Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1794 E. 2026/489 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1794
- Karar No
- 2026/489
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1794 KARAR NO : 2026/489
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2022 NUMARASI : 2021/607 Esas 2022/603 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 26/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin olduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap uyarınca müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, alacağını aşmak için davalı şirket yetkilileriyee yapılan görüşmelerde alacak tahsil edilemeyince İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2020/5893 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı firma tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkili şirketin davalı firmanın talep ettiği işleri yapıp teslim ettiğini, alacak konusunda taraflar arasında mutabakat yapıldığını, ancak bu gelişmelere rağmen ödemenin yapılmadığını beyan ederek davanın kabulü ile İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2020/5893 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren alacağa ticari temerrüt faizi işletilmesine, davalı aleyhine 9620'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafın davalı müvekkili şirketten herhangi bir nam adı altında alacağı olmadığını, davalı müvekkil şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında 24/04/2018 tarihinde sözleşme yapıldığı ve davalı şirket iş sahibi şirketin .... adresinde bulunan işyerindeki kağıt kesme makinesinin otomasyonu yapım ve yazılım işini yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalı müvekkil şirketin dava dışı ... Şti.'nin kağıt kesme makinesi otomasyonunda kullanılacak pano ile yazılım işini davacı şirket yapmaya talipli olmuş ve 25/04/2018 tarih ve TK-19-2018 nolu teklifi davalı şirkete gönderdiğini, işbu form ile davacı şirketin Kesme makinesi Otomasyonu işini 3.725,02 Euro bedelle yapmayı taahhüt ettiğini, davalı şirketin teklif formunda yazılı olan işlerin davacı tarafından yapılmasını kabul ettiğini ve iş sahibi dava dışı ... ile 26/04/2018 tarihli iş teklifini imzaladığını, davacı tarafın teklif formunda belirtilen işlemlerini zamanında tamamlamadığını ve kağıt kesme makinesinin yazılımını zamanında yapmadığından bahisle iş sahibi .... A.Ş. kağıt kesme makinesinin yazılım bedeli olan 2.785 euro*KDV parayı davalı müvekkili şirketin hak edişinden mahsup ettiğini ve işbu tutarı ödemediğini, davacı şirketin işi yaptığını ısrar etmesi ve hatta iş sebebiyle müvekkili şirkete sanki teklif formunda belirtilen işleri yapmış gibi 18/06/2018 tarihli 14.249,68 TL tutarlı fatura keşide edildiğini, bunun üzerine davalı şirket ise davacının gerçekten kağıt kesme makinesi otomasyonunu yaptığını zannederek asıl iş sahibi .... A.Ş. aleyhine Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2018/7266 e. Sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, dava dışı .... A.Ş. kağıt kesme Maknesinin otomasyonu işinin yapılmaması sebebiyle davalı şirketin işin bedelinin tamamına hak kazanmasının mümkün olmadığını gerekçe göstererek takibe kısmen itiraz ettiğini, bunun üzerine davalı Müvekkili şirket tarafından dava dışı iş sahibi ... A.Ş. aleyhine Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/454 e. 2019/531 k. Sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama sonunda davalı müvekkili şirketin açtığı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair karar verildiğini, bahsi geçen mahkeme kararında dava dışı iş sahibi ....A.Ş.'ne ait kağıt kesme Makinesinin otomasyon panosunun yazılım işinin davalı şirket adına davacı şirket tarafından değil dava dışı ....Şti. tarafından yapıldığını, işin bedelinin 2.785 euro*KDV olduğunu, işbu bedelin davalı müvekkili şirket alacağından mahsubuna karar verildiği, böylece davacının yapmayı taahhüt ettiği ancak yapmadığı iş sebebiyle davalı müvekkili şirketin alacağından 2.785 euro+KDV mahsup edildiği, müvekkili şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği ve davalının zarara uğradığını, davalı şirketin teklif listesinde derc edilerek yapılacağı taahhüt edilen malzemeler ile ...Şti.'nin asıl iş sahibi ... A.Ş.'ne ait kağıt kesme makinesinde kullanılan malzemelerin aynı olduğunu, davacı ile davalı arasında işin yapılmaması nedeniyle kağıt kesme otomasyonu panosu nedeniyle ödeme yapılmaması konusunda mutabakat yapıldığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine 9620'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, gerek davacı, gerek davalı defterlerinin ve dava dışı .... ŞTİ. Şirketinin defterlerinin incelenmesinde, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/454 esas, 2019/531 karar sayılı dosyasıyla davalı ... Şti tarafından dava dışı ....AŞ'ye karşı açılan davada, taraflar arasında kağıt kesme Makinesinin otomasyonuna ilişkin bir sözleşme yapıldığı, bunun için gerekli cihazların çoğunun davacı tarafından temin edildiği, ancak otomasyonun tamamlanması aşamasında bir ihtilaf doğduğu, sonuçta bu yazılımın davacı değil dava dışı ... Şti tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere Karşıyaka ATM huzurunda görülen dava ile Sayın Mahkeme huzurunda görülen dava aynı ihtilafı konualmıştır. .... tarafından dava dışı ...'dan talep edilen alacak, huzurdaki davada davacı Karşıyaka ATM bu durum karşısında huzurdaki davaya da konu edilen ... tarafından davalı ...'a verilen 26/04/2017 tarihli fiyat teklif mektubundaki donanım ve yazılım bedeli olan 9.780,00 Euro üzerinden bir indirim yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu indirim için esas alınan tutar da dava dışı .... tarafından 17/07/2018 tarihinde kesilen faturadaki 2.785 Euro olmuştur. Böylece ....'nin alacağı 9.780 - 2.785 = 6.995,00 Euro olarak hesaplanmış, bu alacağa KDV eklendiğinde ise toplam tutar 8.254,10 Euro olarak bulunmuştur. Aynı davada huzurdaki dava dosyasına da sunulan teklif mektubunda yer alan iş bedelinin fatura tarihindeki TCMB satış kuru üzerinden TL cinsine çevrileceği de belirtilmiştir. Nitekim Karşıyaka ATM de bu yola 26/06/2018 tarihli 5,4576 kur üzerinden alacağı 45.047,58TL olarak hesaplamıştır. Bu durum karşısında, davalı .... tarafından dava dışı ....'a 9.780,00 Euro bedelli bir iş taahhüdünde bulunulduğu, bu işin kağıt kesme otomasyonu kısmının davacı ... tarafından yüklenildiği, ancak Karşıyaka ATM tarafından verilen karardan da anlaşıldığı üzere davacı .... tarafından yapılmayan işin dava dışı ... şirketi tarafından yapıldığı, dolayısıyla bu iş bedelinin ....'ye de ödenmediği anlaşılmaktadır. Davacı şirket ticari defterlerinde; davacı şirket tarafından düzenlenmiş olan 17/06/2018 tarihli 69079 no’lu 14.249,68 TL bedelli Kağıt kesme Otom. panosu faturasının 20/06/2018 tarihinde 104 yevmiye no ile davacı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, Davacı şirket ticari defterlerinde; icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin izlenmiş olduğu cari hesaplarda görünen bakiyeler dikkate alınarak davalı şirketin (27.382,22-13.204,12-14.178,10) 14.382,22 TL borçlu olduğu, Davalı şirket ticari defterlerinde; 18/06/2018 tarihli 69079 no’lu 14.249,68 TL bedelli Kağıt kesme Otom. Panosu faturasının davalı şirket ticari defterlerinde 18/06/2018 tarihinde 342 yevmiye no ile kayıt altına alındığı, Davalı şirket ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin 12.766,01 TL alacaklı olduğu, Davalı şirket ticari defterlerinde; Dava dışı .... A.Ş.'ye düzenlenen 379076 no’lu 56.205,17 TL bedelli faturanın 30/06/2018 tarihinde 361 yevmiye no ile kayıt altına alındığı, 10/08/2018 tarihinde 496 yevmiye no ile 38.283,00 TL Av. ... (320.01.AV5) hesabından ödeme kaydı yapıldığı, Davalı şirketin dava dışı .... A.Ş.'den 17.922,17 TL alacaklı olduğu, Dava dışı .... A.Ş. ticari defterlerinde davalı şirket tarafından düzenlenen faturanın kayıt altına alınmadığı görülmüştür. Tarafıma ibraz edilen ödeme belgeleri ile; Karşıyaka 4.İcra Müdürlüğü 2018/7266 e. sayılı dosyasına 31/07/2018 tarihinde 43.798,00 TL ve 11/10/2019 tarihinde Dava dışı ...Şti. ticari defterlerinde dava dışı ... A.Ş. adına düzenlenmiş olan 17/07/2018 tarihli 59193 nolu 2.785,00 eur4501,30 euro KDV- 3.286,30 euro (18.600,12 TL) bedelli faturanın 98 yevmiye no ile kayıt altına alındığı, 17/08/2018 tarihinde 59200 nolu 472,00 eur teknik servis hizmet faturası düzenlendiği ve 20/08/2018 tarihinde 108 yevmiye no ile kayıt altına alındığı, işbu fatura bedellerinin .... A.Ş. tarafından ödendiği, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/454e sayılı dosyada verdiği 2019/531 sayılı karara göre, davacı ...'in huzurdaki dava ile bedelini talep ettiği işi yapmadığı, bu işin dava dışı .... A.Ş. tarafından yapıldığı, Davalı ... tarafından, dava dışı ... A.Ş.'ye karşı yüklenilen işin kendisine düşen kısmını ifa etmeyen davacının, dava konusu alacağa hak kazanmış sayılamayacağından tüm dosya içeriği, usul, yasa ve mevzuata uygun bilirkişi raporu, kesinleşen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/454 esas, 2019/531 karar sayılı dosyası, davanın taraflarının defterleri ve dava dışı 2 şirketin defterleri üzerindeki incelemede dikkate alındığında davacının üzerine düşen işi yapmadığı, davalı ... tarafından, dava dışı ... A.Ş.'ye karşı yüklenilen işi davacının yapmadığı, kesinleşen Karşıyaka Asliye Ticaret kararı, defter üzerindeki incelemeler de birlikte değerlendirilerek, bilirkişi heyet raporu yeterli olduğundan ve sonucu etkili olmayacağı için defterlerde yapılan işin ve faturaların kimin tarafından yapıldığı belli olduğundan davacı vekilinin son teklif formu dikkate alınarak yeniden rapor hazırlanması yönündeki talebinin reddine ve davacının yapmadığı iş bedeli yönünden haksız ve kötü niyetli olarak icra takibinde bulunduğu anlaşılmakla davalı lehine kötü niyet tazminatına karar vermek gerekerek aşağıda karar vermemize dayanak teşkil eden hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesi ile; "Davanın REDDİNE; %20 Kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine;" şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının tebliğe çıkmadığını ancak davalı vekilince müvekkiline karşı ilamlı icra takibi başlatıldığını ve banka hesapları dahil olmak üzere tüm malvarlığına haciz konulduğunu, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ve haksız bir karar verildiğini, mahkeme hüküm kurarken bilirkişi raporunu dayanak aldığını ancak bilirkişi raporunun eksik inceleme ile verildiğini, bilirkişinin kanaatini oluştururken müvekkili şirket tarafından sunulan son teklif formunu dikkate almadığını ve sanki davalı tarafın iddiaları gerçekmiş gibi bir kanaat oluşturduğunu, dosyada bulunan teklif formunda görüleceği üzere müvekkilinin kabul edilen bu teklif formu doğrultusunda üzerine düşeni yerine getirdiğini ancak bedelini tahsil edemediğini, müvekkili firmanın teklif formunu revize etmesinin davalı firmanın müvekkiline doğru bir bilgilendirme yapmaması ve bu doğrultuda teklif edilen işin mahiyetinin değişmesi olduğunu, davalı firmanın müvekkiline başvurduğunda işin otomasyon kısmı için üç haftalık zamanlarının olduğunu belirttiğini, müvekkili firmanın ikinci teklif formunda işin tamamlanması için 4-6 haftalık bir süre öngörüldüğünü, teklifin kabul edilmesiyle birlikte teklifteki işi yapmaya başladığını, ancak henüz taahhüt edilen süre içerisinde başka bir firmaya iş verilerek müvekkilimin taahhüt ettiği işin süresinin de beklenmediğini, bu hususlar ayrıca fabrika giriş çıkış kayıtlarının mevcut olduğunu, buna rağmen ve özellikle rapora yaptıkları itiraza rağmen mahkemece ek rapor dahi alınmaya gerek görülmeksizin hüküm kurulma yoluna gidildiğini, dava her ne kadar alacak davası ise de, alacağın temelinde teknik bir işin yapılıp yapılmadığı, yapılmadıysa neden yapılmadığı, yapılan işin bir ücreti doğurup doğurmayacağı olduğundan bu yönden de eksik inceleme yapıldığını, mahkemece ayrıca teknik bilirkişiden rapor alınarak hüküm kurma yoluna gidilmesi gerekmekteyken bu hususun da eksik bırakıldığını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesine dayalı cari hesaptan kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Davacı tarafça, davalı firmanın talep ettiği işleri yapıp teslim ettiği, alacak konusunda taraflar arasında mutabakat yapıldığı, ancak ödemenin yapılmadığı, İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2020/5893 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla, itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 188/1 maddesinde “tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez” hükmü bulunmakta olup, bu hükme göre bir beyan ikrar sayıldığı takdirde o konuda artık yeni veya başka bir delile ihtiyaç kalmadan o olay ispat edilmiş kabul edilmek zorundadır. Bir davada bir tarafın iddia ettiği husus, karşı tarafça ikrar edilirse artık o husus çekişmeli olmaktan çıkar ve bu konuda ispat aranmaz. Bu halde artık delile veya ispata ihtiyaç kalmaz. İkrar mahkeme içinde olabileceği gibi mahkeme dışı ikrar da mümkündür. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde"..Davalı firma müvekkilime başvurduğunda işin otomasyon kısmı için üç haftalık zamanlarının olduğunu belirtmiş, yoğun bir iş programı içerisinde olan müvekkilim taahhüt edilen bu süre sebebi ile işi kabul etmiştir ve çalışmaya başlamıştır. Ancak dava dışı ... firmasının otomasyon işi için üç günlük zamanın olduğunu belirtmesi üzerine müvekkil firma yetkilisi davalı firma yetkilisini aramış, bu sürede işin tamamlanmayacağını belirtmiş, davalı firma yetkilisinin talebi üzerine ekli teklif formunu hazırlamış ve bu teklif formu kabul edilmiştir. Buna rağmen Karşıyaka ATM' de davayı kaybeden davalı firma yetkilisi müvekkil firmanın hakkı olduğu ödemeyi yapmaktan kaçınmıştır. Teklif formu incelendiğinde hangi kalemlere ne kadar ücret istendiği açıkça yazıldığı gibi müvekkil firma çalıştığı üç günün işçilik ücretini dahi fatura etmemiştir.." şeklinde beyan bulunulduğu; istinaf dilekçesinde "..müvekkil firma ikinci teklif formunda işin tamamlanması için 4-6 haftalık bir süre öngörmüş ve teklifin kabul edilmesiyle birlikte teklifteki işi yapmaya başlamıştır. Ancak henüz taahhüt edilen süre içerisinde başka bir firmaya iş verilerek müvekkilimin taahhüt ettiği iş süresi de beklenmemiştir.." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmekle kağıt kesme makinesi otomasyonu işinin davacı tarafından tamamlanmadığı hususu çekişmeli olmaktan çıkmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı tarafından dava dışı ... şirketine 9.780,00 Euro bedelli bir iş taahhüdünde bulunulduğu, bu işin kağıt kesme makinesi otomasyonu kısmının davacı tarafından yüklenildiği, ancak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/7266 esas, 2019/531 karar sayılı kararında işin dava dışı ... Şirketi tarafından yapıldığı yönünde karar verildiği, davacı tarafından dava dilekçesinde davalı firmanın talep ettiği işleri yapıp teslim ettiği iddia edilmesine rağmen bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde bu hususun aksi yönde beyanlar bulunduğu, davacı tarafından taraflar arasında alacak konusunda mutabakat yapıldığı belirtilmesine rağmen buna ilişkin belge sunulmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacının iddia ettiği hizmeti tamamlandığını ve ücrete hak kazandığını kanıtlayamamış olduğunun anlaşılmasına, göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarih, 2021/607 Esas ve 2022/603 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 26/02/2026