Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/629 E. 2026/832 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/629
- Karar No
- 2026/832
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/629
KARAR NO: 2026/832
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/11/2021
NUMARASI: 2020/472 Esas - 2021/719 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 10/06/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile borçlu arasında, iş güvenliği sözleşmesinin bulunduğunu, borçlunun, 2018 yılının ağustos ayından itibaren davacının alacaklarını ödememeye başladığını, davacının en son 2019 yılı haziran ayına kadar karşı tarafa hizmet vermeye devam ettiğini, ancak karşı tarafın borcunu ödemediğini, davacının alacakları ile ilgili olarak .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emrinin tebliği üzerine mutabakat formunun bizzat davalı borçlu tarafından davacıya gönderildiğini, karşı tarafın hiçbir borcu olmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini, borçlunun haksız itirazı ile takibin durduğunu, borçlu davalı hakkında ihtiyati haciz kararının verilmesini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile haksız ve kötü niyetle bu takibe itiraz eden borçlu hakkında % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, davanın bu yönde kabulü ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet vermiş olduğu inşaat projesinde "iş güvenliği" konusunda başarılı bir hizmet vermediğini, 27 Ocak 2018 tarihinde davacının iş güvenliği danışmanlık hizmetleri vermeyi yükümlendiğini, ...nde taşeron ...A.Ş.'nin işçilerinden... isimli işçinin iş kazası geçirdiğini, söz konusu işçinin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu ve Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/175 Esas sayılı dosyasıyla kovuşturmasının halen devam ettiğini, Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/175 Esas Sayılı dosyasının bir örneğinin celp edilmesinin gerektiğini, iş bu davaya devam edilmeden önce dosyanın kesinleşmesi hususunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, davacının iddia ettiği gibi dava konusu faturaların içeriğinde yer alan hizmetlerin tam ve eksiksiz ifa edilmediğini, davacının, iş güvenliği danışmanlık hizmetini eksik ifa ettiğinden davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının dava konusu ettiği faturaların içeriğindeki hizmeti ifa edip etmediği belirsiz olduğunu, o nedenle icra inkar tazminatının reddini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"....Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında iş güvenliği sözleşmesinin bulunduğu; davacının, iş güvenliği sözleşmesine istinaden düzenlendiği faturalardan kaynaklı olarak davalı aleyhine icra takibi başlattığı ve icra takibe yapılan itiraz üzerine iş bu davanın açılmış olduğu; her ne kadar davalı tarafça iş güvenliği hizmetinin gereği gibi yerine getirilmediği iddia edilerek itirazda bulunulmuşsa da; bahsedilen kazanın 27/01/2018 tarihinde meydana gelmiş olduğu; davaya ve takibe konu faturaların ise bu tarihten sonra verilen hizmetlere istinaden düzenlenmiş sonraki tarihli faturalar olduğu; tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporuna göre de; davacının incelenen kendi ticari defterlerine göre; takip tarihi (09/07/2020) itibariyle davalı yandan 32.986,35 TL cari hesap alacağı olduğu, davalının incelenen kendi ticari defterlerine göre; takip tarihi (09/07/2020) itibariyle davacı yana 32.986,35 TL cari hesap borcu olduğu, yine 30/06/2020 tarihli mutabakata göre davalı tarafın 32.986,35 TL borcunun bulunduğunu kabul ettiği; dolayısıyla davalının takibe yapmış olduğu itirazın kısmen yerinde olmadığı olmadığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne; alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle,
"Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 32.986,35-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Alacağın %20'si olan 6.597,27-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine.." dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Taraflar arasında İş Güvenliği Uzmanlığı Sözleşmesi akdedildiğini, eldeki davanın bu sözleşmeye dayalı alacak talebine ilişkin olduğunu, davacı davalı şirkete fatura gönderdiğini beyan etmiş ise de, kendi edimini ifa etmiş olduğuna ilişkin açıklama yapmadığını, fatura içerikleri doğrulanamadığından taraflarınca iade edilmediğini, davacının edimini yerine getirmediğini, şirkette pek çok işçinin iş kazası geçirdiğini, hatta bu sebeple kaza geçiren işçi tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/175 Esas sayılı dosyasının açıldığını, bu dosyanın sonucunun da beklenmediğini, tedbirleri gereği gibi yerine getiren davalının bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının ise hizmet vermiş olduğu inşaat projesinde iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, edimlerini yerine getirmeyen davacının da faturaların ödenmesini bekleyemeyeceğini, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatına da hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, hizmet sözleşmesinden doğduğu iddia olunan fatura alacağının ödenmesi amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.
Davaya konu .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, faturalardan kaynaklı olarak toplam 40.319,31 TL alacak yönünden 25/06/2020 tarihli takip başlatıldığı ve davanın yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. Takip talebine konu edilen faturalar incelendiğinde farklı dönemlere ilişkin iş güvenliği uzman bedeli, işyeri hekimi bedeli ve diğer sağlık personeli bedeli açıklamalarıyla düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporları;
Tarafların ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi heyeti (... ve Dr. ...) tarafından incelenmesi için ara karar oluşturulmuş ve bilirkişi heyeti tarafından 16/03/2021 tarihli rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen raporda, davacının incelenen kendi ticari defterlerine göre; takip tarihi (09/07/2020) itibariyle davalı yandan 32.986,35 TL cari hesap alacağı olduğu, davalının incelenen kendi ticari defterlerine göre; takip tarihi (09/07/2020) itibariyle davacı yana 32.986,35 TL cari hesap borcu olduğu, davacı ile davalının ticari defterlerinin birbirlerini doğruladığı belirtilmiş ve 15/04/2021 tarihli ek raporda aynı tespitlere yer verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16/09/2021 tarihli 2.ek raporda ise, risk analiz raporları, acil durum eylem planı, iş sağlığı iş güvenliği öneri ve tespit defteri sayfaları, iş sağlığı iş güvenliği kurulu karar defteri sayfaları, kişisel koruyucu donanım teslimi, işçilere eğitim verilmesi, işe giriş ve periyodik muayenen süreçleri ile ilgili tüm yazışma , tespit ve kararları içeren evrakların temini konusunda takdirin mahkemede olduğu, davalı şirketin aldığı ... hizmetinde hangi konularda davacının hizmet vermediği hususuna açıklık getirmediği, yaşanan iş kazasında davacı şirketin hizmet verip/ vermediği konusunda ölçü olarak göstermesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/9017 soruşturma sayılı dosyasındaki ... ve ...'ın taksirle yaralamaya neden olma suçunu işlediklerinden bahisle haklarında soruşturma başlatılmış ve savcılık dosyasında 18/11/2017 tarihli İş Sağ. ve Güv. Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, yaralanan işçi tali oranda kusurlu, şantiye şefi ... asli oranda kusurlu olarak tespit edilmiştir. Büyükçekmece 16.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/175 E. sayılı dosyasında ceza yargılamasının devam ettiği belirtilmiştir. Uyap sisteminde yapılan sorgulamada, anılan ceza dosyasının açık olduğu ve Küçükçekmece 16.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1048 E. sayılı dava dosyasının iş bu dava dosyası ile birleşmesine dair karar verildiği tespit edilmiştir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:
-İspat yükü yönünden inceleme:
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı;
"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir.
Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir."
Gönderen tarafından karşı taraf tebliğ edilen faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi halinde karşı tarafça fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. TTK m. 21/2'de düzenlenen bu husu gönderen lehine adi kanuni karine oluşturmaktadır. (bkz. Doç.Dr. Levent Börü, Ankara BAM 3.HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava s:1032)
Somut davada, taraflar arasında iş sağlığı ve güvenliği hizmetinden kaynaklı olarak düzenlenen faturaların bedellerinin tahsiline yönelik davacı tarafça icra takibi başlatılmış ve iş bu icra takibine yapılan itiraz nedeniyle , itirazın iptali istemli istinafa konu iş bu dava açılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporlarında tarafların sunduğu ticari defterlerin incelenmesi sonucunda, davacının 32.986,35 TL yönünden alacaklı olduğu, davalının incelenen ticari defterinde dava konusu yapılan faturaların kayıtlı olduğu yönünde tespit yapılmıştır. Bu durumda, sözleşmenin gereği gibi verilmediği iddiasını ispatla yükümlü olan tarafın davalı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama aşamasında davacının iş güvenliği danışmanlık hizmetleri vermeyi yükümlendiği T...'nde taşeron .... A.Ş'nin işçilerinden... adlı işçinin iş kazası geçirdiği, bu konu ile ceza yargılamasının devam ettiği, iş bu iş kazasının davacının sözleşmeye uygun olarak edimini ifa etmediğini gösterdiği belirtilerek , ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması ve akabinde davanın reddine dair karar verilmesi talebinde bulunulmuştur.
Öncelikle davalının dayanağı olan iş bu ceza dosyasının incelenmesi, değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Zira, taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin ve icra takibine konu olan faturaların dayanağı iş yeri güvenliğine ilişkin hizmetlerdir. İş bu hizmetlerin gereği gibi verilmediği iddiası ceza yargılamasında yapılan tespitler ışığında değerlendirilmelidir.
Dairemizce somut davaya konu edilen iş kazası ile ilgili olarak devam eden soruşturma dosyasının akıbetinin öğrenilmesi amacıyla Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nden dosyanın incelenebilmesi amacıyla izin talep edilmiştir. Anılan mahkeme tarafından ceza dosyasının Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi'ne devredildiği belirtildiğinden dairemizce Büyükçekmece 30.Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak dava dışı işçinin iş kazası sonucu yaralanması nedeniyle yürütülen ceza yargılamasının akıbeti sorulmuştur.
Mahkemece 02/06/2026 tarihinde verilen cevapta, ceza yargılamasının devam ettiği belirtilmiş ve duruşma tutanakları ile bilirkişi raporları Uyap sisteminden dairemize gönderilmiştir. Yapılan incelemede durulmanın 30/06/2026 günü saat 10:55'e talik edildiği tespit edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi uyarınca edimlerin gereği gibi ifa edilip /edilmediğinin tespiti yönünden ceza yargılamasında düzenlenen raporlar incelenmeden karar verilmesi yerinde değildir.
Aynı zamanda bilirkişi heyeti tarafından 16/09/2021 tarihli raporun; ''3-Sonuç ve Kanaat'' kısmında yer alan açıklamalar ışığında, davacının davalı şirkete verdiği İş Sağlığı İş Güvenliği hizmetine ilişkin 2017 Aralık ayından başlayarak hizmetin sürdürüldüğü tarihe kadar olan risk analiz raporları, acil durum eylem planı, iş sağlığı iş güvenliği öneri ve tespit defteri sayfaları, iş sağlığı iş güvenliği kurulu karar defteri sayfaları, kişisel koruyucu donanım teslimi, işçilere eğitim verilmesi, işe giriş ve periyodik muayenen süreçleri ile ilgili tüm yazışma, tespit ve kararları içeren evrakların temini gerekmektedir. İş bu eksiklikler ikmal edilince bilirkişi heyetine İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı bilirkişi eklenerek, davalı tarafın hizmetin gereği gibi verilmediği iddiası da tartışılarak rapor alınmalı ve varılacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Salt tarafların ticari defterlerindeki kayıtlar esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmesi yerinde değildir.
Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas - 2021/... Karar sayılı ../11/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davalı tarafça yatırılan 220,70-TL istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davalı tarafından yatırılan 563,33-TL istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/06/2026