Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1351 E. 2024/934 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1351
- Karar No
- 2024/934
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1351 - 2024/934 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2023/1351 KARAR NO : 2024/934
BAŞKAN : MUHİTTİN PARLAK 41410 ÜYE : SEMİH DOĞAN 151521 ÜYE : ASİYE ŞULE GÖKDEMİR 120941 KÂTİP : HİLMİ ÖNGEN 122957
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/116 KARAR NO : 2022/1438 KARAR TARİHİ : 21/12/2022 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 24/06/2023 (Davacı) DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat B.A.M. KARAR TARİHİ : 30/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından ZMMS ile sigorta edilen davalıya ait .. plakalı aracın 12.11.2016 tarihinde ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken karıştığı kaza neticesi...plakalı çekici ve .. plakalı römorka ve .. plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle 1.977,00 TL hasar bedeli 10.01.2017 tarihinde .. plaka sayılı araç maliki....ya, .. plaka sayılı çekici için 31.000,00 TL hasar bedelinin 25.01.2017 tarihinde aracın kasko sigortacısı HDI Sigorta A.Ş.'ye, .. plaka sayılı römork için 10.500,00 TL hasar bedelinin 25.01.2017 tarihinde römorkun kasko sigortacısı ....'ye ödendiğini, ZMMS genel şartları gereğince müvekkili şirketin ödemiş bulunduğu sigorta tazminatını talep hakkının mevcut olduğunu, dava dışı kazazedelere ödenen toplam 42.477,00 TL'nın 25.01.2017 son ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonrasında emniyet şeridinde arıza nedeniyle durmakta olan müvekkiline ait ...plakalı araca çarpması neticesi meydana geldiğini ve bu durumun kaza tutanağı ile sabit bulunduğunu, müvekkiline ait araç ve bu aracın şoförünün kazanın meydana gelmesinde aktif bir hareketinin olmaması ve kazanın önlenmesi bakımından yapabileceği bir hareketinin bulunmaması bakımından davacının davasının maddi dayanaktan yoksun bulunduğunu, sürücü...'in ehliyetsiz bulunduğu iddiasının doğru bulunmadığını, sürücünün ehliyetinin mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Davanın ilk açıldığı Bursa 5. Tüketici Mahkemesi'nin 02.10.2018 tarih, 2017/171 - 2018/194 sayılı kararı ile davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiği, dosyanın gönderildiği Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1496 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda 13.06.2019 tarihinde 2019/961 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine Dairemizin 09.12.2021 tarih, 2021/421 - 2021/624 sayılı kararı ile; "mahkemece öncelikle davalının maliki olduğu ve kazaya karışan aracın sürücüsünün Suriye ülkesinden alınan ehliyetinin Türk karayollarında araç sürebilmesi bakımından yukarıdaki yasal düzenlemelere göre geçerli olup olmadığı araştırılmalı, geçerli olmadığı takdirde de rücu koşullarının varlığı dikkate alınarak davacının, davalıdan talep edebileceği gerçek zararı ve davalının kusuru dikkate alınarak sonucuna göre karar vermek üzere davacının istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına" şeklinde kaldırma kararı verildiği görülmüştür. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, mahkemece celp edilen ...'in ülkeye giriş çıkış kayıtlarında kaza tarihini kapsayan herhangi bir kayda rastlanılmadığını, bu sebeple kişinin ehliyetinin geçerli olup olmadığı hususunun yeterince irdelenemediğini, ..'in ülkeye giriş çıkış kayıtları usulüne uygun olsa dahi Suriye Arap Cumhuriyeti "Karayolu Trafiği Konvansiyonu"na taraf olan ülkeler arasında bulunmadığından Suriye'den alınan ehliyetlerin hiçbir surette geçerliliği bulunmadığını, sürücü belgesi değiştirme işleminin yapılabilmesi için ehliyetin Karayolu Trafiği Konvansiyonuna taraf olan ve sürücü belgelerinin karşılıklı değişimi konusunda anlaşmalı 84 ülkeden birinden alınması gerektiğini, somut olayda sigortalı aracın işletilme halinde olduğunu, işletilme hali için aracın trafiğe çıkartılmasının yeterli olduğunu, dava dışı sürücü ile sigortalı araç arasındaki ilişkinin de tamamen sona ermemiş olup araç arıza sebebiyle sürücü tarafından yol kenarına çekilmiş olduğunu, araç ile sürücü arasındaki bağın devam etmekte olup dava dışı ...'in araçtan tamamen ayrılma gayesi bulunmamakta olup işbu şahsın yaya olarak kabulünün de mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağında müvekkili şirket nezdinde sigorta edilen 34 FNS 13 plaka sayılı aracın KTK 135. Maddesine göre kusurlu olduğunun açıkça belirtilmiş olduğunu, 34 FNS 13 plaka sayılı aracın ehliyetnamesiz sürücüsünün ise bu maddede yazılı kuralların hiçbirine uymadığından mezkur kazanın gerçekleşmesinde kusursuz bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle sigorta genel şartlarına aykırılık iddiasına dayalı rücu alacağıdır. Davalının maliki olduğu aracın karayolunda park etttiği sırada, dava dışı araç sürücüsünün karıştığı kaza nedeniyle davacı sigorta şirketi, hasar gören araçların onarım bedelini ödeyerek iş bu davayı açmıştır. Mahkemece rücu şartları bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, istinaf incelemesi davacı tarafından talep edilmiştir. Öncelikle, ZMMS sigorta genel şartlarına aykırılık bakımından davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün ehliyetli olup olmadığı ya da ehliyetinin geçerli olmadığı, yazılan müzekkereye verilen cevap içeriğinden anlaşılmıştır. Zorunlu trafik sigorta şirketi ehliyetsiz araç kullanılması sebebine dayanarak kendi sigortalısına onun veya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında rücu edebilir. Zira araç sahibinin sorumluluğu diğer bir deyişle karşı araç malikine tazminat ödeme yükümlülüğü aracı kullanan sürücü ehliyetsiz olsa dahi kusur esasına dayalıdır. Sigortalı aracın, gereken ehliyetnameye haiz olmayan kişi tarafından kullanılması ve bu kişinin (sürücünün) kusurlu olması rücu etmek için yeterli olup, rizikonun gerçekleşmesinde, ehliyetsiz araç kullanmanın asli unsur olması ya da münhasıran ehliyetsizlik sebebiyle kazanın meydana gelmesi gerekmemektedir. Dairemizin yukarıda yazılı kaldırma kararı öncesinde ATK’dan alınan iki kusur raporunda ve 03.05.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davalıya ait araç sürücüsü dava dışı kişinin kusursuz olduğu, diğer raporlarda ise %25 oranında kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağında ise ehliyetsiz sürücünün kusursuz olduğu belirtilmiş, kaldırma kararı sonrası İTÜ Karayolları kürsüsünden 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda , dava dışı ehliyetsiz sürücünün kusurunun bulunmadı mütalaa edilmiş olmakla, ATK ve anılan heyet raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, son raporla dosyadaki raporlar arasındaki kusur çelişkisinin giderildiği kanaatine varılmakla, davanın reddine dair yerel mahkeme kararı yerinde bulunmakla, davacı sigorta şirketi vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih ve 2022/116 - 2022/1438 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 427,60.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70.-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3- Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ...