Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2024 E. 2026/735 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2024
Karar No
2026/735
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2024

KARAR NO: 2026/735

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/05/2022

NUMARASI: 2019/553 Esas, 2022/583 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ : 21/05/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında "... Talimatı'' başlıklı sözleşme ile Vardiya ...Fason Dokuma ve Dikimi konulu 06.08.2018 tarihinde iki taraflı sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği müvekkilinin ...imalatına başladığını ve kazakların parti parti teslim edildiğini, tarafların sözleşme ile belirledikleri üretilecek ürün sayısını sonradan 9.000 adetten 17.000 adete çıkarmakla kalmadığını, en başta 16,50-TL olarak belirledikleri birim fiyatını da davalı tarafça 15,10-TL'ye düşürüldüğünü, üretilip teslim edilen 17.000 adet ...karşılığında toplamda 200.000-TL'nin tahsil edildiğini, 266.968 TL tutarlı fatura kesilip davalı tarafa teslim edildiğinde kalan 86.968-TL iken ve bu bakiyenin tamamının fatura tarihinde ödeneceği kararlaştırılmışsa da 21.01.2019 tarihinde davalı tarafından sadece 20.000-TL ödeme yapıldığını, geriye 66.968-TL alacak kaldığını, alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalı tarafın itirazı ile takibin durduğunu, davanın kabulü ile davalı borçlunun haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının dikim, ütü ve paketleme hizmetini vermesi gerekirken ve birim fiyatın 16,50 buna göre belirlenmişken, sadece dikim hizmetini verdiğini, müvekkilinin kendisinin ütü ve paketleme işini ayrıca yapmak ve yaptırmak zorunda kaldığını, bu nedenle de davacının kendince eksik iş yaptığı için birim fiyatı 15,10 TL’ye çekerek bu eksik işlerinin maliyetini bu şekilde telafi etmek istediğini, davacının 9.000 adet ...üretmesi gerekirken 8.400 adet ürettiğini, yine 9.000 adet ...kazağı üretmesi gerekirken 8.600 adet üretim yaptığını, böylelikle 1000 adet eksik kazak üretim yaparak edimini eksik şekilde gerçekleştirdiğini, davacının üretim yaptığı 8400 adet ...ve 8600 adet ...kazağından 200 adedin ayıplı çıktığını, müvekkilinin bu 200 adet kazağı ayrıca ürettirmek zorunda kaldığını, Davacının bu şekilde ayıplı ve eksik hizmet vermesinden dolayı 1.200 adet kazak ayrıca yaptırtılmak zorunda kalındığını, Davacının kazakları 31.12.2018 tarihine kadar teslim etmesi gerekirken 01.02.2019 tarihinde teslim ettiğini, bu yüzden de müvekkiline 18.324 TL idari para cezası kesildiğini, davacının müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, davacının kötüniyetli olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, taraflar arasında ticari ilişki kurulduğu, iş bu ticari ilişki neticesinde, davacının fatura düzenlediği, davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının takip konusu borca ve tüm ferilerine itirazı neticesinde iş bu itirazın iptali davası ile davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ettiği, tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, düzenlenen 18/08/2021 tarihli raporda davacının edimini tarafların imzalamış olduğu imalat sözleşmesine göre süresinde yerine getirdiği, davacının fason örme ve dikim işlemi yaptığı kazaklardan 200 adetinin fermuar dikişinin düzgün dikilmediği ve apolet dikişleri büzgülü dikildiğinden ayıplı olduğu, düzgünsüz fermuar dikişi ve büzgülü apolet dikişi hatasının çıplak gözle incelemeyle anlaşılabilecek açık ayıplar olduğu, ayıplı kazaklar nedeniyle davalının 16.817,71 TL zararının oluştuğu, davalının davacıya teslim ettiği iplik miktarı, davacının kazak imalatı, imal edilen kazakların ortalama ağırlığı, gerçekleşen ve sektörde kabul edilebilir iplik fire oranları dikkate alındığında, davacının elinde davalıya ait iplik kalmadığı, davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacırın davalıdan 243.458,00 TL alacaklı gözüktüğü, icra takibine 66.968,00 TL'nin tahsilini konu ettiği, davalı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davalının davacıya 40.542.00 TL borçlu olduğu, yapılan teknik incelemeler neticesinde davacının ayıplı edimleri nedeniyle davalının 16.817,71 TL zararının olduğunun tespit edildiği, davacının 40.542,00 TL alacağından 186.817,71 TL davalı zararının mahsup edilmesi neticesinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 23.724,29 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, düzenlenen raporun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin kazak ihtiyacına yönelik aldığı ihale çerçevesinde, davacı ile toplam 18.000 adet ( 9.000 adedi Subay, 9.000 adedi ise ...kazağı) olmak üzere imalat sözleşmesi imzaladığı, ancak davacı sözleşme kapsamında üzerine düşen edim ve yükümlülükleri yerine getirmediği, davacının dikim, ütü ve paketleme hizmetini vermesi gerekirken ve birim fiyat 16,50 buna göre belirlenmişken, sadece dikim hizmetini verdiği, müvekkilinin kendisi ütü ve paketleme işini ayrıca yapmak ve yaptırmak zorunda kaldığı, bu nedenle de davacı kendince eksik iş yaptığı için birim fiyatı 15,10 TL’ye çekerek bu eksik işlerinin maliyetini bu şekilde telafi etmek istediği, davacının, 9.000 adet ...üretmesi gerekirken 8.400 Adet ürettiği, yine 9.000 adet ...kazağı üretmesi gerekirken 8.600 adet üretim yaptığı, böylelikle 1000 adet eksik kazak üretim yaparak edimini eksik şekilde gerçekleştirdiği, müvekkilinin bu eksik ürünleri ayrıca ürettirmek zorunda kaldığı, davacının üretim yaptığı 8400 adet ...ve 8600 adet ...kazağından 200 adedi ayıplı / hatalı çıktığı, müvekkil bu 200 adet kazağı ayrıca ürettirmek zorunda kaldığı ve davacının bu şekilde ayıplı ve eksik hizmet vermesinden dolayı 1.200 adet kazak ayrıca yaptırtılmak zorunda kalındığı, davalı müvekkilinin dava konusu kazaklara ilişkin davacıya gönderilen ipliklerin teslim tarihi 11.10.2018 tarihinde başladığı, 26.12.2018 tarihinde kadar devam ettiği, bu süreçte dahi davalının ürünleri teslim ettiği tarih olan 01.02 2019 tarihine kadar sözleşmede kararlaştırılan 25 günlük teslim süresini aşan bir zaman aralığı olduğu, yerel mahkemenin 18.08.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda ürünlerin 09.01.2019 tarihinde süresinde teslim edildiğine ilişkin hatalı bir değerlendirmeye vardığı, oysa ki, davacının 01.02.2019 tarihinde teslim ettiği ve geç teslim ederek müvekkilin zor duruma düşmesine sebebiyet verdiği, bu nedenle davacının edimini tarafların imzalamış olduğu imalat sözleşmesine göre süresinde yerine getirdiği tespitinin gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, anılı raporda davacının ticari defterlerinin yargı denetimine elverişli olmayacak şekilde tutulduğu, ikrar edilen ve müvekkilden tahsil edilen tahsilatların davacı ticari defterlerinde yer almadığı kanaatine varıldığı halde müvekkilin davacıya borcu olduğunun hükmedilmesinin çelişkili olduğu iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı tarafın, davalıyla olan yazılı ve sözlü anlaşmaya istinaden kazak dikimi yaptığını ancak tanzim ettiği faturadan kalan alacağının ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden davacı tarafından dikildiği iddia edilen kazaklar nedeniyle davacının davalıdan bakiye alacak talep edip edemeyeceği hususundadır.

İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, dosyanın tekstil mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda, davacının edimlerini taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre süresinde yerine getirdiği, davalı şirkete gidilerek yapılan incelemede 200 adet kazağın incelemeye sunulduğu incelenen kazakların tamamında fermuar dikişinin düzgün dikilmediği ve apolet dikişleri büzgülü dikili olduğundan 200 adet kazağın tamamının ayıplı okluğu kanaatine varıldığı düzgün olmayanı fermuar dikişi ve büzgülü apolet dikişi hatası çıplak gözle incelemeyle anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, dosyadan, davalının kendisine teslim edilen kazakları kontrol ettiği ve ayıpları davacıya ihbar ettiği, davacının bir kısım ayıpları tamir ettiği, keşifte incelemeye sunulan ayıplı kazakların tamir edilemeyenler olduğunun anlaşıldığı ayıplı kazaklar nedeniyle davalının 16.817,71-TL zararının oluştuğu, davalı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davalının davacıya 40.542.00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacının ticari defterlerinin yargı denetimine elverişli olmayacak şekilde tutulduğu, davacı tarafça davalıdan 200.000,00 TL tahsilat yapıldığı ikrar edildiği halde davacı ticari defterlerinde bu tahsilatın yer almadığı davalı tarafça yapılan ödemeler haricinde davacıya 26.426,00 TL bedelli fatura tanzim edildiği bu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dolayısıyla 266.968,00-TL-200,000,00-TL-26,426,00-TL=40,542,00-TL davacının davalıdan alacaklı olduğu, keza davalı ticari defterlerinde de zaten davacıya 40.542,00 TL borçlu olduğu, yapılan teknik incelemeler neticesinde davacının ayıplı edimleri nedeniyle davalının 16.817,71-TL zararının olduğunun tespit edildiği, davacının 40.542,00 TL alacağından bu tutar çıkarıldığında davacının davalıdan 23.724,29-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, itiraz üzerine alınan ek raporda bilirkişi heyetinin görüşlerinde bir değişiklik olmadığı yönünde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamıyla uyumlu ve yeterli olduğu, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../05/2022 tarih ve 2019/.. Esas, 2022/..Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-Alınması gereken 1.620,60-TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan maktu ve nispi harç toplamı 405,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.215,45-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2024, K. 2026/735, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2024-e-2026-735-k-ec8fe6f53410