Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1129 E. 2026/1282 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1129
Karar No
2026/1282
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1129 - 2026/1282 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1129 KARAR NO : 2026/1282 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/03/2024 NUMARASI : 2023/212 E. - 2024/100 K.

DAVACI : VEKİLİ :

DAVALI : VEKİLİ :

DAVALI : VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince Verilen 07/03/2024 tarih ve 2023/212 E. - 2024/100 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibaresini içeren çeşitli markalarının bulunduğunu, davalının bu markalar ile iltibas yaratacak şekilde 2021/067412 sayılı "..." ibareli markanın adına tescilini talep ettiğini, müvekkilinin başvuruya itirazlarının ...'nın 2023-M-2124 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli "..." ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve tescili halinde "..." ibareli markalar ile görsel ve fonetik açıdan ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu için halk nezdinde iltibas yaratacağını, tescili istenen markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu ve benzerlik incelemesinin "..." ibaresi üzerinden yapılması gerektiğini, "..." ibaresinin markayı müvekkilin markasından farklılaştırmadığını, aksine dava konusu markanın müvekkilin "..." ibaresi ile yarattığı seri markalardan biri kanısını oluşturacağını, müvekkiline ait "..." markalarının sektörde son derece iyi tanınan ve tercih edilen bir marka olduğunu ileri sürerek, ...'nın 2023-M-2124 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket savunmada bulunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusu kapsamında tescili istenilen sınıfların tamamının, davacı yana ait önceki tarihli markalar ile aynı, aynı tür ya da benzer mahiyetteki ürünleri kapsadığı, böylelikle taraf markalarının iltibas değerlendirmesinde emtia ayniyeti şartının sağlandığı, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, kavramsal açıdan değerlendirme de ise, dava konusu marka ile davacının itiraza ve davasına mesnet aldığı markaların Türkçe'de bir anlamının olmadığı, dolayısıyla gerek dilimizde gerekse yabancı dilde herhangi bir anlamı bulunmayan dava konusu ibarenin seçiminin tesadüfen olamayacağı, basit bir internet arama motoru araştırması ile dahi öğrenilebilecek davacı seri markalarını davalının bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, dosya içeriği itibari ile SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabülüne, 'nın 2023-M-2124 sayılı kararının iptaline, 2021/067412 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının başında yer alan "..." ibaresini ayırarak benzerlik incelemesi yapmanın hatalı olacağını, marka hukukunda bütünlük ilkesi hakim iken taraf markaları arasında “...” ibaresinin ortak olmasından yola çıkarak değerlendirme yapmanın hatalı olacağını, zira markaların bütünüyle yapılan incelemede benzemediğini, taraf markalarında tüketicilerin dikkatinin yoğunlaştığı başlangıç kısımlarının farklı olmasının ortalama tüketici algısında da markaların farklılaşmasına neden olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait ''...'' markasının davacı markasından farklılık arz eden unsurları barındırmasına rağmen benzer görüldüğü tespitinin yersiz olduğunu, ''...'' markası ile davacıya ait ''...'' markası arasında gerek yazım gerekse görsel olarak benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ''...'' ibareli markasının nihai tüketici nezdinde iltibas yaratmadığını, müvekkiline ait markanın kendine has ve özgün olup herhangi bir markanın etkisinde kalınarak ya da bir başka markadan esinlenerek yapılmış bir marka olmadığını, dosyaya sunulan 16.12.2023 tarihli bilirkişi raporunun ''...Davalıya ait marka başvurusuna konu işaret ile davacı markası arasında 6769 sayılı SMK'nin 6/1 maddeleri anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nin 6/5 maddesinde sayılan koşulların oluşmadığı..." şeklinde olmasına rağmen Yerel Mahkemece raporun aksi yönünde karar verildiğini ve bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu marka başvurusu kapsamında tescili istenilen sınıfların tamamının, davacı yana ait önceki tarihli markalar ile aynı, aynı tür ya da benzer mahiyetteki ürünleri kapsadığı, böylelikle taraf markalarının iltibas değerlendirmesinde emtia ayniyeti şartının sağlandığı, davacının "..." ibaresini içeren markaları ile davalının "..." ibareli marka tescil başvurusunun, ibareler yönünden de görsel ve işitsel açıdan benzer olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şirketten ve davalı dan alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalı şirketten ve davalı Kurumundan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1129, K. 2026/1282, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1129-e-2026-1282-k-2b73eda9cc2c