Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/758 E. 2025/38 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/758
Karar No
2025/38
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/758 KARAR NO : 2025/38

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/248 KARAR NO : 2021/777 DAVA TARİHİ : 28/05/2020 KARAR TARİHİ : 26/10/2021 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09.01.2025 KARARIN YAZ. TARİH : 09.01.2025

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.10.2021 tarih ve 2020/248 Esas, 2021/777 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Davacı şirket ile davalı arasında makine yapımı konusunda 21/02/2018 tarihli bir eser sözleşmesi imzalandığını, yapılan sözleşme ile davalı şirketin davacı şirkete işlevleri sözleşme konusunda belirtili niteliklerde makinalar yapacağının ve yapılacak işin bedeli olarak 470.000 EURO+KDV kararlaştırıldığını, davacı şirket tarafından davalıya sözleşme bedelinden düşülmek üzere 180.000,00 EURO bedelli iki adet makine teslim edildiğini ve 100.000,00 EURO da ödeme yapıldığını, davalı tarafından makinaların davacıya süresinde teslim edilmediği gibi eksik ve ayıplı teslim yapıldığını, sözleşmede işin süresinin 4 ay imalat ve 1 ay çalışır ve eksiksiz vaziyette teslimin kararlaştırıldığını ancak, davalının süresi içinde teslim yapmadığını, teslim edilen makinalarda yapılan çalıştırma ile sorunlar çıktığını, makinaların ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine davalıya Karşıyaka 5. Noterliği'nin 27/08/2018 tarih ve 25539 yevmiye numaralı ihtarı ile 4 adet ... marka robotların sözleşmeye uygun olarak çalışmaması nedeniyle gizli ayıpların giderilmesi talepli ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından ihbara olumsuz yanıt verildiğini, bunun üzerine İzmit 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/924 D.iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, yapılan tespit neticesinde makinaların zamanında teslim edilmediğinin ve teslim edilen makinaların da sözleşmeye aykırı olarak ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bu durumun sözlü olarak davalıya bildirildiğini ancak davalı tarafından ayıpların bir türlü giderilmediğini, davacı tarafından davalıya yeniden Karşıyaka 5. Noterliği'nin 17/07/2019 tarih ve 26260 yevmiye numaralı ihtarı ile sözleşme gereği teslim edilmesi gereken makinaların teslimi ile ayıpların giderilmesi yeniden istendiğini, davalı tarafından bu ihtarnameye de olumsuz yanıt verildiğini, en son çekilen 20/08/2019 tarihli 26260 yevmiye numaralı ihtarname ile giderilmeyen ayıpların başka bir yüklenici aracılığı ile yaptırılacağının ihtar edildiğini ancak yine yanıt alınamadığını, ayıp bedelinin tespiti için İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/950 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespit ile 26.000,00 EURO bedel karşılığında bu eksikliklerin giderilebileceğinin belirlendiğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ileride ıslah ile artırılmak kaydı ile teslim edilen makinalarda bulunan ayıbın giderilmesi bedelinin şimdilik 5.000,00 EURO'sunun işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçe ile özetle; Davacının açtığı davayı süresi içerisinde açmadığını, söz konusu uyuşmazlığı çözmeye yetkili Mahkemelerin Gebze Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, davanın zararının ne kadar olduğunu bilmesi gerektiğini, 14/02/2019 tarihli protokol gereği davacı şirketin davalı şirkete 30.000,00 EURO ödemesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinin yine taraflar arasında akdedilen 14/02/2019 tarihli protokol gereğince hükümsüz kaldığını, protokolde belirtilen ve davacının davalı şirketin alacaklı olduğu 30.000,00 EURO'dan kaçınmak için işbu davayı açtığını, davacı şirketin davalı şirkete ödeme yapması gereken tutarın asıl 60.000,00 EURO olduğunu, davacı şirketin makinelerde sorun çıktığına ilişkin beyanı üzerine bu bedel üzerinden 30.000,00 Euro bedel indirimi yapıldığını, davacı şirketin protokol gereği kendisine teslim edilen makineleri kabul ederek kullandığını, davalı şirket aleyhine yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun tespitlerin kabul edilmediğini, açıklanan nedenlerle davanın tümden reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine arar verilmesinin istendiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 26.10.2021 tarih ve 2020/248 Esas, 2021/777 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davalı tarafın davacı tarafa imal ederek teslim ettiği makineler ve sistemde gizli ayıp olduğu, davacı tarafça ayıbın giderilmesi seçeneğinin tercih edildiği, bu ayıpların giderilmesi için gerekli masrafın davalı tarafından karşılanması gerektiği, bilirkişiler tarafından ayıp ve eksikliklerin giderilmesi masrafının 26.000,00 Euro olarak tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede bedellerin yabancı para cinsinden tespit edilmemiş olması nedeni ile onarım masrafının da yine aynı para birimi üzerinden tespit edilebileceği, bu haliyle davanın kabulüne'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 28.02.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Yerel mahkeme tarafından makinelerin teslimine ilişkin 24.02.2019 tarihli protokol hükümlerinin görmezden gelindiğini, protokolün yok sayılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, protokol hükümlerine göre müvekkili ve davacının makinelerdeki her türlü ayıba ilişkin anlaşma sağladığını, davacı yanın protokol hükümleri gereği yükümlülüklerini yerine getirdiğini, basiretli olması gereken davacının protokolle birlikte dava konusu malları olduğu gibi kabul ettiğini, makinalarda gizli-açık herhangi bir ayıp bulunmadığını, müvekkili tarafından protokolde görüleceği üzere makinelerdeki ayıptan kaynaklı bedelde indirim yapıldığını, hem protokol hükümleri uyarınca bedelde indirim yapılması hem makinedeki ayıba ilişkin bedelde indirim talebinde bulunulmasının müvekkili açısından ayıp nedeniyle mükerrer bir ödemeye neden olacağı ve bu durumun davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, -Mahkeme tarafından protokol hükümlerinin geçersiz sayılması hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın müvekkil şirkete göndermiş olduğu emailler ile de 14.02.2019 tarihli protokolü kabul ederek, protokol gereği edimlerini yerine getirdiğini, davacı şirketin mail içerikleri ile müvekkil şirket ile akdedilen 14.02.2019 tarihli protokolü kabul ettiğini, önceki anlaşma sözleşme, yazışma her türlü hukuki sürecin hükümsüz kaldığını ikrar etmesine rağmen; protokol gereği tarafımıza ödeyeceği 30.000,00 euro bedelden kurtulma saiki ile tamamen haksız ve kötü niyetli olarak açmış olduğu işbu davanın sayın mahkeme tarafından reddi gerektiğini, -21.02.2018 tarihinde yapılan ilk sözleşme uyarınca müvekkil şirketin davacıdan bakiye 60.000,00 EURO alacağı bulunduğu, müvekkilinin teslim edilen ürünlerde ayıp çıktığından dolayı bedelde indirim yapıp 30.000,00 EURO talepte bulunduğunu, böylece davacı yan ayıptan kaynaklı seçimlik hakkını kullandığını, ancak mahkemece bir yandan protokolün ayıba ilişkin hükümlerinin kabul edilmemesi diğer yandan da protokolde belirtilen 30.000,00 EURO bedelin kabul edilmesi halinde davacı yanca hem bedel indiriminden faydalanmış olacak hem de ayıp ve eksiliklerin giderilmesi için bedel talep etmiş olacağından aynı ayıp için mükerrer bir hak kullanımının söz konusu olacağı, -Yerel mahkeme tarafından tarafların ticari defterleri ve faturalarının incelenmediğini, yapılacak inceleme neticesinde davalının protokolde belirtilen miktarı iade faturası olarak müvekkile gönderdiği bu haliyle protokolü kabul ettiğinin görüleceğini, Mahkemece gerekli tahkikat yapılmadan karar verildiğini, -Taraflar arasındaki protokol hükümlerine göre davacı protokol tarihinden önceki akitlerden kaynaklı tüm maddi ve manevi haklarından müvekkil lehine feragat ettiğini, makinelerdeki ayıbı kabul etmemekle birlikte bu feragat makinelerdeki ayıba ilişkin hukuki niteliği de kapsadığını, -Şayet mahkeme tarafından taraflar arasında yapılan protokol kabul edilmiyor ise davacının müvekkili şirkete sözleşme gereği 60.000,00 Euro ödemesi gerektiği, -Dava aşamasında 23.10.2021 tarihinde cevap dilekçesinin tam ıslah edildiğini ve takas definin ileri sürüldüğünü, mahkemece takas definin hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, takas defi neticesinde davanın reddinin gerektiğini, Belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yolluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp giderim bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında 21.02.2018 tarihli eser sözleşmesinin yapıldığı, sözleşmeye göre iş bedelinin 470.000 Euro+KDV olduğu, davacı iş sahibinin sözleşme bedelinden düşülmek üzere 180.000 Euro+KDV karşılığında makina teslim edeceği, bakiye olarak 290.000 Euro+KDV ödeneceğinin kararlaştırıldığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenici tarafından teslim edilen eser sözleşmesine konu makinalarda ayıp bulunduğunu belirterek ayıbın giderilme bedelinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı yüklenici ise, davalı iş sahibi ile 21.02.2018 tarihli eser sözleşmesi yapıldıktan sonra, taraflar arasında 14.02.2019 tarihli protokolün imzalandığını, bu protokol hükümlerine göre 21.02.2018 tarihli eser sözleşmesi ve taraflar arasında önceden yapılan bütün anlaşmaların hükümsüz hale geldiğini ve davacının talebi üzerine oluşan ayıplar için 30.000,00 Euro indirim yapıldığını, davacının bakiye 30.000,00 Euro borcu kaldığını, davacının ayıptan kaynaklı seçimlik hakkını protokol gereğince kullandığını belirterek davanın reddini savunmuş; davacı iş sahibi ise, davalı yüklenici tarafından sunulan 14.02.2019 tarihli protokolün davacı şirketin bir ortağı tarafından imzalandığını, şirketin çift imza ile temsil edildiğinden protokolün geçersiz olduğunu iddia etmiştir. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde iş sahibinin iş bedelinin tamamını ödememesi halinde ayıplı işlerin giderim bedelini talep etmesi mümkün olmayıp, bu durumda fiziki oran yöntemi olarak adlandırılan, eksik ve kusurlar da dikkate alınıp düşülmek suretiyle, gerçekleştirilen imalât gözetilerek iş bedeli belirlenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 6.HD’nin 2023/2651 Esas ve 2024/628 Karar sayılı kararı) Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın 21.02.2018 tarihli eser sözleşmesinden sonra yapılan 14.02.2019 tarihli protokolün davacı iş sahibini bağlayıp bağlamadığı, protokol uyarınca taraflar arasında eser sözleşmesine konu makinelerdeki ayıbın giderilmesine ilişkin anlaşma sağlanıp sağlanmadığı ve davalı yüklenici tarafından ayıp nedeniyle bedelde indirim yapılıp yapılmadığı hususlarında olduğu; bu kapsamda Mahkemece davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine gönderildiği belirtilen e-mailler ile taraflara ait ticari defter ve kayıtlar incelenerek davacı iş sahibinin 14.02.2019 tarihli protokolü kabul edip etmediği, protokol kapsamında herhangi bir edimi yerine getirip getirmediği, böylece davacı iş sahibinin protokol gereği ayıptan kaynaklanan seçimlik hakkını kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi; davacı iş sahibinin sözkonusu protokol ile bağlı olmadığı veya protokol gereği ayıptan kaynaklanan indirim hakkını kullanmadığının tespit edilmesi halinde bu kez taraflar arasındaki uyuşmazlığın 21.02.2018 tarihli eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği; 21.02.2018 tarihli eser sözleşmesinin ise götürü bedelli eser sözleşmesi olduğundan ve davacı iş sahibinin iş bedelinin tamamını ödememesi nedeniyle fiziki oran yöntemi olarak adlandırılan, iş bedelinin eserin eksik ve ayıpları gözetilerek tüm işe göre oranı bulunarak ve bu oran sözleşme bedeline uygulanarak tespit edilip kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplama yapılması gerekeceğinden tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle makina mühendisleri ve mali müşavir bilirkişi heyetinden oluşan üçlü heyetten bu hususta rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceğinden eksik inceleme ile hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.10.2021 tarih ve 2020/248 Esas, 2021/777 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davalı vekili tarafından yatırılan 3.324,43 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalıya iadesine, 6-Davalı vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/758, K. 2025/38, T. 26.10.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-758-e-2025-38-k-6e13fb84d957