Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1731 E. 2025/494 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1731
Karar No
2025/494
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1731

KARAR NO: 2025/494

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/12/2018

NUMARASI: 2018/130 Esas - 2018/1124 Karar

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davalı bankanın Bağcılar Şubesinden gayrimenkul alımı için 13.09.2007 tarihinde proje kredisi kullandığı, bu sırada 15.592,50 TL masraf kesintisi yapıldığı, yine müvekkil 13.02.2008 tarihinde 2. Bir taşınmaz satın almak için kredi kullandığı, bu sırada 9.237,56 TL masraf kesintisi yapıldığı, Kredi kullandırımları sırasında hiçbir sözlü ya da yazılı bilgi verilmeden hesabından toplam 24.830,06 TL tutarında hukuka aykırı olarak komisyon/masraf adı altında kesinti yapıldığı, bu masrafın tahsili, için İstanbul ...İcra Md. ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiği, davalı bankanın itirazı üzerine takibin durduğu, toplam 42.510,46 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya kullandırılan kredinin ticari nitelikli gayrimenkul satın alınmasına ilişkin ticari kredi olduğu, olayın ticari kredi işleminden kaynaklandığı, davacıya kullandırılan kredi 4077 sayılı THKK 2. m göre tüketici kredisi değil, müvekkil bankanın kayıtlarına göre ticari kredi olduğu, bankalarda Genel Kredi sözleşmeleri sadece ticari kredi işlemlerinde kullanıldığı, TTK’nun 20 m (mülga TTK 20 ve 24 m) göre tarafların tacir olduğu nazara alındığında verilen hizmet karşılığında uygun bir ücretin talep edilebileceği, 5411 sayılı Bank.K’nun 144 m. göre ücret ve komisyonların serbestçe belirlenebileceği, davacının faiz talep etmesinin kabul edilmediğini belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, dosyaya sunulan kayıt ve belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; Davalı bankanın davacıya kullandırdığı ticari nitelikli arsa ve işyeri satın alınmasına ilişkin ticari proje kredisinin ilk kullandırımı sırasında “ kredi tahsis ücreti ve/veya proje komisyonu ücreti “ vesaire gibi açıklamalar adı altında davalı bankanın tahsil ettiği ücret tutarı/toplamı (BSMV dahil) 24.830,06 TL‘nın haksız olarak tahsil edildiği iddia olunarak, işlemiş faizi ile birlikte davacıya bunların iade edilmesi’nin hüküm altına alınması istenilmektedir. Kredilerin ödeme planı üzerindeki açıklamalarına göre proje kredisinin “ticari nitelikli arsa ve 2.el gayrimenkul işyeri “ kredisi olarak kullandırılmış olduğu görülmektedir. Daha açık bir anlatımla davacının satın aldığı ticari amaçlı arsa ve işyeri alımı finansmanı için ticari amaca matuf olarak kredi kullandırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan İstanbul 8.Tüketci Mahkemesinin 17.01.2017 tarih ve 2017/13 s.K. ile davacıya kullandırılan kredinin ticari nitelikli kredi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş olduğu görülmektedir. O halde başta taraflar arasında ticari nitelikli bir sözleşmenin imzalanmış olması, en önemlisi davacının 14.08.2007 tarihli kredi başvuru formunda açıkça belirtildiği üzere “ ... “ unvanı altında ... ticareti ile iştigal etmesi, ödeme planı üzerinde kullanılan kredinin “ ticari nitelikli arsa ve 2.el gayrimenkul işyeri “ kredisi olarak belirtilmiş olması, kredinin ticari nitelikli gayrimenkul alınmasının finansmanında kullanılmış olması ile davacının kullandığı kredinin ticari nitelikli bir kredi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olması nedenleri hep birlikte irdelendiğinde, davacının kullandığı kredinin bir tüketici kredisi olmadığı ve ticari nitelikli kredi olduğu anlaşılmaktadır. Kullandırılan Kredinin Tüketici mi Yoksa Ticari Kredi mi olduğunun Mevzuat Yönünden irdelenmesi: Taraflar arasında imzalanan Ticari Genel Kredi Sözleşmesine istinaden USD cinsi Taksitli Ticari Nitelikli Kredi Kullandırılmış olduğu ödeme planından anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacıya kullandırılan kredi “TİCARİ NİTELİKLİ BİR KREDİ “ise de anılan kredinin mülga 4077 sayılı TKHK ile mer’i 6502 sayılı TKHK kapsamında da irdelenmesi gerekir. Davalı banka ile davacı arasında “ Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesi” akdedilmiştir. Anılan “sözleşme” kapsamında davacıya “ ticari nitelikli arsa ve işyeri kredisi“ kullandırılmıştır. Bahse konu ticari kredinin ödeme planları rutin uygulamalar paralelinde davacıya imza karşılığında teslim edilmiştir. Öte yandan davalı bankanın tahsil ettiği komisyon ödeme planı üzerinde açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan tahsil edilen ücret ve komisyon diğer emsal banka ücret ve komisyon uygulamaları ortalamasının altında olduğu, dolayısıyla tahsil edilen ücret ve komisyonun davacı ile müzakere edilmiş olduğu kanaati edinilmiştir. Bu durumda dava konusu komisyon ve ücretin tahsilinin sözleşme koşullarına uygun olarak tahsil edildiği düşünülmektedir. Bunun yanı sıra, davalı bankanın tahsil ettiği komisyon ve ücretin -takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere…- başta sözleşme, e.TTK, e.BK, (Yeni TBK ve TTK dahil) Bankacılık K., T.C. Merkez Bankası’nın 2006/1 sayılı Tebliği ve bankacılık teamüllerine uygun olduğu, dolayısıyla bu yönden de, davalı bankanın tahsil ettiği ücret ve komisyonun iade koşullarının oluşmamış olduğu hususunun mütalaa edilebileceği görüşüne ulaşıldığını, davalı bankanın tahsil ettiği ücret ve komisyonların kanımca iade koşullarının oluşmadığı düşünüldüğü için, davacının takip talebi yönünden bir irdeleme yapılamadığı tespit ve rapor edildiği anlaşılmakla; denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, kendi adına almış olduğu taşınmaz için 13.09.2007 tarihinde ... Bankası A.Ş. Bağcılar /İstanbul şubesinden kredi kullanmış ve davalı banka dosya masrafı adı altında davacıdan 15.592,50 TL para aldığını, Müvekkilim kendi adına satın almış olduğu 2. Taşınmaz için 13.02.2008 tarihinde yine davalı bankadan kredi kullanmış ve bu kez dosya masrafı adı altında 9.237,56 TL para ödediğini, davacıdan haksız ve hukuka aykırı bir şekilde dosya masrafı adı altında alınan paranın iadesi için taraflarca önce icra takibi açılmış, davalı tarafın icra takibine vaki itirazı nedeniyle açmış olduğumuz itirazın iptali davası, yerel mahkemenin eksik ve hatalı incelemesi sonucu reddedildiğini, davacının, kendi adına ve hesabına kredi kullandığını, herhangi bir ticari şirket adına kredi kullanmadığını, bu nedenle alınan kredinin tüketici kredisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, küçük esnaf kredi için başvurduğunda bankaların, kredi müşterisine tüketici kredisi vermek yerine işletme kredisi verdiğini, bankaların kullandırdığı bu tür ticari kredilerin bir kısmı, krediyi kullananlar tarafından bireysel kredi veya ihtiyaç kredisi olarak algılandığını, örneğin, kahveci gibi küçük esnafların kullandığı düşük meblağlı/kredi genel limitli “business (işletme) kart” benzeri krediler, kredi kullananlar açısından bireysel ihtiyaç kredisi gibi algılandığını, özellikle bu tür ticari kredi müşterileri pazarlık gücüne sahip olmadıkları gibi imzaladıkları kredi sözleşmesinin içeriğinden tam olarak haberdar olmadığını bunun yanında kredi işlem koşullarını tam olarak anlayıp, olası sonuçları ile birlikte değerlendirebilecek donanımda da olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi nedeniyle alınan komisyon ücretinin iadesi davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı banka tarafından alınan kredi komisyon ücretinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. Taraflar arasında 14/08/2007 tarihinde 700.000,00 TL limitli ve 13/02/2008 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve 13/09/2007 tarihinde ve 13/02/2008 tarihinde kullandırılan krediler nedeniyle davaya konu komisyon ücretleri banka tarafından tahsil edilmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "komisyon ücretlerinin iadesi" sebebine dayalı olarak 24.829,00 TL asıl alacağın 17.681,46 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 06/10/2015 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 144. Maddesine göre, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında kâr ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dâhil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azamî miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Ayrıca Bakanlar Kurulunun, bu yetkilerini Merkez Bankasına devredebileceği de anılan maddede düzenlenmiştir. 22/11/2006 tarih ve 26354 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 Karar Sayılı Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Özel Cari Hesaplar Dahil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ile; bankaların mevduata ve kredilere uygulayacakları faiz oranları ile katılma hesaplarına uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranları ve bu oranların kısmen veya tamamen serbest bırakılması(m.3) ve bankaların kredi işlemlerinde sağlayacakları faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ile azami miktar ya da oranları ve bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılması(m.4/2) hususlarının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca yayımlanacak tebliğlerle düzenleneceği belirtilmiştir. 09/12/2006 Tarih ve 26371 Sayılı Resmi Gazete yayımlanarak 09/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren Merkez Bankasının Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ(sayı: 2006/1)'in 4/1. maddesinde ise; bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği ifade edilmiştir. Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir (TTK m. 18/2). Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır (TTK m. 20). Somut olayda, davacının imzasının bulunduğu ödeme planlarında kredi komisyon ücretleri açıkça belirtilmiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda, davacıya kullandırılan kredinin %1,78-2'sine tekabül eden komisyonların diğer banka uygulamalarına göre fahiş olmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 3.6.1 maddesinde kredi masraflarından müşterinin sorumlu olduğu düzenlendiği de nazara alındığında davalı banka tarafından alınan kredi komisyon ücretlerinin mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde davalı bankaca kredi kullandırımı nedeniyle alınan komisyon ücretinin iadesi talebi yerinde değildir. Davacı vekili davayı konu kredinin tüketici kredisi olarak değerlendirilmesini talep etmiş ise de, söz konusu kredi genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanıldığından bu istem yerinde görülmemiştir. Bunun yanı sıra davaya konu genel kredi sözleşmeleri 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde imzalanmış olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 20 vd. Maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları hükümlerinin eldeki davada uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1731, K. 2025/494, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1731-e-2025-494-k-dca4c92f0626