Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1289 E. 2025/1371 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1289
- Karar No
- 2025/1371
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1289 - 2025/1371 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1289 KARAR NO : 2025/1371
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2023 NUMARASI : 2021/307 Esas 2023/215 Karar DAVACI :... HİZMETLERİ HAYVANCILIK YEM ÜRETİM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI :... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : ... İLİŞKİLİ KİŞİ :... İSTANBUL ANADOLU YAKASI ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ DAVANIN KONUSU :Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/03/2023 tarih ve 2021/307 Esas -2023/215 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili firmanın ... ili ... ilçesine bağlı ... Mah. ... sokak no:1/A adresinde bulunun tavuk çiftliğini işlettiğini ve ... Tesisat numaralı elektrik abonesi olduğunu, firma sahibi veteriner hekim ...'in 19.04.2021 tarihinde güneş enerjisi sistemi (GES) öz kullanım kurulum faaliyeti için ... denilen bir tür akıllı sigorta cihazı bağlantısı yapılacağı için kendisine ait ... numaralı telefon ile davalının 186 numaralı çağrı merkezini aradığını, ... cihazının elektrik kesintisi halinde güneş enerjisi ile üretilen enerjinin şebekeye gitmesini engellemek için takılması zorunlu bir cihaz olduğunu, çağrı merkezindeki görevlinin mührün kırılarak cihazın takılabileceğini, şirket yetkililerince gelinip daha sonra tekrar mühürleme işleminin yapılacağı bilgisini verdiğini, bu görüşmeye istinaden güneş enerjisi sistemi montaj firması yetkilisince mühür kırılıp ... cihazının bağlandığını, bu işlemden 8 gün sonra 27.04.2021 tarihinde davalı ... firma yetkililerinin çiftliğe gelerek hatalı bağlantı yapıldığı, elektrik sayacının eksik okuma yaptığı iddiasıyla takılan ... cihazını söktürdüklerini, cihazın bina içerisindeki panoya takılması gerektiğini, bunun kendilerince yapılamayacağını belirterek sayaç panosunu yeniden mühürlediklerini, akabinde sayaç inceleme ve mühürleme tutanağı ile kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı düzenlediklerini, Veteriner Hekim ...'in tesiste 26 günlük 60.000 adet etlik civcivin mevcut olduğu, elektriğin kesilmesi halinde telafisi güç zararların doğacağı, yedek jeneratörün kifayetsiz kalacağı, kaldı ki eksik okumanın söz konusu olmadığı, işlemin bu işlerde ehil bir montaj firmasınca yapıldığını, şimdiye kadar da bu ... cihazının bu şekilde takıldığının kendisine bildirildiği, tüm işlemlerin ...'ın bilgisi, oluru ve yönlendirmesi ile yapıldığını, herhangi bir kaçak kullanım durumunun ve de kastının söz konusu olmadığını, uzun yıllardır abone olduğu ve faturalarını düzenli olarak ödediği, eksik bir tüketim varsa ve bunun karşılığı ne ise ödemeye hazır olduğu beyanı üzerine elektrik kesintisi uygulanmadığını, müvekkil firma sahibinin ... ekip yetkilisinin önerisi üzerine aynı gün saat 12:38'de 186 çağrı merkezini aradığını, sayaç inceleme ve mühürleme tutanağı kaçak elektrik tüketim tespit tutanakları işleminin yapıldığını bildirdiğini, yine aynı gün saat 13:17'de 186 çağrı merkezine şirketin ticari itibarı gözetilerek işlemin kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmemesi yönünde talebini ilettiğini, aynı gün yani 27.04 2021 tarihinde saat gece 23:34 de davacı firma sahibinin ... numaralı aynı telefonuna davalı ... tarafından: “Değerli müşterimiz 27.04.2021 tarihli ... numaralı başvurunuz incelenerek sonuçlanmıştır, ... nolu tutanağa ilişkin 12.05.2021 son ödeme tarihli 125.179,59 TL kaçak borcunuzu ... nolu sözleşme hesap numarası ile ödeyebilirsiniz.”(ek) mesajı gönderildiğini, müvekkil firma sahibi ...'nin 29/04/2021 tarihli dilekçe ile ...'a itirazda bulunduğunu ancak müvekkilin talebinin reddedildiğini, ortada bir kaçak kullanım ve dolayısı ile ... cihazının eksik endeks kaydetmeye sebep olduğu ve yanlış yere takıldığı gibi bir durum söz konusu olmadığını, 27/04/2021 tarihli tutanaktaki “Sayaç eksik kayıt ediyordu,mevcut durum GES kuran mesul ve işyeri sahibine gösterildi.” şeklindeki ifadeden tespiti yapan personelin subjektif bir değerlendirme yaptığını, tespiti yapan görevlinin hiç bir teknik veriye/karşılaştırmaya dayanmayan bu subjektif ve hatalı değerlendirmesini kabul etmediklerini, ... cihazını her zaman bu şekilde monte ettiklerini beyan eden montaj firması yetkilisinin verdiği bilgiye göre, tespite gelindiği ve cihazın takılı olduğu esnada güneşten enerji sağlandığı için sayaç endeksinin eksik tüketim kaydetmesinin işin doğası gereği olduğunu, tespiti yapan personelin konuya hakim olmadığını, üzerine yüklenecek bir sorumluluktan çekinerek, vatandaşı mağdur etme pahasına adeta kendisini kurtarmak maksadı ile kaçak tespit tutanağı tanzim ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere sayacın eksik ölçüm yaptığı kabul edilse bile aylık ortalama 5-6 bin TL elektrik faturası ödenen bir işletmede 8 günlük bir tüketimin karşılığının 125.179,59 TL olmayacağını belirterek Kaçak tahakkuk tutarının ödenmemesi sebebiyle ... ili ... ilçesine bağlı ... Mah, ... sokak no:1/A adresinde bulunun tavuk çiftliğindeki ... Tesisat numaralı elektrik enerjisinin kesilmemesi, kesilmesi halinde derhal açılması hususunda tensiple birlikte teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davacı müvekkil firmanın davalıya 125.179,59 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, davalı aleyhine 1000 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faiziyle tahsiline yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesine özetle: öncelikle zamanaşımı, derdestlik ve yetki ile husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin bu davanın muhatabı olmadığını, davacı tarafça ... nolu telefondan 186 çağrı merkezi ile görüştüklerini ve mührü kırabileceklerini kendisine bildirildiğini iddia etmiş olsa da bu iddiayı kabul etmediklerini, dağıtım şirketi tarafından düzenlenen ... seri numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağında görüleceği üzere ölçü devresine müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle elektrik enerjisi tüketildiğinin müvekkil şirket tarafından usul ve yasa çerçevesinde tespit olunduğunu, Müvekkil şirket tarafından enerji arzının usul ve yasaya uygun şekilde sonlandırıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde kaçak elektrik kullanmadığını, ... cihazının eksik endeks kaydetmeye sebep olduğunu ve yanlış yere takıldığı gibi bir durum söz konusu olmadığını, tespiti yapan görevlinin hiç bir teknik veriye/karşılaştırmaya dayanmayan subjektif ve hatalı değerlendirme yaptığını belirterek elektriğin tedbiren açılmasını talep etmiş ise de müvekkil şirket usul ve yasa çerçevesinde işlem tesis olup davacının bu yöndeki taleplerinde haksız olduğunu, davaya konu ... ili ... ilçesine bağlı ... Mah., ... sokak No:1/A adresinde ... nolu tesisatta müvekkil şirket görevlilerince yapılan kontrollerde davacı tarafın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.maddesine aykırı şekilde elektrik tüketimi gerçekleştirdiği tespit edildiğini ve bu hususta 27.04.2021 tarihli (... nolu tutanağa ilişkin 12.05.2021 son ödeme tarihli kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, iş bu kaçak tutanağa istinaden yapılan tahakkuk sonucunda 125.179,59'TL elektrik tüketim bedeli hesaplandığını belirterek davanın esas yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Somut olayda davalı şirketin, davacının ticarethanesine ait aboneliğine, kaçak elektrik kullandığından bahisle kaçak-usulsüz elektrik tespit tutanağı düzenlediği ve bu tutanağa istinaden kaçak tahakkuku yaptığı, davacı tarafın ise, kaçak elektrik kullanmadığını iddia edip işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiş ve doktrinde davalı(alacaklı) tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan dava olarak tanımlanmıştır. Menfi tespit davasında kural olarak ıspat yükü davalı alacaklıdadır. Zira, hukuki ilişkinin (alacağın) varlığını iddia eden davalı olduğu için, MK 6. maddesi uyarınca bu iddiasının ispat külfeti davalıdadır. Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay daire içtihatlarında da menfi tespit davalarında kural olarak ispat kulfetinin davalıda(alacaklıda) olduğu istikrarlı şekilde vurgulanmıştır. (HGK, 25.06.1975 t. 4-861 E.-879 K.; 18.02.2015 T. 2013/19-1362 e.2015/826 K,: 24.06.2020 t. 2017/10-829 E.2020/471 K. sayılı kararları, keza 3 HD; 24.01.2018 t. 2017/13941 E.-2018/628 K.) Konuya ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/13941 Esas ve 2018/628 Karar sayılı ilamında'' Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen borca dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2015 tarih, 2013/19-1362 E-2015/826 K. sayılı, 20/04/2016 tarih, 2014/13-856 E-2016/523 K.) .Somut olayda davacı, davalıya borcu bulunmadığını iddia ettiğine göre, ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir.'' denilmiştir. Tarafların beyanları, toplanan deliller, mahkememizce alınan bilirkişi raporu, yasal düzenlemeler ışığında yapılan yargılama neticesinde; somut olayda, davacı, davalıya borcu bulunmadığını, kaçak elektrik kullanmadığını iddia ettiğine göre, ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Davalı kurum tarafından düzenlenen 27/04/2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı dosyaya sunulmuştur. Kaçak Elektrik Tutanağında yapılan kontrolde abonenin ölçü devresine müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan elektrik bilirkişisinin raporunda dava konusu sayacın ... besleme kablosu üzerinde çarpan 40 akım trafosu olduğu, sunulan belge ve kayıtlardan anlaşıldığı üzere davacı tarafından elektrik tesisatına müşteri hizmetleri aranarak müdahalede bulunulduğu, tüketim tutarında bu suretle fark oluştuğu ancak davalı kurumca hesaplanan kaçak tahakkuk hesabının hatalı olduğunun tespit edildiği kaçak kullanım süresi olan 8 gün yönünden davacının 6.962,41 TL borçlu olduğu anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanarak tespitte bulunulduğu anlaşılmakla açıklayıcı ve ayrıntılı 12/05/2022 tarihli rapora itibar edilerek, tüm dosya kapsamında yapılan incelemede; kaçak elektrik tespit tutanağı ve cd görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde dosyada alınan bilirkişi raporunda dava konusu nitelendirmelerin ve davacının iddialarının kısmen doğru olduğu, kaçak enerji kullanımının söz konusu olduğu ancak kaçak tahakkukunun yasal düzenlemelere uygun yapılmadığı bu haliyle davada ispat yükü kendisine düşen davalının davacının tahakkuk edilen miktarda kaçak elektrik kullandığı hususunu ispat edemediği ve haliyle davalının davacıdan bu miktarda alacaklı olduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsalen Diyarbakır BAM. 6. H.D. 2019/71 E. 2020/555 K. sayılı ilamı) Davacı taraf manevi tazminat talep etmiş ise de davacının dava sebebi olarak dayandığı vakıalar taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine aykırılık oluştursa da davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte olmayıp, meydana gelen olay nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiğinin ispat edilemediği anlaşılmakla reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı kötüniyet tazminatı talep etmiş ise de, davacı tarafça davalı kurumun açıkça kötüniyetli olduğunu ispata elverişli herhangi bir delil sunulmadığından kötüniyet tazminat isteminin reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile; "Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının davalı yana davaya dayanak 27/04/2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklı düzenlenen fatura uyarınca 118.217,18 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Davacının kötü niyet tazminat talebinin ispatlanamadığından REDDİNE, Davacının manevi tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE, ...." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 12/05/2022 tarihli bilirkişi raporunu hükme esas alarak dava konusu tavuk çiftliğinde davacı abonenin ölçü devresine müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini kabul ettiğini, Öncelikle mahkemenin kaçak elektrik kullanıldığı yönündeki tespiti somut olayda elde edilen delillere aykırı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, elektrik sayacına seri bağlı ... cihazının aynı hat üzerinde oluşan akım değerini ayırması, bölmesi veya kısa devre etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını,okunan akım değerlerindeki farklılığın solar inverter tarafından üretilen ve iç tüketime destek için sağladığı anlık enerji kaynaklı olduğu düşünülebileceği bildirildiğinden her iki uzmanın tespitlerinde çelişki bulunduğunu, bilirkişi, GES (Güneş Enerjisi Sistemleri) kurulumu ile ilgili değil de genel bilgileriyle değerlendirme yapmış olduğundan isabetli bir sonuca ulaşamadığını, Mahkemeden,dosyaya sunulan ... firmasının İstanbul Solar Enerji Teknik Müdürü Elektrik Mühendisi Sn.... tarafından hazırlanan belgenin bilirkişi raporuna itiraz sededinde ve HMK.m.293 kapsamında uzman görüşü olarak kabulü ve çelişkileri giderecek nitelikte, özellikle GES kurulumunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması yönündeki talebin Mahkemece adil yargılanma hakkını ihlal eder bir şekilde dikkate alınmadığını, Somut olayda bir kaçak kullanım olduğu kabul edilse bile 8 gün üzerinden hesaplanan 6.962,41 TL tutarındaki kaçak tahakkukun hatalı olduğunu, bilirkişi raporları ile ... tarafından hesaplanan kaçak tahakkuk hesabının hatalı olduğu, hesaplamaların yönetmeliğe uygun yapılmadığı, dolayısı ile EPTHY. 43/5 hükmüne göre kaçak elektrik tüketiminin tespit edilmesinde davalı kurumun tespitini doğru bulgu ve ve belgelere dayandırmadığı ve davacının haklarını ihlal ettiği açıkça belirtildiği, izah edildiği üzere 24 saat içinde mühürleme yapması gerekirken bunun ihmal edildiği ve davacının iyiniyetli bildirimine rağmen davalı kurumun kaçak tüketimin artmasına sebebiyet verdiği, GES kurulumundan anlamayan personel görevlendirdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle;davalı tarafın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilerek; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22.03.2023 tarihli yukarıda esas ve karar numarası yazılı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının, reddedilen kısım yönünden istinaf incelemesi ile kaldırılmasına, davanın müvekkili şirket yönünden tümden kabulüne olmadığı aksinin kabulü halinde sadece 1 günlük usulsüz kullanım bedeli dışında davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Yerel mahkeme 12/05/2022 tarihli bilirkişi raporunu hükme esas almış olup işbu rapor doğrultusunda; dava konusu adreste abonenin ölçü devresine müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, alınan elektrik bilirkişisinin raporunda dava konusu sayacın ... besleme kablosu üzerinde çarpan 40 akım trafosu olduğunu, sunulan belge ve kayıtlardan anlaşıldığı üzere davacı tarafından elektrik tesisatına müşteri hizmetleri aranarak müdahalede bulunulduğunu, tüketim tutarında bu suretle fark oluştuğu ancak davalı kurumca hesaplanan kaçak tahakkuk hesabının hatalı olduğunun tespit edildiğini kaçak kullanım süresi olan 8 gün yönünden davacının 6.962,41 TL borçlu olduğunun anlaşıldığını belirterek davanın kısmen kabulü ile davacının müvekkili şirkete 27/04/2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklı düzenlenen fatura uyarınca 118.217,18-TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, Yerel mahkeme her ne kadar eksik ve hatalı bilirkişi raporunu hükme esas almış ve bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne karar vermiş ise de söz konusu karar haksız ve yasal düzenlemeye aykırı olduğundan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını, kaçak tüketim başlangıç tarihi olarak davacı şirket yetkilisinin gerçekleştirmiş olduğu telefon görüşmesinin kabulüne karşı sunmuş olunan itirazların yerel mahkemece dikkate alınmadığını, davacı tarafça ölçü devresine müdahalede bulunmak suretiyle kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirilmiş olup, işbu kaçak elektrik tüketimine istinaden de müvekkili şirketçe usul ve yasaya uygun şekilde 125.179,59-TL tutarında kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura tahakkukunda bulunulduğunu, Yerel mahkemece aksi yönde verilen karar ise açıkça hukuka aykırı olup, bu kararın ortadan kaldırılması gerektiğini ayrıca cevap dilekçesindeki usule ilişkin itirazları tekrarla söz konusu karara karşı usul yönünden de itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22.03.2023 tarih ve 2021/307 Esas 2023/215 Karar sayılı DAVANIN KISMEN KABÜLÜNE ilişkin kararının kabul edilen kısım yönünden istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın müvekkili şirket yönünden tümden reddine karar verilmesi veyahut bozulması dileğiyle, tehiri icra talebinin de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklanan borçtan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Davacı tarafça, işletilmekte olan tavuk çiftliğine güneş enerji sistemi kurulumu faaliyeti için ... denilen cihazın taraflarınca dava dışı firmaya taktırıldığı, davalı şirket çalışanları tarafından 27/04/2021 tarihinde hatalı bağlantı yapıldığı, elektrik saati sayacının eksik ölçüm yaptığı gerekçesiyle ... cihazını söktüklerini, sayaç panosunu mühürlediklerini ve akabinde 125.179,59-TL borç tahakkuk ettirildiğini, eksik okumanın söz konusu olmadığını iddia ile menfi tespit ve tazminat talepli olarak açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2023 tarih ve 2021/307 Esas-2023/215 Karar sayılı kararı ile; "Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davacının davalı yana davaya dayanak 27/04/2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklı düzenlenen fatura uyarınca 118.217,18 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Davacının kötü niyet tazminat talebinin ispatlanamadığından REDDİNE, 4-Davacının manevi tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE, " karar verildiği, taraf vekillerinin süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin davanın menfi tespit talebi yönünden reddedilen kısma yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesine göre; miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup, bu parasal sınırlar ise 6763 sayılı Kanun'un 44. Maddesi ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Ek Madde 1 uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. Maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacaktır. Buna göre; karar tarihi olan 2023 yılı itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL olup, davacının dava dilekçesinde dava değerini 125.179,59 TL olarak gösterdiği, mahkemece kabul edilen kısmın 118.217,18 TL, reddedilen miktarın 6.962,41 TL olduğu, reddedilen miktar dikkate alındığında HMK'nın yukarıda atıf yapılan 341/4. maddesine göre mahkemenin verdiği kısmen red kararının davacı yönünden kesin olduğu, gerekçeli kararda sehven istinaf kanun yolunun açık olduğunun gösterilmesinin kesin olan karar hakkında taraflara istinaf yoluna başvurma hakkı sağlamayacağı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin davanın menfi tespit talebi yönünden davanın reddedilen kısmına yönelik istinaf isteminin verilen kısmen red kararının istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşıldığından HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin reddedilen manevi tazminat talebine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri, bilinçsizleri ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (4721 sayılı TMK m. 24), isme saldırı (4721 sayılı TMK m. 26), nişan bozulması (4721 sayılı TMK m. 121), evlenmenin butlanı (4721 sayılı TMK m. 158/2), boşanma (4721 sayılı m. TMK m. 174/2) bedensel zarar ve ölüme neden olma [818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) m. 47, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 56] durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesi (818 sayılı BK m. 49, 6098 sayılı TBK m. 58) olarak sıralanabilir. Bunlardan 4721 sayılı TMK'nın 24. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi, diğer yasal düzenlemelere nazaran daha kapsamlıdır (Yargıtay HGK'nın 07/10/2021 tarihli ve 2017/4-1450 E., 2021/1186 K. sayılı kararı). 4721 sayılı TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; 4721 sayılı TMK m. 26, 174, 287); bunların dışında 6098 saylı TBK’nın 56. maddesi uygulanır. 4721 sayılı TMK’nın 24. ve 6098 saylı TBK’nın 56. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Somut olayda, uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımının bulunup bulunmadığı ve varsa olması gereken tahakkuk miktarına ilişkin olup, mal varlığı kapsamında olması nedeniyle davacının kişilik hakkını ihlal ettiğinden bahsedilmeyeceğine göre; manevi tazminat koşullarının bulunmadığı kabul edilerek manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/4894 Esas ve 2021/10580 Karar; 2022/8164 Esas ve 2023/954 Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.) Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 Tarih, 2024/83 Esas ve 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davaya konu uyuşmazlık 27/04/2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklanmakta olup, bu tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 30/05/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği incelendiğinde; Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç)Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak Elektrik Tüketim Miktarının Hesaplanması MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a)Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b)Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2)Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a)Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b)Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir (3)42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4)42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre MADDE 45- (1)Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a)42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b)42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c)42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç)Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2)42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3)Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b)Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c)Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri % 20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5)Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır. Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması MADDE 46 – (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2)Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3)Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (4)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır. İlk derece mahkemesince dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, Elektrik Elektronik Yüksek Mühendisi Bilirkişi ... tarafından sunulan 22/02/2022 tarihli kök rapor ile özetle; dosyaya sunulan video kaydına göre ... enerji kablosu üzerinden geçen elektrik tüketim miktarının bire bir ölçü devresi ile sayaca aktarılmadığının görüldüğü, sayacın eksik endeks kaydettiği, sayacın ana besleme kablosundan geçen R-S-T fazlarında eksik endeks kaydettiğinin açık olarak görüldüğü, ancak davalı şirket tarafından ihtilafsız geçmiş dönem tüketim değerleri göz ardı edilerek kurulu güç üzerinden hesaplama yapıldığı tespit edildiği, 19/04/2021 tarihli ses kaydı ve başvuru evrakının sunulması halinde tahakkuk hesabı yapılabileceğinin bildirildiği, 12/05/2022 tarihli ek rapor ile; dosyaya eklenen ses kaydında davacının elektrik tesisatı panosunda işlem yapacağını bunun için mührü bozmaları gerektiğini belirterek müşteri hizmetlerinden onay istemiş olup, müşteri hizmetlerindeki personelin kayıt oluşturarak mührün açılabileceğini belirterek tesisatta işlem yapılmasına onay verdiği görülüğü, davalı şirket tarafından sayaç ilk mühürleme tarihi olan 13/10/2020 tarihinden başlayarak tahakkuk yapıldığı, ancak 13/10/2020 tarihinden önceki ve sonraki dönem tüketimleri karşılaştırıldığında kaçak kullanım olmadığı görüldüğü, dosyadaki kayıtlara göre ... cihazının 19/04/2021 tarihinde montajının yapıldığı, bu nedenle hesaplamanın 19/04/2021-27/04/2021 tarihleri arasındaki 8 günlük süre için yapılması gerektiği, yine bu tarih aralığında ... cihazı takılı olduğu için ihtilafsız dönem bulunmadığından kurulu güce göre hesaplama yapılması gerektiği, belirtilen tarih aralığında sayaçta kaydedilmiş tüketim miktarı tenzil edilerek yapılan hesaplamada olması gereken kaçak tahakkukunun 6.962,41-TL olduğu tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, nedenlerini açıklayıcı, hüküm kurmaya ve yüksek mahkeme denetimine elverişli olduğu, anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin davanın menfi tespit talebi yönünden reddedilen kısmına yönelik istinaf isteminin verilen kısmen red kararının istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşıldığından HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine, davacı vekilinin reddedilen manevi tazminat talebine yönelik istinaf isteminin 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin davanın kabul edilen kısma yönelik istinaf isteminin 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin davanın menfi tespit talebi yönünden reddedilen kısmına yönelik istinaf başvurusunun kararın kesin olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin davanın reddedilen manevi tazminat talebine yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3- Davalı vekilinin davanın kabul edilen kısma yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine 4-Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibari ile tahsili gereken 615,40 TL İstinaf karar harcının başlangıçta tahsil edilen 179,90 TL İstinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 435,50 TL İstinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibari ile tahsili gereken 8.075,42 TL İstinaf karar harcının başlangıçta tahsil edilen 2.019,00 TL İstinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 6.056,42 TL İstinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 9-Davalı yönünden temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, davacı yönünden 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, davalı yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının davalı tarafa tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/10/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır