Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1844 E. 2026/1480 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1844
- Karar No
- 2026/1480
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1844
KARAR NO : 2026/1480
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 22/06/2023
NUMARASI : 2022/291 Esas - 2023/540 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/06/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.03.2021 tarihinde davalı ... A.Ş. tarafından ... poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın, davacıya ait... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında sigorta eksperine yaptırılan tespit sonucu meydana gelmiş olan hasar bedelini sigorta şirketinden yazılı olarak talep ettiklerini, davalı şirketin ödeme yapmadığını, taraflarınca 10/08/2021 - ... numaralı dosya ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, İtiraz Hakem Heyeti'nin 06/03/2022- ... sayılı kararıyla, sigorta şirketince sunulan araştırma raporunda aracın tamir sırasında deneme sürüşü yapılırken kazaya uğradığına dair ciddi şüpheler ortaya konduğu, somut olayda araştırma raporunda belirlenen olguların araştırılması gerektiği ancak hakem heyetlerince bu yönde araştırma yapılmasının imkan dahilinde olmadığı gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL hasar bedeli, 324,50 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 1.324,50 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ıslah dilekçesi ile hasar talebini 38.667,56 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluklarının maddi araç başına sigorta limiti 41.000,00 TL ile ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvuru sonucunda hasar dosyası açıldığını, davaya konu kazanın, çelişkiler içermesi sebebiyle müvekkili şirketçe araştırma yapılması zaruretinin doğduğunu, bağımız araştırma şirketinden araştırma raporu alındığını, dava konusu olayın gerçekleşmesi bakımından sigortalı araç sürücüsünün hiçbir kusuru bulunmadığını, araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulüne, 38.667,56 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 28/06/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ekspertiz ücret talebinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirmesi gerektiğinden ekspertiz ücret talebinin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketinin KTK 104. maddesi gereği sorumluluğu bulunmadığını, somut olayda davalının aracı tamir amaçlı bıraktığını, bu esnada tamirhanede çalışan elemanların sigortalının haberi olmaksızın aracı kullandığını ve kazanın bu esnada meydana geldiğini, tamirhanenin mesleki amaçla bu aracı elinde bulundurmasından ötürü farazi işleten olduğunu, sorumluluğun tamirhaneye ait olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin bir sorumluluğu olmadığını, dosyada bilirkişi incelemesinin sigorta bilirkişisi tarafından yapılması gerekli iken yalnızca hasar bedelinin hesabı açısından değerlendirme yapılmasının eksik ve hatalı olduğunu, eksik ve yetersiz araştırmaya dayalı hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 01/03/2021 tarihinde, davalıya ... poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde, davacıya ait aracın hasarlandığı, davacının hasar bedelinin ve ekspertiz ücretinin tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı; davacının davadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2021 E. 155231 sayılı dosyasıyla yine ... A.Ş. Aleyhine hasar bedelinin tahsili talebiyle başvuruda bulunduğu, ...'nun 17/12/2021 tarih ve ... sayılı kararıyla, 32.769,12 TL hasar bedelinin 30/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, karara sigorta şirketinin itiraz ettiği, İtiraz Hakem Heyeti'nin 2022.i.227 sayılı kararı ile...'nun 17/12/2021 tarih ve ... sayılı kararının kaldırılmasına ve dosyadan el çekilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından tutulan kaza tespit
tutanağına göre; ... plakalı aracın sürücüsü ...’nın, Hadımköy yönünde giderken
alt geçide girdiğinde arkadan gelen ... aracın tünelde kendisine arkadan vurduğunu, yokuş aşağı olduğu için hakimiyetini kaybederek, sol bariyere sürtüp sağa vurduğunu beyan ettiği; ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın ise, Hadımköy’e giderken alt
geçitte önündeki araca arkadan vurduğunu beyan ettiği; 05/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde ... plakalı otomobili sürücüsü ...'ın seyir esnasında yakın takip sonucu önündeki araçla güvenli bir mesafe bırakmadığı nedeni ile önündeki araca arkadan çarptığı, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında
kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda kaza tespit tutanağı ile uyumlu bilirkişi raporuna itibar edilmesinde bir isabetsizlik olmadığından kusura yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
Davalı ... A.Ş., ... plakalı aracın ... sigortacısı olup, sorumluluğunun kusur sorumluluğu olduğu, sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin, aracın sigortalı tarafından tamir amaçlı bırakıldığı yerde, sigortalının haberi olmaksızın tamirhanede çalışan eleman tarafından kullanıldığı, kazanın bu esnada meydana geldiği, bu nedenle sorumlu olmadıkları yönündeki iddialarını zarar gören aracın maliki olan davacıya karşı ileri süremeyeceği, bu iddiaların ancak davalı ile sigortalısı arsındaki rücu ilişkisine konu edilebileceği anlaşılmakla, davalının zarardan sorumlu olmadığı yönündeki istinafı yerinde değildir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.641,38 TL harçtan peşin alınan 660,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.981,03 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/06/2026