Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1328 E. 2026/852 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1328
- Karar No
- 2026/852
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1328 - 2026/852 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1328 KARAR NO : 2026/852
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.12.2023 NUMARASI : 2017/655 Esas 2023/987 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 08.05.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.05.2014 günü davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca kusurlu olarak çarpması neticesinde, davacının yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, HMK'nın 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 200,00 TL geçici iş göremezlik, 3.000,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 3.200,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.04.2021 tarihli dilekçesiyle geçici iş göremezlik talebini 9.289,61 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 258.710,39 TL olarak belirlemiş, 11.10.2023 tarihli dilekçesiyle de, geçici iş göremezlik talebini 10.865,38 TL’ye yükselterek davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın 12.05.2014 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının içinde yolcu olduğu araca çarpması sonucunda davacının yaralandığı iddiasına dayalı geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararının tazmini istemine ilişkin olduğu; bilirkişiden alınan kusur raporunda, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 26.04.2023 tarihli maluliyet raporunda; davacının 12.05.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olduğu, raporun karar vermeye elverişli olduğu; aktüer bilirkişinin 18.07.2023 tarihli raporunda; davacının sürekli iş göremezlik yönünden tazminat alacağının bulunmadığı, geçici iş göremezlik yönünden tazminat tutarının 10.865,38 TL olduğunun belirtildiği; makine mühendisi bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın maluliyet raporu ve bu raporlara dayanılarak tanzim edilen 18.07.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gider talebi bakımından davanın reddine, davacının geçici iş göremezlik talebi bakımından davanın kabulü ile; 10.865,38 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden yönünden dava tarihi olan 09.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı kaza tespit tutanağında belirsiz olarak belirtilmekle, müterafik kusur indirimi yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gider talebi bakımından davanın reddine, davacının geçici iş göremezlik talebi bakımından davanın kabulü ile; 10.865,38 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden yönünden dava tarihi olan 09.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, “ karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafında istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumun tarafından tanzim edilen maluliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, kaza neticesinde, davacının sağ ve sol el bileği kırığı, kafatası kaidesi kırığı, her iki akciğerde sıvı birikmesi ve omurga kırığı oluştuğunu, kaza sonrası cerrahi müdahaleler yapıldığını, tedaviye rağmen iyileşemediğini ve yürüme bozukluğu oluştuğunu, kafa tasında çökme kırığı olan davacının psişik bozuklarının meydana geldiğini iki kere beyin ameliyatı olmak zorunda kaldığını, yakınlarını da bu kazada kaybettiğini, yüzünde sabit iz meydana geldiğini, yine raporda konuşmaları ayırt etmede zorlandığının tespit ediliğini, adım atarken sola yıkıldığının da raporda belirtildiğini, bunlara rağmen 12 ay iş göremezlik süresinin kabul edilemez olduğunu, Hacettepe Üniversitesinden alınan raporda %31,2 sürekli iş göremezlik, 18 ay iyileşeme süresi olduğu ve 6 ay bakıcı ihtiyacı olacağının belirtildiği, raporlar arasında ciddi fark olup, raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının maluliyetinin de devam ettiğini, hükme esas alınan raporun gerçeği yansıtmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemidir. Mahkemece, sürekli iş görmezlik tazminatı ve bakıcı giderinin reddine, geçici iş göremezlik talebinin kabulüne karar verilmiş hüküm hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Öncelikle, davacı vekili tarafından geçici ve sürekli iş görmezlik zararlarının tazmini talepli dava açmış olup, bakıcı giderine yönelik davada bir talebi bulunmamaktadır. Hal böyle iken dava dilekçesindeki talebi aşılarak, dava konusu olmayan bir hususta kesin hüküm oluşturacak şekilde bakıcı giderinin kanıtlanamadığından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan doğru görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeli, rapora tarafların itirazı değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmemelidir. Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan alınan rapor ile üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı başkanlıklarından alınan raporlar arasında çelişki olması durumunda, Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu rapor tanzimininde nihai merci olmadığından, her iki rapor arasında farklılık olması ve farklığın da çelişki oluşturacak mahiyette olması durumunda Adli Tıp Kurumu Üst Kuruldan alınacak rapor ile çelişki giderilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda; davacının meydana gelen kaza nedeniyle yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli maluliyeti meydana gelip gelmediği hususunda Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 12/01/2021 tarihli raporda, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle "sağ maksiller sinüs anterior ve lateral fraktürü, zygoma fraktürü, sol tentorial subdural hematom, sağ el 1. parmak distal kırığı" meydana geldiği ve “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ile ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla mevcut bulgular değerlendirildiğinde ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı hesaplandığında, "- Hastanın klinik durumu kafa travması (kommosyo, kontüzyo serebri), kafa kemikleri çökme kırığı sonucu oluşan psişik bozukluklar (Vertigo, amnezi, semptomatik epilepsi vb.) maddesi kapsamında değerlendirilerek" olay tarihindeki yaşına (29) göre (E cetveli) %31,2 (yüzdeotuzbirvirgüliki) olarak bulunduğu, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %31,2 (yüzdeotuzbirvirgüliki) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin, kazadan sonta hemipleji gelişmesi, nörolojik sekeller ve kişinin fizik tedavi alması nedeniyle 6(altı) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin sonra hemipleji gelişmesi, nörolojik sekeller ve kişinin fizik tedavi alması nedeniyle 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği belirtildiği görülmüştür. Rapora itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 17/04/2023 tarihli raporda "Dosyada mevcut CD lerin Kurulumuzda yapılan radyolojik incelenmesinde, 03.09.2021 tarihli kranial MR da bilateral presantral gyrus lokalizasyonunda ve sağ parietal kortekste fokal gliotik sinyal değişiklikleri izlendiği, sağ parietal kemikte 1 adet burrhole defekti izlendiği, 21.07.2022 tarihli el grafisinde osseöz patoloji izlenmediğine göre," denilerek 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği mütala edilmiş, mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre davanın esası hakkında karar verilmiştir. Mahkemece alınan her iki rapor arasında geçen süre nazara alındığında, davacının mevcut yaralanmasının sekel bırakmaksızın iyileşme ihtimali var ise de, davacı vekili, davacının mevcut şikayetlerinin devam ettiği ve maluliyeti meydana geldiği iddia edilerek rapora itiraz etmiş olup, her iki raporda da davacının maluliyetinin aynı yönetmelik hükümlerince tespit edilmiş olmasına rağmen çelişki oluşturacak boyutta farklılık bulunmaktadır. Bu durumda, alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği ve davacının mevcut şikayetleri ile kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlendiği Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza tarihindeki yaralanması nedeniyle TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde "çalışma gücünün azalmasına ya da yitirilmesine" neden olacak bir maluliyetinin meydana gelip gelmediği, ayrıca geçici iş göremezlik meydana gelmiş ise iyileşme süresinin de tespit edildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, öncesinde alınan rapor ile çelişki oluşturan rapor nazara alınarak davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği rapor alınarak, sonucuna göre dava dilekçesindeki taleplerle bağlı kalınarak davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacılara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n