Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1793 E. 2026/1773 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1793
- Karar No
- 2026/1773
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/1793
KARAR NO:2026/1773
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan) İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:09/05/2023
NUMARASI:2022/696 Esas - 2023/403 Karar
DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ:10/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete sigortalı bulunan ... plakalı aracın 07/05/2012 tarihinde trafik kazasına karıştığını, kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'ün bedeni zarara uğradığını, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2021.E.108835 numaralı dosyası kapsamında tarafların uzlaşması neticesine müvekkilinin 08/12/2021 tarihinde 72.360,15 TL tazminat ödemesinde bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkiline sigortalı aracın istiap haddi üzerinde yolcu taşıması neticesinde zararın gerçekleşmesi nedeniyle sigortalıya rücu hakkının doğduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, 72.360,50 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... poliçesini imzalamadığını, bedelini ödemediğini, finansal kiralama sözleşmesi gereğince ... yaptırma yükümlülüğü bulunmadığından dolayı hukuken poliçenin tarafı olarak kabul edilemeyeceğini, finansal kiralama sözleşmelerinde mülkiyetin teminat amaçlı kiralayanda olduğunu, ekonomik mülkiyet, zilyetlik fiili hakimiyet kanun gereği kiracıda bulunduğunu, işleten sıfatının kiracıda olduğunu, zarara sebebiyet veren traktörün müvekkili şirket tarafından faaliyetlerinde kullanılmasının fiilen mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme tarafından, davalı lehine kullanılan, "sözleşmeden, sözleşme akitleri dışında kişilerin sorumlu tutulamayacağına" dair gerekçenin sigortacı yönünden uygulama alanı bulunmadığını, oto branşında sigorta poliçelerinin doğası gereği araç maliki kim ise onun adına düzenlenmek zorunda olduğunu, zira sigortalanan menfaat taşıt olup taşıtın zarar görmesinden zarar görecek olan ise taşıtın mülkiyetine sahip olan gerçek veya tüzel kişi olduğunu, sigortacı, poliçe üretilirken sigorta ettirenin beyanlarını araştırma yükümlülüğü bulunmadığı gibi tarafı olmadığı bir sözleşme hakkında bilgi sahibi olması beklenemeyeğini, yasada da bu konuda sigortacıya bir yükümlülük yüklenmediğini, sigorta ettirenin, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğunu, sigorta poliçesinin davalı adına gerçekleştiğini, müvekkili şirketin poliçede lehtar araştırması yapma yükümlülüğü olmamakla birlikte bizatihi davalının poliçenin sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunduğunu, davalının bu sorumluluğu, müvekkil şirketin tarafı ve bilgisi olmadığı Finansal Kiralama Sözleşmesinden ve TMK ile TTK kapsamında düsürtlük kuralı ve basiretli tacir olmanın gerekleri kapsamında ortaya çıktığını, ... Sigortasının, işletenin Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapıldığını, KTK’nın 91. maddesinde, işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğunu, aynı yasanın 94. maddesinde, "sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğunu, sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde fesh edebileceğini, sigorta poliçesinin fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı" hükümlerine yer verildiğini, dosya kapsamından sigortalı davalı tarafından işletenin değiştiğine dair bir bildirimde bulunulmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, davacı şirkete ... poliçesi ile sigortalı bulunan ve dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı traktörün 07/05/2012 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan ...'ün yaralandığı, davacının yaralanan için 08/12/2021 tarihinde 72.360,15 TL tazminat ödemesinde bulunduğu, davacının, sigortalı aracın istiap haddi üzerinde yolcu taşıdığı iddiasıyla yaptığı ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.... sigortalı ... plakalı traktörün tescil kayıtlarına göre; 25/09/2007'de faturalı satış ile davalı ... A.Ş. adına tescil edildiği, Beşiktaş ...Noterliği'nin 31/08/2007 tarih ve ... yevmiye nolu finansal kiralama sözleşmesi ile davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı ...'e kiralandığı, sözleşmenin 34-35-36.maddelerine göre; kiralananı sigorta ettirme borcunun kiralayana, sigorta primlerini ödeme borcunun kiracıya ait olacağının kararlaştırıldığı, traktörün 12/04/2017 tarihinde davalı tarafından noter satışı ile dava dışı ...'e devredildiği, ... poliçesinde sigorta ettiren olarak davalı ... A.Ş.'nin göründüğü anlaşılmıştır.... Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile ... Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ... Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Yasa gereği sigorta şirketi tarafından rücu talebi yalnızca kendi sigortalısına karşı ileri sürülebilir.Somut olayda davacı ile davalı arasında ... plakalı traktör için 18/01/2012-18/01/2013 tarihlerini kapsar şekilde ... poliçesi düzenlenmiştir.Davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Bu nedenle dava dışı ... uzun süreli kiracı olsa dahi poliçede sigorta ettiren olarak yer almadığından açılan davada pasif dava ehliyeti olamaz. Kaldı ki davalı ile dava dışı kiracı arasındaki sözleşmede de poliçeyi yaptırma yükümlülüğünün kiralayana ait olacağı düzenlendiğinden, davalının sözleşmeyi imzalamadığına dair iddiası hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, poliçede de davalının sigortalı olduğu anlaşılmakla, mahkemece, davanın esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile sigortalı olan davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2026