Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1757 E. 2026/848 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1757
- Karar No
- 2026/848
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1757 KARAR NO : 2026/848
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/05/2023 NUMARASI : 2022/83 Esas - 2023/356 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Hasar Bedeline İlişkin) DAVA TARİHİ : 25/01/2022 BAM KARAR TARİHİ : 07/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2023 tarihli 2022/83 Esas ve 2023/356 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/01/2021 tarihinde saat 10:50 sularında kendi adına kayıtlı ve kendi idaresindeki ... plakalı araç ile Manisa OSB Kavşağı üzerinde seyir halindeyken ... adına kayıtlı ve .... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç tarafından davacıya ait araca %100 kusurlu olarak çarpılarak maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verildiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, davacının aracı kaza neticesinde kullanılamaz hale geldiğini, sigorta şirketi tarafından da pert-total işlemine tabi tutulması gerektiğinin belirtildiğini, aracın rayiç değerinin 43.000,00 TL olarak tespit edildiğini ve davacının aracını sigortacının gösterdiği sovtaj alıcına sattığını, tüm bu işlemler neticesinde davacıya toplamda 43.000 TL ödenmişse de bu tutarın aracın rayiç değeri ile hiçbir alakası bulunmadığını, sigortacının yaptığı ödeme toplamda teminat limiti olarak gösterilmişse de, yapılan ödemeden aracın hurda (sovtaj) değerinin (18.333,00 TL) düşülmesi gerektiğinin açık olduğunu, zira sovtaj değerinin sigorta şirketi tarafından değil aracın alıcısı tarafından ödendiğini, aracın kaza geçirdiği dönemde rayiç değeri 75.000,00 TL civarındayken 43.000,00 TL takdir edilmesinden kaynaklı olarak mağduriyet yaşandığını, bu sebeple davalı ... şirketine KTK 111. maddesi gereğince yapılan mutabakattan dönüldüğü de ayrıca bildirildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 100,00 TL bakiye tazminatın sigorta şirketinin eksik ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu 91. Madde gereği ve aynı kanunun 85. maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen davalı şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin de 41.000,00 TL olduğunu beyan ettiklerini, davacının aracındaki hasar için 22.000,00 TL davacıya ödeme yapıldığını, başvuru sahibinin talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu zira; davalı şirkete yapılan başvuru üzerine 15 169503 0001 nolu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde davacının aracındaki hasar yönünden yapılan inceleme neticesinde aracın hasarsız emsal piyasa peşin rayiç değerinin 43.000,00 TL olduğu; hasarlı vaziyetteki değerinin 21.000,00-TL olduğu sovtaj bedelinin de mevcut olduğu ve sonuç itibariyle 22.000,00 TL hasar tutarından davalının sorumluluğu olduğu kabul edildiğini, hasar için 22.000,00TL davacıya ödeme yapıldığını, davalının sorumluluğundaki borç, sigortacılık mevzuatı gereği eksiksiz olarak ödendiğinden üzerine düşen edimi ifa eden davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, dava dilekçesinde trafik kazasının meydana gelmesinde kusurun sigortalı araç sürücüsüne ait olduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın kabulü mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...davaya konu uyuşmazlığın 21/01/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek hasar bedelinin davalı ... şirketinden tahsili taleplerine ilişkin olduğu söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu .... plakalı araçta oluşan toplam hasarın aracın rayiç değerine göre yüksek olması nedeniyle, aracın tam hasarlı (pert total) işleminin uygulanmasının uygun olduğu, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile dava konusu aracın günümüz 2. el satış bedelinin aracın verilerine uygun olarak 108.000,-…120.000,- arasında değiştirği, günümüz ve kaza tarihi itibariyle döviz kuru artış oranı dikkate alındığında kaza tarihi itibariyle araç için öngörülen 43.000,- TL rayiç bedelinin uygun olacağı, Türkiye Noterler Birliği tarafından gönderilen kazaya karışan araçların tescil bilgilerinden konusu aracın hasarlı halde ....’ e oradan 11.12.2021 tarihinde ....’a satıldığı, ZMM sigortacının teminat süresinde meydana gelen hasar ve değer kaybı zararları toplamı için Hazine Müsteşarlığı tarafından 2021 tarihi itibariyle açıklanan 43.000 TL üst teminat limitine kadar giderme sorumluluğu bulunduğu aracın piyasa değerinin 43.000 TL tespiti ve Pert-total işlemi sonrası açılan, hasarlı aracın pazarlandığı ihaleye en yüksek teklif olan 21.000,- TL bedelle satıldığı ve bedelinin davacı tarafından alındığı dikkate alınarak aracın bakiye zararının 22.000 TL' sı olduğunun tespit edildiği ve davalı ... AŞ tarafından 22.05.2022 tarihinde davacı tarafa 22.000,00- TL sı hasar bedeli ödenmesi sebebiyle, davacının sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu bakiye giderilmemiş zararının tespit edilmediği..." gerekçesiyle "...Davanın REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının tamamen somut gerekçeden yoksun ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen mahkemece ek rapor alınmak üzere dosya yeniden bilirkişiye gönderilmediği gibi taleplerine dair açık bir ara karar dahi kurulmadığını, hükme esas alınan ve itiraz ettikleri bilirkişi raporunda; müvekkiline ait aracın hasar onarım bedeli hesaplanırken yalnızca rapor tanzim tarihi ve kaza tarihi itibariyle döviz kuru dikkate alınmış ancak aracın kaza tarihindeki 2. el satış bedellerinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, ancak aracın 2. el rayiç bedel tespiti için, aracın piyasa değerine ilişkin yetkili bayi, servisler, İnternet ve galericiler üzerinden araştırma yapmak, bu araştırmalar sonucunda marka-tip, km olarak hasar tarihindeki emsal özelliklere sahip aracın, araç alım satım piyasa genelinde pazarlığa açık ortalama değerinin gerçek satıcı, gerçek alıcı etkenleriyle değerlendirilerek güncel tespitinin yapılması gerektiğini, usule, yasaya ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı, somut dayanaktan yoksun yerel mahkeme kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye pert bedelinin zorunlu trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davacı taraf, 21.01.2021 tarihinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile gerçekleşen trafik kazasında aracının pert olduğunu, davalı ... şirketine yapılan başvuru üzerine aracın kaza tarihindeki hasarsız gerçek piyasa rayiç değeri 75.000,00 TL civarındayken davalı tarafça rayiç değerin 43.000,00 TL kabul edilerek düşük belirlendiğini, aracın hurdasının davalı ... tarafından tespit edilen üçüncü kişiye satılarak hurda bedeli olarak kendisine 18.333,00 TL ödeme yapıldığı, imzalanan ibranamenin KTK'nun 111. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddia edip, bakiye pert bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı ... ise davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, makine mühendisi ve sigortacı bilirkişi heyetinden alınan kusur ve hesap raporunda, teknik bilirkişi tarafından davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin yedek parça, işçilik ve KDV dahil hesaplanmadığı, ekspertiz raporuna atıf yapılmakla yetinildiği, hasar gören aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa rayiç değerinin belirlenmediği, aracın rapor tarihindeki güncel değeri tespit edilip, döviz kuru dikkate alınarak ekspertiz raporunda belirlenen 43.000,00 TL rayiç değerin uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Dosyada yer alan ekspertiz raporu ve bilirkişi heyet raporuna göre aracın pertinin uygun olduğu belirlenmesine rağmen bilirkişi heyet raporunun hesap kısmında gerekli piyasa araştırması yapılarak Yargıtayca benimsenen yöntemlere uygun aracın kaza tarihi itibariyle 2.el piyasa rayiç değeri ve hurda bedeli hesaplanmamıştır. Bilirkişi heyetinin hesap raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Mahkemece yapılması gereken iş, otomotiv uzmanı yeni bir bilirkişiden gerekli piyasa araştırması yapılarak ve aracın sovtajının davacı üzerinde kaldığı gözetilerek Yargıtay içtihatları ile benimsenen yöntemlere uygun aracın kaza tarihi itibariyle 2.el piyasa rayiç değerinin ve sovtaj bedelinin belirlendiği ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Eksik incelemeye dayanarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, ilk derece mahkeme sikararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2023 tarihli 2022/83 Esas ve 2023/356 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı taraftan alınan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 07/05/2026