Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/488 E. 2026/1041 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/488
Karar No
2026/1041
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/488 KARAR NO : 2026/1041

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/02/2026 NUMARASI : 2026/108 E. 2026/106 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 12.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.06.2026

Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.02.2026 tarih 2026/108 E. 2026/106 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan sabit faizli konut finansmanı kredi sözleşmesine istinaden davalıya kredi kullandırıldığını, mesken niteliğindeki taşınmaz üzerine müvekkili banka lehine 15.04.2024 tarihli ve 8131 yevmiye nolu 1.700.000,00 TL bedelli 1. derece ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek Nazilli 4. Noterliğinin 19.09.2025 tarihli ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine Aydın İcra Müdürlüğünün 2025/44343 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece dosya üzerinde yapılan değerlendirme sonucunda, davanın satın alınan mesken vasıflı taşınmaz için kullanılan kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, bir hukuki işlemin 4077 sayılı kanunun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerektiği, davacı ile davalı arasında 4077 sayılı kanunda tanımlanan şekilde sözleşme ilişkisi bulunduğunun dava dilekçesi içeriğinden anlaşıldığı, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğundan HMK'nın md 114/1-c ve 115/2 uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, ilk derece mahkemesi tarafından, görevli mahkemenin Aydın Tüketici Mahkemesi olduğuna dair kararının hatalı olduğunu, görevli ve yetkili mahkemenin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kararın yargılamayı uzattığını, usul ekonomisi ilkesinin zedelendiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, konut kredisi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunun 06.08.2014 tarih 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 1. maddesinde görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlık, davacı banka ile davalı arasında yapılan konut kredisi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, buna göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. (Yargıtay 11. HD 13.02.2017 tarihli 2014/363 E. 2015/235 K.; Yargıtay 13. HD 17.10.2017 tarihli 2017/6120 E. 2017/9620 K.) İlk derece mahkemesince davanın görev yönünden usulden reddine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/488, K. 2026/1041, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-488-e-2026-1041-k-0016cfcd679d