Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1136 E. 2026/504 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1136
- Karar No
- 2026/504
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1136 KARAR NO : 2026/504 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2024 (Karar) NUMARASI : 2019/178 Esas, 2024/212 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 27/01/2019 günü .... ili ... ilçesi ... Caddesi üzerinde trafik kazası meydana geldiğini ve bu kaza da davacılar ağır derecede yaralandığını, bu yaralanma sebebi ile hastanede tedavi gördüklerini, halen tedavilerinin devam ettiğini, davalılardan ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kırmızı ışıkta durmayarak ve karşı refüje geçerek, ... idaresindeki ... plakalı araca çarpmak sureti ile müvekkillerinin ağır yaralanmasına ve araç içindeki diğer yolcu ...'ın ölümüne sebep olunduğunu, bu kazanın oluşumunda davalı ...'nun tam kusurlu olduğunu, davalı ...'nun kullandığı araç ... Sigorta tarafından poliçelendiğini, diğer davalının ise araç maliki olduğunu, müvekkillerinin bu kazadan dolayı büyük üzüntü ve ızdırap duyduklarını, halen tedavilerinin devam ettiğini, davacılar ... için 1.000,00-TL, ... ... için 1.000,00-TL ve ... için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın şimdilik ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, her bir davacı için ayrı ayrı 15.000,00-TL olmak üzere toplam 45.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi haricindeki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekilinin 19/03/2024 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 453.365,13-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın sürücü ve işletenine ihbarına eksik başvuru ve eksik evraklar sebebiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Tarafların kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan değerlendirmede, sürücü ...'nun asli kusurlu, sürücüler ..., ... ve ...'ın kusursuz olduğunu bildirir rapor düzenlendiği tespit edilmiştir. Mahkememizce bu değerlendirme dosya içeriği ile uyumlu bulunduğundan kusur oranı hükme esas alınmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacılar vekilinin talebiyle bağlı kalınarak ıslah dilekçesi doğrultusunda, davanın kabulü ile davacı ... yönünden 1.279,90-TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 6.062,70-TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 453.365,13-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacıların yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, her bir davacının maluliyet oranı ve iyileşme süresi, hakkaniyet, manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 10.000,00-TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00-TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 15.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle "1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile, Davacı ... yönünden 1.279,90-TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 6.062,70-TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 453.365,13-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 2-Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile, Davacı ... yönünden 10.000,00-TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00-TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 15.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İTİRAZLARI: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önce alınan ATK raporu doğrultusunda dosyanın hesap bilirkişisine gönderildiğini ve davacı vekilince de rapor doğrultusunda ıslak dilekçesinin dosyaya sunulduğunu, HMK'nın 176/2. maddesi uyarınca tarafların aynı davada yalnızca bir kez ıslah hakkının bulunduğunu, davacı tarafça da bu hakkın kullanıldığını, kaldı ki dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafın artan maluliyete ilişkin haklarını da saklı tutmadığının tespit edileceğini, bu nedenle her ne kadar ...'nin maluliyeti değişmiş ise de artık davacı tarafın ıslah hakkı bulunmadığından ve artan maluliyete ilişkin haklarını da saklı tutmadığından taleple bağlı kalınması gerektiğini, dosyada mevcut 27/.../2021 tarihli ATK raporu ile itiraza konu 29/.../2023 tarihli ATK raporunda ... için tespit edilen maluliyet oranları arasında fahiş fark bulunduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedebilmek için başvuranın maluliyetinin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesinin gerektiğini, sorumluluğu kabul etmemekle birlikte kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan ...'nin geçici iş göremezlik tazminatı hakkının bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsüne verilen kusur oranının fahiş olduğunu, tüm ceza evrakları ve dosyaya kazandırılan kusur bilirkişi raporu ile birlikte yeniden bilirkişi incelemesi yapılması için üçlü bilirkişi heyetine veya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, dosya kapsamında hesaplama yapılacak ise söz konusu hesaplamanın %1,8 teknik faizli peşin değer hesabı ile yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılacak ise de buna ilişkin olarak SEDDK'dan görüş sorulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacılar vekilinin dava dilekçesinde kaza da davacıların ağır derecede yaralandığını, tedavilerinin devam ettiğini, davalılardan ...'nun sevk ve idaresindeki aracın kırmızı ışıkta durmayarak ve karşı refüje geçerek, ... idaresindeki araca çarpmak sureti ile müvekkillerinin ağır yaralanmasına ve araç içindeki diğer yolcu ...'ın ölümüne sebep olunduğunu, bu kazanın oluşumunda davalı ...'nun tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin bu kazadan dolayı büyük üzüntü ve ızdırap duyduklarını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın talep ettiği, davalı ... Sigorta Anonim Şirket vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; -Olay sonrası ilgili kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücü ...'nun asli kusurlu olduğunun diğer sürücülerin kusurlarının olmadığının belirtilmesine, soruşturma aşamasında savcılık tarafından ATK'dan alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'nun asli kusurlu olduğunun, diğer sürücülerin kusursuz olduğunun belirtilmesine, bu haliyle savcılık soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağının birbirini teyit etmelerine, aralarında herhangi bir şekilde çelişki bulunmamasına, olaya ilişkin olarak ceza mahkemesince yapılan yargılama neticesinde ATK raporuna göre olayda ...'ın asli kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmasına bu suretle davalı sürücü ...'nun olaydaki kusur durumunun sabit hale gelmesine, -Yargıtay içtihatları ile oluşturulan uygulama birliği çerçevesinde Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/....-2020/.... sayılı kararı ile KTK'nın 90 ıncı maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün olmaması, TRH 2010 Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılmasının gerekmesine, (Yargıtay 4. HD 2022/422 E. 2023/5853 K.) bu hususun yerel mahkemece de doğru şekilde kararda değerlendirilmiş olmasına, -Davacıların bir defa ıslah talebinde bulunmalarına, -Davacı ... yönünden alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesine, -Davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminata verilmemesine, göre; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıda belirtilenler dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. a-Müterafik kusur yönünden re'sen yapılan incelemede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması ve buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Haksız fiile dayanan tazminat istemlerinde; haksız fiilin unsurlarından olan zarara ilişkin tüm tespitlerin doğru biçimde yapılması ile zarara etki eden tüm hususların dikkate alınması gerekir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, tazminatı belirleme konusunda tek yetkili olan mahkemece, zararı doğuran ya da ağırlaştıran durumların (müterafik kusurun) re'sen dikkate alınması zorunlu olduğundan, bu hususta bir itiraz olup olmadığına bakılmaksızın gerekli incelemelerin yapılması şarttır. Yargıtay 4. HD 2022/7305 E. 2023/7108 K. Yargıtay 4. HD 2022/2535E. 2023/798 K. Yargıtay 4. HD 2021/5622 E. 2021/7246 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/7818 E. 2019/393 K. T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/9251 E. 2018/3894 K. Yargıtay 17.H.D. 2019/2168 E. 2020/4627 K.)
Yargıtay kararlarına göre müterafik kusur emniyet kemeri takılmaması, araçta yolcu olarak bulunan kişinin sürücünün alkollü yada ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi, motosiklet sürücü ve yolcusunun kask takmamış olması, istiap haddinin aşılması, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde yolculuk yapması gibi zararı arttıran davranışlardır. Yani Müterafik kusur kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusur değil, zararın artmasında etkili kusurdur. Ancak maluliyet ile arasındaki illiyet bağının tespiti gerekir. Örneğin; motosiklette yolcu olan kişinin ayağındaki kırık nedeniyle maluliyeti oluşmuşsa kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması doğru değildir. Bazı hallerde emniyet kemeri takılmaması nedeniyle zararın arttığı iddiası varsa kazanın meydana geliş şekline göre Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alırken emniyet kemeri takıp takmamasının yaralanmasına etkili olup olmadığının değerlendirilmesi istenmelidir. Müterafik kusurun Yargıtay tarafından taraflar ileri sürmese de resen araştırılması ve tartışılması gerektiği kabul edilmekte ve %20 oranında indirim uygulanmaktadır. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Somut olayda davacı yolcu ...'in kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğu belirtilmiş ise de yaralanmasının dosya içerisinde bulunan ATK raporunda ....Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Müdürlüğü’nün reanimasyon yoğun bakım ünitesi 28....2019 yatış, 03....2019 çıkış tarihli devir notunda; Yatış Tanıları: travmatik SAK, bılateral kontüzyo pulmonalis, sağ temporal travmatik kontüzyo, mandibula sağ parasimfizis fraktürü, sol mandibula corpus fraktürü, sağ renal laserasyon, sağ klavikulada tip 1 fraktür, sağ radius distalde tip 1 fraktür, bilateral inferior süperior pubik kollarda tip 1 fraktür, sacrum denis tip 2 fraktür, crush sendromu, masif kan taransfüzyonu (yatışta ilk 24 saatte >10 ünite es verildi), Yatış Muayene Bulguları: Genel durum kötü, şuur kapalı, Glaskow Koma Skoru:3(Göz l Motor 1 Verbal 1(E)) Işık Refleksi +/+, Kornea Refleksi: -/-, pupiller izokorik TA: 77/49mmHg (NA DESTEKLİ), Nbz: 140 dk, Sp02: 89 (MV'de) Orotrakeal entübe, NGS mevcut. Sol subklavien bölgede diyaliz kateteri mevcut. Sağ subklavien bölgede muhtemel kateter açma girişimlerine ait olduğu düşünülen 9 delik mevcut. Boyun sol anteriolateral bölgede 4x4 cm lik şişlik mevcut. Ağız içinde Plastik Cerrahi tarafından konulan tampon mevcut. KRANİOSPİNAL BT (27.01.2019 ): Mandibula sağ parasimfızis ve sol corpus fraktürü mevcut. Solunum sesleri kabalaşmış. Toraks BT: Akciğerde minimal bilateral kontüzyo pulmonalis mevcut. EKG: NSR, 128/dk. Batın çok distandü ve sert. Tahta karın mevcut. Sağ ve sol lomber bölgede yaygın ekimoz mevcut. BATIN BT (27.01.2019 ): Sağ renal laserasyon, KC ve dalak etrafında mayi, batın içi serbest hava mevcut. Haricen doğal erkek görünümde. Transüretral sondası mevcut. Skrotum ve testisler hafif ödemli ve ekimotik. Periferik nabazanlar zayıf eşit alınıyor. Sağ önkol distal deforme. Sağ klavikulada tip 1 fraktür mevcut. Sağ radius distalde tip 1 fraktür mevcut. Bilateral inferior süperior pubik kollarda tip 1 fraktür mevcut. Sacrum deniş tip 2 fraktür mevcut. Sol düşük ayağı mevcut. Radial sinir motor muayenesi şüpheli. Sağ uyluk medialinde dermabrazyon mevcut. Sağ ön kolda atel mevcut. Sol antekübital bölgede 1 adet yeşil branül mevcut. Sol glutealde 1x1 cm boyutlarında oval lezyon mevcut. Sol diz medialinde dermabrazyon mevcut. Sol bacak lateralinde yüzeyel, küçük boyutlu dermabrazyonlar mevcut. Pelvik bandaj mevcut. KRANİOSPİNAL BT (27.01.2019 ): Sağ temporal travmatik kontüzyo serebri ve sağ pariyetal, sol oksipital travmatik subaraknoid kanama ile uyumlu görünüm mevcut. 28.01.2019 tarihli ameliyat notunda; Üroloji: Göbek altı üst median insizyonlar batının açıldığı izlendi. TU foley sondanın balonu kılavuzluğunda mesane palpe edildi. Mesane etrafında hematom alanları izlendi. Mesane kontrollü şekilde açıldı. Mesane boynunun gerek palpasyonla gerekse inspeksıyonla yapılan muayanede salim olduöu bütünlüğünün bozulmadığı izlendi. Mesane boynunda perivezikal kanamalara sekonder basılara bağlı elongasyonu izlendi. Tu foley sonda üretradan çıkarıldı. Steril 16 f TU foley sonda üretradan tekrar itildi ve TU sondanın mesaneye rahat bir şekilde geçtiği izlendi. Mesane sağ yan duvarda mukozayıda içeren yaklaşık 3 cm lik lineer tarzda perfore alan izlendi. Bu perfore alanın mukoza ve tabakaları ayrı ayrı suture edildi Mesane sol yan duvar da ise 2 cm ve 1 cm lik olmak üzere 2 adet mukozanın salim olduğu mesane kasının perfore olduğu alanlar izlendi Tek tek suture edildi. Mesane içerisi batıkonla yıkandıktan sonra mesane mukozası ve kas tabakası ayrı ayrı usulune uygun olarak kapatıldı Yaklaşık 200 c ile defisit bakıldı. Defısit izlenmedi. Rektovezikal alana 1 adet jackson dren tatbik edildi Vakadan çıkıldı. Ortopedi: Hasta GAA masaya alındı.hastanın alt abdomen bölgesi 3 kat bati kon ile steril hazırlandı.ürolojive çocuk cerrahisinin karın orta hat inferiorundan açılan insizyon ile periop olarak girilerek pelvisin pubik kollarındaki kırık hattına ulaşıldı, kırık skopi eşliğinde redükte edilerek 1adet plak ve 9 adet vida ile tespit edildi. 1 adet vida zai oldu, kontrol skopi göruldü, kanama noktaları kontrol edildi. 31.01.2019 tarihinde ITGAA operasyon sahası ve ağız içi batticon solüsyonu ile temizlendi, steril örtüler örtüldü. Alt labiogingival sulkus insizyonu ile mukoza geçildi ve mandibula sol corpustaki kırık hattına ulaşıldı. Kemik klempleriyle açık redüksiyonu takiben 2 adet 4 delikli plak ile ve toplam 8 adet vida ile rijit fıksasyon yapıldı. A labiogingival sulkus insizyonu ile mukoza geçildi ve mandibula sağ parasimfızindeki kırık hattına ulaşıldı, perıost elevatörüyle kemik fragmanlar deperios edildi. Kemik klempleriyle açık redüksiyonu takiben 2 adet 4 delikli plak ve toplam 8 adet vida ile rijit fiksasyon yapıldı. Tesbit sırasında 1 adet drill ucu kı Kas dokusu 3/0 vikril ile, mukoza 4-0 vikril ile kapatıldı. Intraop komlikasyon gelişmedi ve operasyona son verildiğinin kayıtlığı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı tarafça defi olarak ileri sürülmese dahi yukarıda emsal olarak belirtilen Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere davacı ...'in ifadelere göre arka koltukta seyahat etmekte iken zorunlu olduğu halde emniyet kemeri takmaması sebebiyle olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve zararın artmasında müterafik kusurunun etkisi olup olmadığı hususunda re'sen değerlendirme yapması gerekirken aksine hareketle gerekçede müterafik kusur konusunda olumlu ya da olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla olayın oluş şeklide de nazara alınarak müterafik kusur indiriminin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi yerinde görülmemiştir. Dairemizce müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağı hususu yönünden yargılamanın uzamaması açısından re'sen yapılan değerlendirmede; Somut olayda; davacı ...'in yolcu olarak arka koltukta emniyet kemeri takmadan seyahat ettiği, kaza sonrası davacı ...'in vücudunun çeşitli yerlerinden, kafa, bacak ve göğüs bölgesinden darbe aldığı anlaşılmaktadır. Davacı ...'in emniyet kemeri takmadan seyahat ettiği, kafa, bacak ve göğüs bölgesinden yaralandığı, bu itibarla, davacı ...'in yaralanma sebebi de gözetildiğinde, araçta arka koltukta emniyet kemeri takmadan gayri nizami şekilde seyahat etmesi davranışının zararını artırıcı bir etken olduğu, (6098 sayılı TBK 52. md) (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/3002 E. 2017/11192 K.) davacı ...'in kendi can güvenliği için tehlikeli biçimde emniyet kemeri takmadan seyahat etmek suretiyle zararın doğumunda etkili olduğu olayda müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13917 E. 2022/7676 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/4890 E. 2017/10968 K.) Somut olayda öncelikle bilirkişi tarafından belirlenen tazminat miktarı üzerinde Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği belirlenen % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/4-65 E. 2022/1387 K. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/3154 E. 2022/10841 K.) Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla davalı ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak davacı ...'in maddi zararından kusur indirimi yapılmadan usulü kazanılmış hak dikkate alınarak toplam zarar davacının % 15,2 maluliyetine göre 453.365,13 TL olup; dairemizce re'sen yapılan hesaplamada tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirim oranı bu miktarlar üzerinden yapılmış ve; Davacı ... ... için; 453.365,13 TL (toplam zarar) - 90.673,02 TL (% 20 müterafik kusur indirim miktarı) =362.692,11 TL olarak hesaplanmış olmakla davacı ...'in maddi zararının 362.692,11 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Dairemizin takdiri indirimi re'sen uygulaması nedeniyle kabul edilmeyen kısım yönünden davalı Sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. b-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12973 E. 2022/14954 K.) Yukarıda belirtilen açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemenin hüküm kısmında maddi tazminat yönünden "..davacı ... yönünden 453.365,13-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere" şeklinde hüküm oluşturulduğu halde sigorta şirketinin teminat limitlerine tekabül miktarının açıkça belirtilmeden hüküm kurulduğu görülmüştür. Cismani zarara ilişkin tazminat davalarında hüküm kurulurken poliçe limiti sigorta şirketi taraf ise mutlaka sorumlu olduğu limitin yazılması gerekir. Özellikle ödeme varsa davalı sigorta şirketinin kalan limitle sorumlu tutulması gerektiğinden kalan limitin belirtilmesi ve talep edilen tazminatın geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı bakıcı gideri ve tedavi gideri farklı teminat limiti belirtildiğinden her talep için limitin belirtilmesi gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili olarak yine birden fazla davacı varsa her biri için ayrı ayrı hüküm kurulması, sigorta şirketi taraf ise ve özelliklede garame hesabı yapılmış ise sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın yazılması gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2012/14015 E. 2014/478 K.) Zira ilamların infaz edilecek kısmı hüküm kısmıdır. İlamın gerekçesine göre talepte bulunulamaz. İcra mahkemesi de hükmün aynen infazını sağlamakla görevlidir. İcra mahkemesi hükmü yorumlayamaz. Yorum yolu ile değiştiremez. İlamlı takipte, mahkeme tarafından yazılıp, imza olunan ve mahkeme mührü ile mühürlenerek taraflara verilen böylece ilam niteliğini kazanan karar dayanak gösterilerek takip başlatılır, icra emri de buna göre düzenlenir. İcra müdürünün veya icra hakiminin ilamın hüküm fıkrasının değiştirilmesi anlamına gelecek işlem ya da yorum yapması mümkün değildir. Borçluya gönderilen icra emri, kanuna ve özellikle ilama veya takip talebine aykırı ise, borçlu icra emrinin veya ilamlı icra takibinin düzeltilmesi için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir (İİK 41, 16/1,2. maddeleri). Şikayeti inceleyecek icra mahkemesinin yetkisi ise sınırlıdır. Bu nedenledir ki, yerleşik yargısal uygulamada ilamların infaz edilecek kısmının hüküm bölümü olduğu, hüküm içeriğinin aynen infazı gerektiği ve gerek icra dairesinin gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesinin ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip olmadığı kabul edilmiştir .(HGK 8.10.1997 tarih 1997/12-517 E, 1997/776 K.; 22.3.2006 gün 2006/12-92 E, 2006/85 K.; 25.6.2008 gün 2008/12-45 E, 2008/453 K). Bu sebeple mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın belirtilmemesi sebebiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması 6100 sayılı yasanın HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olduğundan ilk derece mahkemesinin kararı bu yönüyle de yerinde görülmemiştir. Tüm bu kriterler bir arada değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacının olaydaki müterafik kusuru da dikkate alınarak tespit edilen maddi tazminat miktarına % 20 oranında müterafik kusuru indirimi yerine bu hususu olumlu veya olumsuz şekilde tartışmadan ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın açıkça belirtilmeden, davacı ... yönünden maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü yerine yazılı şekilde davacı ... için kabul yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kararın kamu düzenine aykırı olduğundan HMK'nın 353/1-b.2. 355. Maddeleri gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak ... için maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacılar .... ve ... için hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden; Mahkemece davacı.... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.279,00 TL, davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 6.062,70 TL'ye karar verildiği, verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından istinaf sınırı her bir davacı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. (Yargıtay 4. HD 2022/1732 E. 2024/7198 K.) 02.12.2016’da yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasa ile değişik HMK 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2024 yılı için 28.260,00 TL'dir. Mahkemece verilen 25/04/2024 tarihli kararın davalı sigorta şirketinin davacılar ....ve ....'e yönelik maddi tazminat açısından istinaf başvurusuna konu edilen değerin ...için 1.279,00 TL ... için 6.062,70 TL olması miktar itibariyle kesin niteliktedir. Miktar itibariyle bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında HMK 346/1. madde uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu itibarla, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin davacılar .... ve ...'e yönelik maddi tazminat açısından istinaf kanun yolu başvurusunun, kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE II-Yerel mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/1-b-2 ve 355 maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA, III-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile, Davacı ... yönünden 1.279,90 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 6.062,70 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 362.692,11 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile, Davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca; a-Maddi tazminat yönünden 370.034,71 TL üzerinden hesap olunan 25.277,07 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla yatırılan 1.550,25 TL harcın mahsubu ile bakiye noksan 23.726,82 TL harcın (sigorta şirketi 23.553,61 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, b-Manevi tazminat yönünden 35.000,00 TL üzerinden hesap olunan 2.390,85-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 153,70-TL harcın mahsubu ile bakiye noksan 2.237,15-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Maddi tazminat yönünden; a-Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 58.030,73 TL vekalet ücretinin (sigorta şirketi 57.653,53 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine, b-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.279,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine, c-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.062,70 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine, 5-Manevi tazminat yönünden; a-Davalı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine, b-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine, c-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 163,95 TL peşin harç, 1.540,00 TL ıslah harcı, 578,00 TL bilirkişi ücreti, 1.112,00 TL adli tıp fatura bedeli, 1.284,80 TL e-tebligat, tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.438,35 TL'nin davanın kabul red oranları nazara alınarak; a-maddi tazminat yönünden 3.132,39-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-manevi tazminat yönünden 256,...-TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c-kalan kısım olan 49,91-TL'nin davacılar üzerine bırakılmasına, 7-....Adli Tıp Kurumu'nun 07/11/2023 tarih ve ... fatura numaralı ve 4.578,00-TL, .... Adli Tıp Kurumu'nun 27/10/2021 tarih ve .... fatura numaralı ve 1.810,00-TL, ... Adli Tıp Kurumu'nun 29/07/2021 tarih ve....fatura numaralı ve 2.420,00-TL olmak üzere toplam 8.808,00-TL fatura bedelinin 8.633,83-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 174,17-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Davacılar tarafından yatırılan ve arta kalan gider avansının karar kesinleştikten sonra iadesine, 9-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 3.960,00-TL'nin davanın kabul red oranları nazara alınarak 3.881,69-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 78,31-TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine," şeklinde HÜKÜM TESİSİNE; IV-İstinaf aşamasında alınması gereken 24.591,60-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 8.500,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.091,60-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, V-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, VII-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, VIII-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 26.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.