Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2129 E. 2025/1670 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2129
- Karar No
- 2025/1670
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2025/2129
KARAR NO : 2025/1670
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 14/08/2025
NUMARASI : 2025/686 Esas (Derdest Dosya)
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 17/10/2025
Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili yaralamalı trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat ile birlikte ihtiyati tedbir/ ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 14/08/2025 tarihli ara karar ile "... 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenleme alanı bulan ihtiyati tedbir müessesesinin uyuşmazlık konusu hakkında uygulanabileceği, davacının dava dilekçesindeki anlatımına göre, muradının tazminat talebinden ibaret olduğu, üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilen aracın iş bu davamız konusu olmadığı, bu hali ile uyuşmazlık konusu olmayan hususta değinilen kanun maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği anlaşıldığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının ihtiyati haciz talebine gelince, İİK'nin 257 vd. Md. Uyarınca, ihtiyati haciz vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilecektir. Aynı maddeye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşem yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İncelenen dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesi anlatımıyla talebinin tazminat talebi olduğu, dosyadaki iddiaların bu aşamada soyut iddialar olduğu, iddiaları destekler mahiyette dosyaya somut bir delil de sunulmadığı, iddiaların yargılamayı gerektirdiği bu haliyle yaklaşık ispat koşuluğunun gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacıın ihtiyati haciz talebinin reddine ... " dair karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde;Talep, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davada, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı istinaf başvurusudur. Davacı vekili ... plakalı minibüs üzerine tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacılar vekili trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bu nedenle uyuşmazlık konusunun "para" olduğu gözetildiğinde, istinaf dilekçesinde ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz talebinde bulunan davacılar vekilinin kastının "ihtiyati haciz" olduğu anlaşılmaktadır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler de nazara alındığında haksız fiil (yaralanma) tarihi itibarıyla davacıların maddi ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir. İhtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talep edilen davanın ilk açıldığı aşamada zararın miktarının kesin olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyetle bağdaşmayacaktır. 2004 sayılı İcra İflas Kanununun (İİK) 257'nci maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmünü içermektedir.Bu açıklamalar ışığında dosyanın incelenmesinde; davacılar vekilinin kastının ihtiyati haciz talebi olduğu, dosyada bulunan yaralanmaya ilişkin raporlar, kusur raporu ve diğer belgelerin, alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da bulunduğu ve gözetilerek, İİK'nin 257/1 maddesi kapsamında teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği halde red kararı verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem yapılarak karar verilmek üzere Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2025