İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1045 E. 2026/281 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1045
Karar No
2026/281
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1045 KARAR NO : 2026/281

DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2022 KARAR TARİHİ : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; taraflar arasında 18.10.2021 tarihinde hisse devir protokolü imzalandığını, bu protokole istinaden müvekkilinin tek sermayedar olarak göründüğü dava dışı ----% 40 oranındaki hissesinin davalı ...’a, % 20 oranındaki hissesinin de dava dışı --- ait olduğunun, yine aynı protokole istinaden dava dışı --- tek sermayedar olarak göründüğü dava dışı -----Şirketi’nin % 50 oranındaki hissesinin davacı ...’a ait olduğunun taraflarca kabul edildiğini, müvekkilinin protokolde beyan ve kabul ettiği hisse devirlerini yaptığını, ayrıca protokolde yer alan marka devir taahhüdünü de yerine getirdiğini, protokolde dava dışı ----- % 50 oranındaki hissesinin müvekkiline ait olduğunun ve bedeli ödenmek şartı ile davalı tarafından satın alınacağının belirtildiğini, şirketin değerinin de en az 5.000.000.- T.L. sı olarak kararlaştırıldığını ve bu şekilde müvekkiline ödenecek paranın en az tutarının belirlendiğini, müvekkilin protokolde kararlaştırılan tüm edimlerini tamamladığını, ancak davalının herhangi bir edimini yerine getirmediğini, protokolde dava dışı ------ % 50 oranındaki hissesinin davalı tarafça bedeli ödenmek şartı ile satın alınacağının belirtilmiş olmasına rağmen söz konusu bedelin ödenmediğini, davalıya ödeme yapması için----- Noterliği’nden 09.09.2022 tarihinde ihtarname gönderildiğini, ancak davalının bir borcunun olmadığını bildirdiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesinden sonra davalının dava dışı ----mal varlıklarını azaltmaya ve şirketin ticari faaliyetini dava dışı----- kaydırmaya başladığını, bu nedenle protokole konu şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir talep edilmesi gereğinin duyulduğunu, firmanın değeri tam olarak tespit edilemediğinden ve en az değer olarak da 5.000.000.- T.L. sı belirlendiğinden şimdilik kaydıyla 1.000.- T.L. lık değer üzerinden davanın açıldığını iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı --- % 50 oranındaki hissesine devir ve temlikin önlenmesi açısından ihtiyati tedbir konulmasına, protokol hükümleri gereğince----- % 50 oranındaki hissesinin değerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; firmanın değeri 18.10.2021 tarihli protokolde en az 5.000.000.- T.L. sı olarak belirlendiğine göre davacının değeri bildiğini, bu durumda davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, davacının % 50 oranında hissesine sahip olduğunu iddia ettiği ----. İş Mahkemesi’nin ----- Esas sayılı dosyası ile işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava açtığını, davacının protokole dayanarak ----% 50 oranındaki hissesinin davalı müvekkili tarafından satın alınacağını iddia ettiğini, oysa davalının ----- herhangi bir hissesinin ve ortaklığının bulunmadığını, söz konusu şirketin tüm hisselerinin üçüncü kişi adına kayıtlı olduğunu, davacının hayali pay devri için yapmış olduğu protokol hükmünün bir an için geçerli olduğu varsayılsa bile vade tarihinin belirtilmediğini, davacının 09.9.022 tarihinde noterden çektiği ihtarnameye karşı keşide edilen cevabi ihtarnamede de bu hususun dile getirildiğini ve davacıya bir borcun bulunmadığının bildirildiğini, davacının bir yandan mevcut olmayan payını devredip karşılığını alamadığına dair alacak davası açtığını, diğer yandan da işçilik alacağının tahsili istemli dava ikame ettiğini, bu çelişkinin davacının haksızlığını ortaya koyduğunu, davacının protokolde devir taahhüdünde bulunduğu halde hisse devrini gerçekleştirmediğini, üzerinde düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmede hüküm altına alınan 7.000.000.- T.L. sı tutarındaki cezai şartın davacıdan talep edilmesi hakkının saklı tutulduğunu savunarak; davacının usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE : Davacı ;taraflar arasında imzalanan 18-10-2021 tarihli hisse devir protokolünde üstlendiği tüm edimleri yerine getirdiğini, ancak davalının protokolde dava dışı----Şirketi’nin % 50 oranındaki hissesini bedeli ödenmek şartı ile satın alacağını kabul ettiği halde bu edimini yerine getirmediğini iddia ederek, söz konusu şirketin % 50 oranındaki hissesinin değerinin tespitine ve faizi ile birlikte kendisine ödenmesini talep etmiştir ve 03.05.2024 tarihinde protokol kapsamında dava değeri olarak 2.500.000 TL üzerinden eksik harcı depo etmiştir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen 28.09.2025 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır. Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki 18.10.2021 tarihinde düzenlenen ve ..., ... ile ----- tarafından imzalanandavaya konu protokolü ile ; "B-KONU İşbu sözleşme ile ... tek sermayedar göründüğü ---- bulunan hisselerinin % 40 hissesi ...'a % 20 hissesini --- ait olduğu, --- tek sermayedar göründüğü -----ait % 50 hissesi ...'a ait olduğu taraflarca kabul ve beyan edilmesi ve şirket hisselerinin aşağıda belirlenen hükümler doğrultusunda devir taahhüdüdür. C-SÖZLEŞME YERİ VE TARİHİ İş bu sözleşme 18/10/2021 tarihinde -----adresinde imzalanmıştır. D-AÇIKLAMALAR : Her ne kadar ----tek sermayedarı ... olarak görünse de ... ve ... şirket üzerinde eşit haklara sahiptir. -----tek sermayedarı---- olarak görünse de --- şirketi % 50 hisse’ si ...’ a aittir.

E-GENEL HÜKÜMLER I------% 40 hissesini ...’ a devir etmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. II-..---- % 40 hissesini ---- devir etmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. III-... ----- şirketi’ nin ...’ a ait olan % 50 oranında olan hisseyi bedeli karşılığında ...’a bedeli ödemek suretiyle satın alacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. ----. Şirket değeri minimum 5.000.000.- TL ( beşmilyon) olarak belirlenmiş olup, gerektiğinde firma bağımsız denetmen tarafından değerlendirilecektir. Ödenecek bedel vadesi taraflarca ayrıca kararlaştırılacaktır.” IV-----.devir işlemlerinin tamamlanması için şirketin muhasebe işlerini yapan kişi derhal yetkilendirecek olup yetkilendirilen kişinin verilen işi yapması için gerekli olan işlemler taraflarca yerine getirilecektir. Devir işlemleri tamamlandığında taraflar üç iş gününde devir işlemlerini yapacaklarını kabul, beyan ve taahhüt eder. V----- adresinde bulunan -----Şirketince kiralık olarak kullanılan taşınmaz ----- devredilecektir. VI----- Şirketi’ nin satışını yaptığı ancak ---- de bulunan ilaç ve gıda takviyeleri marka devri yapılacaktır. Tıbbi cihaz statüsündeki enjeksiyon gruplarının markaları devir işleminden hariç tutulacaktır. F-CEZAİ ŞART Yukarıda anlaşılan hükümler doğrultusunda üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyen taraf diğer tarafa peşin 7.000.000.- ( yedimilyon) TL ödemek ile yükümlüdür” hususlarının imza altına alındığı görülmüştür. Davacı, her ne kadar sermayesinin tamamına sahip olduğu görülen ---- şirketinin yarı hissesinin ...’ a ait olduğunu, buna karşılık sermayesinin tamamına sahip görülen ---’ a ait ----yarı hissesinin kendisine ait olduğunu, taraflar arasında 18.10.2021 tarihinde düzenlenen protokol ile sermayesinin tamamının kendisinde görüle---- %40 hissesini davalı ...’ a % 20 hissesini --- devretmeyi, buna karşılık ----- 5.000.000.- TL olarak belirlenen şirket değerinin yarısı olan 2.500.000.- TL’ nin ... tarafından kendisine ödeneceğinin taraflarca taahhüt edildiğini belirterek protokolde kendisine düşen edimlerin tamamının yerine getirildiğini, ...’ ın kendisine düşen edimi yerine getirmediğini beyan ederek söz konusu 2.500.000.- TL bedelin faizi ile birlikte kendisine ödenmesini talep etmektedir. Somut olayda taraflar, 18.10.2021 tarihinde imzaladıkları davaya konu protokolde davacının tek ortak olarak göründüğü --- paylarının %40’ının davalıya %20’sinin dava dışı --- ait olduğunu kabul etmişlerdir. Dava konusu protokolde ayrıca dava dışı --- tek ortağı olduğu -----%50 payının da davacıya ait olduğunu kabul ve beyan ettiği, TTK m. 337 uyarınca “(1) Pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan gerçek ve tüzel kişiler kurucudur. (2) Kurucular, birinci fıkrada yazılı işlemi, üçüncü bir kişinin hesabına yaptıkları takdirde, bu kişi de kuruluştan doğan sorumluluk bakımından kurucu sayılır. Söz konusu üçüncü kişi, kendisi hesabına iş gören kimsenin bildiği veya bilmesi gereken bir hususu kendisinin bilmediğini ileri süremez”. Bu düzenleme uyarınca pay taahhüt ederek anonim şirket esas sözleşmesini kendi adına ve hesabına imzalayan kişi kurucu (aynı zamanda da pay sahibi) sıfatını haizdir. TTK m. 337/2’de esas sözleşmeyi imzalayan kişinin bu işlemi arka planda üçüncü bir kişi hesabına yapması halinde de bu üçüncü kişi kuruluştan doğan sorumluluk açısından kurucu sayılır.Bu düzenlemeden TTK’nun, bir kimsenin başkası hesabına pay taahhüdünde bulunup yine o kişi hesabına esas sözleşmeyi imzalamasını yasaklamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda esas sözleşmeyi imzalayarak pay taahhüt edilen kişi dış dünyada şirketin kurucusu (aynı zamanda pay sahibi) olarak görünmesine rağmen bu kişinin hesabına pay taahhüdünde bulunup esas sözleşmeyi imzaladığı kişi şirketin gizli pay sahibidir. Tarafların aralarındaki ilişkiye hangi kuralların uygulanacağı, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilmesine bağlıdır. Bu durumda taraflar arasında iç (gizli) ortaklık ilişkisinin bulunduğu Yukarıda belirtildiği üzere TTK’da da bir anonim ve limited şirket bünyesinde (iç) gizli ortaklığı yasaklayan bir hüküm bulunmamakta; aksine böyle bir durumda gizli ortağın da kuruluştan doğan sorumluluk açısından kurucu sıfatına sahip olacağına dikkat çekilmektedir. Mahkememizce dava konusu protokolün de gizli ortaklık şeklindeki adi ortaklığın tasfiye şartlarını düzenlediği kanaatine varılmıştır. Bu nokta belirtmek gerekir ki, buradaki devir limited şirket payının devri vaadi olmayıp, limited şirket payı üzerindeki adi (gizli) ortaklık payının devri olduğundan, ----- dış ilişkide tek ortağının ----- olduğu olgusunda herhangi bir değişiklik söz konusu olmayacak, bu kez gizli ortaklık davalı ve dava dışı -/- arasında söz konusu olacaktır. Bu sebeple 24.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen “davacının davalıya devrini taahhüt ettiği hisselere yönelik işlemin kanun gereği imzaları noterden onaylı sözleşme niteliğinde olması gerektiği, bu şartın sağlanmadığı, sözleşmeye sunulu bulunan sözleşmenin “pay devir vaadi” olarak geçerli olduğunun kabul edilebilir olmadığı” şeklindeki bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edilmemiştir. Protokolde isimleri bulunan şirketlerin Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde,--- tek ortağı ...’ ın 06.01.2022 tarih ---- sayılı ----- Gazetesi’ nin 911. Sayfasında yayınlandığı üzere şirket’ deki hisselerinin % 40’ ını ...’ a % 20’ sini ----- devrettiği devir sonrası şirket hissedarlarının ortaklık paylarının, %40’ nın ...’ a %40’ nın ...’ a %20’ nın ---- ait olduğu, görülmektedir. Gerek dava dilekçesinde gerekse ----- hisselerinin % 40’ nın ...’ a %40’ nın ...’a % 20’sinin ----- ait olduğu görülmekle birlikte, şirketin kayıtları incelendiğinde 20.05.2022 tarihinde ----- sayı ile alınan Yönetim Kurulu Kararı’ nda ...’ın şirkette bulunan %40 hissesini ------ devrettiği ve şirkette bir hissesinin kalmadığı görülmüştür. Anonim Şirketlerde hisse devirlerinin Ticaret Sicilinden geçirilmesine gerek olmayıp pay defterine işlenmesi yeterli olup şirketin pay defteri incelendiğinde hisse devirlerinin işlendiği görülmektedir. ---- Vergi Dairesi Başkanlığı, ---- Vergi Dairesi müdürlüğünden celp edilen----- ilişkin merkez ve şubelerine ait adres bilgileri ve ticaret sicil kayıtlarında " ----- adresinde şubesinin bulunduğu, Ayrıca dosya içerisinde mevcut ...’ ---- noterliğince 15.08.2022 tarih ve ----- yevmiye sayı ile onaylı “DEVİR SENEDİ” nde ilaç ve gıda takviyelerinin marka devrini yaptığı belirlenmiş olup,----- şirket hisselerinde yapılan değişikler ve ilaç ile gıda takviyelerinin devri incelendiğinde ...’ ın protokolün E. I-II-V-VI maddelerinde belirtilen kendine düşen edimleri yerine getirdiği, anlaşılmaktadır. -----. Şirketi’ nin23.12.2022 dava tarihi itibariyle tek ortağı ve imza yetkilisinin protokolde imzası bulunan -- olduğu, ve 11.10.2024 tarih --- sayılı ----Gazetesi’ nin 995. Sayfasında yayınlandığı üzere şirket’ deki hisselerinin tamamını protokolde imzası bulunan ...’ a devrettiği görülmektedir. Limited şirketlerde yasa gereği hisse devirlerinin noter kanalıyla yapılması mecburi olup yapılan incelemede söz konusu hisse devrinin noter kanalıyla yapılmadığına dönük bir belgenin bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafından, protokolün E.III maddesinin davalı tarafından yerine getirilmediği iddiasıyla davalı ve protokolde imzası bulunan ---- Noterliğinin 09.09.2022 tarih ---- yevmiye sayı ile gönderilen ihtarnamede, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde minimum olarak belirlenen 2.500.000.- TL’ nin ödenmesini, ödenmediği takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiş, söz konusu ihtarname muhataba 16.09.2022 tarihinde tebliğeedilmiş olup, davalı ve --- noterliği 22.09.2022 tarih ---- yevmiye sayı ile davacıya gönderdikleri cevap ihtarnamesinde bir borçlarının bulunmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen protokolün şirketlerdeki gizli ortaklık paylarının tasfiyesine dönük olduğu, davacı ...’ ın protokolün E. I-II-V maddelerinde belirtilen kendine düşen edimleri yerine getirdiği, davalı ...’ın protokolün E-III maddesindeki taahhüt ettiği bedelin ödendiğine dair dosyaya bir belge sunmadığı ve ödeme iddiasında da bulunmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla taraflar arasında 18.10.2021 tarihli hisse devir protokolünün düzenlenidği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, dava tarihinden önce dava dışı ---- tarafından davacının gizli ortağı olduğu ----- tüm hisselerin davalı ...'a devredildiği, protokolde devir bedelinin ödenmesinin yönünde bir vade tarihi belirlenmediği ancak TBK 90. Madde hükmü gereği üzerine düşen edimleri yerine getiren davacı yönünden alacağın muaccel hale geldiği, davacının protokolün E.III. Maddesi kapsamında 2.500.000 TL alacağı olduğu belirlenmekle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-DAVANIN KABULÜ ile ; 2.500.000,00 TL'nin 23.12.2022 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 170.775,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 80,70 TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 42.676,68 TL harç olmak üzere toplam 42.757,38 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 128.017,62 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 367.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 42.849,58 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 40.000 TL Bilirkişi ücreti ve 516,18 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 40.516,18 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1045, K. 2026/281, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1045-e-2026-281-k-6ccfe4f3b165