İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/525 E. 2026/428 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/525
Karar No
2026/428
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/525 Esas KARAR NO : 2026/428

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2020 KARAR TARİHİ : 23/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilin pazarlamasını yapmakta olduğu medikal ürünleri satın almış olan doktorlara hediye kapsamında 2019/Kasım ayı içerisinde gerçekleştirmeyi planladığı Amerika turu için 2019 yılı Ocak ayı içerisinde karşı yan ile görüşme sağlandığı ve karşı yandan tur hizmetine ilişkin olarak taleplerini ilettikleri, karşılıklı görüşmeler kapsamında tarafların aşağıdaki hususlarda sözlü olarak mutabakat sağlandığı: Organizasyon sayısı 40 kişi olacağını, ... ile ... dan direk ...uçuş şeklinde olacağını, ... ta 3 gece,... de 2 gece toplam 5 gece konaklama olacağı, 27.11.2019-30.11.2019 ve 30.11.2019-02.12.2019 şeklinde olacağı, Öfel standartlarının 4 yıldızlı ve üzeri olacağı, tüm bu hizmetlerin davalıya ödenecek olan tutardan karşılanacağı, kişi başı 1.550 USD üzerinde paket olarak anlaşmaya varıldığı, bu hususların bulunduğu bir sözleşme tanzim edilerek taraflar arasında tasdik edileceği, hal böyle iken karşı tarafın hizmetin sunulabilmesi adına müvekkilinden ücret talebinde bulunulduğu ve müvekkilin de misafir edilecek doktorlara mahcup olmamak üzere mutabık kalınan bedelleri karşıya ödediği, müvekkil tarafından karşı yana, 28.01.2019 tarihinde 1980 USD, 22.03. 2019'da 6250 USD, 24.06.2019 da 3300 USD ve 23.08.2019 tarihinde 7850 USD olmak üzere toplamda 19380 USD ödeme yapıldığı, davalı ile en başında yapılmış olan sözlü mutabakatlarda davalı tarafından düzenlenmesi talep edilen turun iki şehri kapsadığı, fakat karşı tarafın 2 gece ... 3 gece ... turunun misafirler açısından zor olacağı, tüm günlerin ...'ta geçmesinin daha iyi olacağının önerildiğini, müvekkili tarafın bunu kabul ettiğini, fakat karşı tarafça müvekkilden tekrar ek ücret talep edildiğini ve tüm taleplere rağmen ne bir rezervasyon ne de bilet bilgisi verilmediğini, karşı yan ile yapılan görüşmeler neticesinde konaklama eyaletlerinde yapılan değişikliğin herhangi bir ek ücret ödemeksizin planlanması talep edilmiş olmasına rağmen karşı yanca kişi başı 275 USD kadar ek ödeme gerektiğinin belirtildiğini, yani toplamda 11000 USD ek ücret talebi olduğunu ve bu talebi haklı gösterir hiçbir açıklama yapılmadığı, hatta süreci tıkamakla ilgili bir maili müvekkiline gönderildiği, müvekkil ile karşı taraf arasında hiçbir şekilde uzlaşma sağlanamadığı için karşı yana 20.09.2019 tarihinde bir mall atıldığını, karşı yancı yukarıda Mahkememize de izah ettikleri tüm hususların açıklandığı ve bazı hususlarda çözüm önerisi istendiği, karşı yandan söz konusu maile tüm tespitlerin gerçek dışı olduğu, tüm haksız taleplerin reddedildiği, edimlerin süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle operasyonun iptal edileceğini, tüm tekliflerinin de 20 Eylül Cuma günü saat 16.00 itibariyle geçersiz hale gelmiş olacağını belirten şekilde cevap verildiği ve uzlaşma zemini ortadan kaldırılarak taraflarına 24.09.2019 tarihli 18900 USD tutarında NO-Show bedeli içerikli e fatura gönderilerek haksız kazanç elde etme politikasına devam edildiğini, karşı yanın müvekkili ile sözleşme yapmaksızın yapmış olduğu ya da hiç yapmamış olduğunu, fakat yaptığını belirttiği işlemlere ilişkin olarak müvekkile hiçbir sözleşme sunmaksızın müvekkilinden ücret talep ettiği ve müvekkilin ödediği meblağları iade etmediğini beyan ederek yükümlülüklerini yerine getirmeksizin, müvekkilinden haksız kazanç sağlama gayesi güden karşı yana müvekkilce ödenmiş olan 19380 USD bedelin karsi yana ihtar mailinin gönderildiği 20.09.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi gereğince işleyecek olan faiz ile birlikte iadesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekilinin dava dilekçesindeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça ikame edilen huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, taraflar arası hukuki sürece ilişkin açıklamaların, müvekkili firmanın ... belgeli bir seyahat acentesi olduğu, son kullanıcıları yönelik paket yapılmadığı, yalnızca firma ve kurumlara yönelik özel turlar düzenlediklerini, grup rezervasyonlarında ise müşteri firmaya ilgili teklifin iletildiği, teklifin kabul edilmesi akabinde ise havayolu ve uçaklara ilk kaparo ödemeleri yapıldığı, böylece yapılan bu ödemeler ile rezervasyonların kesinleştiği, ardında da belli aralıklarla ödemelerin taksitler halinde devam ettiği, Yapılan ödemelerin mücbir sebepler dışında iade edilmediğini, bunun sektörde bilindiği, aynı şekilde sıklıkla promosyon amaçlı olarak bayi seyahati düzenleyen firmalarında bu durumu bildiğini, davacı şirketin de satışlarını artırmak amaçlı olarak dönem dönem bu tür gezileri düzenleyen ve bahsi geçen teamülü bilen bir şirket olduğu, davacı şirketin ficari olarak diş hekimlerine implant satan ve malzeme satışları doğrultusunda diş hekimlerine yönelik bir yurt dışı seyahati hediye etmek amacı ile müvekkille iletişime geçtiğini, tarafların 19.01.2019 tarihinde ... ve ... gezisi için kişi başı 1550 USD lık programda anlaştığı, 1550x40-62000 USD ödeme kararlaştırıldığını, davacı tarafın teklife onay vermesi üzerine müvekkil şirkete yapılan peşinat ödemesi sonucunda 28.01.2019 da programın konfirme edildiğini, ve müvekkilinin şirket tedarikçilerine ödemeler gerçekleştirdiğini, bu kapsamda ... 25.01.2019 da 1980 USD ve 27.08.2019 da 3300 USD ödeme İle rezervasyonlar yapıldığı, davacı tarafın ilk ödemesini 28.01.2019 da yaptığını, 3 gece için ... ile kontrat yapıldığını, müvekkiline davacı tarafın ilk dört ödemeyi yaptığı ve ödemenin tutarının 19380 USD olduğu, bu esnada davacı şirketin 03.05.2020 tarihinde organizasyonun daha kaliteli ve verimli olması için müvekkilden talepte bulunduğu, müvekkilin konaklamanın tamamının yani 5 günün de ... ta geçirilmesinin daha sağlıklı olacağını davacı tarafa ilettiği, ... nin kış aylarında boş ve sönük kalacağının bildirildiği, davacı şirketinde bu değişikliği fiyat farkı ile kabul ettiğini, bunun üzerine müvekkilin ...ile ikinci bir sözleşme yapıldığını, ikinci sözleşme ile ilki arasında fiyat farkları bulunduğunu, bu sebeple davacı şirketin ısrarlı bir şekilde fiyat farkı oluşmayacağı iddiasının kabulünün mümkün olamayacağını, ilave iki gecelik konaklamanın ... den ... bölgesine çekilmesinin fiyat farkı doğuracağını, aynı zamanda tarihlerin ... günlerine denk gelmesinin ayrıca fiyat artışına neden olduğu, bunun davacı şirkete defalarca bildirildiğini, program rota kişi sayısı vs. diğer hususlar hakkında mutabık kalınmasına rağmen bu defa davacı tarafından ekonomik sıkıntı yaşanması gibi müvekkil şirket haricindeki sebeplerle 09.09.2019 tarihinden itibaren “... " adlı sitedeki fiyatlarda referans gösterilerek fiyat farkı olamayacağı ve aynı fiyattan olması gerektiğini ve bu nedenle nihai programın pahalı bulunduğu hususunun müvekkile iletildiğini, müvekkilin iddia edilen bu durumun gerçeği yansıtmadığını, bahsi geçen sitede dahi iki şehir arasındaki farkın apaçık ortada olduğunu, gelinen son noktada müvekkilin karşı tarafla yapılan yazışmalar doğrultusunda...Seyahatini programladığını, ön ödemeleri yaptığını, program içeriği ile ilgili olarak davacı şirketçe belirlenen değişiklik taleplerinin de fiyat farkları belirtilerek ve onay alınarak yerine getirildiğini, sözleşmenin İmzalanmaması ve fiyat farklarının da ödenmemesi sebebiyle operasyonun bu şekilde yürütülemeyeceğinin ifade edildiği, ve gerekli uyarıları içeren son teklifin sunulduğunu, buna karşılık davacı şirket tarafından bir takım mesnetsiz ve mantık dışı iddia ve taleplerle işbu teklifin reddedildiği, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından davacı şirkete mail yoluyla tüm tespitlerin gerçek dışı olduğu, tüm haksız taleplerin reddedildiğini, edimlerin süresinde yerine getirilmemiş olması nedeniyle operasyonun iptal edildiği ve yapılan tüm tekliflerinde 20.09.2019 tarihi 16.00 itibariyle geçersiz hale gelmiş olacağının bildirildiğini, anlaşmazlık üzerine yapılan ön ödemeler sebebiyle 18900 USD fatura edildiğini, bunun üzerine davacı şirketin dava açtığını, beyan ederek dava dilekçesine karşı cevaplarının kabulü ile davanın Esastan Reddine mahkeme aksi kanaatte ise kısmen reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava, davacı ile davalı arasında yurt dışı tur hizmeti kapsamında yapılan sözlü anlaşma nedeniyle davacı şirket tarafından davalıya ödenmiş olan toplam 19.380,00-USD'nin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında yurt dışı tur hizmeti kapsamında yapılan sözlü anlaşma nedeniyle davacı şirket tarafından davalıya ödenmiş olan toplam 19.380,00-USD'nin 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi talebinin yerinde olup olmadığı, davalının yurt dışı tur hizmetini sunup sunmadığı ve davacıdan no-show bedeli talebinin yerinde olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ... E....K sayılı kararı ile; taraflar arasında, Paket Tur Sözleşmeleri yönetmeliği kapsamında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasında yapılan yazışmalardan turun 27.11.2019-02.12.2019 tarihleri arasında yapılmasının kararlaştırıldığının anlaşıldığı, davacı tarafından davalıya 24.09.2019 tarihli elektronik posta yolu ile ve 27.09.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, bu hali ile davacı tarafından Paket Tur Sözleşmesi Yönetmeliği'nin 16/2 maddesi gereği otuz gün öncesinde fesih bildiriminin yapıldığı, dolayısıyla bu madde kapsamında, ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın katılımcının ödemiş olduğu bedelin kendisine iadesi gerektiği, davalı tarafından ödenmesi zorunlu vergi, harç ve v.b yasal yükümlülüklere ilişkin masraflar ile ilgili her hangi bir delil sunulmadığı, yönetmeliğin 16/2 maddesi kapsamında davalı tarafın no show bedeli talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince karar istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. HD sinin ... E.... K sayılı ilamı ile ; Davacı şirket ile davalı şirket arasında paket tur sözleşmesi yapıldığı sabittir. TKHK'nin paket tur sözleşmeleri başlıklı 51/9. maddesinde yer alan "Ticari veya mesleki faaliyetleri çerçevesinde paket tur hizmetinden faydalanan kişiler de tüketici olarak kabul edilir." düzenlemesi ile paket turdan yararlanan gerçek kişi tüketici dışındaki kişiler de tüketici olarak kabul edilmiştir. Paket tur katılımcısının ticari veya mesleki faaliyeti çerçevesinde hareket etmesi halinde dahi, bu tür kişilerin de tüketicilere sağlanan haklardan faydalanacağı yasal olarak düzenlenmiştir. TKHK'nin tüketici mahkemeleri başlıklı 73/1-4. maddesinde ise, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir". "Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür" düzenlemesi bulunmaktadır. Paket tur sözleşmesinin tarafı olan davacı şirket tüketici olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında paket tur satışından kaynaklanan hukuki işlemin tüketici işlemi niteliğinde (TKHK md. 3) olması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne aittir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken.... Denilerek mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür. Yukarıda istinaf ilamında açıklandığı üzere Paket tur sözleşmesinin tarafı olan davacı şirket tüketici olarak kabul edildiğinden iş bu davaya bakmakla görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğu, tüm bu nedenlerle HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c). Maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi ile İstanbul Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, -Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/06/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/525, K. 2026/428, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-525-e-2026-428-k-b489c5740146