Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/241 E. 2026/2146 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/241
- Karar No
- 2026/2146
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/241 - 2026/2146 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/241 KARAR NO : 2026/2146
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/09/2025 NUMARASI : 2024/389 Esas - 2025/758 Karar
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... SİGORTA A.Ş VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - .... DAVALILAR : 1 -..... (T.C. NO:...) - ......Gebze/ KOCAELİ 2 -.... (T.C. NO:...) - ...... Gebze/ KOCAELİ 3 - ... (T.C. NO:...) - ...... 4 -.... (T.C. NO:...) - ...... Gebze / KOCAELİ 6 -...TURİZM İNŞAAT GIDA OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. - ....
DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ...... Gebze/ KOCAELİ VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 28.10.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 06.02.2026 KARAR TARİHİ : 16.10.2026 YAZIM TARİHİ : 19.10.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde, 09.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in, davacının da aralarında bulunduğu öğrencileri evlerine götürürken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda yol üzerinde bulunan yayaya çarpıp ölümüne neden olduğunu, bu kazada davacının da ağır yaralandığını, Arabuluculuk anlaşmalarının olumsuz sonuçlandığını, kazada sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/27321 soruşturma numaralı dosyasından alınan raporda davalı sürücünün %50 oranında kusurlu bulunduğunu, soruşturma dosyasında ATK'dan alınan raporda ...'e ait kanda yasaklı madde bulunduğunun tespit edildiğini ve asli kusurlu olduğunun bildirildiğini, araçta yolcu olarak bulunan davacının kusurlu bulunmadığını, ... plakalı aracın ..... no.lu poliçe ile ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalandığını, sigortaya yaptıkları başvuru sonrası 57.305 TL ödeme alındığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.737,31 TL maddi tazminatın kaza ve temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek yasal/avans faizleri ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş cevap dilekçesinde, iş dava açılmadan önce davacı tarafa 23.09.2022 tarihinde 57.305,00 TL ödeme yapıldığını ve şirket sorumluluğunu yerine getirdiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile 579.141,47 TL’nin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bu miktara sigorta şirketi yönünden 17.03.2022, diğer davalılar yönünden 09.11.2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bu miktara 09.11.2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kabul anlamına gelmemekle beraber, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterliliği araştırılmadan, 21.10.2024 tarihli kusur raporu ile 08.01.2025 tarihli ATK kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, 19.05.2025 tarihli aktüer raporunda davacının sigortalı araçta yolcu olduğu, kazanın oluşumunda kusuru olmadığı gerekçesiyle %100 kusur üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, aktüer raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının hesaplamaya esas alınması gerektiğini, davacının maluliyet oranına itiraz ettiklerini, hesaplamaya konu maluliyet raporunun kalıcı araz bildirimi için gerekli olan stabilizasyon süreci tamamlanmadan tanzim edildiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 19.05.2025 tarihli aktüer raporunda hesaplanan yol masrafı, noter masrafı, rapor ücreti ve tıbbi masraflar hükme esas alınmıştır fakat müvekkil şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında yer almayan bu teminat kalemlerine ilişkin hiçbir sorumluluğunun olmadığını, itirazları dikkate alınmadan hesaplanan tazminat tutarından müterafik kusur indirimleri ve hatır taşıması indirimi araştırılmadan hüküm kurulduğunu, yine kusur durumlarına dikkate edilmeden müşterek ve müteselsil karar verilmesinin hatalı olduğunu, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda KTK'nın 96. maddesi gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihini de kabul etmediklerini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 09.11.2021 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları öğrenci servis aracının tek taraflı trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacı yaralanmış; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak T.C. Sağlık Bakanlığı Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında düzenlenen 10.05.2022 tarihli Çocuklar İçin Terör, Kaza ve Yaralanma Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunda, davacının özel gereksinimi bulunmadığı ancak %4 maluliyetinin bulunduğu belirtilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında "Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade eder" hükmü yer almakta ise de, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel Gereksinim”in çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi ile EK-2 ve EK-3'de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile sürekli iş gücü kaybı oranının ve buna bağlı olarak bedensel zararların tespit edilmesi gerektiği, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanı olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri ve eklerine göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bazı delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin, sair istinaf nedenleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, anılan eksiklik ve hatalar giderilerek usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.09.2025 tarih ve 2024/389 esas, 2025/758 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafın istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16.10.2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*