Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2024/1228 E. 2025/4798 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1228
- Karar No
- 2025/4798
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1228
KARAR NO : 2025/4798
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/11/2023
NUMARASI : 2022/299 Esas - 2023/795 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Genel Müdürlüğünün diğer davalılar ile Sarıyer Rumeli Feneri Köyü/ Mahallesi Rumeli Feneri Caddesi üzerinde 27.04.2020 tarihinde yapmış olduğu kazı çalışmaları esnasında davacı şirkete ait tesislerin hasara uğratıldığını ve buna ilişkin tutanak tutulması akabinde hasarın tamir ettirildiğini beyanla; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 69.289,79 TL zararın, hasar tarihi olan 27.04.2020 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ...Şirketleri vekili cevap dilekçesinde; Davacıya ait alt yapı tesisatının hasara uğramasında müvekkili şirketlerin bir sorumluluğunun bulunmadığını, ... tarafından kendilerine verilen çalışma düzeninde eksiksiz ve 3. kişilere zarar vermeden çalışmalarını tamamladıklarını, davacı şirket tarafından tek taraflı olarak tutulan tutanağın içeriğini ve hasar miktarını kabul etmediklerini, davanın miktar itibariyle senetle ispat edilmesi gerektiğini, davacının tanık dinletme taleplerini muvafakat etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Yapı Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu çalışma esnasında gerçekleşen hasardan müvekkilin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, tek taraflı düzenlenen söz konusu raporda imzası bulunan kişilerin tanık olarak dinletilmesi talebine de muvafakatlerinin olmadığını, davacı tarafından boruların ilgili mevzuat hükümlerine göre usulünce döşenip döşenmediğinin, gerekli uyarı, ve ikazların bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, hasar sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte davacının talep etmiş olduğu hasar bedelinin ve de bu bedele uygulanacak faizin hasar tarihinden itibaren tahsilinin istenmesinin kabulünün mümkün olmadığını, dava açılmadan önce müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmaması sebebiyle müvekkilinin temerrüde düşmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğunu, müvekkilinin zararın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zarar ile idarenin eylem ve işleri arasında illiyet bağının bulunmadığını, zarar miktarı ve tazmin bedelinin dayandırılmış olduğu delillerin tek taraflı olduğunu, davacının davasını ispat edecek nitelikte delil sunamadığını, avacı tarafından boruların ilgili mevzuat hükümlerine göre usulünce döşenip döşenmediğinin, gerekli uyarı, ve ikazların bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davanın miktar itibariyle senetle ispat edilmesi gerektiğini, davacının tanık dinletme taleplerini muvafakat etmediklerini, davacının talep etmiş olduğu hasar bedelinin ve de bu bedele uygulanacak faizin hasar tarihinden itibaren tahsilinin istenmesinin kabulünün mümkün olmadığını, dava açılmadan önce müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmaması sebebiyle müvekkilinin temerrüde düşmediğini, yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğu üzere işçi, araç yakıt ve sair giderler müspet zarar kapsamında olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Dosya kapsamından; dava konusu yerde davalı ...'nin sözleşme kapsamında inşaat işi yaptırdığı, davaya konu hasarların meydana geldiği tarihler, hasarların mahiyeti, ve yeri dikkate alındığında davalılar arasında akdedilen sözleşme tarihi ve sözleşmeye göre yapılacak kazı sahası içerisinde kaldığı, hasarın ancak kazı ile meydana gelebileceği , söz konusu tarih aralığında davalıların hasar meydana gelen sahada kazı çalışması yaptıkları, davalılar dışında başkaları tarafından kazı çalışması yapıldığının ileri sürülmediği anlaşılmakla dava konusu edilen hasarın davalılar tarafından meydana getirildiği anlaşılmıştır. Yer altından geçen boru hattının zarar görmemesi için dosya kapsamına göre davacıya atfı kabil kusur bulunmadığı anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu, davacı kurumun özel hukuk tüzel kişisi olduğu, zararın davacı telekom işçileri tarafından giderilmediği, hasarın başka firmaya bedeli mukabilinde yaptırıldığı anlaşılmakla hasar bedelinin gerçek zarar dikkate alınarak yapılan hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmıştır. TBK M. 90 gereğince ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur. Haksız fiile dayalı zararlarda borç haksız fiil tarihinde muaccel olup haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı ... TTK m 16/1 gereğince tacir olup, davacı tacirin ticari faaliyetine konu zararına avans faizi uygulanmasında kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı bir bütün olarak incelendiğinde tarafların tacir olmaları ve meydana gelen zararın ticari işletmeleri sebebiyle doğmuş olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının 69.289,79 TL maddi zararın, hasar tarihi olan 27.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştirDavacının davasının kabulü ile 69.289,79 TL maddi zararın, hasar tarihi olan 27.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Yapı Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; Davacının iddia ettiği hasardan, müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, eksik araştırmayla karar verildiğini, denetime elverişsiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacı şirketin, mevcut tesisatını, ilgili mevzuat hükümleri gereğince belirlenen şekilde kurmadığı için zarar oluşumuna kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğini, talep ettiği hasar bedeli fahiş olduğunu ve. talep edilen faizin, hasar tarihinden başlatılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili İdarenin herhangi bir kusuru bulunmadığını, diğer davalı şirketle müvekkili idare arasında yapılan sözleşmenin, “istisna sözleşmesi” olduğunu, davacı idarenin gerekli tedbirleri almadığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, hükmedilen tazminata, hasar tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, işçilik giderinin hesaplamaya dahil edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Kurumsal Hizmetler İnş. Oto. San ve Tic. A.Ş. ve ...İnş ve .... Taah. Tic. Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde; Tüm tarafların kusur oranları belirlenmeden hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen rakamın gerçeği yansıtmadığını, hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirketlerin kusuru bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Davacı şirketin, davalının yapmış olduğu kazı çalışmasında tesislerine hasar verdiği iddasıyla hasar onarım bedeli talebine ilişkindir. Davalı ... Genel Müdürlüğü ile diğer davalı arasında, imzalanan sözleşme hükümleri gereğince TBK'nın 66. maddesi anlamında adam çalıştıran ilişkisi vardır. Davalılar arasında yapılan sözleşmede, işin yapımı sırasında verilecek zararlardan ...'nin sorumlu olmadığı belirtilse dahi, sözleşme hükümlerinin taraflar arasında geçerli olacağı ve 3. kişi olan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, bu hali ile davalı ... Genel Müdürlüğünün de diğer davalılar ile birlikte zarardan müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir.Dosya kapsamından; dava konusu yerde davalı ...'nin sözleşme kapsamında kazı işi yaptırdığı, davaya konu hasarların meydana geldiği tarihler, hasarın mahiyeti ve yeri dikkate alındığında davalılar arasında akdedilen sözleşme tarihi ve sözleşmeye göre yapılacak kazı sahası içerisinde kaldığı, hasarın ancak kazı ile meydana gelebileceği , söz konusu tarih aralığında davalıların hasar meydana gelen sahada kazı çalışması yaptıkları, hasar tespit tutanağının dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla dava konusu edilen hasarın davalılar tarafından meydana getirildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre davacıya atfı kabil kusur bulunmamaktadır.Yerel Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu, davacı kurumun özel hukuk tüzel kişisi olduğu, zararın davacı telekom işçileri tarafından giderilmediği, hasarın başka firmaya bedeli mukabilinde yaptırıldığı anlaşılmakla hasar bedelinin gerçek zarar dikkate alınarak yapılan hesaplamanın yerinde olup davalı ... vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir. Tarafların tacir olması ve eylemin ticari işletmeyle ilgili hususlardan doğmuş olması karşısında ticari (avans) faizi yürütülmesi ve TBK'nın 117 maddesi gereğince olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hukuka uygun olup bu yöne değinen istinafı yerinde değildir (Yargıtay 4. HD' nin 2014/248 E. - 2693 K. ve 2016/222 E. - 3278 K. Sayılı emsal ilamları). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.Somut olayda, hasar tutanağı ve dosya münderecatından hasarın gerçekleştiği yerde çalışmanın ve hasarın davalı ... ve yükleniciler olan diğer davalılar tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından davalılar vekillerinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/299 Esas 2023/795 Karar sayılı 07/11/2023 günlü kararına yönelik davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.733,18 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.184,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.549,18 TL harcın davalı ... Yapı Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ' den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.733,18 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.184,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.549,18 TL harcın davalı ... Genel Müdürlüğü' nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.733,18 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.184,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.549,18 TL harcın davalılar ... Kurumsal Hizmetler İnş. Oto. San ve Tic. A.Ş. ve ...İnş ve .... Taah. Tic. Ltd. Şti' den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
8-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025