Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/656 E. 2026/1598 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/656
Karar No
2026/1598
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/656 KARAR NO : 2026/1598 KARAR TARİHİ : 12/06/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2022 NUMARASI : 2022/... ESAS 2022/... KARAR

DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ... DAVALI : ... - ...- ... VEKİLİ : Av. ...- [16302-03634-81997] UETS DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/06/2026 YAZIM TARİHİ : 12/06/2026

Adana 2. Asliye Tİcaret Mahkemesi'nin 16/12/2022 tarih, 2022/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ...'un ... Ltd. Şti.'nin tek ortağı ve sahibi olduğunu, ancak müvekkilinin şirket yönetmesi için eşi ...'u vekaletname ile yetkilendirdiğini, ...'un da aldığı yetkileri müvekkilinden habersiz ve onun rızasının aksine kendisi ve davalı ... lehine haksız çıkar ve kazanç elde etmek maksadıyla kötü niyetle kullandığını, ...'un daha sonra tüm yetkilerinden azledildiğini, ...'un müvekkili şirketten aldığı yetkileri kötüye kullanarak şirketin içini boşalttığını, şirketin alacaklarını kendileri hesabına tahsli edip harcadığını, şirketi bankalar ve kamu kurumları nezdinde borçlandırdığını, durumun müvekkili şirket sahibi tarafından farkedilmesinden sonra gerek davalının gerekse de ...'un kayıplara karıştığını, Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasına konu senetin de bu yöntemle elde edildiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle menfi tespit davalarının kabulüne, takibin tedbiren durdurulmasına ve konulan hacizlerin kaldırılmasını, haksız takip nedeniyle müvekkil şirketin itibarı zedelendiğinden takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesine, yagılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 21.01.2014 tarihinden itibaren davacı şirketin ortağı olduğunu, Garanti Bankasından şahsı adına çektiği kredilerle şirket ödemelerini gerçekleştirdiğini, genel toplamın 35.795,53.TL olduğunu, ...'un bu ödemeler için kendisine senet düzenlediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; davacı şirket ile davalı arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisinin mevcut olmadığının tespit edildiğini, bununla birlikte icra takibinin kötüniyetle yapıldığına dair somut delilin bulunmadığıni ve davacının tazminat talebi şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; 25.07.2017 tarihli Genel Kurul Kararı ile şirket hisselerinin tekrar ...'a devredildiği ve bunun da 02.08.2017 tarih ve 9380 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığı görmezden geldiğini, ...'un vekaletnamesi ile 25.07.2017 tarihinden azledildiği tarihe kadar şirket iş ve işlemlerini yapıp yapmadığının araştırma gerektiğini, ancak görevsiz mahkemenin yazdığı gerekçe ile hüküm kurulduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından; ...'un ... Ltd.Şti.'nin tek ortağı ve sahibi olduğunu, ancak müvekkilinin şirket yönetmesi için eşi ...'u vekaletname ile yetkilendirdiğini, ...'un da aldığı yetkileri müvekkilinden habersiz ve onun rızasının aksine kendisi ve davalı ... lehine haksız çıkar ve kazanç elde etmek maksadıyla kötü niyetle kullandığını, ...'un daha sonra tüm yetkilerinden azledildiğini, ...'un müvekkili şirketten aldığı yetkileri kötüye kullanarak şirketin içini boşalttığını, şirketin alacaklarını kendileri hesabına tahsil edip harcadığını, şirketi bankalar ve kamu kurumları nezdinde borçlandırdığını, durumun müvekkili şirket sahibi tarafından farkedilmesinden sonra gerek davalının gerekse de ...'un kayıplara karıştığını, Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasına konu senetin de bu yöntemle elde edildiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı iddia edilmiş, davalı tarafından ise; davanın reddi gerektiği savunulumuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Yerel mahkemece; bono altındaki imzanın şirket yetkilisi sıfatıyla dava dışı ...'a ait olduğu, dava dışı şirket ortağı ...'un 16.03.2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan karar ile davacı şirket müdürlüğüne atandığı ve şirketi temsile yetkili olduğu, Diyarbakır 6. Noterliği'nin 21.07.2016 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava dışı ... tarafından dava dışı ...'un kambiyo senedi düzenleme yetkisini de içerir şekilde vekil tayin edildiği; ancak dava dışı Fatime'nin 17.05.2017 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan karar ile şirket hisselerini dava dışı ...'a devrettiği ve bu tarih itibariyle dava dışı ...'un şirketi temsile yetkili olduğu, davaya konu bononun düzenlendiği 15.01.2018 tarihinde düzenleyen ...'un davacı şirketi temsile yetkili olmadığı, davacı şirket ile davalı arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisinin mevcut olmadığının tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Somut olayda; her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, işbu kararın dosya kapsamına uygun olmadığı, zira davacının dava konusu bono bedelini ödediğini bonoya atıf yapan yazılı bir belge ile ispat edemediği, Diyarbakır 6. Noterliği'nin 21.07.2016 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava dışı ... tarafından dava dışı ...'un kambiyo senedi düzenleme yetkisini de içerir şekilde vekil tayin edildiği; ancak dava dışı Fatime'nin 17.05.2017 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan karar ile şirket hisselerini dava dışı ...'a devrettiği ve bu tarih itibariyle dava dışı ...'un şirketi temsile yetkili olduğuna dair durum hükme esas alınsa da, dava dışı ...'un kambiyo senedi düzenleme yetkisinin elinde alındığı ve buna dair herhangi bilgi yada belgenin de dosyaya sunulmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, ancak davacı tarafından bononun bedelsiz olduğu ve hukuka aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı bir delille ispat edilemediği, mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu ve istinafa konu kararın kaldırılması gerektiği, ne varki yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği ve Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulabileceği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca Adana 2. Asliye Tİcaret Mahkemesi'nin 16/12/2022 tarih, 2022/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, 4-Davanın REDDİNE, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gerekli 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 600,79.TL harcın mahsubu ile bakiye 131,21.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 6-Dava dosya için yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 35.179,00.TLvekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa İADESİNE, İstinaf incelemesi yönünden; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90.TL maktu istinaf karar ile 421,00.TL nispi karar harcı toplamı 600,90.TL harcın kararın kesinleştiğinde talep halinde davalıya İADESİNE, 2-6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 492,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 145,00.TL posta gönderme ücreti toplamı olmak üzere 637,00.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nİn 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/06/2026 tarihinde karar verildi.

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/656, K. 2026/1598, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-656-e-2026-1598-k-ab4935eeca11