Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2031 E. 2026/1738 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2031
- Karar No
- 2026/1738
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/2031
KARAR NO:2026/1738
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan) İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ :15/06/2023
NUMARASI :2021/805 Esas - 2023/572 Karar
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :09/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’nin idaresindeki, eşi davacı ... adına tescilli ... plakalı otomobili ile çift yönlü yolda seyrederken karşıdan zikzak yaparak gelen ... plakalı otomobil ile çarpışmamak için karşıdan gelen araçların şeridine geçtiği anda ... plakalı otomobil ile çarpıştığı, kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, ... plakalı otomobilde 1 erkek ve 1 bayan olmak üzere 2 kişi bulunduğu, sürücü koltuğunda adını sonradan öğrendiği ...’in oturduğu, kaza sonrasında ...’in kendisini yanına gelerek kendisine sözlü taciz ve başına vurarak darp ettiği, ...’in davranışlarından alkollü olduğunu anladığı, kaza tespit tutanağı düzenlenirken otomobilde yolcu olarak ...’nun sürücü olarak bildirildiğini sonradan öğrendiği; ...’nun ve kendisinin alkol kontrolü yapıldığı halde ... plakalı otomobilin gerçek sürücüsü ...’in alkol ve ehliyet kontrolünün kontrolünün yapılmadığı, soruşturma aşamasında ...’in sürücü olduğunu ve ...’nun yolcu olduğunu kabul ve beyan ettikleri, kaza anında sürücü ...’nin yolcu ablası ...’nin ve diğer aracın gerçek sürücüsü ...’in ve gerçekte yolcu olan ...’nun yaralandığı ve ambulans ile hastaneye götürüldükleri, davacıların ... plakalı otomobillerinin kullanılmaz hale geldiği ve değer kaybettiği, .... Şti. Ltd. Şti.’nin ... plakalı otomobilin sahibi ve ... A.Ş.’nin... sigortacısı oldukları için maddi zarardan sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ... plakalı otomobilin hasar tutarının 500 TL ile değer kaybı 100 TL kaza tarihi 07.04.2021 itibariyle avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili talep ve dava etmiştir.Davalı .... Şti. Ltd. Şti.’nin cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı otomobilin sahibi oldukları ancak kazadan önce 11.07.2020 - 31.12.2021 tarihleri arasında dava dışı ... A.Ş.’ye 30 ay süre ile kiralanmış olduğu için işleten olmadıkları ve hukuki sorumluluklarının olmadığı; ... plakalı otomobil sürücüsünün kusurunun olmadığı belirterek davanın reddi talep edilmiştir.Davalı ... A.Ş.’nin cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı otomobilin ... teminatları altında olduğu; sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, kusur ve zararı bilirkişinin belirlemesi gerektiği belirterek davanın reddi talep edilmiştir.Davalı ...’in cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların, hasar tazminatı ve değer kaybı taleplerine ilişkin olarak maddi tazminat taleplerinin davalı ... bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle ayrı ayrı usulden reddine, davacıların hasar tazminatı ve değer kaybı taleplerine ilişkin olarak maddi tazminat taleplerinin diğer davalılar bakımından ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maddi olay kaza tespit tutanağında ya da tutanağın esas alındığı gerekçeli kararda ifade edildiği şekilde gerçekleşmediğini, kaza tespit tutanağında şoförün yanlış gösterildiği bizzat davalılarca dahi ikrar edildiğini, İlk Derece Mahkemesince bu hususun göz önünde bulundurulmaması ve kaza tespit tutanağında yer alan ifadeler ile bağlı kalınmaya çalışılması hukuka aykırı olduğunu, davalıların kaza tespit tutanağında şoförü farklı göstermesinin sebebi irdelenmemiş, bu husustaki tanık beyanı dikkate alınmamış, gerekçesiz şekilde davalıların mesnetten yoksun beyanlarına itibar edildiğini, kazanın oluşumuna dair müvekkilin ifadesine başvurulmamış, salt olay yerinde bulunan davalıların tek taraflı beyanları doğrultusunda kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, İlk Derece Mahkemesinin bahsi geçen hususu yargılamada dikkate almaması taraflı bir yargılama yürütüldüğünü, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde doğru tespitlerde bulunulmamış ve hatalı hazırlandığı sabit olan kaza tespit tutanağına bağlı kalınarak yargılama yürütüldüğünü, somut olayda kazanın gerçekleşmesine sebebiyet veren durumlar tartışılmadığını, dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporu özensiz şekilde hazırlanmış olup, dava ile ilgisi bulunmayan değerlendirmelerde bulunulduğunu ve hakim gibi hukuki değerlendirmeler yapıldığını, yeni bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda fizik kanunlarına dahi ters düşecek tespitlere yer verildiğini, İlk Derece Mahkemesince ise her yönüyle hatalı olduğu açık olan bu rapora itibar edildiğini, kaza yerinde keşif yapılmadığını, maddi olayın belirtilen şekilde gerçekleşmediği yönündeki itirazlar aydınlatılmadığını, kaza yeri krokisi hatalı çizilmiş olmasına rağmen bilirkişilerce bu krokiye itibar edilmiş, mahkeme ise hatalı kroki üzerinden hazırlanmış bilirkişi raporlarını hükmüne dayanak aldığını, mahkemece dosyada mübrez olan tanık beyanları dikkate alınmadığını, olayın bizatihi tek görgü şahidi olan tanığın beyanlarının hükümde nazara alınmaması hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu hatalı düzenlenmiş, mahkemece hatalı bir hüküm tesis edildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava,. Maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar ve değer kaybı tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 07.04.2021 tarihinde saat 05:10 sıralarında ... plakalı araç ile karşı yönden gelmekte olan ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.Kaza sonrası trafik polisleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre davacının işleteni olduğu ... plakalı, sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki aracın şerit ihlali yaparak davalının sevk ve idaresindeki araca kafadan çarptığı ve kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK 56/1/A maddesinde belirlenen şerit izleme ve değiştirme kuralını ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirlenmiştir.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 17/05/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının işleteni olduğu ... plakalı, sürücüsü ...'nın tam ve asli kusurlu davalı ...'in kusursuz olduğu tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesince alınan 27/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporuna göre davacının işleteni olduğu ... plakalı, sürücüsü ...'nın tam ve asli kusurlu davalı ...'in kusursuz olduğu anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/232 Esas sayılı dosyasında yargılama sonucunda davacıya ait araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda kusurlu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.Davacılar vekilinin kusura ve kazanın oluşumuna ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; kaza tespit tutanağında ayrıntılı ve krokili tutanağa göre ... plakalı davacıya ait aracın şerit izleme ve değiştirme kural ihlali yaptığı karşı şeride geçerek davalıya ait araca kafadan çarptığı ve kazanın bu şekilde gerçekleştiği, diğer araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesince alınan rapor ile Mahkemece alınan kusur raporunda bilirkişi ... plakalı araç sürücüsü ...'nın olayda birinci derecede ve tam kusurlu olduğu belirlemiştir. Bu durumda kaza tespit tutanağı ile Mahkemece alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü, davalı araç sürücüsünün kusuru olmadığı, dolayısıyla sonucu değiştirmediği nazara alındığında kusura ve kazanın oluşuna yönelik yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/09/2026