Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1262 E. 2025/424 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1262
Karar No
2025/424
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1262

KARAR NO: 2025/424

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/03/2021

ESAS NO: 2021/175

KARAR NO: 2021/299

DAVANIN KONUSU: İflas

KARAR TARİHİ: 16/04/2025

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın davalı şirketten olan cari hesap alacağına ilişkin Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraza ilişkin Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/266 E. ve 2018/97 K. sayılı ilamı ile takibin devamına karar verildiğini, diğer müvekkili İsmail Yıldırım'ın, davalı şirketten olan cari hesap alacağına ilişkin Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraza ilişkin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/432 E. ve 2017/22 K. sayılı ilamı ile takibin devamına karar verildiğini, her iki karar sonucu çıkan alacak kalemleri icra dosyasına işletilerek borçluya yeni icra emirleri gönderilerek ve tebliğ edilmesine rağmen davalı şirketin bugüne kadar bahsedilen her iki müvekkiline ait dosyaya da herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının 4 yılı aşkın bir süredir ödemelerini tatil ettiğini belirterek alacaklarının karşılıksız kalmaması amacıyla İİK 177/2 maddesi uyarınca davalı/borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK'nın 177/4. madde hükümlerine dayalı alacaklının açtığı iflas istemine ilişkin davada, iflas isteyen alacaklı İİK'nın 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi uyarınca, gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olup, söz konusu husus özel olarak düzenlenmiş bir dava şartı olup iflas avansı depo edilmeden yargılamaya devam edilmesi mümkün değildir.(Yargıtay 23. HD'nin 14/04/2016 tarihli ve 2015/1364 E. 2016/2405 K. sayılı ilamı) Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacılar vekili her ne kadar davalı şirketin İİK'nın 177/4 ncü maddesi uyarınca davalının iflasına karar verilmesini talep etmiş ise de, davacı şirketin Mahkeme'ce yapılan ihtarata rağmen iflas avansını yatırmadığı anlaşıldığından davanın, iflas avansına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nun 144/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Davacı vekilinin kendisine verilen kesin süre içerisinde iflas avansını yatırmadığı anlaşıldığından davanın iflas avansına ilişkin özel dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nun 114/2 ve 115/2. Maddeleri uyarınca usulden REDDİNE karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesinin yalnızca avans eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasının alacaklı konumunda olan müvekkilleri bakımından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğini, İlk derece mahkemesi tarafından usul ve yasaya aykırı olarak verilen bu kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, İİK 177. maddesi uyarınca alacaklının talebi üzerine doğrudan iflas istemine ilişkindir. Davalı şirketin Esenyurt/İSTANBUL sicil adreslerine göre İİK'nun 154. maddesi uyarınca davanın yetkili mahkemede açıldığı, her iki davacının alacaklı olarak ayrı ayrı yer aldığı Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. ve Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyalarında ilama dayalı icra emirlerinin borçlu tarafa tebliğ edildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince 24/02/2021 tarihli tensip zaptının 20 numaralı ara kararı 18.000,00 TL iflas avansını mahkeme veznesine depo etmesi için davacılar vekiline kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre verilerek, kesin süre içerisinde yatırılmaması halinde davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verileceği ihtar edilmiş ve tensip tutanağı 04/03/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen kesin süre içerisinde iflas avansının depo edilmemesi nedeniyle özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 181. maddesi yollamasıyla somut olay yönünden uygulanması gereken İİK'nın 160. maddesinde "İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur. Mahkeme, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini ister." düzenlemesi yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1. maddesinde dava şartları sayılmış ve 114/2. maddesinde ise "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. İİK'nın 160. maddesi gereğince iflas isteyen alacaklı gerekli masrafları mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olup, söz konusu husus özel olarak düzenlenmiş bir dava şartıdır. HMK'nın 115/2. maddesinde ise mahkemece dava şartı noksanlığı tespit edildiği takdirde giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 03/03/2020 tarihli 2016/6781 E. 2020/1455 K. sayılı ilamında; "...Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 177/4. Maddesi gereğince açılmış bulunan iflas davası olup, 160 madde uyarınca iflas avansı yatırılmasının dava şartı olarak belirlendiği, İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca açılmış olan iflas davalarında, iflas avansının hazine tarafından karşılanmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın verilen kesin sürelere rağmen iflas avansı yatırmadığı, iflas avansının hazine tarafından karşılanmasını talep ettiği gerekçesiyle, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere iflas avansının yatırılması özel dava şartı olup, mahkemece verilen kesin süreye rağmen iflas avansı yatırılmadığından, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davacılar yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacılara ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. fıkrası ve 2004 sayılı İİK'nun 181.maddesi yollaması ile İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1262, K. 2025/424, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1262-e-2025-424-k-b421fff09e8c