Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/547 E. 2026/829 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/547
Karar No
2026/829
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/547

KARAR NO: 2026/829

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAH.

TARİHİ: 12/01/2022

NUMARASI: 2020/145 Esas - 2022/14 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 10/06/2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." adı altında günlük oda/konut kiralama işleri ile ilgilendiğini, davalı şirketin çalışanlarının gece konaklaması için müvekkilinden konut kiraladığını, bu sebeple taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, hizmet bedellerine ilişkin faturalar düzenlendiğini, 01.01.2019-10.12.2019 tarihleri arası muavin defter dökümüne göre müvekkilinin davalı şirketten 40.276.00 TL alacağı olduğunu, davalının 5.171,00 TL ödediğini ancak bu ödemenin dava konusu olmayan 27.12.2019 tarihli faturaya istinaden yapıldığını, .... Noterliğinin 02.01.2020 tarih, ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete borç bakiyesi bildirildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla davalı şirkete karşı İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu beyan ederek davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, takip alacağının % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu uyuşmazlığın davacı tarafından düzenlenen 07.12.2019 tarih ve...numaralı fatura ile davalı şirket tarafından düzenlenen 25.12.2019 tarih ve ... numaralı iade faturasından kaynaklandığını, yapılan konaklamaların ..... Emniyet müdürlüğünden sorulması gerektiğini, davalının cari hesap ekstresi ve yaptığı ödemeler incelendiğinde, davacı şirketin, davalı şirket çalışanlarına geçici olarak sunduğu konaklama hizmeti dolayısıyla taraflar arasında bir ticari ilişkinin doğduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından düzenli (haftalık) olarak banka hesabına ödeme yapıldığını, ödemelerin 04.03.2019 tarihinde başladığını ve düzenli olarak 2019 sonuna kadar devam ettiğini, dekont ve fatura aralıkları ile bedelleri incelendiğinde, müvekkilinin hizmet bedellerine ilişkin haftalık olarak ödeme yaptığını, son iki fatura tarihi olan 29.11.2019 tarihi ile 07.12.2019 tarihi arasında 54.575,00 TL bedelli hizmet alımının mümkün olmadığının açıkça anlaşıldığını, fatura içerikleri incelendiğinde, 29.11.2019 tarihinde '3+1 Oda Konaklama, ...Gece’ için 45.000,00 TL bedel belirlendiğini, 07.12.2019 tarihinde ise '3+1 Oda Konaklama, ... Gece’ için 46.250.00 TL bedel belirlendiğini, sadece 1 haftada 185 gece konaklama yapmanın mümkün olmadığı da dikkate alındığında son faturanın maddi hata içerdiğinin aşikar olduğunu, bu nedenle fatura henüz kendisine tebliğ edilmeden, davacı şirketin de kabulüyle 25.12.2019 tarih ve ... sıra no.lu iade faturasını düzenlediğini, davacı ile anlaşılmasına rağmen davacının iade faturasına itiraz ettiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davacının davalıya konaklama hizmet bedeli karşılığı iki adet faturanın ödenmediği, buna ilişkin İstanbul ... . İcra müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası üzerinden takibe başlandığı, davalının süresi içerisinde borca itiraz ettiği, yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

.....Davacı tarafından davalı aleyhine cari hesaba bağlı alacak nedeniyle takibe başlandığı, tarafların tacir olması nedeniyle her iki tarafından ticari kayıtları üzerinde mali müşavir tarafından inceleme günü verildiği, iki tarafın ticari kayıtlarında 40.276,00 TL fark mevcut olup, bu farkın ; davalı tarafından 35.105,00 TL'sini, 25.12.2019 tarihli ... nolu KDV dahil 35.105,00 TL bedelli iade faturası ile 08.01.2020 tarihli 5.171,00 TL ödemenin yapıldığı anlaşıldığından bu nedenle davacının davalıdan alacaklı olmadığı davacının alacağını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Davalının kötü niyetli takip talebinin kısmen kabulüne, takipten önce yatırılan ve sabit olan 5.171,00 TL'nin %20'si kötü niyet takip tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kötü niyet tazminat talebinin reddine.." gerekçeleriyle,

"Davanın REDDİNE,

Davalının kötü niyetli takip talebinin kısmen kabulüne, takipten önce yatırılan ve sabit olan 5.171,00 TL'nin %20'si kötü niyet takip tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kötü niyet tazminat talebinin reddine.." dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; davalı tarafından düzenlenen iade faturasının geçerli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, hizmet sunulduktan sonra iade faturasının kesildiği, 07/12/2019 tarihli faturanın sadece 29/11/2019-07/12/2019 dönemine ilişkin olmadığı, Eylül,Ekim, Kasım dönemine ilişkin konaklama bedelini de kapsadığı, davalının yaptığı 5.171,00 TL lik ödemenin ise davaya konu edilmeyen 27/12/2019 tarihli faturaya istinaden yapıldığı, dava konusu borçtan mahsup edilmesinin yerinde olmadığı belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava, hizmet sözleşmesinden doğduğu iddia olunan fatura alacağının ödenmesi amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.

Davaya konu İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, 13/01/2020, 25/11/2019 tarih... sıra numaralı ve 07/12/2019 tarih ve ... sıra numaralı faturalar ve cari hesap ekstrasından kaynaklı olarak 40.276,00 TL alacak yönünden 13/01/2020 tarihli takip başlatıldığı ve davanın yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. Takip talebine ekli olarak muavin defter dökümü ve ''3+1 Oda Konaklama '' açıklamasıyla düzenlenen ... numaralı fatura sunulmuştur.

Davalı vekili tarafından 13/10/2020 tarihli beyan dilekçesi ekinde ödeme dekontları, iade faturası sunulmuştur.

..... ve ... Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere verilen cevapta, ... isimli iş yeri ile ilgili yapılan incelemede söz konusu iş yerinin Kimlik Bildirim Sistemi (KBS) kayıtlı olmadığı belirtilmiştir.

Bilirkişi Raporları:

Mali müşavir ve Turizm bilirkişisi tarafından düzenlenen 23/11/2020 tarihli kök raporda özetle; Davacının talep ettiği 40 276.00 TL Faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesine karşılık, davalı şirket tarafından 5.171.00 TL gönderildiği, icra takibinden sonra cari hesap bakiyesi 35.105.00 TL. olabileceği, ancak, davacı şirketin, gerek İstanbul gerek ise,... Emniyet Müdürlüğünün araştırmalarında kayıtlarına rastlanılmaması nedeniyle, dosyaya ibraz edilen belgelerden alacaklı olduğu yönünde tespiti yapılmış olmasına rağmen, söz konusu belgelerin teyit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ek raporda, kök raporda yer alan tespitler tekrar edilmiştir.

Mali müşavir...tarafından davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen raporda özetle, davalının 25.12.2019 tarihli ... numaralı KDV dahil 35.105,00 TL tutarlı iade faturası nedeniyle alacaklı olmadığı kabul edilecekse davacının takip tarihi itibariyle davalıdan (40.276,00-5.171,00) 35.105,00 TL alacaklı olduğu, aksi taktirde davacının alacağının kalmadığı belirtilmiştir.

Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, kötü niyet tazminat talebinin kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:

-İspat yükü yönünden inceleme:

6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı;

"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.

Somut davada, taraflar arasında konaklama hizmetinden kaynaklı olarak düzenlenen faturaların bedellerinin tahsiline yönelik davacı tarafça icra takibi başlatılmış ve iş bu icra takibine yapılan itiraz nedeniyle , itirazın iptali istemli istinafa konu iş bu dava açılmıştır. Davalı şirket tarafından düzenlenen 25/12/2019 tarih ve 35.105,00 TL bedelli iade faturasının davacının resmi defter ve kayıtlarında yer almadığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafça davalıya ... Noterliği'nin 02/01/2020 tarih ve ... no lu ihtarında iş bu iade faturasının kabul edilmediği belirtildiği, yine dosyada yer alan yazılı beyan dilekçelerinden iade faturasının yasal süre içinde düzenlendiği anlaşıldığından, hizmetin verildiği iddiasını ispatla yükümlü olan tarafın davacı olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyada yer alan tespitler ışığında hizmetin verilip/verilmediği konusu incelendiğinde ise, öncelikle belirtilmelidir ki ki taraflar arasında uyuşmazlığa konu hizmet sözleşmesine ilişkin olarak herhangi yazılı bir sözleşme sunulmamıştır. Davalı şirketin muhasebe kayıtları incelendiğinde, (20.08.2019-08.01.2020) ... numaralı ve 35.105,00 TL bedelli faturanın davacının borcuna kayıt edildiği ve davacının 5.171,00 TL alacağının kaldığı, davalı tarafça 08/01/2020 tarihinde yapılan ödeme ile davalının herhangi bir borcunun kalmadığı anlaşılmaktadır.

Aynı zamanda, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu'nun 2. Maddesi'nde, "Otel, motel, han, pansiyon, bekar odaları, günübirlik kiralanan evler, kamp, kamping, tatil köyü ve benzeri her türlü, özel veya resmi konaklama yerleri ile özel sağlık müesseseleri, dinlenme ve huzur evleri, dini ve hayır kurumlarının sosyal tesislerinin sorumlu işleticileri, bu yerlerde ücretli veya ücretsiz, gündüz veya gece, yatacak yer gösterdikleri yerli veya yabancı herkesin kimlik ve geliş- ayrılış kayıtlarını, örneğine ve usulüne uygun şekilde günü gününe tutmak, genel kolluk örgütlerinin her an incelemelerine hazır bulundurmak, Devlet İstatistik Enstitüsüne, talebi halinde vermek zorundadırlar." hükmünü yer almakta olup, mahkeme tarafınca iş bu yasa hükmü uyarınca .... ve ... İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazı azılmış ve mahkemeye gönderilen cevabi yazılarda, "..." adı altında günlük oda/konut konaklama hizmetine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı belirtilmiştir. İş bu nedenle, mahkemenin davanın reddine dair verdiği karar yerinde olup, aksi yöndeki istinaf sebebinin reddine dair karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; HMK'nin 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/547, K. 2026/829, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-547-e-2026-829-k-c75adf80ed90