Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1719 E. 2026/1754 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1719
Karar No
2026/1754
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO:2023/1719

KARAR NO:2026/1754

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:21/03/2023

NUMARASI:2021/560 Esas - 2023/111 Karar

DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ:10/09/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle

25.12.2020 tarihinde müvekkilinin ... plaka sayılı motosikletle seyir halinde iken, davalı ...'a ait diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı aracın kendisine çarpması neticesinde yaralandığını, 150.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen, 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi açısından 12/07/2021 tarihinden itibaren) işleyecek ticari faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine talep ve dava etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada kusurun çık hızlı seyretmesi nedeniyle davacıya ait olduğunu, kaza tarihinde davacının motosiklet kullanmaya ehliyetinin bulunmadığını, yine kaza tarihinde pandemi nedeniyle sokağa çıkma yasağının bulunduğunu beyanla davacının yasaya ve hukuk kurallarına uymayan davranışları ve kazada kusurun kendisinde olması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda motosiklet sürücüsü davacının çok hızlı şekilde müvekkilinin kullanmış olduğu ... plaka sayılı araca çarpmış olduğunu, olay tarihinde davacının motosiklet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle tam kusurlu olduğunu, kaza mahallinde polis tarafından müvekkilinin yokluğunda tutulan kaza tutanağını da kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun kusur ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun kesin olarak belirlenmesinin gerektiğini, müvekkilinin davacı için istenen tedavi giderleri ve bakıcı ücreti talebine karşı da sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak dava açılış tarihi olarak belirlenmesi gerektiğinden itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, maddi tazminat isteminin kabulü ile,Sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 150.623,34 TL'nin davalılar ... ve ...'dan 25/12/2020 kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 27/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 30.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 25/12/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takdir olunan manevi tazminat maalesef son derece az olduğunu, alınan 30.000,00 TL manevi tazminatın karşı vekalet ücreti nedeniyle 18.000,00 TL'ye düştüğünü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı...'ın mali müşavir olarak görev yapması ve ciddi bir gelirinin bulunması, olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da göz önünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, hak ve nefaset kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 25.12.2020 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken ...’na geldiğinde davacı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması ve müterafik kusuru, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde,İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekilinin istinaf itirazının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1719, K. 2026/1754, T. 21.03.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1719-e-2026-1754-k-3c342c649756