Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1683 E. 2026/483 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1683
Karar No
2026/483
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1683

KARAR NO: 2026/483

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/04/2022

NUMARASI: 2020/526 E. - 2022/323 K.

DAVA: İtirazın İptali (Nakliyat Abonman Poliçesinden Kaynaklanan)

Dava değeri : 288.950,42 TL

Dava tarihi : 03.11.2020

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ....A.Ş. ne ait emtiaların müvekkilince 15.03.2019 başlangıç tarihli Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile sigorta kapsamına alındığını, sigortalı emtiaların davalı şirketin sorumluluğunda taşınırken çalınarak zarar görmesi üzerine, müvekkilince yaptırılan ekspertiz neticesinde tespit edilen 46.532,06 USD zararın ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, oluşan zarardan emtianın güvenli şekilde taşınmasını sağlayamayan davalının sorumlu olduğunu, hasar bedelinin rücuen tahsili için İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca sigortalının Kayseri'de ki fabrikasındaki emtiaların.... Limanında gümrüğü yapılarak, ... gemisi ile .....'da bulunan ......firmasına sevk edilmek üzere ...nolu irsaliye ile ... plâkalı ve ... plakalı dorseye 21.10.2019 tarihinde yüklendiğini, aracın .... AŞ'nin sorumluluğunda yüklendiğini, ...AŞ'nin emtiayı Mersin Limanına gönderilmek üzere ...'a ... plâkalı çekici ile teslim ettiğini, emtianın ... tarafından Mersin'e götürülüp, burada boş bir alana indirildiğini, daha sonra tır sürücüsü ve aynı zamanda maliki olan ... ile birlikte ... plâkalı çekici ve ... plakalı dorseye yüklenerek satılmak amacı ile Gaziantep'e götürüldüğünü, tır üzerinde kablo kesim faaliyeti devam ederken Gaziantep Emniyet Müdürlüğü ekiplerinde zanlıların eylem esnasında yakalandığının sonradan öğrenildiğini, şahıslardan şikayetçi olunduğunu, emtianın tamamının sigortalıya iade edildiğini, davacının talep ettiği tutarın yüksek olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı şirkete ... numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı emtianın taşınması konusunda davalı tarafça anlaşıldığı, davalının da taşıma işlemini alt taşıyıcılar vasıtası ile yapmak için anlaştığı ancak ihbar olunan ...... A.Ş. nezdinde taşıma işlemi sırasında emtianın bulunduğu aracı kullanan Fatih Yılmazın emtialara zarar verdiği, bu durumun savcılık ve mahkemede alınan ifadeler ve tespitlerle sabit olduğu, oluşan hasar nedeniyle davacının sigortalısına 16/12/2019 tarihinde toplam 46.532,06 USD ödeme yaptığı, TTK 1472 madde kapsamında davacının rücu alacağına yönelik takip başlattığı, takibe itiraz üzerine eldeki davanın süresinde açıldığı, taşınması için teslim edilen emtia için gerekli tüm güvenlik önlemini almayarak zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan alt taşıyıcı ile birlikte üst taşıyıcının müşterek ve müteselsilen sorumluğunun bulunduğu..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayımı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, koşulları bulunmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Deniz taşımasına ilişkin davanın deniz ihtisas mahkemesinde görülmesi gerekirken görevsiz mahkemede görülerek karar verildiğini, sigortalı .... AŞ. ile yapılan anlaşmanın emtianın deniz yolu ile taşınmasına ilişkin olduğunu, düzenlenen sözleşmede bu hususun belirlendiğini, Müvekkilinin uluslararası deniz ticareti alanında iştigal ettiğini, sigortalının Kayseri'de bulunan emtiasının Mersin Limanında gümrüğü yapılıp, ... gemisi ile .......’da mukim ... firmasına sevk edilmek üzere ...no’lu irsaliye ile ... plakalı ... dorse numaralı araca 27.10.2019 tarihinde taşıyıcı ... ......... A.Ş. sorumluluğunda yüklendiğini, .....A.Ş.'nin emtiayı ..... Limanına gönderilmek üzere Kayseri'de ...'a ... plaka sayılı çekici ile teslim ettiğini, .......'ın emtiayı .....’e götürüp boş bir alana indirdiğini, emtianın daha sonra .... ve ... ile birlikte ... plakalı çekici ve ... plakalı dorseye yüklenerek satmak amacıyla.........’e götürüldüğünü, tır üzerinde kablo kesim faaliyeti devam ederken emniyetçe alınan ihbar sonucu şahısların yakalandığını, Sigortalı şirketin.... Noterliğinin 01.112019 tarihli ihtarı ile zarardan müvekkilinin nakliyeci sıfatıyla sorumlu olduğunu bildirdiğini, müvekkilince ... ...AŞ'ye gönderilen .... Noterliğinin 05.11.2019 tarihli ihtar ile tüm zararlardan ...'ın sorumlu olduğunun ihtar edildiğini, .....A.Ş'nin Mersin .... Noterliğinin 15.11.2019 tarihli ihtarı ile sorumluluğun kendisince görevlendirilen .... A.Ş’de olduğunu iddia etmesine rağmen esas, sorumlunun .....A.Ş. olduğunu, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını,Hak düşürücü sürenin geçtiğini, TTK'nın 1188.maddesine göre talebin zamanaşımına uğradığını, 27.10.2019 tarihinde müvekkilce yüklenen emtianın çalındığını, ziyanın anlaşılmasından itibaren 1 yıl içinde en geç 27.10.2020 tarihinde dava açılması gerekirken, davanın 03.11.2020 tarihinde açıldığını,Davacının talebinin fahiş olduğunu, davacının yaptığı ex gratia ödemeyi müvekkilinden istenemeyeceğini, emtianın tamamının sigortalıya iade edildiğini, mahkemece dosyanın verildiği bilirkişinin düzenlediği raporun hatalı olduğunu, davacının talebinin likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, müvekkilinin edimini yerine getirerek emtiayı yüklediğini, bilirkişi raporunda kusurun .....A.Ş.'nin sorumlu tutulmamasının hataya dayalı olduğunu, müvekkiline karşı .....A.Ş'nin sorumlu olduğunu, bu şirketin görevlendirdiği .... A.Ş. arasındaki sorumluluk ilişkisinde müvekkilinin sorumlu olmayacağını Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, yurt içi kara taşıması sırasında hasara uğrayan emtia bedelinin nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamından ödenmesinden kaynaklanan rücu alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta, dava dışı sigortalı tarafından Meksika'da mukim ...firmasına toplam 44 makara brüt 22.340kg bakır teli emtiası satılmıştır. Emtiaya ilişkin fatura ekspertiz ve bilirkişi raporlarında değerlendirilmiş olup dosyada bulunmaktadır. Emtianın taşınma işinin davalı şirketçe akdi taşıyıcı olarak üstlenildiği dosyadaki faturalardan anlaşılmaktadır. Taşınacak emtianın Türkiye Meksika deniz yoluyla taşınmasından önce Kayseri'den Mersin limanına kadar olan ön taşınması dahil 26.10.2019 tarihinde ....... olarak davalı ....Şti organizasyonu ile .......Şti'nin organizasyonu ile ... AŞ adına kayıtlı ... tarafından kullanılan .../... plakalı araç üzerinde bulunan konteynere yüklenmek üzere sevk edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketçe ..... Şirketi adına 30.10.2019 tarihli navlun faturası düzenlenmiştir. ..... şirketinin bu taşımayı ... AŞ adına kayıtlı araçlarla yaptırdığı anlaşılmaktadır. Ancak emtianın Mersin limanına varmadan araca yüklü konteynerde bulunan emtianın boşaltılarak ... plakalı araca aktarıldığı ve makaralardan çıkarılarak bakır hurdası olarak satılmak üzere .......'e götürüldüğü ve hırsızlık yapan kişilerin yakalandığı dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmıştır. Dava konusu esasında taşıma değişik tür araçlar ile yapılan multi model taşımadır. CMR Konvansiyon'un 2. Maddesine göre “Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır.” Yani mal yüklü taşıt yüküyle birlikte gemiye bindirilerek taşımanın gerçekleşmesi halinde multi model taşımanın tümüne CMR hükümlerinin uygulanacaktır. Somut olayda değişik tür araçlar ile gerçekleşen uluslararası taşıma yük gemiye bindirilirken yüklendiği araç ile birlikte bindirilmemektedir. Yük konteyner için araç ve çekiciye yüklenmiştir. Mersin limanında indirilecek konteyner buradan gemiye yüklenerek Meksika'ya taşınacaktır. Bu nedenle uyuşmazlığa CMR hükümleri uygulanmayacaktır. Diğer yandan davalı yükün kara ve deniz taşımasını üstlenmekle birlikte, zayi olayının yükün limana götüren fiili taşıyıcının eylemleri nedeniyle deniz taşıması öncesindeki kara taşıması sırasında meydana gelmesi nedeniyle henüz başlamamış deniz taşımasına ilişkin hükümlerde uygulanamayacaktır. Bu durumda zayinin yurt içi kara taşımasında meydana gelmesi nedeniyle TTK'nın taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Mahkemece uyuşmazlık bakımından uygulanan kanan hükümleri gerekçeli kararda yazılmadığından yurt içi kara taşımasına ilişkin hükümlerin uygulanarak hüküm verildiğinin kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 26/02/2025 tarih, 2024/97 esas ve 2025/1321 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. ) TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın zıyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Dava dışı sigortalıya ait yurt dışına ihraç edilecek bakır kablo emtiası taşıma muhataralarına karşı nakliyat abonman sigorta poliçesi ve 1 ila 7 nolu ek düzeltme belgeleri ile sigorta örtüsü altına alınmıştır. Hasarın oluşması ile yapılan ekspertiz incelemesi sonucu 46.532,06 USD hasar bedeli 16.11.2019 tarihinde ödenerek sigortalının haklarına halef olunmuştur. Davalı şirket dosyada bulunan deniz taşımasına ilişkin sea waybıll gereğince taşımanın tüm aşamalarını üstlenen akdi taşımacıdır. Emtianın Kayseri'den Mersin limanına kadar dava dışı alt taşıyıcı ... Şirketi ile ... AŞ'dir. Yükün içinde bulunduğu konteyner bu son şirkete ait araca yüklenmiş ve yolda araçtaki konteynerin indirilerek içindeki yükün başka kişilere hurda olarak satıldığı anlaşılmıştır. Taşımacı yardımından faydalandığı kişilerin fiillerinden sorumlu olduğundan tarafların aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmaktadır.Davacının hasar ödemesini yaptıktan sonra 02.02.2020 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 269.304,30 TL asıl alacak ile 19.646,12 TL işlemiş faizi talep ettiği görülmüştür. Hasar ödemesi yapıldıktan sonra zarar sorumlularınca hasar bedelinin ödenmemesi üzerine takip başlatılmıştır. Davalının ilk istinaf nedeni olan görev hususu inceldikten sonra ikinci istinaf nedeni olan davalının hasarın oluşumunda kusurlu olup olmadığı hususu incelenecektir. Öncelikle yukarıda açıklandığı üzere hasar yurt içi kara yolu ile taşıma yapan alt ve fiili taşımacıların eylemleri sırasında oluştuğundan TTK'nın kara taşımasına ilişkin hükümlerinin uygulanarak genel ticaret mahkemelerince karar verilmesi yerindedir. Diğer yandan akdi kaşımacı olan davalı şirket, yükün ......'den alınarak kara yolu ile Mersine limanına oradan da gemi ile Meksika'ya taşınmasını üstlenmiştir. Tüm taşıma bakımından akdi taşımacı olan davalının, bu taşımanın bir kısmı olan ve konteyner içindeki emtianın limana götürülmesine kadarki taşıması için ihbar olunan ... .. ...AŞ alt taşıyıcılık sözleşmesi düzenlenmiştir. Alt taşımacı olan .......şirketi yükün Kayseri... arası taşınmasını davalı şirket adına düzenlediği ....102.2019 tarihli navlun faturası ile üstlenmiştir. Bu amaçla ...... de .......şirketine 31.10.2019 tarihli taşıma faturası düzenlenmiştir. Bu durumda fiili alt taşıyıcıların eylemleri ile meydana gelen zarardan TTK'nın 879.maddesi uyarınca akdi taşıyıcının sorumlu olması nedeniyle bu yöne ilişkin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir. Olaydan sonra yapılan soruşturma sonucu araç sürücüsü ... hakkında Gaziantep 12 Asliye Ceza Mahkemesinin :2019/1563 Esas ve 2020/1379 Karar sayılı ilamı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza takdir edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Davacının üçüncü istinaf nedeni ise alacağın hak düşürücü süre ve zamanışımı nedeniyle reddi gerektiğine ilişkindir. İstinaf başvurusunda dayanılan neden TTK'nın deniz taşımasına ilikin 1188. maddesine ilişkindir. Ancak hasarın kara taşıması sırasında oluşması için TTK'nın kara taşımasına ilişkin TTK'nnı 855.maddesinin uygulanması gerekmektedir. Anılan maddeye bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. Ancak maddenin 5.bendinde taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı oluşan zararlar bakımından taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar düzenlemesi bulunmaktadır. Davalı taşımacının yardımından faydalandığı alt taşıyıcılar ve çalışanları mühürlü konteyner içinde teslim edilen emtiayı araçtan indirip başka bir araca yüklemişlerdir. Bu sırada bakır kablosu emtiasını sarılı olduğu makaradan sıyırarak hurda haline getirip, bu amaçla temin edilen bir araçla Gaziantep iline götürmüşlerdir. Bu eylemler açık şekilde TTK'nın 886.maddesinde düzenlenen kasdi hareketler olduğundan üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekeceğinden talebin zamanaşımına uğramadığı anlaşılacaktır. Dosyadaki ekspertiz raporda taşınan bakır emtiasının rulosundan sıyrılarak hurda haline getirilmesi nedeniyle makara bedeli ile orijinal hali ile bakır tel emtiası ve hurda fiyatı arasındaki farka göre tazminat hesaplaması yapılmıştır. Zarara kasten veya pervasızca hareketleri ile neden olan taşımacı, sorumluluğu sınırlandıran TTK'nın 882. maddesinden yararlanamayacağı aynı Kanun'un 886. maddesinde düzenlenmiştir. TTK'nın 887. maddesinde zararın, yardımcıların kasti veya pervasızca eylemleri ile meydana gelmesi halinde taşımacının sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı da düzenlenmiştir. Çalınan malzemenin asli değeri ile bu malzemenin makarasından sıyrılarak kesilip hurdaya ayrılması halindeki değeri ile ambalaj bedeli TTK'nın 880. maddesine göre sigortalının zararı olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle yükün hurda hali ile ele geçirilmesi halinde sovtajda dikkate alınması gerekecektir. Esasen ekspertiz raporunda da bu şekilde bir uygulama yapılmıştır. Davalının taşıma işi için başka bir taşıma işi tecrübesi olan şirketi görevlendirmesi kendisini sorumluluktan kurtarmaz. Bu husus akdi ve alt taşıyıcıların bir birlerine olan rücusuna ilişkin olup gönderen açısından bir önemi bulunmamaktadır. Mahkemece icra inkâr tazminatına karar verilmediğinden davalı vekilinin istinaf dilekçesinin dördüncü sayfasındaki ilk paragrafın son cümlesindeki likitlik ve icra inkâr tazminatına ilişkin istinaf nedeni değerlendirilmemiştir. Dava kabul edildiğinden dalının kötü niyet tazminatı talebi yersizdir. Davalı vekilini bunun dışında hükmedilen faize ilişkin bir istinaf nedeni bulunmadığı ve bu hususun re'sen dikkate alınacak hususlardan olmadığı anlaşılmış ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 14.561,55 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1683, K. 2026/483, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1683-e-2026-483-k-7f22ab5bfc57