Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1233 E. 2024/1233 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1233
- Karar No
- 2024/1233
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1233 - 2026/1493 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1233 KARAR NO : 2026/1493 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2023 NUMARASI : 2022/334 E. - 2023/411 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/10/2023 tarih ve 2022/334 E. - 2023/411 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin tütün ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, birçok tanınmış markasının bulunduğunu, bu markalardan birinin de “...” markası olduğunu, anılan markanın T/00148 numarası ile tanınmış markalar sicilinde de kayıtlı bulunduğunu, davalı yanın 2021/045771 sayı ve “...” ibaresi ile gerçekleştirdiği marka başvurusunun 16., 21. ve 35. sınıf mal ve hizmetleri kapsadığı, başvuruya yönelik itirazlarının Kurum tarafından 2022-M-8522 sayılı karar ile reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu başvuruda 35. sınıf altında 34. sınıf malların tamamının satışının konu edildiğini, müvekkili markalarının tanınırlığının bulunduğu 34. sınıftaki malların da yine bu kapsamda başvuruda yer aldığını, sigaralar karton paketler içerisinde satılmakta olduğundan ve bu karton paketlerin üzerinde de sigaraların markaları yer aldığından, dava konusu markanın 16. sınıfta da tescil edilemeyeceğini, taraf markaları arasındaki tek harf farklılığının ayırt ediciliği sağlamadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin "..." markasının, mümkün olan en yüksek ayırt ediciliği haiz olduğunu, müvekkili markasının Paris Sözleşmesi kapsamında da tanınmış olduğunu, SMK 6/5 maddesi uyarınca sınıfsal benzerlik kriterinin aranmadığını, dava konusu markanın tescilinin müvekkili markalarının ayırt ediciliğini sulandıracağını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, 2022-M-8522 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davalının markası ile davacının itiraza mesnet markalarının ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen 2016 40058, 2016 40051, 2016 03577, 2016 03576, 2010 19128, 2010 19125, 2010 07404, 75909, 82481 sayılı markaların benzerlik düzeyi ve markalar kapsamında yer alan mallar/hizmetlerin benzerlik durumu birlikte değerlendirildiğinde, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 1958 yılında kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, özel baskılı kürdan paketleme ve kağıt poşet imalatı ve satışı başta olmak üzere ambalaj sektörünün pek çok alanında hizmet gösterdiğini, müvekkilinin tescilden önce de uzunca bir süre markasını kullandığını, davacı markaları ile müvekkili markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili markasının iki ailenin soy isimlerinin birleşimi ile oluşturulduğunu, bu nedenle müvekkili markasının kötü niyetli bir başvuru olarak görülmesinin isabetli olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu başvuru kapsamında 35.05 alt grubunda “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tütün, çiğneme tütünleri, sigaralar, purolar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletleri, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar, elektronik sigaralar ve bunlarla kullanılan kartuşlar. Kibritler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” şeklinde tanımlanan hizmetler ile davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında bulunan 34. sınıfta yer alan mallar arasındaki benzerlik düzeyinin, işaretler arasındaki yüksek düzeyli benzerlik ilişkisi ve yine 34. sınıfa özgülenen pazarın, davacı yanın markalarının yüksek tanınırlığı bulunan emtiaları içermesi nedeniyle, tüketicinin dava konusu markayı, davacı markaları zannederek tercih etme ihtimalinin yüksek olacağı bu durumun ise mutlak bir şekilde karıştırılma ihtimalini beraberinde getireceği, dolayısıyla yukarıda yer verilen hizmetler bakımından, markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi koşulunun oluştuğu, davacı yan markasının tanınmışlığı bulunan “tütün mamulleri” sektörü ile bağlantılı 35.05 satış hizmetlerinde SMK m.6/1 kapsamında benzer görülen emtialar bakımından davacı yanın SMK m.6/5 korumasından yararlanması mümkün ise de davacı tarafça yaratılmamış, İngilizce somut anlama haiz bir kelimenin, birebir aynı şekilde üçüncü kişilerce dahi farklı mal ve hizmetlerde tercih edilebilirliği bulunmaktayken, dava konusu markada birebir nitelikte bir kullanımın da mevcut olmadığı, tanınmış marka korumasının temeli iltibas ihtimaline dayalı değil ise de nihayetinde iltibas tehlikesi bakımından örtüşmeyen mal ve hizmet sınıflarında, davacı markasının tanınmışlık temelli ek bir korumadan yararlanması için burada tüketici algısında davacı markalarını çağrıştıracak ek unsurların varlığının mutlaka gözetilmesi gerektiği, somut uyuşmazlık konusu markanın tescili kapsamında olup, yukarıda belirtilen iltibas tehlikesi dışında kalan mal ve hizmetlerde, tüketicinin “...” şeklinde bir marka ile karşı karşıya kalması halinde herhangi bir şekilde davacı markalarının zihninde çağrışmayacağı, dolayısı ile tanınmışlık temelli bir tescil engelinin somut olayda mevcut olmadığı, kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tütün, çiğneme tütünleri, sigaralar, purolar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletleri, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar, elektronik sigaralar ve bunlarla kullanılan kartuşlar. Kibritler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından 2022-M-8522 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markalarının yüksek derecedeki tanınmışlığı karşısında SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların dava konusu marka kapsamındaki benzer olmayan emtia yönünden de mevcut olmasına rağmen SMK'nın 6/5.maddesi hükmüne aykırı olarak sınıfsal benzerlik şartının aranmasının hukuka aykırı olduğunu, tanınmış markaların koruma kapsamının geniş tutulmasının gerektiğini, mahkemece kısmen kabul kapsamına alınan mal ve hizmetler haricindeki mal ve hizmetler arasındaki benzerlik ve ilişkinin gözardı edildiğini, dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak maksadıyla kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyi ve kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin benzerlik durumu dikkate alındığında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, SMK'nın 6/4, 6/5.maddesindeki koşulların ortaya çıkmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali dahi olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ambalaj sektöründe faaliyet gösterdiğini ve bilinir hale geldiğini, davacının markalarının tanınmışlığından yararlanma amacının söz konusu olmadığını, davacı markalarının tescilli olduğu 34.sınıf ürünlerin kullanıcılarının bilinçli olduğunu, dava konusu "..." ibareli markanın müvekkili şirketin iki ortağının soyadlarındaki "..." ve "..." hecelerinin birleşiminden oluştuğunu, kötüniyet iddiasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2021/045771 sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli markaları arasında, uyuşmazlık konusu 35.sınıfın 5.alt sınıfında yer alan 34.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri yönünden, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan bir bütün olarak SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu zira asli unsuru tek kelimeden ibaret markaların başlangıç ve bitiş kısımları aynı olduğu gibi davacı markalarının ortasındaki -... harfi yerine dava konusu markada -... harfinin kullanılmasının da yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davacıya ait markaların “tütün ve tütün ürünleri” bakımından tanınmış olduğu gözetildiğinde 35.sınıfın 5.alt sınıfında yer alan 34.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri yönünden SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların da ortaya çıkacağı, buna karşılık davacının tanınmış olduğu sektörle bağlantısı bulunmayan sair mal ve hizmetler yönünden tanınmışlığa dayalı nispi tescil engelinin söz konusu olmadığı, kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.