Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/1678 E. 2026/479 K.
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1678
- Karar No
- 2026/479
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1678
KARAR NO: 2026/479
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 30.05.2022
NUMARASI: 2019/294 Esas - 2022/350 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmın kabulüne dair verilen karardaki davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti nedeniyle davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandırıldığını, diğer davalıların bu sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek 102.866,84 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine başlatıldığını, davalıların haksız itirazı sonucu takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuktan sonuç alınmadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davalılar ... ile ...'ın davalı şirketinin yetkilileri olduğunu ve bankadan davalı şirket adına adına imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince davalı şirkete 2.000.000,00 TL kredi açıldığını, şirket yetkililerinin sözleşmenin müteselsil kefil olduklarını, icra takibinde alacağın yanı sıra depo talep edilen 50.750,00 TL çek garanti bedelinin istendiğini, ancak kefillerin çek garanti bedelinin deposundan sorumlu tutulması için sözleşmesinde açık bir hüküm bulunması gerektiğini, şirket yetkililerinin depo talebi ile bakiye alacaktan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyaya sunulan deliller, bilirkişi kök ve ek raporu dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka ile davalı ... ... Ltd. Şti. arasında 24/05/2018 tarihli 2.000.000,00-TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi kapsamında KMH hesabı açıldığı ve çek karnesi verildiği, davalılar ... ve ...'ın aynı tutar ile müteselsil kefil olarak sözleşmede imzalarının bulunduğu, davalılar ... ile ...'ın davalı şirketinin GKS imza tarihinde yetkilileri olduğu, kefalet sözleşmesi yasal koşulları taşımakla geçerli olduğunun anlaşıldığı, borcun 02/08/2019 tarihinde davacı banka tarafından kat edildiği, kat ihtarnamesinin 05/08/2019 tarihli olduğu, kat ihtarnamesinde ödeme süresi olarak 24 saat verildiği, kat ihtarnamesinin müteselsil kefil davalılara 06/08/20219 tarihinde tebliğ edildiği ve icra takibinin 09/08/2019 tarihinde başlatıldığı, müteselsil kefil oldukları anlaşılan davalıların kendi temerrüt tarihinde sözleşmede belirtilen limitler dahilinde ve bu sözleşmeler kapsamındaki borçların ödenmesinden sorumlu oldukları, Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporunda hesaplamada nazara alınan akdi ve temerrüd faiz oranının sözleşme ve yasal düzenlemeye uygun olmakla birlikte, kefil davalılar bakımından temerrüd tarihi 08/08/2019 olmakla takip tarihine göre 1 günlük temerrüd faiz oranı üzerinden işlemiş faiz hesaplanması gerektiği, bu halde müteselsil kefil davalılar yönünden takipten önce talep edilebilecek işlemiş faiz miktarının raporda 05/08/2019-09/08/2019 tarihleri arasında yapılan hesaplama dikkate alındığında 1 gün karşılığının 36,27-TL olarak dikkate alınması gerektiği, Yargıtay 19. HD'nin emsal kararlarında hesabın kat edildiği tarih itibariyle ana para+uygulanan akdi faiz ve fer'ilerden oluşan toplam alacak bulunduktan sonra alacağın kapitalize edilmek suretiyle alacaklının temerrüt tarihindeki asıl alacak hesabının yapılması gerekmesine karşın, davacı tarafından rapora beyanlarında bu yönde bir itirazda bulunulmadığından taleple bağlılık ilkesi ve bu hususta davalılar yararına kazanılmış hak meydana geldiğinin dikkate alınması gerektiğinden yeniden hesaplama yapılması yoluna gidilmediği, bilirkişi raporunda anapara borç tutarı 50.000,00 TL ve kredili mevduat hesabı işlemiş akdi faiz (05.08.2019) 1.252,98 TL 'ayrı ayrı gösterilmişse de takip talebindeki talep dikkate alınarak toplam değerin esas alınması gerektiği, GKS kapsamında alacağın her bir borçlu yönünden ayrı ayrı tespit edildiği, icra takibinde her ne kadar 25 adet çek hakkında depo bedeli talep edilmiş ise de yapılan bilirkişi incelemesi ile 7 adedinin hesap kat ihtarnamesinden sonra ve icra takibinden önce işlem gördüğünden takip tarihi itibariyle 18 adet çek için depo talebinde bulunulabileceği ve gayri nakit risk tutarının
36.540,00 TL olarak tespit edildiği, depo talebinden asıl borçlu davalı şirketin sorumlu olduğu tartışmasız olmakla birlikte taraflar arasındaki GKS'de çek depo talebi yönünden müteselsil kefiller yönünden sorumluluğa yönelik açık düzenleme bulunmadığından depo talebinin müteselsil kefil davalılar yönünden reddi gerektiği, alacağın likid ve belirlenebilir olması karşısında kabul edilen alacağın %20’si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği, şartları oluşmadığı..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile nakit alacak talebi yönünden davalı .... Şti. aleyhine açılan davanın 51.252,98 TL asıl alacak (KMH Hesabı),141,37 TL işlemiş faiz, 530,87 TL İhtar masrafı, 125,25 TL muhtelif borç hesabı alacağı olmak üzere toplam 52.050,47 TL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,80 oranında temerrüd faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ... ve ...'ın itirazının tahsilde tekerrür olmamak üzere 51.252,98 TL asıl alacak (KMH Hesabı), 530,87 TL ihtar masrafı, 36,27 TL işlemiş faiz, 125,25 TL muhtelif borç hesabı alacağı olmak üzere toplam 51.945,37 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,80 oranında temerrüd faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20’si üzerinden hesaplanan 10.250,60 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken tahsiline, gayri nakdi alacak yönünden 36,540,00 TL‘nin davalı şirketçe faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine, fayri nakdi alacağın fazla kısmı ile davalılar ... ve ...'a yönelik depo talibinin reddine, davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin yasaya aykırı olduğunu, TTK'nın 5/A maddesi uyarınca itirazın iptali davasında zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerektiğini, arabuluculuk toplantısına davacı vekilinin katılmasına rağmen, davalıların mazeret sunmaksızın 13.09.2019 tarihindeki toplantıya katılmadıklarını, ilk arabuluculuk toplantısına katılmayan tarafın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı ve davada haklı çıkması hâlinde dahi lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'unun 18/A-11.maddesinde düzenlendiğini, bu nedenle hükmün 7. fıkrasındaki davalılar lehine hükmedilen 7.322,29 TL nispi vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini, kaldı ki kısmen rede ilişkin hükmün depo talebine ilişkin olması nedeniyle kısmen red halinde hükmedilecek vekalet ücretinin maktu olması gerekirken mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bu bakımdan düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili ve çek garanti bedelinin deposu için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu kararın vekalet ücretine ilişkin kısmına karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen 24.05.2018 tarihli ve 2.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesine diğer davalılar müteselsil kefil olarak katılmıştır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca kredi hesabının kat edildiği ve davalılar aleyhine dava konusu takibin başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği ve süresinde itiraz edilmesi üzerine duran takibin harekete geçmesi için eldeki dava açılmıştır. Mahkemece davada verilen hükmün esası taraflarca istinaf edilmemiştir. Davacı sadece davalılar yaranına hükmedilen 7.322,29 TL vekalet ücretinin yasaya aykırı olduğunu ve davalıların mazeretsiz olarak arabuluculuk toplantısına katılmaması nedeniyle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili ise davalılara ulaşılamaması nedeniyle toplantıları katılamadığını belirterek, bu mazeret nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmesinin yerinde olduğunu savunmuştur. Hüküm tarihinde yürürlükte olan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-11 maddesinde, "Buna göre taraflardan birisi geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmazsa ve bu sebeple arabuluculuk faaliyeti sona ererse bu durum tutanağa geçirilir. Arabuluculuk görüşmesine katılmayan taraf, davada haklı da çıksa haksız da çıksa yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Ayrıca davada haklı çıkması halinde lehine vekalet ücretine hükmedilmez." düzenlemesi bulunmaktaydı. Ancak hüküm tarihinden sonra istinaf incelemesi sırasında 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanun'un 25.maddesi ile anılan hüküm, "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle: 7.11.2024 7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." şeklinde değiştirilmiştir. Usul hükümleri derhal yürürlüğe gireceğinden, istinaf incelemesi tarihinde değiştirilen bu hükmün uygulanması gerekmektedir. Davacı nakdî alacağın tahsilinin yanı sıra 50.750 TL çek garanti bedelinin deposu talebiyle takip başlatmış; mahkemece davalı gerçek kişiler yönünden depo talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm tarihi olan 30.05.2022 tarihinde yürürlükte olan AAÜT'de maktu vekalet ücreti 5.100 TL'dir. Mahkemece, reddedilen ve üzerinden vekalet ücretine hükmedilen depo talebi maktu harca tabi olup, bu talebin kabul veya reddi hâlinde maktu vekalet ücretine hükmedilmelidir. Yasadaki değişiklik dikkate alınarak bu miktarın da yarısını karar verilmelidir. Buna rağmen mahkemece maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle karar hatalı olmuştur. Bu durumun düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davacı vekilini vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararı düzeltilmek üzere kaldırılmıştır. Yeniden hüküm verilirken takip talebinde bulunan ve esasında HMK'nın 323/1-ç maddesi gereğince yargılama giderlerinden olan ihtar gideri re'sen müdeabihten çıkarılarak yargılama giderleri arasında değerlendirilmiştir. Ayrıca, istinaf başvurusu sadece vekalet ücretine ilişkin olduğundan, hüküm kurulurken ilk derece karar tarihindeki AAÜT esas alınmıştır. Yine, istinafa gelenin sıfatına göre, aleyhe karar verme yasağı gözetilerek hüküm kurulmuşturb Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davanın kısmen kabulü ile nakit alacak talebi yönünden davalıların İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 51.252,98 TL asıl alacak, 141,37 TL işlemiş faiz, 125,25 TL muhtelif borç hesabı olmak üzere toplam 51.519,57 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,80 oranında temerrüt faizi ve takip sonrası işleyecek faize %5 gider vergisi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullarla devamına; davalılar ... ve ...'ın bu miktarın 51.252,98- TL asıl alacak, 36,27 TL işlemiş faizi ve 125,25 TL muhtelif borç hesabı olmak üzere toplam 51.414,50 TL'sinden sorumlu tutulmalarına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olduğundan, hükmedilen 51.519,57 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 10.303,914 TL icra inkâr tazminatının -davalılar ... ve ...'ın bu miktarın 10.282,90 TL'sinden sorumlu olmaları kaydıyla- davalılardan müştereken alınarak davalıya verilmesine,
3- Gayri nakdî alacak talebi yönünden, davalı .... Şti. aleyhine açılan davanın kabulü ile takibe konu çek sorumluluk tutarından kaynaklanan toplam 36.540,00 TL'nin, davalı şirketçe bankanın faiz getirmeyen bir hesabında depo edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Davalılar ... ve ... aleyhindeki gayri nakdî alacağın depo edilmesi talebinin reddine,
5-Şartları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
7-Alınması gereken 6.051,61 TL harçtan, peşin alınan 1.496,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.555,48 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Davacı vekille temsil olunmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 12.316,76 TL vekalet ücretinin -davalı ... ile ...’ın sorumlulukları 7.552,90 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden ve davalılar ... ile ...'ın red sebebi aynı olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 2.250 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine,
10-Davacı tarafça yatırılan 1.620,03 TL toplam harç giderinin, davanın kabul-red oranı dikkate alınarak belirlenen 1.409,40 TL'nin -davalılar ... ile ...'ın sorumlulukları 507,38 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı olan 1.453,60 TL tebligat ve bilirkişi ücretinden yargılama gideri ile mahkemece hüküm fıkrasında değerlendirilen 530,87 TL ihtar masrafı toplamı 1.984,47 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak takdiren belirlenen 1.600 TL'lik bölümünün -davalılar ... ile ...'ın takdiren 1.000,00-TL'lik kısmından sorumlu olmaları kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Kullanılmayan gider ve delil avanslarının, HMK'nın 333. maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
13-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından harcanan 220,70 TL başvuru harcı gideri ile 72,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 292,70 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
14-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
15-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.03.2026