Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2087 E. 2026/831 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2087
- Karar No
- 2026/831
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2087 KARAR NO : 2026/831
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2022 NUMARASI : 2020/65 Esas 2022/522 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak BAM KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... .A.Ş mülkiyeti kendisine ait olan altı renk baskı makinası ünitesi ve parçalarını, bu konuda yetkilendirdiği vekili davalı .... aracılığı ile müvekkili şirketin bu konuda yetkilendirdiği .... tarafından imza edilen 29.10.2019 tarihli sözleşme ile 165.000.-TL artı KDV mukabili sattığını, müvekkilinin 30.10.2019 tarihinde makina bedeline mahsuben davalı şirketin hesabına 5.000.-TL ön ödeme yaptığını, davalı .... 'nın, sözleşmeye istinaden satın alınan makinaya ilişkin davalı şirketin 30.10.2019 tarihli seri A 50121 nolu faturasını şirket kaşesini de vurmak suretiyle müvekkil şirkete gönderdiğini, müvekkilinin demontaj ve yükleme ekibini gönderdiğini, 04.11.2019 da sökümün tamamlandığını, ve yükleme yapılabilecek konuma geldiğini, aynı gün müvekkilinin, davalı Şirketin hesabına, baskı makinası bedeli ödemesi açıklaması yaparak 62.250,00 TL ödeme gönderdiğini, bu aşamalarda davalı ..... 'nın da davalı şirket çalışanı gibi hareket ettiğini, aynı gün yüklemeye başlandıktan sonra müvekkili şirketin ...'nın banka hesabına 10.000,00 TL daha gönderdiğini, ve daha sonra da müvekkili şirketin ...'nın banka hesabına 90.000,00 TL daha gönderdiğini, bu paralar ...'nın hesabına geçtikten sonra, ...'nın diğer davalı ile planlı olarak hareket ederek davalı şirketin aracına binerek kaçtığını, davalı şirket yetkilisi ile yapılan telefon görüşmelerinde davalı şirket yetkilisinin dolandırıldığını iddia ederek ... hesabına gönderilen paraların kendilerine gönderilmemesi durumunda yüklemeye izin verilmeyeceğini beyan ettiğini, bu gelişme karşısında makinayı teslim alamadan ayrılmak zorunda kaldıklarını, müvekkili şirketin Anadolu C.Başsavcılığına nitelikli dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunduklarını ,ödenen paraların iadesi için davalılara Kartal 23.Noterliğinin 35302 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, paraların geri ödenmediği gibi davalı ...'ın, Karşıyaka 5.Noterliğinin 38635 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kalan bakiye borcun ödenmesi aksi halde 70.000,00 TL söküm bedelinin ödenmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle ayrıca maddi ve manevi tazminat davası açılacak olmakla ve bu konuda tüm dava ve talep hakları saklı tutmakla beraber 29.10.2019 tarihli taşınır satışına ilişkin akdin feshine, bir nolu davalı ... . AŞ hesabına yatırılan toplamda 67.260.-TL nin , iki nolu davalı ... hesabına yatırılan toplamda 100.000.-TL nin yüksek ticari avans faiziyle birlikte keza vinç kiralama, iki tır kiralama, çalışan personelin 4 günlük ulaşım iaşe vb giderleri olarak şimdilik 5.000.-TL nin yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen sorumlu kılınmak suretiyle alınarak davacı müvekkile verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... . AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın husumetten reddine karar verilmesini, arabuluculuk tutanağının geçerli olmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davalı ..... 'nın müvekkili şirketin vekili ya da temsilcisi olmadığını, müvekkilinin ... ile hiç bir ilişkisinin olmadığını, ...'nın davacıyı müvekkiline müşteri olarak getiren kişi olduğunu, makinayı pazarlamaya çalışan bir aracı olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ....'nin işin ciddiyetini anlamak için önce faturayı kesip ön ödeme aldığını, faturayı düzenleyip bu nedenle ...'ya gönderdiklerini, davacı şirketin söküm ekibinin geldiğini, makinanın demonte duruma getirildiğini, davacı ile ... arasında yapılan 14.10.2019 tarihli ilk aracılık sözleşmesinde 240.000,00 TL (37.000 Euro) lik bedel belirlendiğini, bedelin birden 165.000,00+ KDV ye düşürülmesinin davacı ile ...'nın birlikte hareket ettiklerini kanıtladığını, ancak müvekkilinin mali durumu nedeni ile bu rakamı kabul etmek zorunda kaldığını, davacının basiretsiz davranarak şirket yetkilileri yerine .....'ya ödeme yaparak makinayı teslim almak istediğini, müvekkilinin durumun öğrenilmesi üzerine paranın tamamının şirket hesabına yatmadan teslim edilmeyeceğinin davacıya bildirildiğini, aracı sıfatı dışında bir sıfatı bulunmayan ...'ya ödeme yapılmasının müvekkili şirketi sorumlu duruma getirmediğini, makina bedelinin ödenmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya karşı bir cevap sunmamış, vekili ön inceleme duruşmasında davanın reddini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında, davalı ...'nın davalı şirketin yetkilisi kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür. SGK kayıtlarına göre ... davalı şirket çalışanı da değildir. Dosya kapsamına göre davalı ...'nın davalının makinasını pazarlamaya çalışan ve resmi bir komisyon sözleşmesi ile çalışmayan bir aracı olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya celp olunan takipsizlik kararının incelenmesinde, davacı tarafça nitelikli dolandırıcılık suçundan yapılan şikayet neticesinde, İstanbul C.Başsavcılığının 2020/4762 Esas sayılı soruşturma dosyasında şüpheliler ... ile davalı şirket yetkilisi .... ile ilgili olarak aynı olaydan bahsedildiği ve dolandırıcılık suçunun kanuni unsurlarının bulunmaması nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, takipsizlik kararına itirazın da reddedildiği anlaşılmıştır. Takipsizlik kararı, tarafların iddia ve savunmaları dosyaya sunulan yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde fiilen söküm olayının oluşuna ilişkin yeterli veri olduğundan tanık dinlenilmesine gerek görülmemiştir. Davacının ticari defter ve belgeleri de incelenmiş , SMM Bilirkişiden rapor alınmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, lehine delil vasfına haiz olduğu, 29.10.2019 tarihli ...' nın da imzasının bulunduğu ancak davacı ve davalı şirketlerin yetkililerin imzalarının bulunmadığı belirlenen belgedeki 165.000,00 TL+ KDV bedelin davalı şirketin cevaplarında da belirlendiği gibi davalı şirket tarafından kabul edildiği, davacı şirketin de bedel bakımından kabulünde olduğu anlaşılmıştır. Belgede ... dışında davada taraf olmayan kişilerin isim ve imzaları bulunduğu görülmüş, belgenin imzalanmasının akabinde davalı şirket tarafından 30.10.2019 tarihli A 50121seri nolu 57.000,00 TL+KDV ile birlikte 67.260,00 TL bedelli faturanın davalı şirket tarafından kesilerek, aracı ..... 'a gönderildiği, davacı şirketin de davalı şirket hesabına 67.260,00 TL gönderdiği, yine davacı şirket tarafından ... hesabına 100.000,00 TL ödemede bulunulduğu görülmüştür. Ancak davacının da kabulünde olduğu 29.10.2019 tarihli belgedeki 165.000,00 TL +KDV bedeli ödemenin davalı .....'ın hesabına ödeme yapılması gerektiği halde , davalı .....'ın hesabına 67.260,00 TL KDV dahil ödeme yapıldığı, dolayısı ile makina bedelinin makina sahibine ödenmediği, makinanın da bu nedenle davalı şirket tarafından davacıya tesliminin sağlanmadığı, bu duruma göre, satış gerçekleşmemiş olmakla, davalı şirketin, davacıdan aldığı parayı davacıya iade etmesi gerektiği, yani davacının davalı şirkete gönderdiği 67.260,00 TL'yi iade talep etmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket ile davalı ... arasında yapılmış, tarafların imzalarını içeren bir komisyon/ aracılık sözleşmesi bulunmamakta olup, davalı .....'ın resmiyette olmayan şekilde satışa aracılık yaptığı, davalı ile hiç bir temsili ilişkisinin yada SGK kapsamında işçi işveren ilişkisinin de bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla , basiretli bir tacir gibi davranması beklenen davacının ,... isimli bu davalının davalı şirketin yetkilisi ya da yöneticisi olup olmadığını araştırması veya Komisyon aracılık işlemlerini araştırması, kimin adına hareket ettiğini belirlemesi gerekirken hiçbirini yapmadığı ve bu halde, davalı şahsa 100.000,00 TL yaptığı ödemeyi iade isteyemeyeceğinden bu davalıya yönelik davasının reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Yine davacının vinç, tır kiralama, çalışan personelin ulaşım vs giderlerinin tahsili talebi bakımından yapılan değerlendirmede, davacının malı teslim alamamasının sebebinin mal bedelinin tamamının ödenmemesi olduğu için, yani davacı tarafça mal bedelinin davalı şirkete değil, davalı .....'a gönderilmesi nedeni ile davalı şirketin malı davalıya teslim etmediği anlaşılmakla davacının malı teslim almak için yaptığı bu harcamalara katlanması gerektiği, davalıların bu konuda bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davacının bu talebi de yerinde görülmeyerek davanın aşağıdaki gibi kısmen kabulüne karar vermek gerekiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.' gerekçesi ile; HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın davalı ... . AŞ'ye karşı açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, 67.260,00 TL bedelin dava tarihiden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalı .... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Davacının davalı ...'ya karşı açtığı davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kendi içinde çelişkili ve yüzeysel olduğunu, dilekçelerinde ...'nın ... Çalışanı veya yetkilisi olduğunu iddia etmediklerini, .....nın şirket yetkilisi gibi hareket ettiğini, şirket adına kararlar verdiğini, şirket kaşesini, resmi faturalarını, irsaliyelerini, şirket aracını kullandığını, diğer davalı ... Aş' nin ise tüm bunları bildiği halde itiraz etmediğini ve onun yaptığı tüm işlemleri kabul ettiğini bu nedenle bu şahsın vekil gibi haraket etmesi nedeniyle ......'da bunları kabul etmesi nedeniyle müvekkilde haksız bir güven yaratıldığını beyan ettiklerini, müvekkili, 04.11.2019 saat 14.58 de ..... Şubesi nezdindeki hesabından bir nolu davalı ... Aş TR..... iban nolu banka hesabına baskı makinası bedeli ödemesi açıklaması yaparak 62.260.-tl gönderdiğini, keza alıcı şirket 30.10.2019 tarihinde makina bedeline mahsuben ..... Şubesi nezdindeki hesabından bir nolu davalı şirket TR..... iban nolu hesabına 5.000.-tl ön ödeme yaptığını, ... tarafından yapılan sözleşmeye istinaden satın alınan makinaya ilişkin maliye Tasdikli ...... Aş.nin 30.10.2019 tarihli seri a 50121 nolu faturasını şirket kaşesini de vurmak suretiyle ..... Aş ye kestirmiş ve müvekkili şirkete gönderdiğini, ... Aş dahi ... ile kendi arasındaki ilişkiyi inkar etmezken mahkemenin davalı ... yerine geçerek aralarında bir bağ yoktur gerekçesine dayanmasını kesinlikle kabul etmediklerini, çok büyük ve demontajı, nakliyesi için vinç ve özel uzman ekip gerektiren makina, Davalı ... Aş" nin ticari ikametgahı ve fabrikasında bulunduğundan davacı 02.11.2019 tarihinde demontaj ve yükleme için oluşturduğu ekibini fabrikaya gönderdiğini, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/65 e. 2022/522 k sayılı kararının davalı ... Aş yönünden kısmen reddine, davalı ..... yönünden tümüyle reddine ilişkin bölümleri haksız hukuka ve yasaya açıkca aykırı olup kesinlikle kabul etmediklerini, kararın bu kısımlarının ortadan kaldırılmasını her iki davalı yönünden davanın tümüyle kabulünü talep etmiştir. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu akdin tarafı müvekkili şirket olmayıp, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi tamamen hukuka aykırı olduğunu, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişki olduğunu, taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusunun sübjektif hakka ilişkin olduğunu, dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın tarafları olduğunu, mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerektiğini, bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemeyeceğini, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilebilir olduğunu, bu nedenle davada taraf sıfatı olmayan müvekkile karşı açılmış davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğini, dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilmesi yönünde karar verilmesini talep ettiklerini, davada dava şartı olan arabuluculuk tutanağı geçerli olmayıp dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı dilekçesinde “fazlaya ilişkin haklar saklıdır” şeklinde bir ifade kullanarak alacak talebinde bulunmuş, 6100 sayılı Kanun’un 119/1-g maddesinin aradığı şekilde açıkça talep sonucunu belirtmediğini, davacı yanın müvekkili şirketin vekili olarak iddia ettiği ... adlı kişinin herhangi bir şekilde müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkisi bulunmayı, ticari vekil olması da söz konusu olmadığını, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, ticari sicil gazetesi kayıtları, yönetim kurulu karar defteri celp edildiğinde de açıkça görüleceği üzere diğer davalı ... adlı kişinin müvekkili şirketin herhangi bir şekilde ilişkisinin bulunmadığını, ...’nın müvekkili şirketle herhangi bir hukuki bağı bulunmadığı gibi temsile yönelik bir yetkilendirmesi de söz konusu olmadığını, ...’nın müvekkili şirkette herhangi bir çalışmasının mevcut olmadığı dosyada mübrez bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, beyanlarında da belirttiği üzere, Davacı .... Şirketi ile müvekkili şirkete ait Altı Renk baskı makinesi ünitesi ve parçalarının satışı konusunda, rayiç bedeli satış bedelinin çok üzerinde olmasına rağmen, müvekkili şirketin yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle satış bedeli olarak 165.000,00 TL + %18 KDV kararlaştırıldığını, satış konusu taşınıra ilişkin bedelin (5.000+62260) 67.260,00 TL'si müvekkili şirketin TR.....İban numaralı banka hesabına yatırıldığını, söz konusu bedelin müvekkili hesabına yatırıldığı hususunda da bir uyuşmazlık olmadığını, ... müvekkili şirkete ait makinayı satmaya çalışan aracı olduğunu, söz konusu makinanın satılması noktasında daha önce bulunan müşterilerle ilgili kendisiyle görüşüldüğünü, ... ...DA müvekkile davacı şirket yetkilisinin de aralarında bulunduğu bir çok müşteri ile ilgili görüşme kayıtlarını müvekkili şirket yetkisine göndererek güven sağlamaya çalıştığını, müvekkili şirket yetkilisinin ...’dan taşınırın satışı ile ilgili herhangi bir talebi sözleşmesi bulunmamakta olup diğer davalı yan tamamen davacı yanla birlikte hareket ederek müvekkil şirketi zarar uğratmayı amaçladığını, davacı şirketi tarafından bedelin tamamı ödenmeden yükleme yapılmaya çalışıldığını, bu haksız eylem müvekkili şirket yetkilileri tarafından engellendiğini, mahkeme tarafından da olay akışı, cevap dilekçesinin sunulu görüşme kayıtları da incelendiğinde görüleceğinin üzere davacı şirket ile davalı .....'ın müvekkili şirket yetkililerini kendilerine güven sağlayıp, kurmaca bir ticaret ilişkisi ile taşınırların teslimini yapıp ödemeden kaçmaya çalıştığını, müvekkili şirket yetkilileri ticaretin en başında da talep ettikleri gibi öncelikle ödemenin gerçekleşmesini talep ettiklerini, tehiri icra taleplerinin kabulüne, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 30/06/2022 tarih ve 2020/65 E. 2022/522 K. Sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü şeklinde verilen '' Davanın davalı ... .AŞ'ye karşı açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, 67.260,00 TL bedelin dava tarihiden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalı .... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, '' tarafın aleyhine hükmedilen işbu karar eksik ve hatalı incelemelere dayalı olduğundan bu kısımların istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın tam reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: alacak istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı ve davalı şirketler davaya konu makinenin 165.000 TL+ KDV olarak satımının kararlaştırıldığını dava ve cevap dilekçelerinde kabul etmişlerdir . Davacı tarafça; davalı ... ve davalı şirket yetkilisi hakkında dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunulduğu yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, itiraz üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır . Davalı ....'ın diğer davalı şirketin yetkilisi olmadığı dosyada bulunan ticaret sicil müdürlüğü yazı cevabından anlaşılmaktadır . Dosyada bulunan 29/10/2019 tarihli sözleşmede; 6 renk rota gravür makinesinin 165.000 TL ücret bir hafta içinde ödeme yapılacağı makine tarihi söküm için iki gün içinde bilgi verileceği belirtilmiş iban numarası olarak da davalı şirketin iban numarasının yazılmış olduğu, sözleşme altında ...,., .... ile .... isimli şahısların imzalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirket tarafından davacıya 67.260 tl lik baskı makinesi ünitesi ve parçalarına ilişkin fatura kesildiği, davalı ...'a da 10.000 TL ve 90.000 TL'lik ödemeler yapılmış dekontların açıklamasında baskı mak. şeklinde açıklama yazıldığı görülmüştür. Mahkemece davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış 09.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; İncelemeye ibraz edilen davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması zorunlu açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğu, ibraz edilen ticari defterlerin lehe delil vasfına haiz olduğunun değerlendirildiği, 29.10.2019 tarihinde ..., ...., .... ve .... tarafından imzalanan belgeye göre, 1600 cm enin 6 Renk .. ... Makinasının, pompaları ve hazneleri ile birlikte 1 hafta içinde ödeme yapılmak ve söküm için 2 gün içinde bilgi verilmek üzere ödemenin TR.... Iban numaralı hesaba yapılacağı imza altına alınmış olduğu, Davalı .... A.Ş. tarafından .... Şti. adına düzenlenen 30.10.2019 tarih ve A-50121 seri numaralı Altı Renk Baskı Makinesi Ünitesi ve Parçaları içerikli 57.000,00 TL artı 10.260,00 TL Kdv ile birlikte 67.260,00 TL tutarlı fatura tanzim edilmiş olduğu, Davacı şirket .....Şti tarafından .... A.Ş. hesabına toplam 67.260,00 TL ve .... hesabından diğer davalı ... hesabına toplam 100.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, davacı şirket tarafından yapılan 67.260,00 TL ödemenin lefterlerde 159.09 Verilen Avanslar hesabında süresi içinde ve usulüne göre kayıt altına alınmış olduğu, Dosyada mevcut 29.10.2019 tarihli belgeye göre makine satış bedelinin 165.000,00 TL olarak TR...... Iban numaralı hesaba yatırılacağı belirtilmiş olunmasına ve ilgili hesabın davalı ....A.Ş.'ne ait olmasına karşın,davacı ..... Şti. tarafından da davalı yapılmış olduğu, ayrıca davacı şirket yetkilisinin şahsi hesabında da diğer davalı ... hesabına 100.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, Dosyaya sunulan SGK sicil kayıtlarına göre davalı ...'nın diğer davalı .... A.Ş.'de her hangi bir çalışmasının mevcut olmadığının belirtilmiş olduğu, şeklinde tespitlerde bulunulmuştur. Yani bilirkişi raporunda davacı tarafça davalı şirkete yapılan ödemelerin davacı defterinde kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Davalı .... tarafından davaya cevap verilmemiş, ancak bilirkişi raporuna karşı sunduğu beyan dilekçesinde; sözleşmenin taraflarının davacı şirket ve diğer davalı şirket olduğunu kendisinin sadece taraflar arasında yapılacak olan sözleşmeye aracılık ettiğini bunun hem dava dilekçesinden hem de davalı şirketin dilekçesinden anlaşıldığını bu aracılık kapsamında kendisine gönderilen 100.000 TL'yi kabul ettiğini kendisine husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını kaçma gibi bir eyleminin de olmadığını belirtmiştir . Her ne kadar davalı şirket kendisi aleyhine verilen kabul kararını istinaf etmiş ise de; davaya konu makinenin davalı şirket tarafından davacı tarafa teslim edilmediği, davacının da davalı şirkete makine karşılığı 67.260,00 TL ödeme yapıldığı sabit olduğundan, davacı, ödediği bedeli talep etmekte haklıdır. Bu nedenle mahkemece davalı şirket yönünden verilen kabul kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının istinafına gelince; davacı taraf, davalı ....yönünden verilen red kararını istinaf etmiştir. Davalı ....'a gönderilen 10.000 TL ve 90.000 TL dekont açıklamasında "baskı mak." şeklinde ibare bulunduğu, davalı .....'ın, bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde; kendisine gönderilen 100.000 TL nin aracılık kapsamında kendisine gönderildiğini ileri sürmesi ve dekont açıklamasında baskı mak. İbaresinin bulunması karşısında bu dekontlardaki bedelin aracılık ücreti olduğunu davalı ....'ın ispatlaması gerekmektedir. İspat yükü davalı ....'a geçmiştir. Somut olayda taraf beyanlarına göre davalı ....'ın aracılık yaptığı kabul edilebilirse de; aracılık ücreti alacağı konusunda ve bu ücretin miktarı konusunda davalı .... tarafından dosyaya bir delil sunulmamıştır. Kaldı ki 165.000 TL lik bir malla ilgili 100.000 TL aracılık bedeli belirlenmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır. Dolayısıyla davacının davalı ....'ın hesabına gönderdiği toplam 100.000 TL nin baskı makinesine istinaden gönderildiği, davalı ... tarafından da davacıya baskı makinesi teslim edildiğinin ispatlanmadığı anlaşılmakla davalı....'a yönelik davanın 100.000 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı istinafında; davalı şirket yönünden kısmen red kararını ve davalı ... yönünden davanın tümüyle reddine ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiş olmakla, vinç kiralama, iki tır kiralama, çalışan personelin 4 günlük ulaşım iaşe vb giderleri olarak talep ettiği 5000 TL bedele ilişkin olarak; Mahkeme kararında da belirtildiği üzere davalı şirket hesabına makine bedelinin tamamını yatırılmaması nedeniyle bu bedeli talep edemeyeceğinden mahkemece bu bedele ilişkin verilen red kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davalı şirket vekilinin istinaf isteminin HMK nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, davacı vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/06/2022 tarihli, 2020/65 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararına karşı davalı şirketin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 1-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı şirket tarafından alınması gereken 4.594,53 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.149,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.445,53 TL'nin anılan davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2-Davalı şirket tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 3-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurularının KISMEN KABULÜNE, 1-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, 2-Davacı vekilinin yatırdığı 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri 63,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf edenler yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, C-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/06/2022 tarihli, 2020/65 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 67.260,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 100.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 11.425,53 TL harçtan, başlangıçta alınan 2.941,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 8.483,75 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 2.941,78 TL peşin harç ve 54,40 TL başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekili için kabul edilen bedel üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1-2 maddesi uyarınca hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Reddedilen bedel üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6- Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 956,60 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesap edilen 928,83 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 10-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 31/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.