Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1228 E. 2026/1554 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1228
Karar No
2026/1554
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2023/1228

KARAR NO:2026/1554

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:21/10/2022

NUMARASI:2015/106 Esas - 2022/720 Karar

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :29/01/2015

İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/09/2026

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 03.07.2010 tarihli vinç alım sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının vinci süresinde teslim edip şantiyeye kurmadığı gibi, teslimden sonra da vincin verimli çalışmadığını, garanti süresi içinde bir çok arıza verdiğini, vincin taşıyıcı ayakları olan mastlarında kırık ve çatlaklar bulunduğu davalıya bildirilmesine rağmen müdahalede bulunulmadığını, vincin ayıplı teslim edildiğini, delil tespiti talebi üzerine Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/304 D.İş sayılı dosyasında tespit yapıldığını, tespit neticesinde mastlarda meydana gelen kırık ve çatlakların yerinde kaynak ile onarılamayacağı,mastın değiştirilmesi gerektiği, bunun için kulevincin tümüyle sökülüp kurulması gerektiği,bedelinin toplam KDV hariç 102.600-TL hesaplandığını belirterek, şimdilik 1.000-TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; vinç alım sözleşmesinin davacı ile vincin üreticisi olan ... USA arasında imzalanmış olup, müvekkilinin sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığını, zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davanın bu şirkete karşı da açılması gerektiğini, sözleşme gereğince satış bedelinin 120.000-USD'lik kısmı karşılığında müvekkiline davacı tarafça bir daire verileceğini, ancak vincin teslim edilmesine rağmen dairenin mülkiyetinin verilmediğini, bunun üzerine Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/115 esas sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil davasının mahkemece kabul edildiğini, mahkemece verilen kararda, süresinde ayıp ihbarında bulunmadığının ve ayıpların kullanımdan kaynaklanmasının mümkün olduğunun belirtildiğini, dosyasının halen Yargıtay'da olduğunu, vincin 25.10.2010 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının ayıp ihbarında bulunmadan vinci tespitin yapıldığı 03.12.2012 tarihine kadar kullandığını,davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; dava konusu vincin, 25.10.2010 tarihinde teslim alındığı, sözleşmede davalının şirketi temsile tam yetkili olduğunu ve şahsen sorumlu olduğunu kabul ettiği, gizli ayıba yönelik ilk tespitin 11.06.2012 tarihinde yapıldığı ve 27.07.2012 tarihinde ... yetkili servisi tarafından düzenlenen tutanakta arızanın kabul edildiği, daha sonra 15.09.2012 tarihinde de aynı tespitin yapılmasından sonra 20.09.2012 tarihinde Bakırköy ... Noterliğinin ihtarnamesi ile durumun davalıya bildirildiği, dosyada 3 adet hasar tespiti bulunduğu, ... tarafından düzenlenen 11.06.2012 tarihli yazıda, kule vincin 3 adet kafesinin (mast) kırıldığının belirtildiği, 15.09.2012 tarihli tutanakta kule vincin L kafesinde (mast) kırık olduğu ve kaynak ile tamir edildiğinin belirtildiği, delil tesbiti dosyasında düzenlenen 23.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda, 7 adet kafeste (mast) kırık olduğu ve bir kısmının kaynak yoluyla tamir edildiğinin belirtildiği, söz konusu rapordaki hasar kalemlerinin; değişmesi gereken 7 tane kafes bedeli 75.600TL+KDV, kiralık vinç bedeli 12.000-TL+KDV ve işçilik bedeli 15.000-TL+KDV olmak üzere toplam 102.600-TL+KDV olarak belirlendiği,kırıkların kafes malzemesinin ayıplı olabileceği gibi yapan robotun ayarı bozuk veya kaynakçının ustalığı yetersiz olabileceği, malzemenin yorulmuş olabileceği, kafes kırıldığında vincin düşme riski olduğu için risk alınamayacağı,yenisi ile değiştirilmesi gerektiği, ...'ın 16.07.2012 tarihli KDV dahil 20.886-USD tutarındaki faturası ile 3 adet kafes (mast) satın alındığı, bu durumda ... tarafından yapılan 11.06.2012 tarihli tespitin doğru olduğu, 23.12.2012 tarihli bilirkişi tespit raporunda açıklandığı gibi 7 tane kafes (mast) hasarlı olsaydı 7 tane kafes alınması ve faturasının da olması gerekeceği, gizli ayıplı kafes (mast) sayısı 3 tane olup bedelinin de KDV dahil 20.886-USD olduğu, kule vincin sökülmesi ve yeniden kurulmasının toplam 1 günlük iş olduğu, 23.12.2012 tarihli bilirkişi tespit raporundaki kurulu haldeki bir kule vincin tümüyle sökülüp yeniden kurulması bir başka vinç yardımıyla ve hızlı bir çalışmayla 12 iş gününden önce tamamlanması beklenmeyen bir işlem olduğu ifadesinin tamamen yanlış olduğu, ...'un 12.06.2012 tarihli faturasındaki birinci kalem kule vinç demontaj ve montaj bedeli olup tutarının da 9.746-TL+KDV (11.508,28-TL) olup anahtar teslimi olarak uygun olduğu, montaj için eğer vinç gerekirse günlük kira bedelinin KDV dahil 1.000-TL olacağı, ...'un 11.500,28-TL (9.746-TL+KDV) fatura fiyatının kule vincin demontaj, montaj ve eğer gerekirse vinç kiralama bedeli de dahil anahtar teslim fiyat olması gerektiği, davacının talep edebileceği üretimden kaynaklı gizli ayıplı kafes (mast) yerine alınan 3 yeni kafes (mast) tutarının KDV dahil 20.886-USD karşılığı 50.320,64-TL olduğu,buna göre davacının toplam 61.820,92-TL talep edebileceği, ancak davacının 1.000-TL talep ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.000-TL'nin 29/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:1- Davacı vekili; hükme esas alınan 12.08.2016 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmeleri üzerine yeniden 3 farklı bilirkişi raporu alındığını ,son olarak alınan ek rapora yönelik itirazları giderilmeden 12.08.2016 tarihli itiraza uğramış eski raporun hükme esas alınacağı bildirilmeden davayı ıslah etme imkanı ortadan kaldırılarak,1.000-TL dava değerinin kabulüne karar verildiğini, son olarak alınan 20.10.2021 tarihli bilirkişi ek rapor ile davaya konu vincin süresinde müvekkili şirkete teslim edilmediğinin sabit olduğunu, bilirkişi raporlarında ağır kusura ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, zira delil tespit raporunda ayıbın boya ile gizlendiğinin belirtildiğini, bu durumun ağır kusur niteliğinde olduğunu, vince ait 3 adet mastın kırılması üzerine müvekkili şirket tarafından ...'tan bu hususta 11.06.2012 tarihli rapor alındığını, 15.09.2012 tarihinde 1 adet mastın da kırılması sebebiyle proje müdürü, servis yetkilisi ve şantiye şefi tarafından bu kırığın tutanağa bağlandığını, nihayetinde delil tespitinde 7 adet mastın kırık olduğunun tespit edildiğini, işlerin aksamaması için müvekkilinin 7 adet mastı kendisi değiştirerek 75.600-TL ödeme yaptığını, bu mastların takılması sürecinde vinç kiralanarak 12.000-TL ödeme yapıldığını, kule vincin demontaj ve montaj bedeli olarak 15.000-TL ödenmiş olup toplam 102.600-TL+KDV ödendiğini, mastlar üzerindeki çatlakların boyayla kapatılarak ayıbın kasten gizlendiğinin, satıcının ağır kusurlu olduğunu,davalının 2 yıllık zamanaşımı süresinden faydalanamayacağını, yine satıcı ... sistem servis yetkilisi tarafından tutulan ve imzalanan 27.07.2012 tarihli tutanakla, vinçte ayıp olduğu kabul edilmiş olmakla, TBK'nın 154/1 maddesi gereğince zamanaşımının dolmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2-Davalı vekili; mahkemece 3 farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, ilk raporda mastların fotoğraflarının simsiyah olması nedeniyle incelenmesinin mümkün olmadığı belirtilmesine rağmen mahkemece 3 adet mastın gizli ayıplı olduğu sonucuna ulaşıldığını,2. bilirkişi raporunda ilk rapora atıfta bulunulduğunu3. bilirkişi raporunda ise dava konusu vincin mastlarında bulunduğu iddia edilen çatlak, kırıkların metalografik muayenesinin yapılması gerektiği, hasar analizi incelenmeden üretimden kaynaklandığının söylenemeyeceği, aşırı yükleme, hatalı manevra, operatör hatası sonucu çarpma, vurma nedeniyle ve kullanımdan doğan yorulma nedeniyle de bu hasarların oluşabileceğinin belirtildiğini, mahkemece ise daha önce hükme elverişli görmediği ilk bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verildiğini,vincin teslim tarihi 25.10.2010 olup davanın ise 29.01.2015 tarihinde açıldığını, BK'ya göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının 11.06.2012 tarihinde mastların kırık olduğuna dair tutanak düzenlediğini, 20.9.2012 tarihinde ihtar gönderdiğini,ihbar tarihinden 2,5 yıl sonra dava açıldığını, tutanaklara göre alıcının 11.06.2012 tarihinde çatlak olduğunu öğrendiğini ve 3 ay sonra 20.09.2012 tarihinde ihtar gönderdiğini,hükme esas alınan raporda, bilirkişinin gizli ayıplı olduğunu söylediği mastları görmediğini, hatta tespit dosyasında fotoğrafların simsiyah olduğundan söz edildiğini, vincin ortada olmayıp, bu vincin davalının ürettiği vinç olup olmadığının belli olmadığını, davacının değiştirdiği mastları bilirkişiye sunması gerektiğini,sonradan çatlak oluşmuş ise vincin hatalı kullanımından kaynaklandığını, davacının vinci birden fazla inşaatta kullandığını,imalatçıdan bakım ve servis hizmeti almadığını, bilirkişi tarafından itibar edilen 11.06.2012 tarihli tutanakta 3 adet mastın kırık olduğunun belirtildiğini, 27.07.2012 tarihli tutanakta mastlardan hiç söz edilmediğini, 15.09.2012 tarihli tutanakta ise 1 adet mastın kırık olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla birbiri ile çelişen tespitler bulunduğunu, mahkemece vincin demontaj ve montajı için vinç kiralama bedeli olarak 11.500-TL ödendiği belirtilmiş ise de bu kiralamanın davaya konu vinç ile ilgisinin belirlenemediğini, son bilirkişi raporunda da vincin montajı için başka bir vince gerek olmadığının bildirildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, ticari satıma konu vinci ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıp giderimi için yapılmış olan masrafların tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı ile satıcı dava dışı ... şirketini temsile yetkili olup şahsen de sorumlu olduğu belirtilen ve altında satıcı ve müteselsil kefil olarak davalının imzasının bulunduğu 03.07.2010 tarihli vinç satış sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme kapsamında kule vincin davacıya 335.000-USD bedelle satışının kararlaştırıldığı, vincin davacıya 25.10.2010 tarihinde teslim edildiği, vincin davacının inşaat projesinde kullanıldığı, 11.06.2012 tarihinde ... şirketi tarafından düzenlenen tutanak ile vincin 3 adet mastının kırık olduğunun tespit edildiği, 26.07.2012 tarihli tutanakta inverter kaynaklı kanca arızası olduğu ve inverterin sökülüp teste gitmesi gerektiğinin belirtildiği, 27.07.2012 tarihli(yetkili servis) tutanakta vincin 25.06.2012 tarihinde kanca motoru ve inverterin çevredeki baz istasyonundan yayılan manyetik alan nedeniyle arıza yaptığının belirtildiği, 15.09.2012 tarihli tutanakta 15.06.2012 tarihinde bir adet mastın kırık olduğunun ... (servis) tarafından tespit edildiği ve kırılan mastın kaynak yapılarak onarıldığının belirtildiği, davacı tarafça 30.11.2012 tarihinde delil tespiti talep edilmesi üzerine bilirkişi tarafından düzenlenen 23.12.2012 tarihli raporda, kule vinç üzerinde halen onarılmamış çatlak ve kırıkların, kaynak yapılarak onarılmış kırık izlerinin bulunduğu, ayrıca iki mastın sökülerek başka bir alanda muhafaza edildiğinin, kurulum sırasında mastların boyanarak teslim edildiğinin, dolayısıyla boya ile kapatılmış kaynak kalitesinin tespiti mümkün olmadığından, bir ayıp varsa bunun boya ile gizlenmiş bir ayıp olduğunun kabulü gerektiği, mastın değiştirilmesi gerektiği bunun için vincin bir vinç yardımıyla sökülerek yeni mastlarla kurulması gerektiğinin, bu işlemin 12 iş günü süreceğinin, 7 adet mast değişim bedeli 75.600-TL, kiralık vinç bedeli 12.000-TL ve işçilik bedeli 15.000-TL olmak üzere toplam bedelin 102.600-TL olduğunun bildirildiği, delil tespit raporunun davalıya tebliğine ilişkin bir tebliğ evrakı bulunmamakla birlikte davalı vekilinin 09.01.2013 tarihinde rapora itiraz dilekçesi sunduğu, davacı vekilince keşide edilen 20.09.2012 tarihli ihtarname ile de ayıbın davalıya ihtar edildiği anlaşılmaktadır.Davalı tarafça yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş, mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.Dava konusu vincin satış ve teslim tarihleri olan 03.07.2010 ve 25.10.2010 tarihleri itibariyle zamanaşımı bakımından olaya 6762 sayılı TTK ve 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 818 sayılı BK'nın 207. maddesinde, satılanın ayıbından kaynaklanan her türlü davanın, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile satılanın alıcıya tesliminden itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı öngörülmüş olup, 6762 sayılı TTK'nın 25/4 maddesinde ise ticari satışlarda bu sürenin 6 ay olduğu hükme bağlanmıştır.Bunun dışında 818 sayılı BK'nın 207/3 maddesinde, satıcının müşteriyi iğfal etmesi halinde bir senelik zamanaşımından yararlanamayacağı düzenlenmiştir. İşbu dava 29.01.2015 tarihinde açılmış olmakla, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmuştur. Davalının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğu da ispatlanamamıştır. Davacı tarafça davalı şirketin servisi tarafından düzenlenen 27.07.2012 tarihli tutanakda ayıbın kabul edildiğini ileri sürmekte ise de ;anılan tutanakda yetkili servis tarafından kule vincin kanca motoru ve inverterin çevrede bulunan baz istasyonu ve ileride bulunan Nato Üssünden yayılan aşırı akım ve manyetik dalgaların etkisinde kalarak arıza yaptığı,yapılan kontrolde inverterin dalgalardan etkilenerek motora muhtelif zamanlarda voltaj ve akımlar gönderip zarar verdiği, motorda oluşan zarardan dolayı inverter zarar görmüş olup çalışmadığı,kule vince enerji verilmediği halde yukarıda yapılan ölçümlerde atmosferdeki manyetik alanların oluşturduğu voltajlar ve motor akımları yapılan ölçümlerde görüldüğü "inverterin çalışmadığı ,kanca motorunun indirilerek tamir edilmesi gerekitği"belirtilmiştir.Tutanakda ayıbı ikrar eden bir tesbit bulunmamaktadır. Bu halde,somut olayda zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan, davacı tarafça ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvurulması mümkün olmayıp, davalı tarafın zamanaşımı defiinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, hüküm sonucuna göre davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2022 Tarih, 2015/106 Esas - 2022/720 Karar sayılı kararının 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, hüküm sonucuna göre davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 732-TL ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 27,70-TL harcın mahsubu ile kalan 704,30-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için takdir olunan 1.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,"Taraflarca yatırılan (davacı 179,90-TL,davalı 179,90-TL) peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 107-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1228, K. 2026/1554, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1228-e-2026-1554-k-a1eef7b10f37