Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2025 E. 2026/736 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2025
- Karar No
- 2026/736
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2025
KARAR NO: 2026/736
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/06/2022
NUMARASI: 2021/125 Esas, 2022/680 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 21/05/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket borçlu firmaya ait olan mallara ilişkin boyama/yıkama işlemlerini uygulayarak tam ve eksiksiz olarak faturalandırdığını ve irsaliyeleri ile birlikte davalı firmaya teslim ettiğini, davalı firmanın faturalardan kaynaklı borcunu müvekkili firmaya ödemediğini, davalı borçludan alacağın tahsili için 28/12/2020 tarihinde ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve usule aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesini, % 20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı arasında şifahi olarak yapılan fason parça ürün boyama sözleşmesi uyarınca 02/10/2020 tarihli ... no'lu ve 05/10/2020 tarihli ... no'Iu irsaliyeli faturalar ile faturalara konu ürünlerin davacı firmaya gönderildiğini ve davacı tarafça söz konusu ürünlerin boyama işlemi yapıldığını, boyama işlemi akabinde ürünlerin müvekkili firmaya nakledilerek ütüleme İşleminin yapıldığını ve Ürünlerin gönderileceği müşteri ... firmasına onay için numune gönderildiğini, ancak numune Ürünlerin kontrol ve muayenesi sonucunda söz konusu ürünlerdeki boyama hatasından kaynaklı ayıp olduğu belirtilerek Ürünlerin gönderilmesinin -onaylanmadığını ve durumun 07/12/2020 tarihli e-mail ile bildirilerek ürünlerde boyama hatasından kaynaklı ayıpların çıkması nedeniyle ürünlerin kabul edilemeyeceğinin yazılı olarak taraflarına iletildiğini, gizli ayıp nedeniyle ortaya çıkan açık zarar için müvekkili şirket tarafından 08/12/2020 tarihli ... 42 sayılı 267.737.26-TL bedelli reklamasyon faturasının zarar bedeli olarak e-fatura ile davacı tarafa düzenlendiğini,. ....Noterliği' nin 09/12/2020 tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de ayıp ihbarında bulunulduğunu, davacı tarafın sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşmeye konu ürünlerin hatalı boyama işlemlerine sebebiyet vererek ürünleri siparişe Uygun olarak hazır edemediğini, davacı kaynaklı ayıp nedeniyle ürünlerin asil müşteri tarafından kabul edilmediğinden ürünlerin ayıplı bir şekilde kullanılamaz halde elde kaldığını ve açık zarar oluştuğunu belirterek, davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, kabul anlamına gelmeme koşulu ile taraflarınca başlatılan ....lcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası, dayanak 08/12/2020 - tarihli ...- sayılı 267.737,26TL bedelli fatura nedeni ile davacı yandan alacaklı olunduğundan, davacının alacağı tutar ile takas mahsup yapılmasına, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, davacı ile davalının her ikisinin de defterlerinde alacağa ilişkin kaydın bulunduğu, her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının davalıdan 100.329,80TL alacağının bulunduğu, davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının birbirini teyit ediyor olmasının davacı lehine alacak olarak değerlendirilerek, ayrıca davalı tarafın ticari defterlerine kaydettiği 267.737,26 TL'lik davacı taraftan alacağına ilişkin .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, mahkememizden mahsup talebinde bulunduğu, davalı tarafın beyan dilekçesinde itirazın iptali davası açılmadığının bildirildiği, bu sebeple birleştirme ve mahsup durumunun mümkün olmadığı, farklı bir yargılamanın konusu olabileceği, ... Raporundaki "dekont edilemeyecektir" yazısının altındaki imzaları çalışanların attığı ve davalı tarafın itirazının bulunduğu, yapılan değerlendirmede tarafları bağlamayacağının değerlendirildiği, sonuç olarak her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacının davalıdan 100.329,80 TL alacağının bulunduğuna dair kaydın hükme esas alınmasına karar verilerek davanın kısmen kabulüne, alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiği, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tekstil alanında faaliyet göstermekte olup müşterilerine ilişkin siparişlere göre ürünleri hazırlayarak gerekli boya v.s. paketleme işlemlerini müteakip ürünleri alıcı müşterilerine teslim etmekte olduğunu, teslim öncesinde numune ürünler gönderilerek müşteri onayını müteakip ürün teslimi sonucunda işlem tamamlandığını, müvekkili şirket ile davacı firma arasında şifahi olarak yapılan fason parça ürün boyama sözleşmesi uyarınca 02.10.2020 tarihli ... no’lu ve 05.10.2020 tarihli ... no’lu irsaliyeli faturalar ile faturalara konu ürünler davacı firmaya gönderildiği ve davacı tarafça söz konusu ürünlerin boyama işlemleri yapıldığı, boyama işleminin akabinde ürünler müvekkil firmaya nakledilerek ütüleme işlemi yapıldığı ve ürünlerin gönderileceği müşteri firma ...’e onay için numune gönderildiği, ancak müşteri tarafından numune ürünlerin kontrol ve muayenesi yaptırıldığı muayene sonucunda söz konusu ürünlerdeki boyama hatasından kaynaklı ayıp olduğu belirtilerek ürünlerin gönderilmesini onaylanmadığı ve durumu 07.12.2020 tarihli e-mail ile bildirerek ürünlerde boyama hatasından kaynaklı ayıpların çıkması nedeniyle ürünlerin kabul edilemeyeceğini yazılı olarak kendilerine ilettiği, gizli ayıp nedeniyle ortaya çıkan açık zarar için müvekkili şirket tarafından 08.12.2020 tarihli ... sayılı 267.737,26-TL bedelli reklamasyon zarar bedeli olarak e-fatura keşide edildiği, bunun üzerine .... Noterliği'nin 09.12.2020 tarih ve ...yevmiye no'lu ihtarnamesi keşide edilerek gerekli ayıp ihbarında bulunulduğu ve ortaya çıkan zarar nedeniyle kesilen 08.12.2020 tarihli fatura ihtar eki ile de davacı tarafa gönderildiği ve gerekli ayıp ihbarı ve zarar giderim talepleri yazılı olarak da iletildiği, ürünler davacı kaynaklı ayıplar nedeniyle ürünler asıl müşteri tarafından kabul edilmediğinden ürünler ayıplı bir şekilde kullanılamaz halde elde kaldığı ve açık zarar oluştuğu, ayıplı imalatın yapılması edimin ifa edilmesi olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davacı tarafın müvekkilden talep edeceği bir alacak hakkı olmadığı gibi verilen zararlar nedeniyle müvekkile borçlu durumda olduğu, dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkil şirketin borçlu değil alacaklı olduğu tespiti yapıldığı, mahkemenin defter kayıt ve belgelerin aksine dava konusu kabul kararı vermesinin anlaşılamadığı, mahkeme kararının dosyadaki yazılı belge, delil ve inceleme raporlarına da aykırı olduğu ve kaldırılması gerektiği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı tarafın, davalıyla olan sözlü anlaşmaya istinaden davalıya ait kumaşlara boyama işlemi yaptığı ve buna istinaden tanzim ettiği faturanın ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığını ve davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı yüklenici davaya konu takiple faturaya dayalı bakiye iş bedeli alacağını talep etmiş, davalı ise işin ayıplı yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacaklı olduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacı alacaklı ise de, dava konusu uyuşmazlık; işin ayıplı yapılıp yapılmadığı, süresinde ayıp ihbarının olup olmadığı ve varsa ayıp nedeniyle uğranılan zarara ilişkindir. Ancak ilk derece mahkemesince bu belirtilen hususlar araştırılmadan sonuca gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı ve karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı iş sahibi tarafından ayıplı ifadan kaynaklı zarar alacağının tahsili için takip başlatıldığı ancak itirazın iptali davası açılmadığı yönündeki beyan dikkate alınarak; TBK.'nın 475 vd. maddelerine göre, iş sahibinin ayıpla ilgili savunmasının araştırılmasına bakımından, öncelikle süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığının (ayıbın niteliği dikkate alınarak) incelenmesi, süresinde ayıp ihbarının yapıldığının kabul edilmesi halinde, ayıbın kullanılamayacak derecede olup olmadığı ve varsa sair koşullarla birlikte davalı iş sahibinin varsa zararının belirlenmesi, ayıbın kullanılamayacak derecede olduğunun tespit edilmesi halinde ise davacı yüklenicinin iş bedeli talep edip edemeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibi ile ilgili dosya ve akıbeti araştırılmadan eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../06/2022 tarih, 2021/....Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.