Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2289 E. 2025/29 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2289
Karar No
2025/29
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2289 - 2025/29 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : 2023/2289 KARAR NO : 2025/29

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1369 KARAR NO : 2023/1088 KARAR TARİHİ : 20/09/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 16/10/2023 Davalı ... Sigorta, 17/10/2023 Davalı ...Sigorta DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1 -... VEKİLİ : ... : 2 -... VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 09/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/01/2025

Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ne ... nolu poliçe ile sigortalı bulunan sürücüsü ..., maliki ... olan 06 N 8336 plakalı araç ile diğer davalı ... A.Ş.'ne 247000721 nolu poliçe ile sigortalı olan maliki İsmail ... ve sürücüsü ... olan ... plakalı araçların 29/08/2021 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle davacının maliki bulunduğu ... plakalı aracın hasara uğrayarak pert olduğunu, hasara uğrayan aracın 2011 model KIA marka araç olup emsallerine göre son derece temiz, kusursuz ve hasarsız olduğunu, aracın pert olmasından dolayı ... sigorta tarafından yapılan tespitte araçta meydana gelen hasar miktarının 106.000,00-TL olduğu, miktarın 49.000,00-TL yine olaya karışan ... plakalı aracın sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. Tarafından satılarak elde edilen 49.000,00-TL 'nin taraflarına ödendiğini, anılan sigorta şirketince bakiye hasar bedelinden hissesine isabet eden 18.000,00-TL hasar bedeli olarak davacıya ödendiğini, hasar bedelinden bakiye 39.000,00-TL daha alacak bulunduğunu, davalılara ...2. Noterliğinin ...yevmiye nolu 19/11/2021 tarihli ihtarname keşide edilmesine rağmen davalılar tarafından hasar bedeli karşılanmamış ve arabuluculuğa müracaat edildiğini ve anlaşma sağlanamadığını beyanla ... plakalı araçta meydana gelen bakiye 39.000,00-TL hasar tazminatının ihtar tarihi olan 19/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; huzurda görülen davaya ilişkin olarak yetkili mahkemenin müvekkilinin şirketin merkezinin yargı çevresinde yer alan İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu ve davanın usulden reddi gerektiğini, davacı araç hasarına ilişkin tazminatını tespit edebilecek durumda olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacı tarafca talep edilen hasar tazminat tutarı da fahiş olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu kaza yılı poliçe teminatı olan 43.000.-TL ile sınırlı olduğunu ve temerrüdü ve faize ilişkin bir sorumluluğu da bulunmadığını beyanla davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı olmaması sebebiyle davanın reddine, aksi halde yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 43.000,00-TL olduğunu, dava konusu olayda sigortalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu tevsik eden herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığını, araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabulünün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve ıskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı raporun/faturanın hükme esas alınmaması gerektiğini, bu konuda mahkemece yeni bir rapor tanzim ettirilmesi gerektiğini, dosyaya bakiye ödeme ve onarıma ilişkin de herhangi bir fatura sunulmadığını, mağdur aracın müvekkili şirket ile arasındaki ilişki ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebi de haksız fiilden kaynaklandığını beyanla zamanaşımına uğramış davanın reddine, sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından davanın reddine, araç hasarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile, 39.000,00-TL bakiye hasar tazminatının yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yasal faizin davalı ... yönünden 13/12/2021 tarihinden, davalı ... sigorta yönünden ise 14/12/2021 tarihinden itibaren işletilmesine ve davalı sigorta şirketlerin poliçe limitleri ile sorumlu olduklarının tespitine karar verilmiştir. Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; meydana gelen kazanın zincirleme kaza olduğunu, davacının aracının birinci kazada zarar uğradığını, müvekkili şirketin sigortalısı bulunduğu aracın ise üçüncü kazada ... plakalı aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, keza müvekkiline sigortalı bulunan aracın alınan raporda gerçekleşen üçüncü kazada kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin zarardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kusur yönünden alınan raporun trafik polisinden alınması nedeniyle yetersiz olduğunu, ATK dan rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin rapor tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; müvekkilinin yaptığı ödemelerin dikkate alınmadan poliçe limitinin açıkça belirtilmeden zarardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, poliçe limitine göre yapılan ödemelerden sonra müvekkilinin poliçe limitinin 25.882,14.-TL kalmasına rağmen mahkemece hükmedilen 39.000,00.-TL yönünden müvekkilinin sorumlu olduğu poliçe limitinin belirtilmemesinin hatalı olduğunu, müvekkili yönünden bakiye poliçe limiti yönünden kurulan hükümde yargılama gideri ve vekalet ücretinden bu miktarla orantılı sorumlu tutularak sorumlu olmadığı kısım yönünden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, alınan kusuru raporun hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, müvekkilinin sigortalısı bulunduğu aracın davacıya ait araca doğrudan temasta bulunmadığını, çoklu kazada kusurun en arkadan gelen araca ait olduğunu ATK dan kusur raporu alınması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, zincirleme kazada kusur durumu, maddi tazminat miktarı ve sigorta şirketinin yaptığı ödemeler ile sorumlu olduğu bakiye poliçe limitinin ne kadar olduğu hususudur. Kaza tespit tutanağı ve trafik bilirkişisi raporunun yapılan incelemesinde, olay yerinde görgüye dayanarak, çarpışma noktası, araçların duruş pozisyonu ve yol üzerindeki sürtünme izi ve bu izlerin çarpışma noktalarındaki asfalt zemin üzerindeki konumuna göre, gündüz vakti görüşün açık olduğu bir ortamda altı araç sürücüsünün aynı yönde seyir halinde olduğu, ... plakalı, ... plakalı ve ... plakalı araç sürücülerinin TEM otoyolunun İstanbul ili istikametine sol şeritte ... mevkine geldiği sırada istikametlerindeki trafik yoğunluğundan dolayı yavaşlayarak durakladığı, arkalarından gelen araçların karıştığı olayda üç adet çarpmanın meydana geldiği anlaşılmakla bunlardan; 1. Çarpmanın sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarının önünde duran ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmanın gerçekleştiği; 2.Çarpmanın sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile önündeki kaza yapmış ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmanın gerçekleştiği 3. Çarpmanın sürücü Semir Karadaş sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının ön kısımları ile önündeki kazaya karışmış ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmanın gerçekleştiği; Bu 3 çarpışmanın etkisiyle ... plaka aracın önünde duran ... plakalı aracın arka kısımlarına, ... plakalı aracında ön kısımlarının ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması ile zincirleme peş peşe çarpma eylemi oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda hasara neden olan olayda birden fazla kazanın meydana geldiği dikkate alınması ve her kazanın kendi içerisinde değerlendirilerek kusur durumunun belirlenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17 HD. 2020/397 E.- 2021/1025 K. sayılı ilam).

Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ... plakalı aracın sürücüsünün ilk arkadan çarpma olayında % 100 kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsünün ikinci arkadan çarpma olayında % 100 kusurlu ve ...plakalı aracın sürücüsünün ise üçüncü arkadan çarpma olayında % 100 kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84. Maddesi uyarınca araç sürücülerinin trafik kazalarında arkadan çarpma hallerinde asli kusurlu sayıldıkları, 52. Madde uyarınca sürücülerin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak ve diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak zorunda oldukları ve 56.madde uyarınca sürücülerin önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorunda olduğu kabul edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar uyarınca trafik kuralları içerisinde belirlenen takip mesafesi kuralının amacı, önde seyreden aracın herhangi bir nedenle aniden durmak zorunda kalması halinde öndeki araca çarpılmaması yönünde trafik güvenliğinin sağlanmasıdır. Sürücü takip mesafesini korumalı ve bu sayede önündeki aracın aniden durması halinde kendisi de güvenli durabilmelidir. Bu tip zincirleme trafik kazalarında her zarara yol açan eylem yönünden kusur durumu ayrı belirlenmelidir. Somut olayda üç adet çarpma meydana gelmiş olup davacının aracının zarar görmesine neden olan kaza 1.çarpma olup birinci kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsünün takip mesafesi ve hız kurallarına aykırı hareket etmesi nedeniyle % 100 kusurlu olduğu sabittir. Her ne kadar 2. ve 3. çarpmanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketlerinin sigortalısı bulunduğu ... ve ... plakalı araç sürücülerinin de takip mesafesi kurallarına aykırı hareket etmeleri nedeniyle kusurlu oldukları açık ise de, her bir kazanın kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, zira aksi düşüncenin kabulü halinde her bir sürücünün aynı kazada ayrı ayrı % 100 kusurlu kabul edilmeleri gibi bir sonuç doğurur ki bir kazada birden fazla sürücünün ayrı ayrı % 100 kusurlu olması mümkün olmadığından bu durumun kabulü edilmesi mantık kurallarına da aykırılık teşkil eder. Bu durumda sonuç davacının aracının zarar görmesine neden olan kazada davalı ... Sigorta'nın sigortalısı bulunduğu ...plakalı araç sürücüsü ile davalı Ak sigortanın sigortalısı bulunduğu ... plakalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığı anlaşılmakla davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme davalıların zarardan müteselsilen sorumlu tutulmaları usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekillerinin bu yöndeki istinaf istemlerinin ayrı ayrı kabulü gerekmiştir. ( Yargıtay 4.HD 22/05/2024 tarih 2022/5181 E 2024/5066 K) Kabule göre de; 2918 Sayılı Yasanın 91. Maddesi gereğince yaptırılması gereken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta şirketi, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğraması ile oluşan ve işletenin sorumluluğunu gerektiren zararları, sigorta limiti dahilinde ve kanun ile belirlenen teminat dışında kalan haller haricinde karşılamayı üstlendiğinden, zarar gören davacının bu kapsamdaki zararlarını kazada kusuru bulunan aracın sigorta şirketinden talep etmesinde bir engel bulunmamakla birlikte sigorta şirketinin sorumluluğu zarar miktarı yönünden sınırsız olmayıp poliçedeki limiti ile sınırlı sorumluluktur. Kazanın zincirleme trafik kazası olduğu dikkate alındığında davalı araçlara ait poliçelerde kaza başına maddi zararın limitinin 86.000,00 TL ve araç başına 43.000,00 TL olması nedeniyle davacının aracında meydana gelen maddi hasarla ilgili davalı sigorta şirketlerinin sorumlu tutar bu limitler ile sınırlı olacaktır. Mahkemece verilen hükümde, davalı sigorta şirketlerinin poliçe limiti uyarınca sorumlu olacağı belirtilmiş olmasına rağmen, poliçe limitinin ne miktarda olduğunun belirtilmemesi hükmün infazı aşamasında sıkıntı oluşturacağından doğru görülmediği gibi, davalı ... vekili tarafından yargılamanın devamı sırasında kazaya karışan diğer araç sahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle bu ödemelerin poliçe limiti bakımından dikkate alınarak hakkında hüküm tesis edilmesini talep etmesine rağmen davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumluluğu belirlenirken yapılan ödemelerin dikkate alınmaması da doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-3) bendi gereğince kararın kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih ve 2022/1369 - 2023/1088 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, a)Davacının davasının reddine, b)Alınması gerekli 615,40.-TL karar ve ilam harcının peşin halınan 666,03 TL'den mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 50,63 TL'nin davacıya iadesine, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, d)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, e)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret sebebi ortak davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, f)Artan gider avansının kararın kesinleşmesine müteakip ve talep halinde iadesine, 3-Davalı ... ile davalı ... Sigorta tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine, 4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı ... ile davalı ... Sigorta tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, artan avansın talep halinde ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliğ, harç tahsil, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 09/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

... Başkan ...

... Üye ...

... Üye ...

... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2289, K. 2025/29, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2289-e-2025-29-k-6c30d49a5612