Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1682 E. 2026/482 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1682
- Karar No
- 2026/482
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1682
KARAR NO: 2026/482
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/01/2022
NUMARASI: 2018/338 E. - 2022/9 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Nakliyat sigortası- rücu)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı ... AŞ vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; sigortalı...AŞ.'nin sattığı108 kap panel emtiasının müvekkilince nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığını, emtianın Türkmenistan'a nakledilmek üzere davalıların sorumluluğundaki araçlara 13.04.2017 tarihinde yüklendiğini, emtiada taşıma sırasında ambalaj ve istifleme yetersizliği nedeniyle hasar oluştuğunu, ekspertiz incelemesi sonucu belirlenen 18.651,00 TL hasar bedelinin 21.06.2017 tarihinde ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, taşımacının yükü teslim edinceye kadar meydana gelecek hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 18.651,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... Şti. vekili, savunmasında özetle; taşımanın CIP olarak yapıldığını ve hasar ödemesinin yükün alıcısına yapılması gerektiğini, tazminatın doğru kişiye ödenmemesi nedeniyle davanın husumet ehliyetinin bulunmadığını, 13.04.2017 tarihinde yüklenen emtianın süresinde alıcıya teslim edildiğini, nakliye esnasında olağan dışı bir durum yaşanmadığını ve hasar tutanağı tutulmadığını, hasar miktarının yüksek olduğunu, ambalaj hatasından nakliyecinin sorumlu olmadığını, yüklemenin gönderen tarafından yapıldığını, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... AŞ. vekili, savunmasında özetle; satışın CIP satış şeklinde olması nedeniyle maldaki nefi ve hasarın yükün taşımacıya teslimi ile alıcıya geçtiğini ve davacının halefiyete dayalı olarak tazminat talep edemeyeceğini, emtianın gönderen şirket yetkililerince araca yüklendiğini, hasarın yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığını, hasarın meydana gelmesinde göndericinin tam kusurlu olduğunu, talep edilen tazminatın fazla olduğunu, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğunu, %10 ek bedel talep edilemeyeceğini, davacının talep edebileceği faiz oranının %5 olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda, her ne kadar istiflemenin sigortalı gönderen tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktaysa da, taşıma sözleşmesinin tarafı olan ve emtiayı fiilen taşıyan davalının Yargıtay'ın taşıyanın istiflemeye nezaret etme yükümlülüğüne dair yerleşik içtihatları ve anılan ilkeler çerçevesinde, hiçbir sabitleme yapılmaksızın gerçekleştirilen istiflemeye nezaret etme ve yüke gerekli özeni gösterme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğinden sigortalı emtia üzerinde oluşan zarardan müterafik kusuru nedeniyle sorumlu olduğu kabul edilmelidir (Benzer yönde; İstanbul BAM. 14. HD. 2018/476 Esas, 2018/1343 Karar).
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için yapılan yargılama sonucunda; dava dışı sigortalıya ait emtianın davalılar tarafından taşınmasının üstlenildiği, emtianın alıcıya hasarlı bir şekilde teslim edildiği, emtianın araçtan indirilmesi sırasında fotoğraflanması ve akabinde eksper incelemesi yapılması karşısında gerekli ihbarın yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, emtiada meydana gelen hasar tutarının 16.955,54 TL olarak tespit edildiği, bu tutar yönünden ödemenin kadri maruf olduğu, taşıyıcının yüke gerekli özeni gösterme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği, bu nedenle davalıların zarardan takdiren %25 oranında müterafik kusurlu olduğu, zarar tutarının sorumluluk sınırının altında kaldığı, sigortalı ile sigortacı arasındaki sigorta akdi hükümleri gereği uygulanan %10 ilave bedel tutarının davalılardan talep edilemeyeceği (Benzer yönde; İstanbul BAM. 12. HD. 2019/602 Esas, 2021/791 Karar), CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi gereğince yıllık %5 faiz oranının yabancı para borçlarında uygulanabileceği, alacak likid olmadığından İİK m. 67 gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği (Benzer yönde; Yargıtay 11. HD. 2016/1720 Esas, 2017/4335 Karar) anlaşıldığı..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.238,89 TL'nin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı ... AŞ vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesi gereğince davacı lehine takdir edilen vekalet ücretini geçemeyeceğini, davanın tam kabulü gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bir an için müterafik kusur kabul edilse dahi Yargıtay uygulamaları dikkate alındığında bu oranın %50'şer olması gerektiğini, mahkemece itirazlarını karşılayacak şekilde ek rapor alınmadığını, 03.06.2021 tarihli raporun davacının beyanlarını teyit eder nitelikte olduğunu, bilirkişilerin ek bedeli uzmanlık alanlarında olmadığı için değerlendirmeye almadıklarını, itirazlarının bilirkişilerce cevapsız bırakıldığını, uzman sigortacı bir bilirkişinin yer aldığı yeni bir heyetten rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı ... AŞ. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Sigortalı .... Şti. ile alıcı ... firması arasındaki satışın CIP satış olması nedeniyle maldaki tüm nefi ve hasarın malın taşımacıya teslimi ile birlikte alıcıya geçeceğini, göndericinin sigortalı olmasına rağmen gönderene hasar ödemesi yapılamayacağını, kaldı ki davacının ne zaman ve ne miktarda bir ödeme yaptığını kanıtlayamadığını, davacının halefiyetinin belirlenmesine ilişkin alınan raporun yetersiz olduğunu, hükme esas alınan raporda müvekkilinin nezaret görevi kapsamında %25 kusurlu olduğunun belirtildiğini, oysa taşıyanın tüm edimlerini yerine getirdiğini, malın taşındığı ambalajın ve istiflemenin gönderici firma tarafından olağan taşıma sarsıntısına uygun yapılmaması nedeniyle taşıyana sorumluluk yüklenemeyeceğini, taşımaya konu malın imalatçısı ve ambalajın seçimini yapan göndericinin bu konularda uzman olduğunu, hasarın göndericinini tam kusurundan kaynaklandığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen sigorta hasar bedelinin, davalı taşıyandan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı ... AŞ vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde: HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, yeniden değerleme oranı ile hüküm tarihi olan 2022 yılı itibariyle 8.000,00 TL'ye baliğ olmuştur. Davada 18.651,00 TL tazminat talep edildiği, mahkemece davanın 4.238,89 TL'lik kısmının kabul edildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, böylece kararın kabul edilen miktar itibariyle davalı bakımından kesin olduğu anlaşılmaktadır.HMK' nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları hakkında aynı Yasa'nın 352/1.b maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür. Bu açıklamalar ışığında, kanun yolu başvurusuna konu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 346.maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde: Sigorta poliçesinin varlığı, ödeme ve taşıma hakkında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, emtia hasar bedelinden davalı taşıyıcıların sorumlu olup olmadığı, müterafik kusur ile mahkemece belirlenen kusur oranının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı........ AŞ'nin ...AŞ'den satın alarak yurt dışında yerleşik ...... Şirketine sattığı 108 kap ve 4.724 kg ağırlığındaki panel emtiasının davacı sigorta şirketi tarafından taşıma rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığı anlaşılmaktadır. Dava konusu emitanın Türkiye'den Türkmenistan'a taşınması işinin davalılarca üstlenildiği ve teslim sırasında emtiada kısmi hasar bulunduğun belirlenmiştir. Hasar sonucu düzenlenen ekspertiz raporunda, emtianın 16.955,54 TL olduğu, poliçedeki %10 ek bedelin ilavesi ile 18.651,09 TL hasar ödemesi yapılması gerektiği belirlenmiştir. Sigortacının 21.06.2017 tarihinde ödeme yaparak sigortalının haklarına halef olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu taşımanın Türkiye'den Türkmenistan'a yapılması nedeniyle CMR hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim taşıma için CMR senedi düzenlenmiştir. Davalılardan ...şirketi akdî taşıyan, ... ise fiili taşıyan olarak yer almaktadır. Yükün teslimi sırasında 29.04.2017 tarihli tutanakla hasar belirlenmiştir. Bu nedenle CMR'nin 30.maddesine göre süresinde hasar ihbarının yapıldığı kabul edilmelidir. Mahkemece alınan 12.04.2019 tarihli birikişi kurulu raporunda, hasarın istifleme hatasından oluştuğu, taşıyanın yüke ve istiflemeye nezaretindeki kusuru nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Raporda ayrıca satımın türü itibariyle sigortalının zararı bulunmadığı belirlenmiştir. Ancak sadece davacının istinaf başvurusu incelendiğinden, davacı aleyhine bir değerlendirme yapılamamıştır. İtiraz üzerine başka bir bilirkişi kurulundan alınan 25.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda da aynı hususlar tespit edilmiş ve yükleme sırasında ambalaj ve istif yetersizliğinin gözle görülmemesi hâlinde ihtirazi kayıt ileri sürülemeyeceği belirlenmiştir.
Mahkemece, davalıların %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Taşımanın Türkiye'den Türkmenistan'ya yapılması nedeniyle, teslim edilen emtianın taşınması sırasında meydana gelen hasarlardan CMR'nin 17/1. maddesi kapsamında akdî ve fiili taşıyan sorumludur. CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesine göre taşıyan, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.madde ise, "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyan kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyanın kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Somut olayda, yukarıda yer verilen ekspertiz raporu ve bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere, emtiadaki hasar araç içi istifin yeterli olmaması nedeniyle emtianın olağan yol şartlarında sağa sola kayması ile hasar oluştuğu belirlenmiştir. Taşınan emtiadaki ambalajın yeterli olduğu, araç içi istifteki hasarın niteliği ve miktarına, paketlemenin göndericiye ait olması, davalıya talimat verilmemesi ile taşımanın niteliği gereği davalının olayda %25 oranında kusurlu olacağına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sigortacının poliçe kapsamında ödediği ilave zarar ödemesi gerçek zarar niteliğinde olmadığından, bu ödemenin rücu talebinde dikkate alınmamasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak gerek mahkeme karar tarihinde yürürlükte olan gerekse de istinaf incelemesi sırasında yürürlükte olan AAÜT'nin 13/3 maddesine göre, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Somut olayda, davacı nakliyat sigorta poliçesi kapsamında yaptığı tazminat ödemesini talep etmesi nedeniyle eldeki dava bir maddi tazminat davasıdır. Bu durumda mahkemece, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen bedel ile aynı olması gerekirken reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olmuş, bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; HMK'nın 346 ve 352.maddeleri uyarınca davalı ... AŞ vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
HMK'nın 346 ve 352. maddeleri uyarınca davalı ... AŞ vekilinin istinaf dilekçesinin reddine; HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davanın kısmen kabulüne; 4.238,89 TL'nin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesindeki avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan, peşin alınan 318,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 413,48 TL harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden belirlenen 4.238,89 TL vekâlet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. maddesine göre belirlenen 4.238,89 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 289,56 TL peşin harç toplamı 325,46 TL harç giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından harç dışında yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 5.150,00 TL yargılama giderinin, davdaki haklılık oranlarına göre belirlenen 1.133,00TL'lik bölümünün davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılarca yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarından artan kısımların, HMK'nın 333. maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine,
9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ise talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından harcanan 220,70 TL başvuru harcı gideri ile 63,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 283,70 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalı tarafından yatırılmış olan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ise talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran davalıya iadesine,
d-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
11-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.03.2026