Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2066 E. 2025/2744 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2066
- Karar No
- 2025/2744
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2066
KARAR NO : 2025/2744
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/04/2025
NUMARASI : 2024/761 E - 2025/227 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/10/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı kullanımında bulunan, "Zafer Mah. ... Sk. No:... Bahçelievler/İstanbul" adresinde bulunan tüketim noktasında 23.08.2013 zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tanzim edildiğini, davacı şirket saha ekiplerince kontrol gerçekleştirilmiş olup işbu kontrol neticesinde; ilgili kullanım yeri ile ilgili Perakende Satış Sözleşmesi mevcut olmayıp sayaçtan elektrik kullanılarak kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiğini, yönetmeliğin ilgili maddeleri doğrultusunda 22.08.2013 - 23.08.2013 tarihleri arası 106.872 kWh - 33.464 kWh endeks aralığında kullanım için ....408 kWh karşılığı 38.853,94-TL kaçak elektrik kullanım faturasının düzenlendiğini, davalı borçlu adına tanzim edilen işbu faturalar neticesinde davalı borçlu aleyhine yukarıda izah ettiğimiz kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 97.405,98-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, beyanla itirazın iptalini ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zaman aşımına uğradığını, icra takibine konu cezanın 23.08.2013 tarihinde ... adına tahakkuk edildiğini, davaya konu icra takibine dayanak kaçak kullanım cezasının muhatabının davalı olmadığını, davalıya ait taşınmazda kiracı olarak bulunan ve o dönemde taşınmazı fiili hakimiyetinde bulunduranın ... olduğunu, davacı şirketin, davalı aleyhine icra takibi başlatmadan önce Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasıyla ... aleyhine icra takibi başlattığını ancak ...'a ait TC Kimlik Numarası elde edilemediğinden icra takibine devam edemediğini, bu husus dava dilekçesi ekinde yer alan davacı şirket iç yazışmalarına ait yazıda da açıkça görüleceğini, komisyon raporu başlıklı belgede ...'ın TC Kimlik numarasının alınamadığından bahisle 01.06.2020 tarihinde yapılan çevre araştırması neticesinde kullanıcı bilgilerine ulaşılamadığını, mahalin sahibinin davalı ... olduğunun tespit edildiğini, bu doğrultuda ... numaralı zabıt tahakkukuna davalı ...'nun isminin girilmesinin uygun olduğuna dair değerlendirme yapıldığı görüldüğünü, davalı şirketin bahse konu zabıt tahakkukuna davalı adının kaydedilmesinin ve söz konusu cezanın tahsili amacıyla davalı karşı icra takibi başlatılmasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, bu kapsamda açıkça husumete ilişkin itirazlarının olduğunu beyan ettiğini, huzurdaki davanın davalı yönünden husumet kurulamadığından usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacının meydana geldiğini iddia ettiği zarar ile davalı arasındaki illiyet bağını izah etmediğini, öncelikle davanın usulden reddini, aksi kanaatte haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddini, davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddi ile haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu dava nedeniyle takibe konu alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinie karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı 23.08.2013 tarihinde tutulan ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden tutanak tarihinde fiili kullanıcının davacı tutanakları ile de tespit edildiği üzere ... isimli bir kişi olduğu, kurum yetkililerinin kişinin kimlik ve tespite yarar bilgileri almaması sebebi ile icra takibinin davalıya yöneltildiği, davacı adına bir abonelik kaydının bulunmadığı, kaçak elektrik kullanımının sözleşmesi olmayan sayaçtan elektrik kullanmak şeklinde meydana geldiği, abone grubunun ticarethane (tekstil ) olarak tespit edildiği, davalının ise yapılan tacir araştırmasında 2016 yılında yolcu taşımacılığı faaliyet alanında vergi kaydının bulunduğu görülmekle tutanak tarihinde dava konusu taşınmazın başka kişi tarafından kullanıldığı kurum tutanakları ile sabit olduğu tapu maliki olan davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle davanın husumet yönünden reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; mahkeme davalı borçlunun ..., ... vb. diğer kurumlardan abonelik bilgilerinin sorgulaması yapılmışsa da fiili kullanıcının abone olma zorunluluğu olmadığı gibi dosya kapsamında başkaca hiçbir inceleme yapılmadan, kaçak elektrik kullanım tutanağı mümzileri dinlenilmeden, tutanağın tutulduğu tarihte davalının dava konusu kaçak elektrik kullanılan mahalde fiili kullanıcı olup olmadığına ilişkin kolluk marifetiyle çevre araştırması yapılmadan direkt usulden red kararı verilmesinin hatalı olduğunu, kaçak elektrik kullanılmasının aynı zamanda suç niteliği de taşıyan bir haksız eylem olduğunu, görevliler tarafından düzenlenen kaçak elektrik tüketim tesbit tutanaklarının aksi kanıtlanmadıkça geçerli olan belgelerden olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak kullanıma dayalı tahakkuk eden fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile ihtiyati haciz talebine ilişkindir.Davacı dava dilekçesinde, davalı/borçluların kullanımında bulunan, tüketim noktasında 23.08.2013 zabıt tarihinde kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, tahakkuk ettirilen faturaların ödenmediğini ileri sürmektedir.Dava dilekçesin ekli 23.08.20218 tarihli kaçak tespit tutanağından tutanağın dava dışı ... adına düzenlendiği, 08.06.2020 tarihli Komisyon Raporunda, " ...sayılı tesisata ait mahalde 219651 seri MKE marka sayaçtan sözleşmesiz elektrik kullanımına istinaden ... adına 23.08.2013 tarihli ... seri numaralı zabıt düzenlenilmiştir. Zabıt için yapılan tüketim hesabında 106.872 kWh — 33.464 kWh endeks aralığında kullanım için ....408 kWh tüketim karşılığı 38.853,94 TL kaçak tahakkuk bedeli hesaplanılmıştır. Zabıt üzerinde ...'ın T.C. kimlik numarasının alınamadığı görülmüştür. Alacak Müdürlüğünün kullanıcı tespiti talebi üzerine sahada 01.06.2020 tarihinde çevre araştırması yapılmış olup, dönem kullanıcı bilgilerine ulaşılamamış ancak mahalin mal sahibinin T.C. ... kimlik numaralı... olduğu tespit edilmiştir. İş bu durum doğrultusunda, ... seri numaralı zabıt tahakkukuna mahalin sorumlusu / mal sahibi...” nun isminin girilmesi uygun olacaktır." gerekçeleriyle tahakkukun davalı adına yapılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Şu halde, kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu konusunda kuşku yoktur. Buna göre, davacı tarafça düzenlenen kaçak tutanağında davalının ismi yer almadığı, dava dilekçesine ekli komisyon raporundan da tutanak düzenlenen fiili kullanıcının TC kimlik numarasının belirlenemediği, çevre araştırmasından da fiili kullanıcının tespit edilemediği, tahakkukun mal sahibi adına yapıldığının belirtilmiş olduğu, sunulan belgelerin davacı lehine olduğu kadar aleyhine de delil olacağı, davalının fiili kullanıcı ve abone olmadığının davacının da kabulünde olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/10/2025