Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/835 E. 2025/21 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/835
Karar No
2025/21
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2025/423 KARAR NO:2025/479 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:15/01/2025 NUMARASI:2023/835 E. - 2025/21 K. DAVANIN KONUSU:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/03/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesinde; Davalı ... Ltd. Şti. tarafından davacı müvekkili aleyhine 03/05/2023 tarihinde .... sayılı icra takibi başlatıldığını ve müvekkiline; İİK 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkiline yönelik usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığından dolayı müvekkil haciz ihbarnamelerinden haberdar olmadığını ve gerekli itirazlarda bulunamadığını, müvekkilinin, davalı alacaklı tarafından icra dosyasına haksız ve hukuka aykırı şekilde borçlu olarak kayıt edildiğini, ancak davacı müvekkilinin takipte alacaklı görünen şirkete böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkili Serkan Kavuncu'nun, tasfiye halindeki ... Şirketi'nde belirli bir süre yetkililerden biri olarak çalıştığını, müvekkilinin kendisine ait olan payı, Üsküdar ... Noterliği 28/07/2022 tarihli ve ... yevmiye nolu limited şirket pay devir sözleşmesi ile 28/07/2022 tarihinde paylarının tamamını devrettiğini, bu hususun 17 Ağustos 2022 tarihli ve 10641 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi incelendiğinde açıkça görülebileceğini, yargılamaya ve icra takibine konu edilen kambiyo senedi vasfındaki çeklerde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, ayrıca ilgili çeklerden doğan herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını, bu sebeple müvekkilinin böyle bir borçtan sorumlu tutulup borçlu taraf olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin, ... Sy. dosyasında borçlu ve alacaklı olarak gözüken kişiye karşı da borcu da bulunmadığını ileri sürerek; davacı müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini, ilgili icra dosyasında borçlu olunmamasına rağmen takibin haksız şekilde müvekkiline yöneltilmesi sebebiyle takibin tedbiren teminatsız durdurulmasını, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 363.825,72 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesinde; davada mahkemenin yetkili ve görevli olmayıp davanın İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini,öncelikle müvekkili şirketin mersis adresi '... Kadıköy/İstanbul' olup yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemesi olduğunu, bunun yanında davacının tacir olmadığını,somut olayda davacının ticari işletmesini de ilgilendiren bir durum olmadığını,huzurdaki davanın mutlak /nispi ticari dava olmadığını,huzurdaki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini,davacı şirket yetkilisi olmakla,şirkete sermaye borcunun bulunup bulunmadığı yahut şirketin ortaklar hesabının, şirketin giderlerinin incelenmesi gerektiğini,davacının tebligattan daha önce haberdar olmasına rağmen yasal süresi içinde itirazda bulunmadığını,davacının yetkilisi olduğu şirketin ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini beyan ederek görevsiz ve yetkisiz mahkemede ikame edilen davanın öncelikle usulden reddini,esas itibariyle de haksız ve dayanaksız davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI;İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2025 tarihli 2023/835 E- 2025/21 K sayılı kararıyla; "Somut olayda davanın ticari dava olup olmadığının tespiti için uyuşmazlığın vasıflandırılmasının gerektiği, taraflar arasındaki davanın 3.kişi konumunda bulunan davacı tarafından İİK'nun 89/3 maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit davası olduğu, İİK'nun 89.maddesinde düzenlenen haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarının ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık takip hukukundan kaynaklandığından, İİK'nun 89.maddesine göre haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkemenin genel mahkeme olan asliye mahkemeleri olduğu, dava da mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı" gerekçesiyle; HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden REDDİNE, mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE,-HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU;Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kendisine tebliğ edilen haciz ihbarnamelerinden haberdar olmadığını, gerekli itirazlarda bulunamadığını, ... sayılı icra takibinin kambiyo senetlerine özgü icra takibi olup, kambiyo senedi TTK'da düzenlendiğinden mutlak ticari iş olduğunu, altta yatan ilişki yani menfi tespit davasına konu ihtilaf kambiyo senetlerine özgü takibe dayandığından, somut olayda Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, ticari iş niteliğindeki takip dosyasından gönderilen ihbarnameye karşı açılan menfi tespit davasının ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece müvekkili aleyhinde açılan davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının gözetilerek, davanın usuldan reddine karar verilmesi gerekirken sadece görevsizlik kararı verilmesinin usule aykırı olduğunu, mahkemenin öncelikle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığını incelemesi gerekirken görev yönünden karar verilmesinin hatalı olduğunu, her ne kadar davacının İİK 72. Maddesine dayalı olarak menfi tespit davası açmışsa da, davacının üçüncü şahıs olup, İİK 72. Maddesine dayalı olarak menfi tespit davası açma hakkının bulunmadığını, İİK 89/3 maddesine göre açılan davanın da süre yönünden reddi gerektiğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak, hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın ve arabuluculuk dava şartı karşılanmadan açılan davanın usulden reddine, kötüniyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE;Üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesince görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği, davacı ve davalı vekilinin ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı alacaklının müvekkiline İİK 89/1, İİK 89/2 ve İİK 89/3 maddeleri gereğince haciz ihbarnameleri göndermişse de, davacının... Şirketindeki hisselerini çek karnesinin basım tarihi ve çekin keşide tarihinden önce devrettiğini, borçlu bulunmadığını ileri sürdüğü, davacı vekili dilekçesinden davanın İİK 89/3 Maddesi gereğince, üçüncü şahsın borçlu bulunmadığının tespiti davası olduğunun anlaşılmıştır.Davanın İİK'nun 89/3 maddesine göre açıldığı, davacının icra takibinde taraf değil üçüncü kişi olduğu, İİK'nun 89/3 maddesine dayalı davanın koşullarının madde kapsamında düzenlendiği, ancak görevli mahkeme konusunda özel bir düzenlemeye yer verilmediği görevli mahkemenin genel kurallara göre belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 2/1 maddesinde mal varlığına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, yine 2/2 maddesi uyarınca HMK'da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli kabul edildiği, 6102 Sayılı TTK'nun 5.maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin ticaret mahkemelerinde görüleceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca göreve ilişkin düzenleme kamu düzenine ilişkin olmakla, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. İhtisas mahkemesinde bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekir.Davada takip dosyasında, davalı takip alacaklısı tarafından dava dışı takip borçlusunun borcundan dolayı, davacıya İİK'nun 89/1 ve 89/2 maddeleri uyarınca haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla İİK'nun 89/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açtığı, davanın tarafları arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, TTK'nın 4.maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari davadan söz edilemeyeceği, davanın HMK'nın 2.maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla, mahkemece davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olup (bkz Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K. Sayılı kararları) davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği kanaatindeyim.Davalı vekilinin mahkemece öncelikle davanın İİK 89/3 maddesinde düzenlenen 15 günlük hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının ve arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinin incelenerek, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmüşse de; Dava Şartlarının düzenlendiği, 6100 Sayılı HMK 114/1-c bendinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olarak düzenlendiği, hak düşürücü süre ile arabuluculuk dava şartının da mahkemece davanın esasına girilmeden resen gözetilmesi gereken dava şartlarından olduğu anlaşılıyorsa da, bu dava şartlarının ancak görevli mahkemece değerlendirilebileceği, bu durumda mahkemece görevsiz olduğunun gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2025 tarih ve 2023/835 E., 2025/21 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı ve davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/835, K. 2025/21, T. 17.12.2015, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-835-e-2025-21-k-e223c83f2fa6