının 24/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak ismi geçenin süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının icra takibine dayanak yaptığı 11/02/2019 tarihli üç (3) adet toplam 442.879,66 TL tutarındaki faturaya konu emtianın davalı adi ortaklığa usulünce düzenlenen irsaliyeler ile teslim edildiği olgusunun davacı şirket tarafından ispat edilemediği, bahsi geçen faturaların Konya 9. Noterliği'nin 14/03/2019 tarihli ve 8023 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara tebliğe çıkarılmış olmasına karşın söz konusu tebligatların çıkış merciine iade edildiği, bu hali ile faturaların davalı yana tebliğ edilemediğinin anlaşıldığı, ayrıca davacı şirketin icra takibini kötüniyetle yaptığı hususunda davalı yanca delil ibraz edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile adi ortaklık arasında 2015 yılından itibaren ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda hazır beton ve kum satışı gerçekleştirildiğini ve fatura düzenlendiğini ancak davalı yanın faturadan kaynaklanan borcunu ödemediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, devamla itirazın iptali istemli eldeki davanın açıldığını, yargılama aşamasında müvekkil şirket tarafından tam ıslah ile davanın alacak davasına dönüştürüldüğünü, ancak mahkemenin tam ıslahı değerlendirmeden davayı itirazın iptali davası olarak gördüğünü ve sonuçlandırdığını, mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, davalı adi ortaklığın 2015 ile 2018 yılları arası ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, adi ortaklık tarafından davacı şirkete birçok çek verildiğini ve bu çeklerin bir kısmının karşılıksız çıktığını, bir kısmının ise ödenmediğini, bu itibarla müvekkil şirketin 442.879,00 TL alacağının bulunduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, takibe konu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, düzenlenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup, 25/02/2023 tarihli tam ıslah dilekçesi ile alacak davasına dönüştürülmüştür. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8395 Esas sayılı dosyası ile; 25/06/2019 tarihinde davacı tarafından, davalılar aleyhine, fatura alacağına dayalı 442.879,00 TL asıl alacak ve 10.811,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 453.690,10 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yer alan açıklamalara, bunun yanı sıra eldeki davanın tam ıslah ile alacak davasına dönüştürülmüş olmasına karşın HMK'nın 74. maddesi kapsamında davacı şirketçe vekile verilen özel yetkiyi içeren bir vekaletnamenin bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/537, K. 2026/887, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-537-e-2026-887-k-8c83f0f68f23