Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/801 E. 2026/1154 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/801
Karar No
2026/1154
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/801

KARAR NO : 2026/1154

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/1317

KARAR NO : 2021/1399

DAVA TARİHİ: 06/11/2018

KARAR TARİHİ: 29/12/2021

DAVA: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali

KARAR TARİHİ : 30/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... Kooperatifi’nin 558 sayılı üyesi ve ortağı olduğu, davalı kooperatifin 2018 yılı olağaüstü genel kurulunun yapıldığı ve genel kurul sonunda alınan kararların 07.10.2018 tarihli tutanakta belirtildiği, genel kurul tutanağı’nın a maddesi önerisi bölümünde; kooperatif adına imar barışı kapsamında başvuru yapılması halinde; “Yönetim kurulu üyelerinin mevcut Kooperatif imza sirkülerinde belirtildiği üzere yetkilendirilmesine, bu kişilerin Şahsi TC Kimlik numaraları üzerinden 434 binanın halihazırdaki ve mimari plan çizimleri ile tespit edilen haliyle başvuruların yapılmasına ve başvuru içeriği ile ilgili olarak başvuruyu yapan yönetim kurulu üyelerinin hiçbir yasal ve şahsi sorumluluklarının olmamasının…” öngörüldüğü, tutanağın bu bölümünün devamında; İmar Barışı İçin belediye ödemeleri toplamı 60.012.000 -TL. olarak gösterildiği, sonrasında davacı da dahil altı Kooperatif ortağının Genel Kurul kararına şerh koydukarı, ... Kooperatifi’nin imar barışı kapsamında başvuru yapmasına ilişkin gündem maddesinin genel kurulda kabulünü sağlamak için ödenmesi gereken toplam masrafın düşük gösterildiği, henüz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurulmamış olduğu ve ödenecek harç tutarlarının belirlenmemiş olduğu halde afaki bir harç tutarı ile diğer hizmet bedelleri toplamı 57.681.903 TL olarak genel kurulun bilgisine sunulduğu, yine bu tutarın düşük çıkması için, kooperatifte bulunan villaların birim maliyetlerinin İmar Barışı tebliğinin 5 maddesinin 5. bendine aykırı olarak 1000.-TL. üzerinden hesaplandığı, ayrıca İmar barışı kapsamında ortakların ödeyeceği paraların yer aldığı ödeme tablosunun genel kurulda okunmadığı ve her ortağın ne kadar ödeyeceğinin ortakların bilgisine sunulmak suretiyle açık oylama yapılmadığı, ... Kooperatifi’nin Belediye üzerinden inşaat ve iskan ruhsatları alınarak ferdileşmesi (kat mülkiyeti tapularının alınması) ne ilişkin bütçenin reddedilmesini sağlamak için Kooperatif Yönetim Kurulu’nca yapılan hesaplamalarda yer alan hizmet bedellerinin gerçekte olduğundan daha yüksek gösterilerek bu bütçenin reddedilmesinin sağlandığı, İmar Barışı bütçesinin kabul edilmesi ile 2752 Kooperatif ortağından 12.000.-TL ile 55.000.-TL arasında değişen tutarlarda imalat ve yapılaşma giderlerinin avansı istenmesine karar verildiği, bu kararla ortakların parasal yükleri artırılarak ek yükümlülük ihdas edildiği, Kooperatifler Kanun’nun konuya ilişkin 52. Maddesine göre 3/4 çoğunlukla bu kararın alınması gerektiği, bu oranda bir kabul söz konusu olmadığından ve ayrıca alınan kararların iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle davalı S.S Ata2 Konut Yapı Kooperatifi’nin 07.10.2018 tarihli Olağanüstü Genel Kurulu sonucunda düzenlenen Genel KurulTutanağının 3. Maddesinin A ve B bölümlerinde belirtilen önerilerden A madde önerisinin kabul, B madde önerisinin reddedilmesini öngören genel kurul kararının iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, kooperatifin hemen hemen her genel kurul toplantısı sonrası Genel Kurulun iptali için Genel kurul tutanağına şerh koyan ve davalar açan tek ortağı olma özelliğine sahip olduğu, söz konusu kararın kooperatif ortakları açısından sorumluluğun arttırılması veya ek ödeme ihdası niteliğinde olmayıp sadece kooperatifin amacına yönelik ve zaten bu amacın gerçekleştirilmesi için ortakların ödemekle yükümlü oldukları ortaklık aidatları olduğu, normal genel kurul nisabı ile büyük çoğunlukla alınmış bir karar olarak hukuki geçerliliğini sürdürmekte olduğu beyan edilerek, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "...İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2020/1690 esas ve 2020/127 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere;

Kooperatifler Kanununun 31.maddesinde "Anasözleşme, ortakları ek ödemelerle yükümlendirebilir. Ancak, ek ödemelerin yalnız bilanço açıklarını kapatmada kullanılması şarttır. Ek ödeme yükleme sınırsız olabileceği gibi belirli miktarlarla veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak sınırlandırılabilir.", 52.maddesinde "Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir." düzenlemeleri yer almaktadır. Davacı tarafça, alınan kararların ortaklara ek ödeme yükümlülüğü getirdiği, bu nedenle 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 52.maddesi uyarınca ağırlaştırılmış nisaba göre karar alınması gerektiği iddia edilmiş ise de, genel kurul kararının ortaklardan ödeme alınmasına ilişkin 3. gündem maddesi imar barışına başvurulmasına ilişkindir. Alınan bu karar, bilanço açığını kapatmaya yönelik olmadığından, kooperatifte ferdi tapuların verilmesine ilişkin olarak ortaklardan ödeme alınmasına karar verildiğinden, ek ödeme yükleme mahiyetinde değildir ve nitelikli çoğunluk ile karar alınmasına gerek bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 18/01/1993 tarih, 5638/118, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 27/02/1996 tarih, 8241/1198).

Yukarıda açıklanan içtihatlar çerçevesinde, davaya konu genel kurul kararında Kooperatifler Kanununun 52. maddesi gereği nitelikli çoğunluk oyuna gerek olmamakla, bu iddia yönünden istem yerinde görülmemiştir.

Davacı vekilince, davaya konu genel kurulda ortakların 3 numaralı gündem maddesi hakkında yeterince bilgilendirilmediği iddiaları yönünden ise; anılan toplantıda kat mülkiyetine geçilmesine ilişkin her iki seçenek yönünden, gerekli işlemlerin neler olduğu, bu işlemler sonrasında karşılaşılabilecek zorluklar ve ödenecek masraflar konusunda yeterli açıklamalarda bulunulduğu, ancak imar barışı ile kat mülkiyetine geçilmesinin sonuçları yönünden bir açıklamaya ve bilgilendirmeye yer verilmediği belirlenmekle birlikte, mevcut durumun alınan karara etkisinin olup olmadığının, öznel bir mesele olduğu, davacının diğer ortaklar yönünden keyfiyeti ileri süremeyeceği, kendi oyu yönünden de mevcut durumun etkisinden söz edilmemiş bulunduğu, bu iddia yönünden de dava konusu kararın iptali şartlarının oluşmadığı Mahkememizce değerlendirilmiştir.

Davaya konu kararın iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiası yönünden ise, davalı yapı kooperatifinin amacının ferdileşerek ortaklarını tapularına kavuşturmak olduğu, bu yönde çoğuluğun tercihini iki seçenekten biri için kullandığı, keyfiyetin genel kurulun iradesine dayalı olup kooparatifin amacıyla da uyumlu olduğu, iyi niyetle bağdaşmayacak bir yönünün bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; alınan kararın ortakların şahsi sorumluluklarını ağırlaştırması ve ek ödeme yükümlülüğü getirmesi nedeniyle nitelikli çoğunlukla karar alınması gerektiğini, imar barışına başvurulmasının kooperatif amacına uygun düşmediğini, genel kurulda ortakların yeterince bilgilendirilmediğini, yönetim kurulunun kendi görüşünü ortaklara empoze ettiğini, bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasında çelişki olup bu çelişkinin giderilmediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalı kooperatifin 07/10/2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 3 no.lu gündem maddesi uyarınca alınan kararın iptali istemine ilişkindir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde, toplantıda hazır bulunup kararlara muhalif kalarak bu hususu tutanağa geçirten ortağın, alınan kararların kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı takip eden günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Yani kooperatif genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanması ve muhalefetini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olması gerekmektedir. Bir aylık süre ise hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekmektedir. Dava 06/11/2018 tarihinde bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Davacı asaleten toplantıya katılarak genel kurul karar tutanağında, karara muhalefet ettiğine dair şerh verdiğinden işbu dava yönünden "muhalefet" şartı gerçekleşmiştir.

Usule ilişkin bu tespitlerin ardından, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.

07/10/2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında 2752 ortaktan, 715 ortağın asaleten, 376 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 1091 ortağın hazır bulunduğu anlaşılmıştır.

Genel kurul toplantısının 3.gündem maddesi kooperatifin imar, iskan, ruhsat ve ferdileşme süreci hakkında ortaklara bilgi verilmesi ve bundan sonra izlenecek yöntem hakkında karar alınması başlığını taşımaktadır. Kooperatif başkanı bu hususlarda bilgi vermiş, davacı dahil çeşitli ortakların söz alarak görüşlerini belirtmişlerdir. Biri imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alınması (3a) diğeri ise iskan alınması (3b) şeklinde uygulanabilecek iki yol seçenekli olarak ortakların oylamasına sunulmuştur.

Gündemin 3.maddesinin a bendi;

"3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik bakanlığına Yapı Kayıt Belgesi başvurusu yapılması hususu ile yapı kayıt belgesi başvurusu ile ilgili olan ve Yönetim Kurulunca okunarak tutanağa eklenen 1.ÖNERİ; ( A Maddesi)

Kooperatifimize ait tüm parseller ve bu parsellerin ifrazı sonucu oluşmuş parseller üzerinde bulunan konutlarla ilgili olarak; İmar Barış Yasası kapsamında, ... Kooperatifi adına 434 bina için gerekli başvuruların yapılması ve takibi için Yönetim Kurulu üyelerinin, mevcut Kooperatif İmza sirkülerinde belirtildiği üzere yetkilendirilmesine, bu kişilerin şahsi TC numaraları üzerinden, 434 binanın halihazır ve tutanak, mimari plan çizimleri ile tespit edilen hali ile başvuruların yapılmasına ve başvuru içeriği ile ilgili olarak başvuruyu yapan Yönetim Kurulu üyelerinin hiçbir yasal ve şahsi sorumluluklarının olmamasını;

İmar Barışı Yasası kapsamında yapılan başvurunun Kooperatifimizin yapılaşma giderleri ile ilgili olmasından kaynaklı olarak bu bedelleri ödemeyen kooperatif ortakları hakkında kooperatiften anasözleşme hükümleri kapsamında gerekli işlemlerinin başlatılarak, kendisine konut tahsisi yapılmaması yetkisinin Yönetim Kuruluna verilmesini;

İmar Barışı Yasası kapsamında, Kooperatifçe inşa edilen tüm konutlarla ilgili olarak Mimari Proje, Zemin tespit Tutanağı, Zemin etüt raporları, harita hizmetleri aplikasyon krokileri, ada parsel sınırları, imar durumu, tapu ve kadastro müdürlüklerinde işlemlerin takibi, ruhsat işlemleri sonrası tüm yapılar için yönetim planı hazırlanması, bloklarda bulunan ortak alanların blok kat maliklerine özgülenmesi, tapu tescil ve kat İrtifakı kat mülkiyeti işlemlerinin yapılması ve kat mülkiyet tapusunun alınması, işlerin takibi ve gerekirse bu konularla ilgili sözleşme imzası için Kooperatifimiz adına Yönetim Kuruluna yetki verilmesini;

Kat irtifakı ve kat mülkiyeti tapuların oluşturulması ile ilgili olarak, ... Kooperatifi adına kayıtlı gayrimenkullerdeki hisseler sebebiyle, 634 sayılı yasaya uygun şekilde kat mülkiyeti kurmaya, bunlara ait harita, planlama, ifraz, tevhid, ipotek, gerekli dilekçe, mimari proje, statik proje, plan, liste, fotoğraf, yönetim planı ve vesair vesaiki, resmi senedi tanzim ve imzalamaya, kurulmuş veya kurulacak kat irtifakı hakkını, kat mülkiyeti hakkına çevirmeye, ruhsat ve tadilat ruhsatı almaya, ruhsat temdidi yapmaya, yaptırtmaya, mezkur gayri menkul üzerindeki arsa payını mülkiyeti hakkına konu olan bağımsız bölümlerin Türkiye Cumhuriyeti Tapu Dairesi, Belediye ve tüm resmi kurumlarda vergi, resim, harç ve teminatlarını yatırmaya, iadesi icap edenleri geri almaya, tapu kayıt, ilmühaber, sicil, zabıt ve emsali evrak ve vesaiki ilgili ortağı temsilen akdetmeye ve imzalamaya, yukarıda sayılan hususlarda tapu dairesindeki bilumum evrakı ile ortağı temsilen imza etmeye, cins tashihi yapmaya, velhasıl yukarıda yazılı bilcümle muameleleri ilgili ortak gibi ve ilgili ortaktan farksız olarak namına müştereken veya münferiden hareket etmeye ve bu yetkilerle ilgili ortakların namlarına vekil nasp ve tayin eylemeye, yukarıda anılan konularda sözleşme tanzim etmeye yetkili kılınmasına;

1/1000 ölçekli ... Bölgeleri Koruma Amaçlı İmar Uygulama Planı şartlarında ortaklarımıza ait kat irtifaklı, kat mülkiyetli tapuların verilebilmesi için tüm imar uygulamaları ve kamu kuruluşlarında yapılacak tüm uygulamalarla ilgili yetkili kılınacak firma veya kişilerle sözleşme yapma, imar planına itiraz hakkı ile haritacılık kadastro işlemlerinin yapılması (arsalarımızın kadastral olarak, arazi üzerinde ölçümü, mevcut yapılarımızın kadastral ölçüm ve tespite müteakip röperli krokilerin hazırlanması, imar planına uygun imar durumu, inşaat istikamet röleveleri, Belediye Encümeni teklif folyeleri, Encümen kararı alınması ifraz, tevhid, ihdas, kamu terklerini, bedelsiz tescil bb. gibi imar uygulamaların yapılması, bloklarda bulunan kapıcı dairesi, sığınak gibi alanların blok kat malikleri adına tescil edilmesi, Yapı Adası bazında imar parsellerinin tapularının çıkartılarak tescil edilmesi yetkisinin Yönetim Kuruluna verilmesini;

İmar barışı Yasası Kapsamında ferdi tapuların alınması için belirlenen, zorunlu mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi için kooperatifin yapılaşmaya ilişkin ortaklık aidat gideri adı altında, aşağıda detaylandırılan ve EK-1'de bütçe olarak da eklenen tutarların kooperatifin yapılaşma ve imalat giderleri olarak 08/10/2018-15/12/2018 tarihleri arasında ödenmesi, 15/12/2018 tarihinden sonra yapılacak ödemelere o tarihte geçerli olan yasal aylık gecikme faizi uygulanması, fasıllar arası aktarma yetkisinin yönetim kuruluna verilmesi, beyanname sonrası bakanlıkça yapılacak tespitlerden sonra farklılık oluşması halinde oluşan farkın ilgili kooperatif ortağına yansıtılması, bu bütçe ile belirlenen rakamların avans niteliğinde olup işlemin sonunda kesinleşen rakamlar ile mahsuplaştırılacağı ve ortaklık aidatı olarak tahsili için yönetim kurulunun yetkilendirilmesini ;

İmar Barışı İçin Ödenecek Harç Tutar 51,277,903.TL

Harita İşlemleri Ücreti 590,000.-TL

Mimari Çizimler Ücreti1,614,000.-TL

İfraz ve Tevdit, İhdas vs. için Harçlar4,200,000.-TL

TOPLAM:57,681,903.-TL"Şeklinde olup oylama sonucunda 996 kabul oyu, 12 red oyu olarak oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Gündemin 3.maddesinin b bendinde ise iskan alınması halinde yürütülecek süreç hakkında bilgi verilmiş, bu yol seçildiği takdirde ... Başkanlığına ödenmesi gereken tutarın 55.812.000,00 TL olduğu ayrıca ifraz ve tevdit, ihdas vs. için harçlar için ödenecek 4,200,000,00 TL ile birlikte toplam 60.012.000,00 TL ortaklık aidatı toplanması gerektiği açıklanarak oylamaya sunulmuş, 8 kabul, 908 red oyu alarak oy çokluğu ile reddedilmiştir.

Kooperatifin 07/10/2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında 3 no.lu gündem maddesi ile ferdi mülkiyete geçilmesi için imar barışı ve iskan alınması şeklinde iki ayrı yöntem oylamaya sunulmuş olup, 3.a maddesindeki imar barışına başvurulması seçeneği 996 kabul oyu, 12 red oyu ile kabul edilmiştir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 31.maddesinde "Anasözleşme, ortakları ek ödemelerle yükümlendirebilir. Ancak, ek ödemelerin yalnız bilanço açıklarını kapatmada kullanılması şarttır. Ek ödeme yükleme sınırsız olabileceği gibi belirli miktarlarla veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak sınırlandırılabilir.", 52.maddesinde "Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir." düzenlemeleri yer almaktadır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 13/02/2024 tarihli 2023/361E. 2024/612 K. sayılı kararında; "...Mahkemece, davalı kooperatifin 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında imara aykırı olarak yapılan bölümlerin imar affından yararlanması amacıyla ek ödeme alınması yönünde alınan kararın, davacı gibi kooperatif tarafından su basman seviyesinde teslim edilen taşınmazında ruhsat ve onaylı projeye uygun şekilde inşaat yapan üyeleri etkileyecek şekilde geniş kapsamlı olarak alınmasının eşitlik ilkesine uygun düşmeyeceği gerekçesiyle, iptal kararı verilmiş ise de Kooperatifler Kanunu 42. Maddesine göre kooperatifin en yetkili organı olan genel kurulun, imar barışı için evlerinde eklentileri olan ortaklardan 15 Ağustos 2018 yılından itibaren aylık 3.000 TL olmak üzere beş ay toplam 15.000,00-TL alınmasına; yine binalarında eklentisi olmayan ortaklardan 15 Ağustos 2018 yılından itibaren aylık 2.000 TL olmak üzere beş ay toplam 10.000,00-TL ara ödeme alınmasına; bu konu ile ilgili yapı kayıt belgesi başvurusu ve kat mülkiyeti müracaatı yapılmasına ve gerekli merci ve kurumlara ödeme yapılmasına ilişkin aldığı kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme niteliğinde olmadığı gibi yine yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu söylenemeyecektir. Toplantıda davacının doğrudan şahsını ilgilendiren bir karar alınmadığı da gözetilerek mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır..." yönünde karar verilmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 30/04/2026 tarihli 2025/4120 E. 2026/1830 K. sayılı kararında; "...İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklar listesinde kayıtlı 31 ortaktan 11 ortağın asaleten ve 12 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 23 ortağın toplantıda hazır bulunduğu görülmekle toplantı yeter sayısının mevcut olduğu, hisse devir vaadi sözleşmesine ilişkin olan 6 numaralı kararda, davacının muhalefet şerhi bulunduğu ve 1 ret oyuna karşılık 22 kabul oyuyla kabul edildiği ve oyların yarısında fazlasının kabul oyuyla karar nisabının sağlandığı, davalı kooperatif bir yapı kooperatifi olduğu ve yapı kooperatiflerinde temel amacın dayanışma ve işbirliği içerisinde üyelerin konut gereksinimini karşılamak olduğu, bu sebeple alınan kararda kanuna, Anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bir durum olmadığı, 7 numaralı kararın imar barışı kapsamında kat mülkiyetine geçişin sağlanması için masraf alınmasına yönelik olduğu, bu maddede ortaklar için ek ödeme yükümlülüğü getirilmediği ve davalı kooperatifin bütçe açığı olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, bu haliyle karar nisabının sağlanmış olduğu, genel kurul toplantısının bakanlık temsilcisi huzurunda gerçekleştiği, genel kurula katılan davacıya oy kullandırılmadığına ya da davacının muhalefet şerhinin yazdırılmasının engellendiğine yönelik genel kurul tutanağına yansıyan bir durum olmadığı, alınan kararın kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yönü bulunmadığı gibi yokluk ya da butlan hallerinin de söz konusu olmadığı, 7. madde yönünden özel dava şartı yokluğundan usulden ret kararı karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına 19.01.2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan 6 numaralı kararın iptali isteminini esastan reddine, 7 numaralı kararın iptali isteminin usulden reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir... Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir..."

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 11/09/2024 tarihli 2024/2025 E. 2024/2611 K. sayılı kararında; "...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “ek ödeme yüklemi” başlıklı 31. maddesi ile anasözleşmenin, ortakları ek ödemelerle yükümlendirebileceği, ancak ek ödemelerin sadece bilanço açıklarını kapatmada kullanılabileceği, ek ödemenin sınırsızca yüklenebileceği gibi belirli miktarlarla veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca anılan Yasa’nın 52/1.maddesinde, ek ödeme konulmasına ilişkin kararların bütün ortakların 3/4’ünün rızasını gerektirdiği düzenlemeye bağlanmış bulunmaktadır.

Ortakların şahsi sorumluluklarından maksat,ortağın, kooperatif borçlarından dolayı kooperatiften sonra kişisel olarak ve belirli bir miktara kadar sınırlı veya sınırsız olarak sorumlu olmasıdır. (K.K. m.29,30)

Ek ödeme yükümlülüğü ise, bilançonun açık vermesi halinde sadece bilanço açıklarını kapamak için talep edilen bir yüklenimdir. Yani bilançoda gösterilen gelirlerin, giderleri karşılayamaması nedeniyle ortağın belirli bir miktarla veya iş hacmi ile veyahut sermaye paylarıyla orantılı olarak sorumlu tutulmasıdır (K.K. m.31.)

Ortakların taahhüt ettikleri ortaklık payı bedelleri dışında, kooperatif amaçlarının gerçekleştirilebilmesi için, genel kurulun kararlaştıracağı miktarlardaki arsa, altyapı, üstyapı, inşaat, ortak alan ve tesisler ile genel gider katılım payları ek ödeme kapsamında değildir. Dolayısıyla bu konularla ilgili kararlar genel kurula katılan ortakların yarıdan bir fazlasının oyu ile karara bağlanabilir.(KK. m.51/1)

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davaya konu iptali istenen 4.maddede alınan karar kooperatif inşaat iş ve işlemlerinin yürütülebilmesi, adli ve idari davalarda oluşan takip masraflarının ödenmesi amacıyla alınan aidat kararıdır. Bu durumda, sözkonusu genel kurul kararı ek ödeme yükümlülüğü getiren ve özel karar nisabı ile alınması gereken kararlardan olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı davalı vekili istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir...."

Davacı alınan kararların ortaklara ek ödeme yükümlülüğü getirdiğini, bu nedenle ağırlaştırılmış nisaba göre karar alınması gerektiği iddia etmiş ise de, genel kurul kararının ortaklardan ödeme alınmasına ilişkin karar imar barışı ile ilgili işlemlerin yapılmasına yöneliktir. Alınan bu kararlar bilanço açığını kapatmaya yönelik olmadığı gibi ortakların şahsi sorumluluklarını ağırlaştıran ek ödeme yükleme mahiyetinde olmadığından nitelikli çoğunluk ile karar alınmasına gerek bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 18/01/1993 tarih, 5638/118, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 27/02/1996 tarih, 8241/1198).

Kooperatifin toplam 2752 ortağı olduğu, toplantıya 1091 ortağın katıldığı ve kararın 996 kabul oyu ile alındığı, nisabın sağlandığı tespit edilmiştir.

Genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinden gerek "a" gerekse "b" seçeneği yönünden uzun uzun süreç hakkında bilgilendirme yapıldığı, her iki işlem yönünden olası masraflar ve karşılaşılabilecek sorunlar konusunda yeterli açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar imar barışı ile kat mülkiyetine geçilmesinin sonuçlarına dair bir bilgilendirmeye yer verilmemiş ise de, bu hususun davacı dışında herhangi bir ortak tarafından ileri sürülmediği yani kooperatif ortaklarının alınan bu karara ve sonuçlarına bir itirazının olmadığı anlaşılmıştır. Genel kurul kooperatifin en yetkili organı, en üst karar mercii olup aldığı kararda yasaya, ana sözleşmeye, objektif iyiniyet kurallarına aykırılık olmadığı takdirde, mahkemenin bu kararlara müdahale imkanının olmaması gerekir, aksi takdirde bütün ortakları temsil eden genel kurulun iradesi yerine, yerindelik denetimi yapan mahkemenin iradesi geçer ki bu durum ise kooperatifin yapısına ve işleyişine aykırılık teşkil edeceğinden bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 266.maddesinde ifade edildiği gibi mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Davacı vekili bilirkişi raporları ile uzman görüşü arasında çelişki olduğunu ancak bu çelişkinin giderilmediğini ileri sürmüş ise de, uzman görüşü hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenmiştir. Yani teknik bir rapor değildir. İhtilaf konusu olan hukuki sorunların çözümü ise hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konulara ilişkindir. Bu durumda hukuki değerlendirme mahkemeye ait olup bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmediği yönündeki davacı itirazları yerinde değildir.

İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı re'sen gözetilmiş, verilen kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gibi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL 'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/801, K. 2026/1154, T. 29.12.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-801-e-2026-1154-k-6eb5d1cfaf9e