Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1898 E. 2026/823 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1898
Karar No
2026/823
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1898

KARAR NO:2026/823

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:21/02/2022

NUMARASI:2021/309 2022/170

DAVANIN KONUSU :Alacak (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı ... Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme çerçevesinde davalı şirkete kullandırılan kredinin geri ödemelerinin zamanında yapılmadığını, bu sebeple davalı şirketin müvekkili banka nezdinde bulunan hesaplarının 16.04.2019 tarihinde kat edildiğini, davalı şirket ve kefillerine 18.04.2019 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, 18.04.2019 tarihli ihtarnameye göre; müvekkili bankanın konkordato talep eden şirketten olan alacağı 518.262,21 TL anapara, 783,04 TL faiz, 39,15 TL BSMV olmak üzere toplam 519.084,40 TL olduğunu, bu sırada, davalı şirket tarafından konkordato davası ikame edildiğini ve Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/207 E. Sayılı dosyasında, 27.03.2019 tarihinden geçerli olmak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkili bankanın alacağını temin amacıyla, 26.04.2019 tarihli müdahale dilekçesi ile işbu konkordato davasına müdahil olunduğunu, ardından, davalı şirket hakkında 22.08.2019 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet verildiğini, konkordato komiserliğinin ilanıyla birlikte, 17.01.2020 tarihinde sunulan dilekçe ile ihtarname rakamı olan 519.084,40 TL alacaktan yapılan ödemelerin mahsubuyla kalan 184.142,84 TL için alacak kaydı talebinde bulunulduğunu, davalı şirket tarafından alacak kayıt talebinin reddedildiğini, bunun üzerine alacak miktarımızın tespiti amacıyla yeniden hesaplama yapıldığını, 17.01.2020 tarihli ihtarnameye göre; müvekkili bankanın alacağının 518.262,21 TL anapara, 783,04 TL faiz, 39,15 TL BSMV olmak üzere toplam 519.084,40 TL olduğunu, yani; geçici mühlet tarihinde müvekkili banka alacağı toplamının 519.084,40 TL' olduğunu, bu tarihten sonra, konkordato talep eden davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını, buna göre kesin mühlet tarihinde müvekkili banka alacağının 370.131,12 TL olduğunu, güncel alacak miktarının ise 252.435,14 TL olduğunu, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, konkordato komiserlerine inceleme yapma yetkisi verilerek alacak miktarının yeniden hesaplatıldığını, komiser heyeti tarafından yapılan hesaplama sonucu, müvekkili bankanın alacağının 3.386,89 TL olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde rapor oluşturulduğunu, mahkeme tarafından işbu rapor kabul edilerek, 05.01.2021 tarihinde verilen ara kararla yalnızca konkordato davasına özgü olmak kaydıyla alacağın 3.386,89 TL olduğuna hükmedildiğini iddia ederek, müvekkili banka alacağının faiz ve masraflar hariç olmak üzere, 252.435,14 TL olduğunun tespitine, konkordato davasında kaydı kabul edilmeyen bakiyenin de konkordato rakamına dahil edilmesine, toplam miktarın konkordato koşullarına uygun olarak ödenmesine, konkordatonun ortadan kalkması halinde alacağın davalıdan tahsil edilerek verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafın, cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacının, davalı hakkında geçici mühletin başlangıcı döneminde davalıdan toplamda 624.495,78 TL alacaklı olduğu, komiser heyeti tarafından kabul edilen alacağın 3.386,89 TL olduğu, çekişmeli hale gelen alacağın ise 621.558,89 TL olduğu anlaşılmıştır. Yapılan tespite göre davalı tarafından mühlet süresince davacıya bir kısım çek ve nakdi ödemeler karşılığında 577.678,86 TL ödeme yapıldığı, her ne kadar çekişmeli hale gelse de davalı tarafından bir kısım alacağın zımni olarak kabul edilip kendisi tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Gelinen aşamada yapılan tespitlere göre davacı çekişmeli alacağından bakiye 43.880,03 TL'nin hala ödenmediği, genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı alacağının varlığını koruduğu anlaşılmakla..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 43.880,03 TL davacı alacağının Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/207 esas sayılı konkordato dosyasında tasdik edilen projeye davacı alacağı olarak dâhil edilmesine, Mahkememizce verilen kararın Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/207 Esas sayılı dosyasına bildirilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını,sözleşme çerçevesinde davalı şirkete kullandırılan kredinin geri ödemelerinin zamanında yapılmadığını, hesabın 16.04.2019 tarihinde kat edildiğini ve ihtarname gönderildiğini, müvekkili bankanın konkordato talep eden şirketten alacağının asıl alacak ve ferileri ile toplam 519.084,40 TL olduğunu, Bakırköy 3. ATM'nin 2019/207 Esas sayılı dosyasında görülen konkordato yargılamasında 27.03.2019 tarihinden geçerli olmak üzere üç ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkili banka alacağının temini için 26.04.2019 tarihli müdahale dilekçesi ile müdahil olunduğunu, komiserliğin ilanıyla birlikte 17.01.2020 tarihinde sunulan dilekçe ile ihtarname rakamı 519.084,40 TL alacağın yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye alacak kaydı talebinde bulunulduğunu, davalı şirketin alacak kayıt talebini reddettiğini, alacak miktarının yeniden hesaplandığını, 17.01.2020 tarihli ihtarnameye göre müvekkili bankanın asıl ve feri toplam alacağının 519.084,40 TL olduğunu, bu tarihten sonra davalı borçlu tarafından kısmi ödeme yapıldığını, kesin mühlet tarihinde banka alacağının 370.131,12 TL olduğunu, güncel alacak miktarlarının ise 252.435,14 TL olduğunu, komiser heyeti tarafından yapılan hesaplama sonucunda banka alacağının 3.386,89 TL olarak kabul edildiğini ve mahkemece konkordato yargılamasına özgü olmak kaydıyla alacaklarının bu miktar olarak kabul edildiğini, yargılama sonucunda 21.02.2022 tarihli kararı ile banka alacağının 43.880,03 TL olarak kaydına karar verildiğini, alacak kaydı yaptırılırken alacaklıların geçici mühlet tarihi itibariyle olan alacağının tespitinin ve kaydının gerektiğini, mahkemece alınan raporda bilirkişiler tarafından hangi kredi türünden hangi şartlarla öncelikle hangi alacak kalemine mahsup edildiği belirtilmeksizin yapılan tahsilatların toplam alacaktan düşüldüğünü, tespit edilen alacak ile talepleri arasında fahiş fark bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, İİK'nın 308/b maddesi gereğince konkordatoda çekişmeli hâle gelen alacağın tespiti ile 308/c maddesi gereğince tasdik projesine eklenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalı şirket hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/207 Esas sayılı dosyasında konkordato yargılamasının gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğu, konkordato yargılamasında davacı bankanın alacağına ilişkin talebinin kısmen kabul edildiği hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacı bankanın konkordato yargılamasında talep etmiş olduğu kredi asıl alacağı ve ferileri toplamından dolayı alacaklı olup olmadığı, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporu ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmelerinin imzalanmış olduğu, davalı şirket tarafından Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/207 Esas sayılı dosyasında konkordato başvurusunda bulunulduğu, mahkeme ara kararı ile 27.03.2019 tarihinden geçerli olmak üzere üç aylık geçici mühlet kararı verildiği, davacı banka tarafından Üsküdar ... Noterliğinde düzenlenen 18.04.2019 tarihli kat ihtarnamesini borçlu ve kefillere gönderdiği, kat ihtarnamesinde borcun 16.04.2019 tarihi itibariyle kat edildiği belirtilerek, ana para 518.262,21 TL, faiz ve faizin BSMV'si olmak üzere toplam 519.084,40 TL alacağın tebliğ tarihinden itibaren bir gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleşmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından borçlunun konkordatoya başvurusu dikkate alınarak konkordato komiserlerine 17.01.2020 tarihli dilekçe ile 519.084,40 TL alacaktan yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde 184.142,84 TL için talepte bulunduğu, davalı borçlu şirket tarafından talebin reddedildiği, mahkemece alacağın 3.386,89 TL olarak 01.01.2021 tarihli ara kararı ile kabul edildiği, davacı tarafça bakiye alacak için iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu, davacının konkordato yargılaması aşamasında alacak başvurusuna ilişkin yapmış olduğu 184.142,84 TL alacağının konkordato tasdik projesine ilavesinin gerekip gerekmediği, konkordato yargılamasında kabul edilen 3.386,89 TL tutarın mahsubu neticesinde bakiye alacak hakkının mevcut olup olmadığına ilişkindir. Davacı tarafın delillerini ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında mahkemece konkordato dosyası ve iş bu dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. 09.12.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; 02.07.2012 ve 27.03.2017 yıllarında taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin mevcut olduğu, 2012 yılında 500.000,00 TL limitli, 2017 yılında ise 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, bankanın ekstre izleme raporlarından davalı şirket hesaplarının incelenmesi neticesinde 27.03.2019 geçici mühlet tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu, miktara ilişkin faiz ve ferilerini yürütemeyeceği çünkü kullanılan kredi için davacı tarafından ipotek rehni alınmadığı, konkordato hükümleri uyarınca kredinin adi borç sıfatında olduğu, bu gerekçe ile davalının 27.03.2019 geçici mühlet başlangıç tarihi itibariyle ana para bakiyeleri toplam 623.471,37 TL tutarında nakdi kredi ana para borcunun bulunduğu, geçici mühlet başlangıcına denk gelen faiz ve ferilerinin 1.404,19 TL olduğu, bakiye ana paraya eklendiği ve 624.945,78 TL olarak geçici mühlet tarihi itibariyle davacı bankanın alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça gerçekleştirilen tahsilatların toplam tutarının ise 577.678,86 TL olduğu, 01.11.2019 tarihi itibariyle toplam tahsil edilen tutar olduğu, 624.945,78 - 577.678,86 = 47.266,92 TL davalı şirketin bankaya ödenmemiş nakdi kredilerden doğan borcunun olduğu, komiser heyeti tarafından kabul edilen 3.386,89 TL miktarın mahsubu neticesinde davacının bakiye alacağının 43.880,03 TL olduğu belirtilmiştir.Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunularak, alacak miktarlarının çok daha yüksek olduğunu belirterek banka alacağının tespiti için yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ile tespit edilen bakiye alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, tasdik edilen projeye kabul edilen alacağın dahil edilmesine dair hüküm tesis edilmiştir. İİK'nın 285 vd. maddelerde adi konkordato düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, borçlunun vadesi geldiği halde ödenemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebileceklerine yer verilmiştir. Yasal düzenleme kapsamında, konkordato geçici mühlet tarihinden sonra gerçekleşen alacaklar proje kapsamında değerlendirilemeyecektir. İİK'nın 301.maddesi gereğince, konkordato projesinin hazırlanıp alacakların bildirilmesi ve tahkikinden sonra komiser tarafından yapılacak ilanda yer alan alacaklının bir başka deyişle ,konkordato projesine kaydedilen alacaklının alacağına borçlunun itiraz etmesi halinde alacak "çekişmeli alacak "vasfını kazanır. İİK'nın 302/6 fıkrasında, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği ancak bu iddialar hakkında ileride mahkemede verilecek hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. Külli bir tasfiye prosedürü olan olan konkordato , hem bu özelliği hem de tasdik halinde İİK'nın 308/c maddesi gereğince, konkordatoya katılsın katılmasın, kural olarak konkordato talebinden önce veya komiser izni olmaksızın mühlet içinde tüm alacaklar için bağlayıcı olduğundan, üçüncü kişilerin de haklarını etkileyecek niteliktedir.İİK 287.maddede; geçici mühlet düzenlenmiştir. İİK 287/1.fıkrada; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır..." ifadelerine yer verilmiştir. Maddede yer verilen İİK 297.maddede ise kesin mühletin borçlu bakımından sonuçları düzenlenmiştir. İİK 294.maddede, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları belirtilmiştir..İİK 294/3.fıkrada; tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı ifade edilmiştir. Yasanın 288.maddesinin ilk fıkrasında; geçici mühletin kesin mühlet sonuçlarını doğuracağı ifade edilmiştir. Somut davada, davalı borçlu şirket hakkında, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/207 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu konkordato talebi neticesinde 27.03.2019 tarihinden geçerli olmak üzere üç ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği tartışmasızdır. Şu halde, davacı kredi alacaklısı bankanın kredi alacağına dair herhangi bir ipotek tesis etmemiş olması da göz önünde bulundurulduğunda, İİK 294/3.fıkrası gereğince geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır. Davacı bankanın geçici mühlet tarihinden sonra göndermiş olduğu kat ihtarnamesi ve konkordato yargılaması aşamasında komiserlere bildirmiş olduğu alacağının ferileri ile birlikte tamamının konkordatoya tabi olduğunun kabulü, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında mümkün değildir. Bilirkişiler tarafından yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak bakiye çekişmeli alacak hesaplanmıştır. Davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle talep etme hakkı olduğu alacak miktarından, davalı borçlu şirketin sonraki aşamada yapmış olduğu ödemeler ve konkordato yargılamasında kabul edilerek nisaba dahil edilen ödemenin mahsubu neticesinde, bakiye alacağın kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. İş bu yargılamanın konusu, konkordato projesine dahil olacak ve çekişmeli hale gelen alacaktır. Bu nedenle alacağın İİK 285 vd maddelerde yer alan konkordatoya dair yasal mevzuata göre tespiti kaçınılmazdır. Bir başka deyişle ,davacının davalıdan olan tüm alacak ve ferileri değildir. Alacaklının konkordato sürecinde yer alan borçludan talep edebileceği yani tasdik projesine dahil olacak alacak miktarıdır. Aksinin kabulü, konkordatonun amacına uygun düşmeyeceği gibi tüm borç ve ferilerinin tamamını ödemekle mükellef olacak borçlu şirketin konkordato talebinde hukuki yararı da tartışmalı hale gelecektir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 30.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1898, K. 2026/823, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1898-e-2026-823-k-02f5abcd9ea9