Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1372 E. 2026/1724 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1372
Karar No
2026/1724
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1372 - 2026/1724 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1372 KARAR NO : 2026/1724 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2024 NUMARASI : 2023/284 E. - 2024/128 K. DAVANIN KONUSU : Marka 2023-M-3998 YİDK Kararı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/03/2024 tarih ve 2023/284 E. - 2024/128 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/175306 sayılı ve "...+..." ibareli ve marka başvurusunda bulunduğunu, davalıların yayına itiraz ettiğini ve itirazlarının kabul edildiğini, müvekkilinin bu karara itirazının YİDK kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, "..." kelimesinin özgün olmadığını, müvekkili ve iştiraklerinin "..." kelimesini unvanlarında uzun süredir kullanmakta olduğunu, bu şirketlerin tanınmış olduğunu, ... kitlelerin farklı olduğunu, davalı şahsın "..." adresinde bu markayı kullanmadığını, davalı şirketin faaliyet alanının eğitim olduğunu, bu hususta emsal yargı kararları bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili; "..." grubu sınavlara hazırlık amaçlı kitaplar çıkardığını, "..." ve "..." adında Türkiye'nin en çok satan dergilerini yayınlamaya başladığını, yaygın ve eğitim faaliyetleri olan son derece etkin bir eğitim markası olduğun, çok sayıda seri markası bulunduğun, alınmış marka belgesi bulunuğunu, "..." markasının da münhasıran hak sahibi olduğunu, dershanelerin kapatılması sürecinde, tüm birimlerini temel lise ve "... ..." "... ..." olarak güncellediğini, taraf markaların benzer olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu "...+...” ibareli ve2021/175306 sayılı başvuru markasına, davalı şirketin 2018/25421 sayılı "... ..." ibareli ve davalı şahsın 2021/17621 sayılı " ... " ibareli mesnet markalarına dayanılarak itiraz edildiği, davacı başvurusunun asıl unsurunun "... " ibaresi olduğu, davalıların mesnet markalarının asıl unsurunun ise "..." ibareleri olarak ön plana çıktığı, diğer yönden davacı başvurusunda bulunan 36. sınıftaki hizmetlerin davalı şahsın 2021/17621 sayılı markası kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, yine davacı başvurusunda bulunan 41. sınıftaki hizmetlerin, davalı şirketin 2018/25421 sayılı markası kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davacının "...+...” ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, davalıların "... ..." ve " ... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalıların tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilin uyuşmazlık konuşu markasının tescilsiz kullanımı, davalıların markalarından daha eski tarihli olduğunu, eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiaları nazara alınmaksızın sadece SMK 6/1 yönünden değerlendirilme yapıldığını, müvekkilin tescilini talep ettiği markadan, açıkça finansal hizmet faaliyetini gerçekleştirildiğini, davalıların ise eğitim hizmeti ve gayrimenkul danışmanlığı hizmeti sunduğunu, tüketicileri ilişkili marka sanma ihtimali bulunmadığını, bütünsel inceleme de SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka 2023-M-3998 YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı olarak SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunduğu, başvuruda bu ibareye eklenen "..." ibaresinin, başvuruyu itiraza mesnet markalarından uzaklaştırdığının söylenemeyeceği, diğer bir deyişle dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davalıların tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1372, K. 2026/1724, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1372-e-2026-1724-k-e870ed55d9e6