Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2266 E. 2026/1055 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2266
- Karar No
- 2026/1055
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2266 Esas
KARAR NO : 2026/1055 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2014/163 Esas - 2022/1212 Karar
TARİHİ: 13/12/2022
ASIL DAVADA
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
KARAR TARİHİ: 21/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile 1 nolu davalı ... arasında, Ankara İli Polatlı İlçesi ... Mahallesi ... Yolu Mevkii ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın müvekkiline devri konusunda bir anlaşma yapıldığını, bu taşınmaz için müvekkili tarafından bir takım (9 adet) çeklerin anılan davalıya teminat olarak teslim edildiğini, aradan uzun zaman geçmesine, ısrarlı taleplere ve çeklerin günü gelmesine rağmen söz konusu taşınmazın müvekkiline devri sağlanmadığı gibi, çeklerin de iade edilmediğini, üstelik davalı ... adresini de boşaltarak kaçtığının öğrenildiğini ve bir daha kendisinden haber alınamadığını, davalının müvekkilinden aldığı bu teminat çeklerini, diğer davalılar olan ... Şirketlerine devrettiği (... Şirketlerinin müvekkilini çek teyidi için telefonla araması sayesinde) öğrenildiğini, anılan ... Şirketlerinin, davalı ... tarafından devredilen bu çekleri kabul etmesi ve hakkı devralabilmesi için, bu çeklerin bir ticari sebebe dayanıp dayanmadığı veya temelinde bir fatura bulunup bulunmadığı konusunda delilleri görmesi ve keşideciden de onay alması gerektiğini, nitekim davalı ... Şirketleri, bu çekler için müvekkilinden, alt ilişkiye dair belge ve onay istediyseler de, müvekkilinin, henüz taşınmaz kendisine devredilmediğinden, davalı ... Şirketlerinin çeklere dair bu onay isteğine olumlu yanıt vermediğini,bu sebeple; müvekkili ile davalı ... arasındaki taşınmaz satış anlaşmasının haklı nedenle feshi ile müvekkilinin çeklerden dolayı davalılara karşı borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Menfi tespit istemine konu çek müvekkil elinde olmayıp, dava dışı ... ... A.Ş. elinde bulunduğundan, huzurdaki davadaki taleplerin ... ... A.Ş.’ne yöneltilmesi gerektiğinden, huzurdaki dava ileri sürülen talepler açısından davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) bulunmayan müvekkil hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket aleyhine ikame edilen davanın reddine, davacının kötü niyetle dava ikame etmiş olması sebebiyle yüzde 20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddine, öncelikle geçerli bir temlik işlemi sonucu müvekkil ... ... A.Ş.’nin elinde bulunan ... ... Şubesine ait, 08.06.2014 tarihli, 10.000TL bedelli çek hakkındaki ödeme yasağının kaldırılmasına, davacının kötü niyetli olması karşısında %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddini, davacı tarafın soyut ve kötüniyete matuf iddiaları nedeniyle 97,20'den Aaz olmamak Üzere kötüniyet tazminatına mahkümiyetini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; Evvelemirde itiraz sebeplerimize binaen yatırılan teminatın oluşan ve oluşacak zararları karşılama niteliği olmadığı cihetle tedbire itiraz ile kaldırılmasını, bu talebimiz kabul edilmediği taktirde çek tutarından az olmamak üzere teminatın arttırılmasına karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötüniyetli tarafın 6 20 den az olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 3 ATM. DOSYASINDA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1 nolu davalı ile aralarında Antalya Serik ilçesi ... köyündeki bir adet taşınmazın devri konusunda anlaşma yaptıkları, bir takım çeklerin teminat olarak teslim edildiği, aradan uzun zaman geçmesine ve taleplerine rağmen taşınmaz devri sağlanmadığı gibi çeklerin de geri getirilmediği, davalının adresinden ayrıldığı, bu davalının piyasayı bu şekilde dolandırdığı ve teminat çeklerini de diğer davalılara devrettiği, diğer davalıların ... yasası uyarınca bu çekleri kabul edebilmeleri için temelindeki fatura ve alacağın varlığını görmeleri ve keşideciden onay almaları gerektiği halde buna uymadıkları gerekçesiyle neticeten aradaki satım anlaşmasının feshi ve davalılara karşı ... ... Şubesine ait 8 adet ve ... Yenibosna Şubesine ait 2 adet olmak üzere toplam 10 adet çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.
Birleşen dosya davalısı ... A.Ş. Cevap dilekçesinde; Evvelemirde itiraz sebeplerimize binaen yatırılan teminatın oluşan ve oluşacak zararları karşılama niteliği olmadığı cihetle tedbire itiraz ile kaldırılmasını, bu talebimiz kabul edilmediği taktirde çek tutarından az olmamak üzere teminatın arttırılmasına karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötüniyetli davacı arafın ”4 20 den az olmamak üzere tazminat ödemesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 13/12/2022 tarih ve 2014/163 Esas - 2022/1212 Karar sayılı kararında;
"......Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda asıl dava bakımından; öncelikle davalı ... yönüyle, her ne kadar davacı, davalı ...' den dava konusu taşınmazın devri konusunda anlaştıklarını ve bu sebeple kendisine dava konusu çekleri teminat olarak verdiğini iddia etmiş ise de, çekin teminat olarak verildiğini ispat yükü davacıda olup bu konuda davacı üzerine düşen ispat yükünü yazılı olarak yerine getirmek zorundadır. Davacı, davalı ...'e dava konusu taşınmazın devrine yönelik teminat dava konusu çekleri verdiğini yazılı olarak ispat edememekle birlikte, yine bu hususta davalının da teminat olarak çekleri aldığına dair bir kabulü de bulunmamaktadır. Anılan sebeplerle bu davalı yönüyle davanın reddine,
Davalılar ... ... A.Ş, ... ... A.Ş, ... ... A.Ş, ... ... A.Ş ve ... ... A.Ş, yönüyle, yukarıda yazılı mevzuat hükümler kapsamında, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, asıl dava davalıları olan ... şirketlerinin, dava konusu çeklere konu ticari ilişkilerinin kayıtları ile ispat ettikleri, işbu çeklere dair ilişkiyi müstenit faturalarla tevsik ettikleri bilirkişi heyeti raporu ile sabit görülerek bu davalılar yönüyle de açıklanan sebeplerle davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava bakımından ise, yine yukarıda yazılı mevzuat hükümleri çerçevesinde tarafların ticari defter ve kayıtları kapsamında yapılan inceleme ile, davalı ... A.Ş, nin dava konusu çeklere konu ticari ilişkilerini kayıtları ile ispat ettiği, yine işbu çeklere dair ilişkiyi müstenit faturalarla tevsik ettiği anlaşılmakla bu davalı yönüyle davanın reddine, davalı ...A.Ş, yönüyle ise, diğer davalı ... şirketlerinin aksine dava konusu çeklere konu ticari ilişkilerinin kayıtları ile ispat edemediği, çekleri tevsik edecek fatura, sevk irsaliyeleri veya buna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, işbu çeklere dair ilişkiyi müstenit faturalarla tevsik etme koşulunu yerine getirdiğini ispat edemediği görülmekle, finansal kiralama, ... ve finansman şirketlerinin kuruluş ve faaliyet esasları hakkında yönetmeliğin 22/2 maddesinde yer alan "birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak ... şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile ,bir mal ve hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerde tevsik edilmeyen belgeleri satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler" şeklindeki düzenleme gereğince bu davalı yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile,
''1-Asıl davanın Reddine,
2-Birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/20 esas sayılı dosya yönüyle ise, davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile;
-Davalı ... A.Ş. Yönüyle davanın Reddine,
-Davalı ... ... A.Ş. Yönüyle davanın Kabulü ile, davacının ... ... Şubesi 30.06.2014 vadeli 9.900,00 TL bedelli ... seri numaralı ve ... ... Şubesi 30.06.2014 vadeli 9.900,00 TL bedelli ... seri numaralı çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,'' karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen dosyada davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ile müvekkil arasında, Ankara İli Polatlı İlçesi ... Mahallesi ... Yolu Mevkii ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın devri ile ilgili sözleşme yapıldığını, buna karşılık teminat olması için davalıya bazı çekler verildiğini, davalının aradan geçen zamana rağmen taşınmazı müvekkile devretmediğini, ayrıca teminat amacıyla aldığı çekleri geri de vermediğini,
Yerel mahkemenin ... A.Ş hariç diğer tüm davalılar yönünden davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, davalı ...'in davacı müvekkilden aldığı çekleri davalılara verdiğini, ancak ... Şirketlerinin davalı ...'dan çekleri teslim alırken sebebini ve alt ilişkiyi araştırmadığını ve müvekkile de onaylatmadığını, davalı ... Şirketlerinin üzerlerine düşen araştırma yükümlülüklerini olması gereken şekilde yerine getirmemelerinden dolayı dava konusu çeklerden müvekkilin bu kişilere borçlu olmadığını / olmayacağını, davalı ...'in kötüniyetle hareket ederek müvekkilden haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, çekleri diğer davalılar ... şirketlerine verdiği ve müvekkili dolandırarak aradan sıyrıldığını, Dosyadaki bilirkişi raporlarında müvekkilin davalı ...'den herhangi bir ticari emtia aldığına dair bir kaydın olmadığının belirtildiğini, bu tespite göre müvekkil ile davalı ... arasında ticari bir alışverişin olmadığının ortaya konulduğunu, böylece fatura içeriklerinin doğru olmadığının bilirkişi raporu ile teyit edildiğini, davalılarca iddia edildiği gibi bir hukuki ilişki ve bu ilişkiye bağlı olarak düzenlenmiş bir fatura bulunmadığı sabit olduğundan, müvekkilin anılan çeklere istinaden ne davalı ...'e ne de davalı ... şirketlerine hiçbir borcu bulunmadığını, buna göre davanın kabulünün gerektiğini,
Yerel mahkemece davacı ile davalı ... arasındaki taşınmaz devrine yönelik anlaşmanın feshedilmesine ve ayrıca davacının, davalı ... ... A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi isabetli olmakla diğer davalılar yönünden de menfi tespit taleplerinin kabulünün gerektiğini, davacı müvekkilin diğer tüm davalılara da borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, davalı ... şirketleri kendi üzerlerine düşen araştırma yükümlülüğünü de yerine getirmemiş olduğundan, müvekkilin takibe konu çeklerden dolayı davalı şirketlere karşı herhangi bir sorumluluğunun olmasının da düşünülemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI ... A.Ş. VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; yetki itirazlarının hukuka aykırı olarak reddedildiğini, HMK’nin genel yetkiyi öngören m.6/1 uyarınca müvekkilin ticari merkezinin bulunduğu Şişli ilçesinin bağlı olduğu İstanbul Merkez (Çağlayan) adliyelerinin davayı görmeye yetkili olduğunu, Yerel mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkil defterlerinin sunulmamasında kusurlarının bulunmadığını, defterlerin ibraz edildiğini ve incelendiğini, müvekkilin çekte yer alan son cirantadan keşideciye kadar tüm hukuki ilişkilerin gerçek bir mal - hizmet alım satımına dayanıp dayanmadığı konusunda istihbarat yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilin çeki son cirantadan - yetkili hamilden almış olduğunu, müvekkilin keşideci ve lehtar arasındaki ilişkiyi inceleme imkanı da yükümlülüğü de bulunmadığını, müvekkilin yükümlülüğünün çeki aldığı yetkili hamil ile yetkili hamile çeki veren kişi arasındaki mal - hizmet alımının gerçek olup olmadığı hususuyla sınırlı olduğunu, ... şirketlerinin çekte yer alan son cirantadan keşideciye kadar tüm hukuki ilişkilerin gerçek bir mal - hizmet alım satımına dayanıp dayanmadığını inceleme imkanı da yükümlülüğü de bulunmadığını, bu husustaki itirazlarına gerekçeli kararda yer verilmediğini, Davacının davasını ispat edemediğini, ancak müvekkilin tek yükümlülüğü olan çeklerin ... mevzuatına uygun olarak alındığının taraflarınca ispat edildiğini, 09/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu çekler temlik alınırken yeterli istihbarat yapıldığına ilişkin dosyada veri, belge olmadığının belirtildiğini, işbu raporun eksik inceleme ve yetersiz bilgi ile tanzim edilmiş olduğunu, müvekkilin çekleri ... mevzuatına uygun şekilde temlik aldığını, çeklerin meşru ve iyi niyetli hamili olduğunu, Müvekkilin ... (1. ciranta) ile diğer davalı ... (lehdar) arasındaki ilişkinin dışına çıkarak keşideci ile lehdar (... ... ŞTİ ve ...) arasında gerçek bir alacak olup olmadığını tespitle mükellef olmadığını, aksinin kabulünün ... mevzuatına aykırı olduğunu ve ... şirketlerinin işleyişi ile de bağdaşmayacağını,
Müvekkilin 6361s. ... yasasının 9/3-ç maddesi uyarınca iyi niyetli meşru hamil sıfatına haiz olduğunu, temlik borçlusu olan ... dışında kimsenin, dolayısıyla temlik ilişkisinin dışında olan davacının TBK'nın temlike dair hükümleri uyarınca bedelsizlik defini müvekkile karşı ileri sürme hakkı olmadığını, davacının tarafı olmadığı bir ilişkiye dayanarak kanunla sadece o ilişkinin, temlik borçlusu sıfatıyla tarafı olan kişilere tanınan haktan istifade edemeyeceğini, müvekkilin avacıya karşı temlik alacaklısı olmadığını, TTK’nın iyi niyetli hamili koruyan m.790 ve m.792 hükümlerine binaen çeki iktisap ettiğini ve uygulanacak hükümlerin öncelikle 6361S. ... Yasası ve TTK hükümleri olduğunu ve bu hükümler uyarınca davanın reddinin gerektiğini, Sonuç olarak davacının davasını ispat edemediği açıkça gerekçeli kararda da tespit edilen davada, keşideci davacının dava konusu defilerini ispat etseydi bile dava konusu çeki son yetkili meşru hamil cirantadan alan yani lehtardan almayan ... şirketinin müvekkile karşı ileri süremeyeceğini, sadece müvekkilin kötü niyeti ispatlanırsa müvekkile karşı bir talepte bulunulabileceğini, keşideci ile lehtar arasındaki defilerin müvekkili hukuken bağlamadığını, müvekkilin gerekçeli kararın aksine defter ve belgelerini sunduğunu ve bilirkişi raporunda incelendiğini, müvekkilin dava konusu çekleri ... mevzuatına uygun olarak aldığını ve tüm belgelerin dosyaya sunulduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Asıl ve birleşen dava, davalı ... ile arasında yapılan taşınmaz satış sözleşmelerinin feshi ile bu sözleşme uyarınca teminat olarak verilen çeklerden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen dosyada davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı ... arasında, Ankara İli Polatlı İlçesi ... Mahallesi ... Yolu Mevkii ... Ada .. Parselde kain taşınmazın müvekkiline devri konusunda bir anlaşma yapıldığını, bu taşınmaz için müvekkili tarafından bir takım (9 adet ) çekin anılan davalıya teminat olarak teslim edildiğini, taşınmazın devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını, buna rağmen davalının bu çekleri diğer davalı ... şirketlerine devrettiğini beyan ederek, taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin feshi ile çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı ... arasında, Antalya İli Serik İlçesi ... Köyü ... Mevkii ... Ada 26 Parsel sayılı 4 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın müvekkiline devri konusunda bir anlaşma yapıldığını, bu taşınmaz için müvekkili tarafından bir takım (10 adet ) çekin anılan davalıya teminat olarak teslim edildiğini, taşınmazın devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını, buna rağmen davalının bu çekleri diğer davalı ... şirketlerine devrettiğini beyan ederek, taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin feshi ile çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen hüküm gerekçesinde, asıl ve birleşen davaya konu çeklerin teminat çeki olduğunun davacı tarafça ispat edilemediğine ilişkin gerekçe yazıldığı halde asıl ve birleşen davada davacı tarafın, davalı ... ile arasında akdedilen taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin feshi ile bu çeklerden kaynaklı borcu olmadığı, bedelsizlik iddiası yönünden değerlendirme yapılıp bu konuda karar verilmemesi yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, birleşen dosya davalılarından ... hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK'nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında dava konusu çekleri ellerinde bulunduran davalı faktöring şirketleri, çekleri temlik ettikleri şeklinde beyanda bulundukları halde karar başlığında temlik eden ve temlik alan şirketlerin hangileri oldukları gösterilmediği gibi verilen hükmünde temlik alan şirketler yönünden kurulmaması yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen bir kısım dava konusu çek suretlerinin üzerinde ; Ankara İli Polatlı İlçesi ... Mahallesi ... Yolu Mevkii ... Ada ... Parselde kain tazınmaz için teminat olarak verildiğinin yazılıp yanında çeki teslim alan ...'in isim ve imzasının olduğu, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı uyap sisteminden 06/11/2016 tarihinde gönderdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesinde;'' çeklerin taşınmaz devrine karşılık verildiği, dosyada mevcut belgelerle sabittir. Bu belgelerin veya imzaların sahte olduğu savunulmamıştır.'' Şeklinde beyanda bunduğu halde mahkemece, bu belgelerin tartışılıp değerlendirilmemesi yeninde görülmemiştir.
Davalı ... şirketleri tarafından ibraz edilen faturaların sözleşmenin tarafı davalı ... tarafından mal ve hizmet satımına ilişkin BS formu ile ilgili vergi dairesine bildirilip bildirilmediğinin tespiti yönünde davalı ...'in dava ve birleşen dava konusu çeklerin keşide tarihlerine göre ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden BS formlarının getirtilerek , asıl ve birleşen dosya davalıları ... şirketlerinin asıl ve birleşen dava konusu çekleri alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, firmanın mali durumuna ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapıldıktan sonra açıklanan hususlar ve davaya konu çeklere dayalı alacağın sahih fatura ile tevsik edilip edilmediğinin araştırılması, oluşacak sonuca göre davalı faktöring şirketlerinin çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı ve çeklerin bedelsiz kaldığı yönündeki davacı iddiasının şahsi defi olması dikkate alınarak, bu definin davalı ... şirketlere karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğinin gerekçeli kararda tartışılıp değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir.
Benzer konuda verilen Bakırköy 5. ATM. 'nin 04/04/2024 tarih ve 2022/349 Esas - 2024/392 Karar sayılı kararının kesinleşme şerhli örneğini getirtilip incelenmemesi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre asıl ve birleşen davada davacı tarafın her bir talebi hakkında istinaf denetimine elverişli gerekçe yazılarak karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 297, 353/1-a.6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile;
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 Tarih ve 2014/163 Esas - 2022/1212 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.