Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1480 E. 2026/1252 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1480
Karar No
2026/1252
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/1480

KARAR NO : 2026/1252

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 22/03/2023

NUMARASI : 2022/170 Esas - 2023/222 Karar

DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ: 22/05/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/01/2022 tarihinde davalının ... sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'ın yaya ...'a çarpması neticesinde meydana gelen kazada müvekkilinin desteği eşi olan yaya ...'un vefat ettiğini, tazminat ödemesi için davalı sigorta şirketine başvurduklarını ancak herhangi bir ödeme alamadıklarını, dava konusu kazada davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin tazminattan sorumlu olduğunu iddia ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete yaptığı başvuru eksik belge içerdiğinden başvuru şartının yerine getirilmemiş olduğundan davanın reddine karar verilmesini, kazanın oluşumunda; davacının desteğinin kaza mahallinde bulunan kaldırımı kullanmayıp taşıt yolu üzerinde yürüyerek KTK nun 68. Ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138. Maddesini ihlal ettiği bu nedenle kazadaki kusur durumunun tespit edilmesinin gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının ... Genel Şartlarında belirtilen esaslar çerçevesinde ve TRH 2010 mortalite tablosu ve 1.8 teknik faiz oranına göre hesaplanmasının gerektiğini, temerrüde düşürülmemiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 500.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 17/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusur oranına ilişkin uyuşmazlığın kesin ve net olarak giderilmeden hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, tazminat tutarının TRH-2010 tablosu %1,8 Teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, ... hesabının gerçek zararı hesaplamakta doğru bir yaklaşım olmadığından ... ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olacağından, olası tazminat hesabının TRH yaşam tablosu ve %1,8 Teknik Faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Dosya kapsamından 14/01/2022 tarihinde, dava dışı sigortalı araç sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yolun sağ tarafından yürümekte olan destek yaya ...'a çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında destek ...'un vefat ettiği anlaşılmıştır.

Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporuna göre dava dışı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğunun belirtildiği, aynı olaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Ardahan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/142 Esas, 2024/918 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre kazanın meydan gelmesinde dava dışı sürücü ...'in asli kusurlu, desteğin kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece aldırılan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında davalı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "..." formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve ... yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).

Kazaya karışan araç davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı olup davacı vekili sigorta şirketine başvuru yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.maddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.

Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 34.155,00 TL harçtan peşin alınan 8.539,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.616,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1480, K. 2026/1252, T. 22.03.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1480-e-2026-1252-k-ab0ef116b04e