Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2023 E. 2024/935 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2023
- Karar No
- 2024/935
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2023 - 2024/935 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2023/2023 KARAR NO : 2024/935
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : .... KÂTİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/174 KARAR NO : 2020/128 KARAR TARİHİ : 18/02/2020 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 21/09/2020 (Davalı ....), 30/09/2020 (Davacı) DAVACI : ..... DAVALI : 1 -.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2 -.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 3 -.... İHBAR OLUNAN : 1 -.... İHBAR OLUNAN : 2 -.... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) B.A.M. KARAR TARİHİ : 30/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2024
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı .... A.Ş. vekili ile davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde, 27.07.2016 tarihinde ... plaka sayılı aracı ile kırmızı ışıkta beklemekte olduğu sırada davalı Kenan Bayhan yönetimindeki diğer davalı.... Şti'ne ait ... plaka sayılı aracın kendisine arkadan çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, kaza sonucunda aracında değer kaybı meydana geldiğini, aracı çekici ile servise götürdüğünü, bir hafta araçsız kaldığını, kazada yaşadığı şok nedeniyle manevi zarara uğradığını, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL değer kaybı, 500 TL çekici masrafı, 200 TL aracı kullanılamamasından doğan zarar ve 5000 TL manevi tazminatın, 27.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı 17.12.2019 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesi ile 1.200,00 TL olarak talep etmiş olduğu maddi dava değerini 4.117,42 TL olarak arttırarak toplam 5.317,42 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ..... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava konusu alacağın dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davacının manevi tazminata ilişkin iddialarının soyut olduğunu, davacı yanın çekici için ödediği bedele ilişkin herhangi bir fatura sunmadığını, davacının aracının tamir gördüğünden bahisle araçsız kaldığını, bu nedenle araç kullanım bedeli ödenmesini talep etmişse de talep miktarını hangi somut koşula dayandırdığının hukuki denetimden uzak olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davaya konu .... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsayan poliçesinin bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kenan Bayhan davaya cevap vermemiştir. Davanın açıldığı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince dosya yetkisizlik kararı ile Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.000 TL değer kaybı tazminatı, 500,00 TL çekici ücreti, 436,42 TL işgücü kaybı bedeli olmak üzere 4.936,42 TL maddi tazminatın davalılar ... Ltd. Şti ve davalı ....'dan kaza tarihi olan 27/07/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı .... Hizmetlerine yönelik açılan davanın husumet sebebiyle reddine, davacının manevi tazminat talebinin subut bulmadığından reddine, karar verilmiştir. Mahkemece 10.12.2020 tarihli tashih şerhi ile "kararda davalı ismi sehven; "...Hizmetleri- .... şeklinde yazılmış ise de; kararın tebliğinden sonra davalı vekili Av. ...'ın 25.11.2020 tarihli dilekçesi ile bu durumun sehven yazıldığı anlaşıldığından, mahkememiz kararında davalı isminin "... Şirketi" şeklinde HMK 304. mad. gereğince düzeltilerek tashihine" karar verilmiştir. Davalı .... A.Ş. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, yetkisizlik kararı nedeniyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketleri açısından davanın reddediliş nedeninin müvekkilinden farklı bir nedene dayandığını, bu nedenle vekalet ücretlerinin paylaştırılmasının da hukuka aykırı olduğunu, yargılama masraf ve harçlarının kısmen kabul kısmen red durumuna göre paylaştırılması gerektiğini, ıslah dilekçesinin usulsüz olduğunu, artırılmak istenen 4.117,42 TL'nin ne kadarı çekici parası ne kadarı araç kullanım bedeli ne kadarı araç değer kaybına ayrıldığının belirtilmediğini, bilirkişi raporunda değer kaybı hesabının sonradan arttırılmasının kabul edilemeyeceğini, çekici için ödenen bedele ilişkin herhangi bir fatura sunulmadığını, dava dilekçesinin deliller kısmında çekici fotoğrafının konduğu belirtilmişse de bu hususun ödenen meblağı ispatlamaya yetmeyeceğini, davacının aracın kullanılmaması nedeniyle yapmış olduğu tasarruflar ve ödemekten kurtulduğu vergi, yakıt vs. ödemelerin de tazminat hesaplamasından mahsubu gerektiğini, araç kullanım bedeline ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, ikame araca ilişkin belge de bulunmadığını, davacı yanın tüm zararlarının müvekkili şirketin sigorta ve kasko poliçelerinden karşılanabileceği halde davacının ne müvekkili şirketin ne de kendi kaskosuna başvuru yapmadan huzurdaki davayı açmasının kötü niyet olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme ilamının kaldırılmasını, talep etmiştir. Davacı istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, beklenmedik bir anda kırmızı ışıkta beklerken arkadan kamyonet niteliğindeki bir aracın çarpmasının yaratacağı korku ve endişe sübut bir vakıa iken bunun somut olarak gerçekleştiğine ilişkin delil aranmasının hatalı olduğu, kaza nedeniyle manevi dünyasında hiçbirşey olmadığına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğu, bu nedenle yerel mahkeme kararının manevi tazminatın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını, talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça trafik ışıklarında beklediği sırada kendisine arkadan çarpan davalıya ait aracın tam kusurlu olduğundan bahisle aracında meydana gelen değer kaybı, çekici masrafı ve mahrumiyet bedeli ile kaza sonucu yaşadığı üzüntü sebebiyle manevi tazminat isteminde bulunulmuş, mahkemece maddi tazminat talebi kısmen kabul edilmiş, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş olup, davacı manevi tazminat talebi yönünden, davalı ... A.Ş. ise maddi tazminat talebi yönünden mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Öncelikle davalı Ar Yemek A.Ş. vekilinin istinaf talepleri değerlendirildiğinde, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verildiğinden davalı vekilinin itirazlarının sadece maddi tazminat davasına yönelik olduğu anlaşılmakla, HMK'nın "İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiştir. 01/01/2020 tarihinden itibaren verilen kararlarda miktar ve değeri 5.390,00.-TL'nı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir (HMK'nın 341/2.m.). Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir (HMK'nun 341/3.m.). Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz (HMK'nun 341/4.m.). Davalı Ar Yemek A.Ş. vekilince istinafa getirilen miktar 4.936,42.-TL olup mahkeme karar tarihi itibariyle söz konusu miktar kesinlik sınırları içindedir. HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu durumda, HMK'nın 341/2. maddesinde açıklanan 5.390,00.- TL'nın altında kalan miktar yönünden davalı Ar Yemek A.Ş. vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebinin reddinin yerinde olmadığına dair davacının istinaf istemine gelince, Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri, bilinçsizleri ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile BK’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında BK’nın 49. maddesi uygulanır. TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Dosya kapsamından, davalıların, davacının malvarlığına karşı gerçekleştirdiği olayda meydana gelen ses ve gürültü olgusuna dayalı olarak manevi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda, davacının aracı zarar görmüş, vücut bütünlüğüne yönelik bir zarar yani yaralanma iddiası söz konusu değildir. Bilindiği gibi mal varlığına karşı gerçekleştirilen dava konusu eylemler, BK 49. maddesine göre kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem değildir. Şu durumda mahkemece davacının manevi tazminat isteminin reddi yerinde olup, manevi tazminata ilişkin davacının istinaf isteminin reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı Ar Yemek A.Ş. vekili ile davacının istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesİ'nin 18/02/2020 tarih ve ... - ... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; a) Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, b) Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı Ar Yemek A.Ş. vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 3- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 427,60.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 373,20.-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4- Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.... Başkan .... ...... Üye .... .... Üye ..... .... Katip .....