Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1976 E. 2026/1505 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1976
Karar No
2026/1505
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/1976

KARAR NO: 2026/1505

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 22/06/2023

NUMARASI : 2020/579 Esas - 2023/562 Karar

DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ: 18/06/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araçta tek taraflı meydana gelen kaza sebebi ile çeşitli yerlerinden yaralandığını, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında çalışamaz duruma geldiğini sürekli iş gücü kaybına uğradığını, hastane ve tedavi giderleri olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın uğradığı bu kaza sebebi ile şimdilik 100 TL sürekli 100 TL geçici sakatlık iş gücü kaybına uğradığını belirterek toplamda 200 TL maddi tazminatın araç sigortacısı olan davalıdan kaza tarihi itibariyle ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde sigortalısının kusuru ile orantılı olacağını müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini kaza tarihi itibariyle faiz talebinin haksız olduğunu ancak dava tarihi itibariyle faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kabulü ile; 17.777,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 243.077,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 260.854,81 TL maddi tazminatın (sigorta poliçesi ile sınırlı olmak üzere) 11/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuru konusu kaza sırasında başvurucu sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğundan başvuru konusu taşımanın başvuran açısından hatır taşıması niteliğinde olması nedeniyle hatır indirimi uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür hesaplaması yapılmış ancak tazminat hesabı 1,8 tekniz faiz yöntemine göre yapılması gerekirken, prograsif rant yöntemine göre yapılması, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususu araştırılmadan zarar hesabı yapılmış olması hatalı olduğunu, tedavi masrafları ve bu kapsamda değerlendirilen geçici iş göremezlik tazminatı bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, müvekkili şirket yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, mahkemece müvekkili şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Dosya kapsamından, 27/07/2019 günü saat 14.45 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile Edremit Su Sanatları ...Kavşağı istikametinden, şehir merkezi istikametine doğru seyri sırasında seyrini mahal şartlara göre ayarlamadığından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sağa yönelerek yaya kaldırımına çarpıp sola yönelerek orta refüje çarpması ile meydana gelen kazada yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.

Kazada davacı ile birlikte araçta bulunan diğer yolcularda yaralanmış ve şikayet yokluğundan KYO dair karar verilmiştir. Kollukta yaralanan ve sürücünün ifade tutanaklarından hatır için taşıma olup olmadığının anlaşılamadığı ancak davacının sürücü ile aynı olan soyadını değiştirdiği ve dava dışı yaralı Faris'in davacının nüfus kaydından kardeşi olduğu ve ifadesinde sürücünün amca oğlu olduğunu belirtmiştir.

Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında başvurucunun emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazının; davalı tarafça hatır taşıması iddiasını ispat bakımından hiçbir delil sunulmamasına ve dosya kapsamına göre hatır taşıması olduğunun sübuta ermemiş olmasına göre hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).

TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının, geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12431 E. - 2025/23675 K. sayılı kararı).

KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Somut olayda; davacı tarafından davalıya 28/08/2020 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 11/09/2020 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gibi mahkemece zaten yasal faize hükmedilmiştir.

Davacı kaza tarihinde 67 yaşında olup, kazanın trafik iş kazası olmadığı ve SGK dan herhangi bir gelir bağlandığına ilişkin bilgi belge olmadığından bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Ayrıca davalı vekilinin gerekçesini belirtmeden yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığına ilişkin somutlaştırılmamış istinaf talebi de yerinde değildir.

Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 17.818,99 TL harçtan peşin alınan 4.454,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.364,24 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1976, K. 2026/1505, T. 22.06.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1976-e-2026-1505-k-00cb11c9322e